Türkiye’de 65-74 yaş grubunda internet kullanım oranının son yıllarda hızla yükselmesiyle birlikte yaşlı bireylerin dijital işlemlere katılımı da arttı. Bu değişim, sahte banka mesajlarından emekli ikramiyesi bağlantılarına, yapay zekâ destekli yatırım reklamlarından sahte kargo ve modem aramalarına kadar uzanan yeni dolandırıcılık yöntemlerini gündeme taşıdı. Resmi kurumlar, vatandaşları linklere tıklamadan ve para göndermeden önce mutlaka doğrulama yapmaları konusunda uyarıyor.
Türkiye’de yaşlı nüfusun dijital dünyaya katılımı son yıllarda belirgin biçimde arttı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 65-74 yaş grubunda internet kullananların oranı 2019’da yüzde 19,8 iken 2024’te yüzde 46,9’a yükseldi. Aynı yaş grubunda erkeklerin internet kullanım oranı yüzde 55,3, kadınların ise yüzde 39,3 olarak kaydedildi.
Yaşlı bireylerin dijital hizmetleri daha fazla kullanması, bankacılık işlemleri, e-Devlet, alışveriş ve iletişim açısından önemli kolaylık sağlıyor. Ancak dijital platformlarda kullanılan dolandırıcılık yöntemleri de giderek çeşitleniyor. Ticaret Bakanlığı’nın son dönemde yayımladığı uyarılar, özellikle sahte ödeme bildirimleri, yanıltıcı reklamlar, taklit hesaplar ve telefon aramaları üzerinden vatandaşların kişisel ve finansal bilgilerinin hedef alınabildiğini ortaya koyuyor.
Emekliye “ikramiye yatırıldı” mesajı
Dolandırıcılık girişimlerinde en dikkat çekici yöntemlerden biri, vatandaşların ekonomik beklentilerini hedef alan sahte ödeme mesajları oldu.
Ticaret Bakanlığı, 2026 yılında yayımladığı uyarıda “Bayram ikramiyesi hesabınıza yatırıldı” benzeri ifadelerin yer aldığı kısa mesajlarla vatandaşların sahte internet sayfalarına yönlendirilebildiğini açıkladı. Bakanlık, bu tür bağlantılar üzerinden hesap bilgilerinin ele geçirilmesi riski bulunduğuna dikkat çekti.
Özellikle emekliler açısından “ikramiye”, “promosyon”, “ek ödeme” veya “SGK ödemesi” gibi ifadeler güven oluşturabiliyor. Ancak mesajda bir bağlantıya tıklanması, kart bilgisi girilmesi ya da doğrulama kodu paylaşılması isteniyorsa işlemin doğrudan bankanın veya ilgili kamu kurumunun resmi kanalından kontrol edilmesi gerekiyor.
Korku ve acele yöntemiyle karar vermeye zorluyorlar
Dolandırıcılık girişimlerinde kullanılan ortak yöntemlerin başında panik ve zaman baskısı geliyor.
“Hesabınız bloke edilecek”, “şüpheli işlem tespit edildi”, “ödemenizi hemen yapmazsanız hakkınızı kaybedeceksiniz” veya “hesabınızı güvene almamız gerekiyor” gibi ifadelerle vatandaşın hızlı karar vermesi hedefleniyor.
Bu aşamada özellikle SMS doğrulama kodları, mobil bankacılık şifreleri ve kart bilgileri kritik önem taşıyor. Bu bilgilerin telefonda veya mesaj yoluyla paylaşılması, banka hesabına doğrudan erişim riskini artırabiliyor.
Yapay zekâ ile hazırlanan reklamlar yeni risk alanı
Dijital dolandırıcılıkta kullanılan yöntemler yalnızca sahte mesajlarla sınırlı kalmıyor.
Ticaret Bakanlığı, 2026 yılında yapay zekâ ile oluşturulan reklamlar ve hedefli reklamcılık konusunda yeni düzenlemeleri yürürlüğe aldı. Bakanlık, dijitalleşmeyle birlikte tüketicilerin daha fazla reklam ve ilana maruz kaldığını belirterek yapay zekâ destekli içeriklerin de düzenleme kapsamına alındığını duyurdu.
Bu nedenle internette tanınmış bir kişinin görüntüsü veya sesi kullanılarak sunulan “yüksek kazanç”, “özel yatırım fırsatı” ya da “devlet destekli yatırım” gibi içeriklerin kaynağının mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor.
Bir kişinin videoda görünmesi veya konuşuyor gibi görünmesi, içeriğin gerçek olduğu anlamına gelmeyebiliyor.
Kargo mesajları üzerinden sahte ödeme sayfaları
Vatandaşların sık karşılaştığı bir diğer yöntem ise kargo ve teslimat mesajları.
“Paketiniz teslim edilemedi”, “adresinizi güncelleyin” veya “ödeme yapmanız gerekiyor” şeklindeki mesajlarda yer alan bağlantılar, gerçek bir şirketin internet sitesine benzeyen sahte sayfalara yönlendirebiliyor.
Bu sayfalarda küçük tutarlı bir ödeme istenmesi, kullanıcıya işlemin güvenli olduğu izlenimini verebiliyor. Ancak amaç kart ve kimlik bilgilerinin ele geçirilmesi olabiliyor.
Benzer yöntemler HGS ödemeleri için de kullanılıyor. Ticaret Bakanlığı, “geçiş ihlaliniz bulunmaktadır, ödeme için tıklayınız” benzeri sahte bildirimlerle vatandaşların sahte ödeme sayfalarına yönlendirildiğini bildirdi.
