11 Ağustos 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Başkentin sessiz hafızası Eski Ankara Evleri

Başkentin sessiz hafızası Eski Ankara Evleri

Sinan Tekin - Sinan Tekin
10 Haziran 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:8 dakikalık okuma
A A
0
Başkentin sessiz hafızası Eski Ankara Evleri
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bir şehirdeki mimari yapılar, kültürel hafızayı günümüz dünyasına ve yeni kuşaklara aktarılması açısından önemlidir.

Anadolu’da birçok yerleşim yerinde tarihten günümüze aktarılan eski mimari yapılar mevcuttur. Kaleler, hanlar, saraylar, çeşmeler, hamamlar, köşkler, külliyeler, medreseler, camiler, kiliseler ve antik kentler Türkiye’nin birçok şehrinde varlıklarını tarihin derin sırları ile sürdürmektedirler. Anadolu birçok medeniyete şahitlik etmiştir. Bu medeniyet ve devletleri sıralayacak olursak; Neolitik topluluklar, Hititler, Urartular, Frigler, Lidyalılar, Persler, Helenistik krallıklar, Antik Yunan/İyon şehir devletleri, Roma İmparatorluğu, Bizans/Doğu Roma, Ermeni ve Gürcü krallıkları, Selçuklular, Anadolu Beylikleri ve Osmanlı Devleti olmak üzere günümüze birçok yapı ile tarihi hafıza ve kültürel hafıza açısından bizlere miras kalmıştır. Osmanlı Devleti’nin mimari yapıları bizlerin kültürel hafızasının canlanması için çok önem arz etmektedir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde özellikle 18. ve 19.  yüzyıllardan kalma mimari yapılar tarih ve kültürel hafızamızın canlı tutulmasında ve aktarılması bakımından önemlidir. Diğer medeniyet ve devletlerin ise dünya tarihinin hafızasını tanımamız için günümüzde halen ayaktadır.

Ankara Tarihiden Kısa Bir Kesit

Başkent Ankara tarihte birçok medeniyet ve devlete tanıklık emiştir. Ankara’da Antik Çağ ve Roma dönemi yapıları, Bizans / Doğu Roma dönemi izleri, Selçuklu, Ahi ve Beylikler dönemi yapıları, Osmanlı dönemi yapıları ve Cumhuriyet dönemi yapıları vardır. Hacer Ela Aral’ın araştırma makalesinde şöyle bahsetmektedir. “Ankara çevresinde Paleolitik çağa kadar uzanan insan yerleşimlerine dair pek çok iz bulunmuş olsa da kentin kuruluşu MÖ 8. yüzyılda Frig dönemine tarihlenmektedir. Frigler’in Ankara’da yerleşmesini takip eden iki yüzyılda, kent içi ve çevresinde pek çok yapı ve tümülüs adı verilen anıt-mezarlar yapılmıştır” (Aral, 2017). Bu akademik çalışmada belirtildiği üzere Ankara şehir olarak ilk medeniyetin kuruluşu M.Ö 8. yüzyıla dayanmaktadır. Bu tarih, günümüzden yaklaşık 2.700–2.800 yıl öncesine karşılık gelmektedir.

1073 yılında tamamen Türk hakimiyetine giren kent, 11.yy’ın son çeyreğinde tekrar sur içine çekilmiştir. Kalenin Türkler tarafından ilk ele geçirilişinden Osmanlı hâkimiyetine geçişine kadar geçen sürede kentin genel görünümüne etki edecek düzeyde mimari bir yapı inşa edilmemiştir. 13.yy’da ahi yönetiminde olduğu bilinen kente bu dönemde adını ahilerden alan yapılar eklenmiştir. İnşa edilen yapılar genellikle gösterişsiz ve küçük ölçekli yapılar olmuştur. Bunun nedeni yapıların sultanlar tarafından değil de yerel tarikat liderleri tarafından ferdi teşebbüsle yaptırılmış olmasıdır (Tunç, 2004, s.81, 87-89). 1403’te Osmanlı hakimiyetine giren kent, 16.yy’da sof ticaretinde önemli bir merkez halini almıştır. Kentte sof üretimi çevre kasabalara yayılmış ve sof ticareti Avrupalı tüccarları kente çekmiştir (Akpolat ve Eser, 2004, s. 24). Kent, bölgede ham sofların işlenmesi ve kumaş haline getirilmesinde merkez konumuna gelmiştir. Kentte toplanan soflar (Ankara keçisinden elde edilen bir tür kumaş), başta İstanbul, Bursa, Halep gibi kentler olmak üzere büyük çoğunluğu Venedik, Lehistan gibi Avrupa ülkelerine ihraç edilmiştir (Ergenç, 1984, s.55-57). Evliya Çelebi 1640 yılında Ankara ziyaretinde şu sözleri söylemiştir: “Ankara Kalesi içerisinde 360 mahalle, bahçesiz 600 ev bulunmaktadır. Tamamı vakıf olan 76 camii, 200 hamamı, 170 çeşmesi, bütün öğrencileri burslu 9 medresesi, 3 dar’ul-hadisi, 180 sıbyan mektebi, 18 dergâhı, 2000 dükkânı, sanat niteliği yüksek bedesteni ve çarşıları mevcuttur” (Tarsuslugil 2013).

Eski Ankara Evleri

Ankara’da 18. yüzyıl öncesine ait konut dokusunun büyük bölümü günümüze ulaşmamıştır. Bunun başlıca nedenleri, geleneksel evlerde kullanılan kerpiç ve ahşap gibi dayanıksız malzemelerin zamanla bozulması, yangınlar, yapıların sürekli onarım ve yenileme geçirmesi, Cumhuriyet döneminde hızlanan şehirleşme faaliyetleri ve eski mahalle dokusunun dönüşmesidir. Bu nedenle bugün “Eski Ankara evleri” olarak incelenen örneklerin önemli bir kısmı 18. yüzyıl sonu, 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başına tarihlenmektedir.

Eski Ankara evleri, başta Hamamönü, Hacettepe, Ulus ve Samanpazarı çevresinde yoğunlaşan, Osmanlı ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerini yansıtan önemli kültürel miras unsurlarıdır. Evlerde ahşap, kerpiç ve taş malzemesi kullanılmıştır. Evlerin planlamasında mahremiyet, aile yaşamı ve komşuluk ilişkileri ön planda tutulmuş; sofa, hayat, avlu ve cumbalar temel mimari unsurlar olarak öne çıkmıştır. Mahremiyet, aile yaşamı ve komşuluk ilişkileri bugün bizlere kültürel bir miras olarak kalmıştır. Ayrıca bu saydıklarım kültürel hafızanı delili niteliğindedir. O dönem iklim şartları ön plana çıkarılarak, geleneksel yerleşim dokusunda sokaklar, insan ölçeğini esas alan dar ve kıvrımlı bir karakter göstermektedir. Dar sokaklar, çıkmaz sokak düzenleri ve yapıların birbirini gölgeleyecek biçimde konumlanması hem mahremiyet ihtiyacına hem de yaz sıcakları ve kış koşulları gibi iklimsel etkenlere uyum sağlayan bir kentsel biçimlenme oluşturmuştur. Cumhuriyet’in ilanı sonrasında Ankara’nın başkent olmasıyla birlikte modern şehirleşme süreci hızlanmış, geleneksel konut dokusunun önemli bir bölümü zaman içerisinde kaybolmuştur. Özellikle 1950’lerden sonra yaşanan hızlı nüfus artışı ve betonarme yapılaşma, birçok tarihi Ankara evinin yıkılmasına veya işlevini yitirmesine neden olmuştur. Son yıllarda yürütülen restorasyon çalışmaları sayesinde Hamamönü ve çevresindeki birçok tarihi yapı yeniden ayağa kaldırılmış, kültürel turizm açısından önemli bir çekim merkezi hâline gelmiştir. Eski Ankara evleri, başkentin yalnızca siyasi değil aynı zamanda kültürel kimliğinin de önemli bir parçasıdır. Bu yapıların korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve kent hafızasının yaşatılması açısından büyük önem taşımaktadır.

Mimari Özellikler ve Tipoloji

Alt katlarda genellikle taş kullanılmıştır. Üst katlarda ahşap karkas sistem tercih edilmiştir. Ahşap iskelet arasındaki boşluklar kerpiç veya tuğla dolgu ile kapatılmıştır. Çatılarda kiremit örtü yaygındır. Yerel malzemelerin kullanılması hem ekonomik hem de iklimsel avantaj sağlamıştır. Ankara evleri çoğunlukla iki veya üç katlıdır. Zemin kat; depo, kiler, ahır veya hizmet alanı olarak kullanılmıştır. Üst katlar aile yaşamına ayrılmıştır. En hareketli yaşam alanları üst katlarda yer almıştır. Türk ev mimarisinin temel unsurlarından biri olan “sofa”, Ankara evlerinde de merkezi bir role sahiptir. Odaları birbirine bağlayan ortak yaşam alanıdır. Günlük aile hayatının önemli bölümü burada geçmiştir. Açık veya kapalı sofa planları görülebilmektedir. Her oda çok amaçlı kullanım anlayışıyla tasarlanmıştır. Yemek yeme, oturma ve uyuma işlevleri aynı mekânda gerçekleştirilebilmiştir. Yüklük, gusülhane ve sedir gibi geleneksel unsurlar odalarda yer almıştır. Aile bireylerinin ihtiyaçlarına göre esnek kullanım sağlanmıştır. Cumbalar Ankara evlerinin en dikkat çekici mimari öğelerinden biridir. Üst katlardan sokağa doğru çıkıntı yapan bölümlerdir. Sokakla görsel ilişki kurulmasını sağlamıştır. İç mekâna daha fazla ışık ve hava girmesine katkıda bulunmuştur. Mahalle yaşamının gözlemlenmesine imkân vermiştir. Evler genellikle yüksek duvarlarla çevrili avlulara sahiptir. Avlular günlük yaşamın önemli bir parçasıdır. Kuyular, meyve ağaçları ve küçük bahçeler bulunabilmektedir. Mahremiyet anlayışı nedeniyle dışarıdan doğrudan görünmeyecek şekilde düzenlenmiştir. Alt katlarda daha küçük pencereler kullanılmıştır. Üst katlarda daha geniş pencereler tercih edilmiştir. Ahşap kepenkler yaygın olarak kullanılmıştır. Cephelerde sade ancak dengeli bir görünüm hâkimdir. Süsleme unsurları sınırlı tutulmuş, işlevsellik ön plana çıkmıştır.

Ankara Evlerinin Temel Tipolojileri

İç Sofalı Evler

Odalar merkezi bir sofa etrafında sıralanır.

Ankara’da en yaygın görülen plan tiplerinden biridir.

Dış Sofalı Evler

Sofa avluya veya dış mekâna açılır.

Daha çok erken dönem örneklerde görülür.

Orta Sofalı Evler

Sofa yapının tam merkezindedir.

Simetrik plan anlayışını yansıtır.

Köşe Parsel Evleri

Dar ve eğimli sokaklara uyum sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.

Cumbalarıyla sokak dokusuna hareket kazandırmıştır.

Eski Ankara Evlerinde Ekonomi

19. yüzyılda Ankara’nın ekonomik yaşamı büyük ölçüde tiftik keçisinden elde edilen moher üretimine dayanıyordu. Ankara tiftiği, Osmanlı Devleti’nin en önemli ihracat ürünlerinden biri hâline gelmiş; Avrupa pazarlarında yüksek talep görmüştür. Bu ticari canlılık, şehirde tüccar ailelerin ve zanaatkârların ekonomik olarak güçlenmesini sağlamıştır.

Ankara evlerinin mimari yapısında da bu ekonomik refahın izleri görülmektedir. Geniş sofalar, cumbalar, işlemeli ahşap detaylar ve çok odalı konaklar, dönemin ekonomik imkanlarını yansıtmaktadır. Evlerin alt katlarında depo, ahır veya ticari faaliyetlere ayrılmış bölümlerin bulunması, konut ile üretim hayatının iç içe geçtiğini göstermektedir.

Bunun yanında debbağlık, dokumacılık, bakırcılık ve çeşitli el sanatları da Ankara’nın şehir ekonomisinin önemli unsurları arasında yer almıştır. Geleneksel Ankara mahalleleri yalnızca yaşam alanları değil, aynı zamanda üretim ve ticaret merkezleri olarak da işlev görmüştür.

Sonuç

Ankara evleri yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar değildir; aynı zamanda bir şehrin hafızasını, kültürünü ve yaşam biçimini yansıtan tarihî belgelerdir. Taşın, ahşabın ve emeğin birleşmesiyle ortaya çıkan bu yapılar; aile hayatını, komşuluk ilişkilerini, ekonomik faaliyetleri ve şehir kültürünü bir arada barındırmıştır.

Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Ankara hızla modernleşmiş olsa da Hamamönü, Ankara Kalesi ve Samanpazarı gibi bölgelerde korunan geleneksel evler geçmiş ile gelecek arasında önemli bir köprü kurmaktadır. Bu yapıları korumak yalnızca mimari mirası yaşatmak değil, aynı zamanda Ankara’nın kültürel kimliğini gelecek nesillere aktarmaktır.

“Bir şehrin geleceği, geçmişini ne kadar koruyabildiğiyle ölçülür. Eski Ankara evleri ise bu geçmişin sessiz fakat en güçlü tanıklarıdır.”

Etiketler: AnkaraBaşkentEski Ankara EvlerikültürKültürel Hafıza
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Yok olmanın eşiğinden dönen 2 endemik tür balığın yavruları suyla buluşturuldu

Sonraki Haber

TIR, emniyet şeridinde park halindeki araçlara çarptı: 1 ölü, 1 yaralı

Sinan Tekin

Sinan Tekin

SİNAN TEKİN Araştırmacı-Yazar Sinan Tekin, 1990 yılında Ankara'da doğdu. Kamuda görev yapmakta olup uzun yıllardır sivil toplum, sendikal çalışmalar ve yazarlık faaliyetleri içerisinde yer almaktadır. 2013 yılından bu yana Memur-Sen bünyesinde aktif sendikal görevler üstlenmiş, Genç Memur-Sen Ankara teşkilatında görev almıştır. 2014 yılında Sincan Gençlik ve Kültür Derneği'nin kurucu başkanlığını üstlenmiştir. Ayrıca Balkan Göçmenleri İktisadi Araştırma ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı (BİSAV) bünyesinde kültürel, akademik ve sosyal faaliyetlerde gönüllü olarak yer almış; Türkiye Araştırma Vakfı'nın araştırma ve diaspora programlarına katılmıştır. Araştırmacı-yazar kimliğiyle kamu politikaları, Türk dünyası, Balkanlar, Orta Asya, sosyoloji, uluslararası ilişkiler ve toplumsal dönüşüm alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Yazılarında tarihsel hafıza, medeniyet tasavvuru, toplumsal değişim, ekonomi-toplum ilişkisi ve güncel gelişmeler üzerine analizler üretmekte; köşe yazıları ve değerlendirme yazıları kaleme almaktadır. Gazetecilik Atölyesi, Liderlik Eğitimi, Sağlıklı Alışkanlık Kazanmak, Etkili İletişim Stratejileri, Topluluk Önünde Konuşma ve Etkili Sunum Teknikleri ile İletişim ve Network Yönetimi eğitimlerini tamamlamıştır.

İlgili Haberler

La Bebe, Bende ki Bu Varoluşsal Sancı Göğsümü Sıkacak Yine!
Yazarlar

La Bebe, Bende ki Bu Varoluşsal Sancı Göğsümü Sıkacak Yine!

10 Ağustos 2026
Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?
Yazarlar

Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?

10 Ağustos 2026
Suskunluğun Şairi Bekir Bayar/ Katre -i Melal
Yazarlar

Suskunluğun Şairi Bekir Bayar/ Katre -i Melal

10 Ağustos 2026
Mükemmelliğin içinde ağlayan insanlar
Yazarlar

Mükemmelliğin içinde ağlayan insanlar

9 Ağustos 2026
Sistemde kutucuk yoksa, bizim bebe de yok la!
Yazarlar

Sistemde kutucuk yoksa, bizim bebe de yok la!

9 Ağustos 2026
​La dostlar, bizim insanoğlunun kafa yapısı hakikaten evrenin en büyük gizemlerinden biri vallah!
Yazarlar

​La dostlar, bizim insanoğlunun kafa yapısı hakikaten evrenin en büyük gizemlerinden biri vallah!

8 Ağustos 2026
Sonraki Haber
TIR, emniyet şeridinde park halindeki araçlara çarptı: 1 ölü, 1 yaralı

TIR, emniyet şeridinde park halindeki araçlara çarptı: 1 ölü, 1 yaralı

En Güncel Haberler

Arazide cesedi bulunan Gülistan’ın ölümüne ilişkin 2 tutuklama
Yerel Haberler

Arazide cesedi bulunan Gülistan’ın ölümüne ilişkin 2 tutuklama

11 Ağustos 2026
Lübnan Cumhurbaşkanı Avn: İsrail'le müzakerelerde ilerleme sağlandı
Dış Haberler

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn: İsrail’le müzakerelerde ilerleme sağlandı

11 Ağustos 2026
Tuzla'da inşaat alanında göçük; 1 işçi toprak altında kaldı-1
Öne Çıkan

Tuzla’da inşaat alanında göçük; 1 işçi toprak altında kaldı

11 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Cevdet Yılmaz: Doğurganlık hızımız, Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine indi

11 Ağustos 2026
Yaşam

Deniz çayırları rehabilitasyon projesinde yüzde 90 başarı

11 Ağustos 2026
Yaşam

Çanakkale’de motosiklet kazasında ölen Emirhan, toprağa verildi

11 Ağustos 2026
Yaşam

Bakan Gürlek: Adliye ve idare uyum içerisinde olduğunda başarı gelir

11 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Bulgaristan'da

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Bulgaristan’da

- Haberton
11 Ağustos 2026

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Bulgaristan İçişleri Bakanı Ivan Demerdzhiev ile başkent Sofya’da bir araya geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sanal...

Tek Başına Mutlu Olmak Mümkün mü? Yalnızlıkla Mutluluk Arasındaki İnce Çizgi Dikkat Çekiyor

Telefon Numaranız Başkalarının Eline Geçtiyse Dikkat! Tek Başına Masum Görünüyor Ama Riskleri Var

Ev Sahibi Kiracıyı Hangi Şartlarda Çıkarabilir? Her İstediğinde Tahliye Edemiyor! İşte Yasal Şartlar

Sürekli Uyuma İsteğini Hafife Almayın! Gün Boyu Uykulu Hissetmek Neyin Belirtisi Olabilir?

Güncel Haber

Cevdet Yılmaz: Doğurganlık hızımız, Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine indi

Cevdet Yılmaz: Doğurganlık hızımız, Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine indi

11 Ağustos 2026
Arazide cesedi bulunan Gülistan’ın ölümüne ilişkin 2 tutuklama

Arazide cesedi bulunan Gülistan’ın ölümüne ilişkin 2 tutuklama

11 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton