Başarılı oyuncu Zeynep Koltuk, Haberton.com’un konuğu oldu. Kariyer yolculuğunu, sektöre giriş hikâyesini, oyunculukta kırmızı çizgilerini ve geleceğe dair planlarını anlatan Koltuk, “Benim için her şey para değil” sözleriyle dikkat çekti.
Televizyon ve sinema dünyasının başarılı isimlerinden Zeynep Koltuk, oyunculuk kariyerinin başlangıcından unutamadığı rollere, televizyon sektöründeki değişimden sosyal medya içeriklerine kadar birçok konuda samimi değerlendirmelerde bulunan Koltuk, yeni projelerle ilgili de dikkat çeken mesajlar verdi.
Kariyerinize başladığınız ilk andan başlayalım. Ne zaman gerçekleşti? Hangi projeyle sektöre adım atmıştınız?

“Beni Fikri Sağlar keşfetti demeyi seviyorum.”
Bu benim en sevdiğim sorulardan biri çünkü hep “beni Fikri Sağlar keşfetti” derim. İlk dizim “Kod Adı Kaos’tu” ve yapımcısı Fikri Sağlar’dı. Dizinin konusu Susurluk sürecine dayanıyordu. Benim de uluslararası ilişkiler mezunu olduğumu bildiği için “Sen bu işin altından kalkarsın” diyerek beni projeye dahil etti. Sonrası da biraz kartopu etkisi gibi oldu. Bir projede beni gören başka bir projeye çağırdı, orada gören başka bir işe… Böyle böyle sektörün içinde buldum kendimi.
Bugüne kadar birçok popüler projede yer aldınız. Sizin için özel dediğiniz roller hangileriydi?
“Aksiyon içeren karakterlerin bende bıraktığı iz daha derin oluyor.” Ben oynadığım bütün karakterlerle bir şekilde bütünleştiğimi düşünüyorum. Ancak Türkiye’de aksiyon türü çok sık üretilmiyor. Bu yüzden aksiyon konusunda deneyim kazanma fırsatı bulan oyuncu sayısı da doğal olarak sınırlı kalıyor. Dövüş, kılıç kullanımı ve binicilik gibi alanlara her zaman özel ilgi duydum. Bu yüzden aksiyon içeren karakterlerin bende bıraktığı iz daha derin oluyor. Yine de çalıştığım birçok yönetmen bu yönümü bildiği için, aksiyon türünde olmayan projelerde bile karakterlere bu özelliklerden parçalar eklemeye çalıştı. Ama içlerinden birini seçmem gerekirse, Boudica belgeselindeki savaşçı kadın karakter benim gözümün bebeği olarak kalır.

Günümüzde TV’de komedi dizilerinin olmayışını neye bağlıyorsunuz?
Neden dram ağırlıklı bir gidişat var? “Karşınızdakini ağlatmak çoğu zaman güldürmekten daha kolaydır.” Komedi zordur. Hem yazması hem oynaması büyük ustalık ister. Karşınızdakini ağlatmak çoğu zaman güldürmekten daha kolaydır. Hele ki hikâye onun hayatındaki bir yaraya dokunuyorsa… Bu yüzden sektör daha garanti gördüğü dramatik hikâyelere yöneliyor olabilir. Ama itiraf etmeliyim ki çocukluğumda ve gençliğimde televizyonda çok daha fazla komedi vardı. Belki yaşımı biraz ele veriyorum ama o günleri özlüyorum.
Bir oyuncu olarak gelen teklifleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Kıstaslarınız neler?
“Benim için her şey para değil.” Her dönem çalışmak zorundayım diye düşünmüyorum. Elbette oyunculuk bir meslek ve insan çalışmak ister. Ancak benim için her şey para değil. Bir karakterin derinliği, hikâyedeki yeri, bana ne kattığı ve benim ona ne katabileceğim çok önemli. Eğer karakter yeterince düşünülmemiş ya da yüzeysel yazılmışsa, kendimi o role ait hissedemiyorum.

Kriterleriniz veya kurallarınız var mı oyunculukta?
“Hikâyeye hizmet etmeyen hiçbir şeyi doğru bulmuyorum.” Eğer hikâyenin içinde organik olarak yer alan, karakterin yolculuğuna hizmet eden bir sahneyse ve senaryo beni ikna etmişse oynarım. Ama sırf reyting, tıklanma ya da magazin yaratmak amacıyla eklenmiş sahneler beni heyecanlandırmıyor. Hikâyeye hizmet etmeyen hiçbir şeyi doğru bulmuyorum.
Sosyal medyada çektiğiniz videolar beğeniyle izleniyor. Spontane çekimler mi? Yoksa planlı bir ekip çalışması mı?
“Çekimlerin yüzde 99’unda bir ben varım, bir de tripodum.” (Gülüyor.) Sosyal medya pandemi döneminde benim için bir kaçış kapısı oldu. Sıkıcı günleri eğlenceli hale getirmenin bir yoluydu. O zamandan beri düzenli içerik üretiyorum ama profesyonel bir ekibim yok. Hatta çekimlerin yüzde 99’unda bir ben varım, bir de tripodum. Genellikle o gün kafama ne takıldıysa, neye güldüysem ya da takipçilerden gelen yorumlar beni nereye götürdüyse videolar da oradan çıkıyor. Yani kısa cevap: Evet, oldukça spontane.

Sizi yakın zamanda yeni bir projede izleyebilecek miyiz?
“Kendi içime sinmeyen bir işi kabul etmektense biraz daha sabretmeyi tercih ediyorum.”
Açıkçası son dönemde gelen bazı tekliflere çok sıcak bakamadım. Çünkü karakterle aramda bir bağ kuramadım. Özellikle tek boyutlu yazılmış, gelişim göstermeyen karakterler beni heyecanlandırmıyor. Güçlü kadın karakterleri oynamayı seviyorum ama burada kastettiğim şey fiziksel güç değil; hikâyesi, motivasyonu ve dönüşümü olan kadınlar. Biraz seçici davranınca da bazen projeler arasında bekleme süresi uzuyor. Ama kendi içime sinmeyen bir işi kabul etmektense biraz daha sabretmeyi tercih ediyorum.













