Gardaşım, bizim Ankara insanının indirimli ürün sepetiyle kurduğu duygusal bağ, bir roman konusu olur. Hele bir de akşam saatine doğru “Tarihi yaklaştı” diye sarı etiketi basılmış ürünlerin başına geçtin mi, ortalık adeta strateji savaşlarına sahne olur.
Geçen gün reyona sarı etiketli kaşarları diziyorum. Arkamdan bir öksürük sesi geldi, şöyle hafifçe döndüm. Baktım bizim mahalleden Yaşar Dayı. Gözlerini sarı etiketlere dikmiş, tesbihini yavaş yavaş çeviriyor.
— “La bebe, kolay gelsin.”
— “Sağ ol Yaşar Dayı, hoş geldin.”
— “Hoş bulduk da… Bu kaşarın üstündeki sarı etiket ne ayak? Tarihi mi geçti bunun?”
— “Yok dayım, tarihi geçmedi. Son kullanma tarihine üç gün var diye merkez indirime soktu, vatandaş uygun alsın diye.”
Dayı şöyle bir kaşara baktı, sonra döndü doğrudan benim gözlerimin içine baktı:
— “Bana bak la… Üç gün sonra bu kaşara bir şey oluyor mu olmuyor mu? Doğru söyle, aramızda kalacak.”
— “Dayı ne olsun, paketli ürün işte, son güne kadar mis gibi yenir.”
— “La bırak paketini falan! Siz merkeze yaranacaksınız diye eldeki malları eritiyonuz gibi geldi bana. Getir oradan arkadaki taze seriden bir tane, ona da bas şu sarı etiketi bakalım yapabiliyon mu!”
Ula gardaşım, dayı indirim etiketini kişiselleştirdi! Sanıyor ki eldeki barkod okuyucu bizim keyfimize göre indirim dağıtıyor.
O sırada yanımıza bir teyze yaklaştı. Elindeki fileyi reyona dayadı, kaşarları teker teker incelemeye başladı.
— “Oğlum bu indirimli zeytinler sağlam mı? Geçen aldım, çekirdeği azıcık küçüktü.”
— “Teyzem zeytinin çekirdeğine biz ne yapak, ağacına söylemek lazım onu…”
— “La teyze bırak zeytini!” diye atıldı bizim Yaşar Dayı. “Bu bebelere laf anlatamazsın! Bunlar kasanın arkasına geçince patron gibi davranıyor, reyona gelince ‘Biz bilmeyiz amca’ diyorlar!”
En son Yaşar Dayı iki paket indirimli kaşarı aldı, sepete attı. Kasaya doğru yürürken de arkasına dönüp son sözünü söyledi:
— “La bebe, eve gidip bunu açacam. Eğer tadı azıcık ekşi çıksın, sabah 8:30’da kepengi açarken kapıdayım, bilesin!”
Diyeceğim o ki gardaşım; Ankara’da indirimli ürün satmak sadece fiyat düşürmek değildir. O ürünün sağlamlığına kendi şerefin üzerine garanti vermek, dayıların gözündeki o “Siz bizi kandırıyor musunuz?” şüphesini tek tek silmektir!