“Modeminiz bozuk” diyerek yüksek bedelli satış
Telefon üzerinden yapılan yanıltıcı satışlar da yeni yöntemler arasında yer alıyor.
Ticaret Bakanlığı, kendisini internet servis sağlayıcılarının çağrı merkezi gibi tanıtan bazı kişi ve firmaların tüketicilere “modeminiz arızalı” veya “modeminiz yetersiz” şeklinde ifadeler kullanarak yüksek bedelli modem satışı yaptığını tespit etti.
Bakanlığa ulaşan şikâyetlerde bazı ürünlerin hiç gönderilmediği, bazılarının ise vaat edilen özellikleri taşımadığı bildirildi.
Bu nedenle telefonla arayan kişinin gerçekten internet sağlayıcısından olup olmadığı, görüşme sonlandırıldıktan sonra şirketin resmi müşteri hizmetleri aranarak teyit edilmeli.
Sosyal medyada ucuz ürün ve tatil tuzağı
Sosyal medya üzerinden yapılan satışlarda da sahte hesap ve ilanlara karşı dikkatli olunması gerekiyor.
Piyasa değerinin çok altında satılan telefon, elektronik eşya, beyaz eşya, tatil veya konaklama ilanları, vatandaşların doğrudan banka hesabına para göndermesini sağlamak amacıyla kullanılabiliyor.
Uzmanların sık vurguladığı temel nokta ise şu: “Kaçırılmayacak fırsat”, “yalnızca bugün”, “son iki ürün” veya “hemen ödeme yapın” gibi ifadelerle yapılan zaman baskısı, dolandırıcılık girişimlerinde sık kullanılan yöntemlerden biri.
Yaşlı bireylerin e-Devlet kullanımı da artıyor
TÜİK’in 2024 Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre e-Devlet hizmetlerini kullananların oranı genel nüfusta yüzde 73,7 olurken, 65-74 yaş grubunda bu oran yüzde 25,6 olarak kaydedildi.
Bu durum yaşlı nüfusun yalnızca sosyal medya değil, kamu hizmetleri ve dijital işlemlerle de daha fazla temas ettiğini gösteriyor.
Dolandırıcıların “e-Devlet başvurunuz”, “SGK ödemeniz”, “cezanız var” veya “resmi borcunuz bulunuyor” gibi ifadeler kullanması bu nedenle ayrıca önem taşıyor.
Dolandırıcıların üç silahı: Korku, güven ve acele
Farklı senaryolar kullanılsa da dolandırıcılık yöntemlerinde üç ortak unsur öne çıkıyor.
İlk olarak kişinin korkutulması, ardından banka, kamu kurumu veya tanınmış bir şirketin adı kullanılarak güven verilmesi ve son olarak işlemin hemen yapılmasının istenmesi.
Bu nedenle vatandaşların kendilerine şu üç soruyu sorması büyük önem taşıyor:
“Benden neden hemen işlem yapmam isteniyor?”
“Bu kişi veya kurum gerçekten söylediği kişi mi?”
“Bu bilgiyi başka bir resmi kanaldan doğrulayabilir miyim?”
Yaşlı yakınları olan ailelere kritik görev
Dijital güvenlik konusunda ailelerin de önemli bir rolü bulunuyor.
Özellikle akıllı telefon, internet bankacılığı veya çevrim içi alışveriş kullanmaya yeni başlayan yaşlı bireylerle dolandırıcılık yöntemlerinin açık biçimde konuşulması gerekiyor.
Aile içinde basit bir kural belirlenmesi bile birçok mağduriyetin önüne geçebilir: “Telefonda para istenirse, link gönderilirse veya banka bilgisi talep edilirse önce aileden bir kişiyi ara.”
Bunun yanında yaşlı bireylerin telefonlarında bilinmeyen kaynaklardan uygulama yüklenmesinin sınırlandırılması, iki aşamalı doğrulamanın aktif edilmesi ve banka bildirimlerinin açık tutulması da ek güvenlik sağlayabilir.
Para gönderildiyse vakit kaybetmeyin
Dolandırıcılık şüphesi oluştuğunda hızlı hareket etmek kritik önem taşıyor.
Para transferi yapıldıysa banka ile hemen iletişime geçilmeli, kart veya hesap için gerekli güvenlik önlemleri alınmalı. Şifreler değiştirilmeli ve şüpheli mesajlar, telefon numaraları, IBAN bilgileri ile yazışmalar silinmeden saklanmalı.
Olayın niteliğine göre emniyet birimleri ve adli mercilere başvurulması da gerekiyor.
Dijitalleşme artarken güvenlik alışkanlıkları da değişmeli
Türkiye’de 65-74 yaş grubunda internet kullanımının beş yıl içinde yüzde 19,8’den yüzde 46,9’a yükselmesi, yaşlı nüfusun dijital dünyaya ne kadar hızlı adapte olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak aynı dönemde dolandırıcılık yöntemleri de klasik telefon aramalarının ötesine geçti. Sahte ödeme mesajları, yapay zekâ destekli içerikler, taklit internet siteleri ve yanıltıcı satış yöntemleri yeni risk alanları oluşturuyor.
Bu nedenle yaşlı bireyleri teknolojiden uzaklaştırmak yerine, “dur, kontrol et, doğrula” alışkanlığını kazandırmak dijital dolandırıcılığa karşı en güçlü savunmalardan biri olarak öne çıkıyor.













