26 Ağustos 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Üniversiteden kalma

Üniversiteden kalma

Hamit Keçecioğlu - Hamit Keçecioğlu
28 Ocak 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Üniversiteden kalma

Üniversiteden kalma

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Üniversiteden mezun olalı on beş sene olmuştu. Dün akşam rüyamda üniversitedeyken tanışıp aşık olduğum ve bir türlü unutamadığım kızı gördüm.

Gördüğüm rüya beni bu sabah onun yaşadığı şehre doğru yola çıkardı. Onunla güzel bir aşk yaşamıştık lakin kavuşamamıştık. Yanmıştık, kavrulmuştuk en sonda ise kahrolmuştuk. En azından ben kahrolmuştum. Ben okuduğum bölümden atanmış ve on yıl boyunca Ankara’da öğretmenlik yapmıştım ve on yılın sonunda istifa etmiştim. Sonrasında ticaretle ilgilenmeye başlamıştım. Bunlar pek önemli değil önemli olan o ve onun şu an nasıl olduğu. Hayatımda üç defa rüyama girmişti.

Birincisinde evlenmişti ikincisinde kayınpederini kaybetmişti üçüncüsünde ise ikiz bebekleri olmuştu. Ortak arkadaşlar sayesinde haberleri alıyordum. Onun yaşadığını bilmek kimle evlendiğini bilmek nerde çalıştığını bilmek bana iyi geliyordu. Çeşitli sebeplerden dolayı ayrılmak ve yollarımıza bakmak zorunda kalmıştık. Üniversitenin son gününde beraber vakit geçirmiştik ve günün sonunda birbirimize sarılıp ağlamıştık en sonda ise birbirimize el sallarken de helalleşmiştik. O anı hiç unutamıyorum keşke ellerinden sıkıca tutup bırakmasaydım onu. Fakat bazen insanın elinden bir şey gelmez. Benimde ona dualar etmekten başka bir şey elimden gelmemişti.

Ah ah insanın kalbi her gün atar da ama bence sadece birine atar tüm hayatı boyunca. Evet benim de yaralı kalbim onu gördüğüm günden beridir onun için atar durur. Zaman içinde evlendiğini duydum çocuklarını gördüm ve ona kavuşmanın artık imkansız olduğunu da anladım bir gün. Bende çok iyi bir kadınla evlendim ve onu sevdim fakat ona aşık olmadım ki bunu o da biliyordu. Zaten hangi insan evladı aşık olduğu kişiyle evlenip yuva kurabiliyordu ki değil mi? Gayet anlayışlı ve merhametliydi. Onunla üç çocuğumuz oldu. Hatta bir kızıma aşık olduğum kadının adını verdim bizim ki neden o isim diye sormadı ama adı gibi biliyordu neden bu isim olduğunu. Kalbimde başkası varken soyadımı verdiğim kadını üzmedim aksine onu çok mutlu ettim ve bana çoğu kez iyi ki seni seçmişim adam der durur.

Üniversiteden kalma
Üniversiteden kalma

Hani aşık olduğum kadına kavuşamadım diye isyan etmedim nasip kader kısmet deyip kendi hayatıma baktım. Hayatımdakileri mutlu etmek hep en büyük gayem oldu. Sağ olsunlar onlar da beni mutlu etti. Yani benim için hayat yolunda gidiyordu. Ama rüyama giren kadın için hayat nasıldı onu bilmiyordum işte bunu öğrenmek için yollara koyuldum. Hem bilmiyorum belki de onu bu dünyada son kez görecektim bu yüzden olmalı ki onu görmek için yola koyulmak beni vicdanen rahatsız etmedi. Hem o kadarı da olsun be insan aşık olduğunu uzaktan da olsa görebilmeliydi. Hayat kısaydı ve ölüm oldukça ciddiydi.

Onu uzaktan da olsa görmek benim için yeterdi. Akşam yedi gibi şehre varmıştım. Bir yerlerde yemeğimi yiyip içkimi doyasıya içmiştim. Kafam iyiydi eskisinden. Ardından ortak arkadaşımız Yusuf bana onun ev ve çalıştığı yerin adresini atmıştı. Evine gidemezdim. Dayanamazdım. Kapıyı açan o olacaktı ama bizim evin kapısı değildi o ev. İş yerine gidecektim. Saçlarım dökülmüş, gözlük kullanmaya başlamış ve fazlasıyla kilo almıştım son birkaç sene de. Hani beni tanımaması da muhtemeldi. İhtimaller arasındaydı. Hayat zaten hep böyleydi.

Uygun ve güzel bir otel buldum ve orda kalmak için gerekli parayı peşin ödedim adama. Sonrasında odama çıktım ve yatağıma uzandım sol cebimden üniversiteden kalma resmimizi çıkardım doyasıya öptüm aramızda kalsın ağladım da. Bazen böyle kaçamaklar yapıyordum onun resmini alıp doyasıya konuşuyordum ona bazen de ölesiye. Gülüşü hala gözlerimin önünde.  Ne güzel gülüyordu gülmeseydi öyle zaten çalabilir miydi bu kalbi bana söyle? Sen söyleme ben söyleyeyim çalamazdı. Kokusunu ölene dek unutmayacağım. Benim olmadı belki ama bu onu sevmeme mani de olmadı. Telefondan bizim şarkıyı açtım ve gözlerimi kapattım.

Son kez geldim kadın Kulağımda onu hatırlatan şarkının sesi göğsümde ise bizim resmimiz. Böyle geçti o gecemiz. Sabah resmin arkasına yazdığım kısa bir şiir ve ona vereceğime dair bir umut. Şiir tamda şöyle:

Kalbimde sadece senin adın

Hafızamda sadece senli anıların tadı

Gittikten sonra neyim kaldı

Yaşayan bir ölü ve de ölmek üzere olan bir deli

Çare bulmadı bu derde hiçbir veli

Sen gibilerini sevmeli

Bir ömürde beklemeli

Usulca ve de edepli

Artık bu resim senin olmalı

Yanan ellerimin ve yüreğimin

Ateşi seni de acıtmalı ve yakmalı

Bu şehirde sana yakın bir mezar olmalı

Hem, hem

Seni sevdim hep de seveceğim

Bunu sakın senden başka kimse duymamalı.

Sana geldim kapına geldim

Bu aşığı o güzel gülüşünle son yolculuğuna uğurlamalı

Allaha emanet kalbimin ve ruhumun devası

Dertli başımın ve yaralı gönlümün belası.

Elime ve dilime hükmedemedim tek resmimize bunu yazdım. Anlam veremedim. Tek resim bu olunca da yırtıp atmaya kıyamadım. Otelden çıkıp iş yerine heyecanla yürümeye başladım. Ayaklarım titredi ruhumu bir korku sardı kontrolümü kaybetmiş bir havam vardı. Cebimden resmimizi çıkardım soluk alıp vermelerim yavaşladı. Karşımda bir araba. Görmüyor mu beni acaba? Ezmesin beni yürüyebiliyorum anca. Onu gördüm araba yaklaşınca. Böyle mi oluyordu kafayı sıyırınca. Dur dur dedikçe boğazım kan doldu. Olan oldu. Beni arabayla vurdu. Bilmeden. Görmeden. Gördüm onu ölmeden ve elimde bizden kalan o resim ve resmin arkasındaki o şiir. Ellerimi sıkıca tutup ağlıyor. Olamaz Allah’ım diyor ama elinden bir şey gelmiyor. Son kez ona bakıp son nefesimi veriyorum ve onun kollarında bu dünyadan göç ediyorum.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Tiyatronun amacı

Sonraki Haber

Güvendiğim dağlara kar yağmadı buz tuttu

Hamit Keçecioğlu

Hamit Keçecioğlu

Yazmak devadır.

İlgili Haberler

Argiros rüzgarı bu kez Ankara'da esecek
Yazarlar

Argiros rüzgarı bu kez Ankara’da esecek

26 Ağustos 2026
Vefasızlığın ortasında insan kalabilmek
Yazarlar

Vefasızlığın ortasında insan kalabilmek

26 Ağustos 2026
Yazarlar

Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış

26 Ağustos 2026
Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası
Yazarlar

Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası

25 Ağustos 2026
Yağmur altı istasyonu’ndan zamanın küskünlüğüne: Şair Zafer Arduçoğlu’nun şiir yolculuğu
Yazarlar

Yağmur altı istasyonu’ndan zamanın küskünlüğüne: Şair Zafer Arduçoğlu’nun şiir yolculuğu

25 Ağustos 2026
Yazarlar

Mevlid Kandili: Bir doğumun ötesinde, toplumsal hafızanın ve insanlığın aynası

24 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Güvendiğim dağlara kar yağmadı buz tuttu

Güvendiğim dağlara kar yağmadı buz tuttu

En Güncel Haberler

'Beyaz’la Joker' 3 Eylül’de Kanal D’de başlıyor
Magazin

‘Beyaz’la Joker’ 3 Eylül’de Kanal D’de başlıyor

26 Ağustos 2026
Elektrik arızasını gidermek için çıktığı direkte akıma kapılıp öldü
Yerel Haberler

Elektrik arızasını gidermek için çıktığı direkte akıma kapılıp öldü

26 Ağustos 2026
Sivrisinekler sadece gece mi ısırıyor? Yaz aylarında doğru bildiğimiz yanlışlar
Özel Haber

Sivrisinekler sadece gece mi ısırıyor? Yaz aylarında doğru bildiğimiz yanlışlar

26 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

KDK’nın tavsiye kararı üzerine DASK poliçelerinde yeni düzenleme

26 Ağustos 2026
Yaşam

İletişim Başkanı Duran’dan ‘Malazgirt Zaferi’ mesajı

26 Ağustos 2026
Yaşam

9 yıl önce otomobilinde ölü bulunan Onur’un annesi: “Oğlumun katilleri ortaya çıkarılsın”

26 Ağustos 2026
Yaşam

Motosikletin çarptığı elektrikli bisiklet sürücüsü yaralandı

26 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Eski muhtar, komşusu tarafından öldürüldü

Eski muhtar, komşusu tarafından öldürüldü

- Haberton
26 Ağustos 2026

Kayseri'nin Yahyalı ilçesinde eski mahalle muhtarı Selahattin Şahin (52), komşusu M.A.'nın pompalı tüfekli saldırısında hayatını kaybetti. Olay, sabah saatlerinde Yahyalı...

Sivrisinekler sadece gece mi ısırıyor? Yaz aylarında doğru bildiğimiz yanlışlar

Adınıza dava açılmış olabilir mi? E-Devlet’te birkaç dakikada kontrol edebilirsiniz

e-Devlet’te borç kontrolü nasıl yapılır? Her borç için farklı ekran kullanılıyor

İnternetten alınan ürün kaç gün içinde iade edilir? 14 günlük süreyi kaçırmayın

Güncel Haber

'Beyaz’la Joker' 3 Eylül’de Kanal D’de başlıyor

‘Beyaz’la Joker’ 3 Eylül’de Kanal D’de başlıyor

26 Ağustos 2026
Elektrik arızasını gidermek için çıktığı direkte akıma kapılıp öldü

Elektrik arızasını gidermek için çıktığı direkte akıma kapılıp öldü

26 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton