10 Ağustos 2026, Pazartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Suskunluğun Şairi Bekir Bayar/ Katre -i Melal

Suskunluğun Şairi Bekir Bayar/ Katre -i Melal

Filozof Sosyolog - Filozof Sosyolog
10 Ağustos 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:10 dakikalık okuma
A A
0
Suskunluğun Şairi Bekir Bayar/ Katre -i Melal
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

TÜRK EDEBİYATINA VE TÜRK ŞAİRLERİNE VEFA

BİR VEFA YAZI DİZİSİ

Türk Edebiyatına ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizisi başlatıyorum. Çünkü hepimizin, bu toprakların kültürüne ve edebiyatına emek veren şairlerimize ve yazarlarımıza karşı bir vefa borcu olduğuna inanıyorum.

Edebiyat, bir milletin yalnızca geçmişini anlatan bir alan değil; hafızasını, duygusunu, düşüncesini ve kültürel kimliğini geleceğe taşıyan yaşayan bir mirastır. Bu nedenle Türk edebiyatına değer katmış, eserleriyle bizlere miras bırakmış rahmetli şairlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Yaşayan büyük şair ve üstatlarımızı da aynı saygıyla selamlıyorum. Onlar zaten edebiyat dünyasında yerlerini almış, eserleriyle geniş kitlelere ulaşmış isimler.

Ben bu seride biraz daha farklı bir noktaya bakmak istiyorum.

Edebiyata gönül vermiş, kendi dünyasında üreten, yazan, söyleyen ancak henüz geniş kitleler tarafından yeterince tanınmayan şairlerimizin sesine ses olmak; onların edebî yolculuklarını, düşüncelerini ve eserlerini daha fazla okurla buluşturmak istiyorum.

Bu yolculuktaki ilk konuğum ise Katre-i Melâl adlı şiir kitabının yazarı, şair ve şiir seslendirme sanatçısı Sayın Bekir Bayar.

Şiiri yalnızca kelimeleri yan yana getirmek olarak görmeyen; yaşanmışlığın, hüznün, özlemin ve insanın yüreğinde birikenlerin mısralara dönüşmesi olarak kabul eden bir şair Bekir Bayar.

İlk kitabının ardından ikinci şiir kitabı ve taslak aşamasında bulunan bir roman çalışmasıyla edebiyat yolculuğunu sürdürmeye hazırlanan Bekir Bayar ile şiirin hayatındaki yerini, Katre-i Melâl‘in hikâyesini, Ahmed Arif’e duyduğu hayranlığın kalemine yansımalarını, dijital çağda şiirin dönüşümünü, yapay zekâ ve edebiyat ilişkisini, yazma serüvenini ve gelecekteki çalışmalarını konuştuk.

Bu söyleşide yalnızca bir şairi tanımayacak; bir şairin kelimelerinin ardında duran hayatı, düşünceyi, duyguyu ve dünyayı da anlamaya çalışacağız.

1) Bekir Bayar kimdir? Okurlarımız için kendinizi tanıtır mısınız?

20 Temmuz 1990 yılında üç kardeşin ortancası olarak Tarsus/Mersin’de dünyaya geldim. Aslen
Sivaslıyım. Çocukluğum Tarsus ve Adana’da geçti. Evliyim yüreği mücevher bir eşe ve dünyalar
güzeli bir kıza sahip olarak ahir ömrümün geri kalanını başkent Ankara’da geçirmekteyim. Bir
kamu kurumunda amme hizmeti veren kuruluşta koruma güvenlik personeli olarak görev
yapmaktayım.

2) Çocukluk yıllarınızda sizi şiire yönelten ilk duygu ya da olay neydi? Kaleminizle
tanışmanız nasıl gerçekleşti?

Kişilik olarak çocuk yıllarımdan beri içine kapanık biriydim ve hâlâ da öyleyim. Şiire edebiyata
hep ilgim vardı ve dinleyenim değil anlayanım olmaması hasebiyle kimseyle konuşamama
özelliğimi erken yaşlarda fark edince şiire ve yazmaya yöneldim. Lise yıllarımda okulun şiir
dinletisi vardı edebiyat hocamın motivesi ve telkiniyle seslendirme hevesim de o yıllarda
başladı ve devam etti.

3) Şiirlerinizde hüzün, aşk ve insanın iç dünyası önemli bir yer tutuyor. Bu temalar
bilinçli bir tercih mi, yoksa hayatınızın size bıraktığı izlerin doğal bir yansıması
mı?

Hayatımın bana bıraktığı izler sonucunda bilinçli tercih haline geldi. Bir nevi şiirde üslubum
oldu.

4) İlk kitabınız Katre-i Melâl sizin için ne ifade ediyor? Kitabınızdan bize bahseder
misiniz. Kendinizi bulduğunuz, en çok bağ kurduğunuz şiiriniz hangisi, bizimle
paylaşır mısınız. Bugün yeniden yazacak olsanız, aynı duygularla kaleme alır
mıydınız?

Katre-i Melâl benim ilk göz ağrım. Katre ismini kızıma vermeyi düşünüyordum ancak bazı
şeyler hayatta nasiptir. Kızıma değil ama kitabıma kısmet oldu. Kitaba isim bulma aşamasında
çok düşündüm. Popüler kelimeler basitleştirir duygularımı dedim kendi kendime, eski tozlu
kelimeleri severim. Nostalji tarih eskiler her zaman dikkatimi çekmiştir. Bu sebeple kitabın genel duygu yükü hüzün olduğu için bu isim tamlamasını vermeyi uygun gördüm ve ‘’Hüzün Damlası’’ anlamına gelen ‘’Katre-i Melâl’’ ismini verdim.

Şiirler insanın bir parçasıdır, her şiir şairi için özeldir ancak sorunuza cevap olabilmesi için
‘’Sensizliğin Feryadı’’ şiirimi söyleyebilirim. Burada bir kişiye yazılmış gibi görünse de, aslında
hayata karşı bir özlem, verilen çabaların, emeklerin karşılığını alamamak, hayatın adilsizliğine
karşı bir iç yakarıştı. Kalem anlamında kayda aldığım şiirler anlamında ilk şiirimdir. Öncesinde
karaladığım şeyler illaki oldu ama kayıt altına almadım. Bu anlamda da bu şiir şairlik yolunda
ilk şiirim diyeceğim ve kalemimi şekillendiren şiirdir.
Bazı duygular ne yazık ki değişmiyor ve bu sebeple sorunuzun cevabı olarak, evet aynı
duyguları hâlâ besliyorum ve aynı duygularla yazarım.

5) Günümüzde şiirin dijital platformlarda geniş kitlelere ulaşmasını nasıl
değerlendiriyorsunuz? Sosyal medya şiire yeni bir nefes mi kazandırdı, yoksa
onu tüketim kültürünün bir parçası hâline mi getirdi?

Çok güzel bir soru öncelikle böyle farkındalık yaratan bir soru için teşekkür ediyorum.
Maalesef çağımızın belasıdır tüketim hastalığı, hele ki dijital ortamlar. Ben bu konuyu bir tasvir
ile açıklamak istiyorum. Allah üzümü yarattı ama pekmez yaparsan faydalı, bu üzümden içki
yaparsan hakka mugayirdir. Sosyal medyada böyle bir şey, doğru kullanıldığında teknoloji
aslında çağımızda çok faydalı ancak günümüz insanları ne yazık ki üşengeçliğe alıştı yeni
üretimler yok yapay zeka zaten olayı bambaşka bir yere taşıdı. Daha çok insana ulaşma
konusunda sosyal medya büyük rol oynuyor ama bazı şeylerde çok basitleşti. Yazmak için
yazanlar, yapay zekaya yazdıranlar duygu yok, anlam yok, yaşanmışlık yok. Bu durum üzüyor
beni ve eminim gerçek anlamda edebiyat şiire gönül vermiş yürek dostlarımda bu fikirdedir.

6) Şairlik ile şiir seslendirmek arasında nasıl bir bağ görüyorsunuz? Bir şiiri yazmak
mı, seslendirmek mi sizi daha fazla heyecanlandırıyor?

Şairlik başka, şiir okumak başka bir şey benim için. Her yazan okuyacak diye, her okuyan
yazacak diye bir kural yok bana göre. Ki bunun birçok örneği vardır hem üstatlarda hem şuan
için yazan kalemlerde. Ve geçenlerde bir dost sohbetinde şöyle bir yorum aldım, hem şiir yazan
şair olarak hem seslendiren olarak, bu özellik bağlama sanatçıları arasında nadirdir hem çalıp
hem söylemek ayrı bir yetenektir sende de böyle bir şey buna benzer bir şey var hem yazmak
hem okumak demişlerdi.
Beni her ikisi de heyecanlandırıyor ilk gün ki gibi hem de. Kendi şiirlerimi okurken değil de
başka şiirlerde her şiir maalesef çekmiyor beni okumak için duygusuna girmek hissetmek
gerekiyor. Bu sebeple bazen rica edenler oluyor, “şiirime seslendirme yapar mısınız?” diye, maalesef duygusuna giremediğim şiir olunca kibarca geri çevirmek zorunda kalıyorum. Bazen de tevafuk denk geldiğim kalemler oluyor “şiir oku” beni diyor, şairiyle iletişime geçip ben müsaade isteyip okuyorum. Sizin şiirlerinizi de o şekilde yorumlamıştım.

7) Yazma disiplininiz nasıldır? İlhamın peşinden giden bir şair misiniz? Bir şiirin
doğuş sürecini kısaca anlatır mısınız?

Belli bir ritüelim yok yazmak için. İlham aranacak bir şey değil bana göre, ne zaman gelmek
isterse gönül kapım açık, bilir kendisi geleceği zamanı. Ama bazı zamanlar oluyor nazlı geliyor
bir kaç kelime ve ya bir iki cümle, nice sonra şiir tamam oluyor hiçbir zaman gelenin
üstünde, bitsin şiir diye yazmak için yazmadım bekledim sabırla ve güzel olduğunu
düşündüğüm yüreklere dokunduğunu, geri gelen yorumlardan anladığım şiirler çıktı, benim
için önemli olanda bu. Şuan bile notlarımda on küsur şiir yarım halde beklemede bu söyleşi
vesilesi ile belki kulakları çınlar da gelir ilhamımız.

8) Türk şiirinde sizi en çok etkileyen şairler kimlerdir? Onlardan kaleminize yansıyan
en önemli miras nedir?

İlk sırada ve yüreğimde çok çok ayrı yeri olan Ahmed Arif’tir. Ahmed, halk ağzıyla konuşan
şiirleini bu dille yazan Anadolu’nun şairiydi bir nebze de olsa bu kalemden nasiplendiysem ne
mutlu bana. Çünkü coğrafya olarak yakın yerlerde yaşamışlığımız var üstatla bazı kullandığı
kelimeleri anlayabiliyorum çoğu insan kelimenin anlamını araştırma gereksinimi duyarken. Bu
sebeple Ahmed Arif benim için yürüdüğüm yolda bir ışıktır.
Tabii edebiyatımıza şiirimize büyük emekleri olan bir çok şairimiz var Nâzım Hikmet, Can
Yücel, Ahmet Telli, Nurullah Genç, Sezai Karakoç, Yavuz Bülent Bakiler, Cemal Safi gibi birçok
örnek aldığım büyük üstatlar var hayatta olanlara uzun ömürler, ahirete göç eylemiş olanlara
rahmet diliyorum.

9) Bekir Bayar’ı üç kelimeyle anlatmanızı istesek, hangi üç kelimeyi seçerdiniz?
Neden?

Duygusal, Dürüst, Öfkeli…
Nedenlerini tarif edemeyeceğim sanırım bu duyguların ama, şunları söyleyebilirim, aşırı
duygusallığım var yeri gelir bir türküde ağlarım yeri gelir bir filmde belki de o an kendimde bir
şeyler bulurum.
İnsanın yönetim mekanizması beynidir, ancak benim dilimi döndüren yüreğimdir, ağzımdan ne
çıkarsa yüreğimden süzmüşümdür. Kimseye karşı haset etmem, art niyet gütmem, ya siyahtır, ya beyaz, gri bilmem. Dürüstçe ne olduysa onu söylerim bu dünyaya bir kere geldik eğilmeden bükülmeden emrolunduğum gibi dimdik yaşayıp dimdik elif gibi göçmektir şiarım.
Çabuk öfkelenirim tahammül seviyem yerlerdedir, özellikle topluma, doğaya, diğer canlı cansız
varlıklara saygısız olan insanlara karşı tahammül edemiyorum. Ama öfkemi de içimde yaşarım
hayıflanırım sadece buğuz ederim, kimseye zarar verecek kadar büyük değildir öfkem. Aslında
öfkemin nedeni dünyaya gönderilen her varlığın bir yaşama alanı var bunların ihlali
durumunda öfkem kabarıyor,yolda yürürken ağaca tekme atana,yere çöpünü atana,gece
yarısı son ses müzik dinleyene vs. vs. örnekler…

10) Şiir yazmak isteyen veya edebiyatla ilgilenen gençlere vereceğiniz en önemli
tavsiye nedir? Sizce iyi bir şairi yada yazarı diğerlerinden ayıran temel özellik
hangisidir?

Beğenilme arzusu güdülmesin, yazmak için yazmayın. Yapacağınız işlerde şiir olur, roman olur
icraatiniz her ne ise maddiyatı gözetmeyin, ön plana almayın yani, her ne iş çıkaracaksanız
ortaya yüreğinizin eleğinden süzün o vakit emek kıymet görür ve maçına ulaşır, gider bir
yüreğe dokunur. Deneyimlemişliğim var bu konuyu, beni yüz bin kişi beğenmesin, on kişi
anlasındı
şiarım ve yerini buldu elhamdülillah. Dokunduğumuz bir yürek hayatında bazı
kararları daha sağlam almaya, daha pozitif olmaya başladı hayata karşı ve duasında yer verdi
bana. Bir şair için bu çok önemli bir şey esas başarı benim için budur ve nasip eden Rabbe
şükürler olsun.

11) Son olarak, yeni kitap ya da edebiyat projeleriniz var mı? Okurlarınızı yakın
gelecekte neler bekliyor?

İlk kitabım şiir kitabına göre kalın olarak çıktı. Amacım yirmi küsur senedir yazdıklarımı, tek
seferde çıkarıp benden sonra kızıma dünyaya bir anı kalmasıydı. Bu benim için bir handikap
oldu çünkü o dönemler başka şiirim yoktu. İkinci kitap veya başka bir çalışma durumu
düşüncede de yoktu aksiyonda da. Ancak yakın ailemin ve çevremin motivesi telkinleri
sonucunda sosyal medyaya geçtik, daha çok dosta ulaştık güzel yüreklere denk geldik ve
neticesinde insanlar beklenti haline girdi soranlar oldu ve belli zamanlarda yazdıklarımız oldu
bunları taslak olarak çalışmaya başladık. Bir de roman çalışmamız var taslak aşamasında.
Hasılı kelâm vakti belli olmamakla birlikte ikinci şiir kitabı ve bir de roman çalışmamız hayata
geçecek inşallah vakti geldiğinde.



Türk Edebiyatına ve Türk Şairlerine Vefa serisinin ilk konuğu Bekir Bayar’a, bu söyleşimize zaman ayırdığı ve şiir dünyasının kapılarını bizlere açtığı için teşekkür ediyor; edebiyat yolculuğunda kendisine başarılar diliyorum.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Mavi vatanı kirletenlere müsaade etmeyeceğiz, gerekirse tesisi kapatırız

Sonraki Haber

Maltepe’de park halindeki elektrikli araç alev alev yandı

Filozof Sosyolog

Filozof Sosyolog

Jale ERDOĞMUŞ, İstanbul'da doğdu. Muğla Üniversitesi İİBF Dış Ticaret ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İİBF İşletme ve yine aynı üniversitede Sosyoloji eğitimleri aldı. 2010 yılında Kanada Toronto LSC'de dil eğitimi, 2018'de Siyaset Akademisi, 2019 Kuantum Düşünce Teknikleri Eğitimi ve 2024'te İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim kapsamında Dijital Pazarlama Yönetimi Sertifika Eğitimleri aldı. Çeşitli internet gazetelerinde köşe yazarlığı ve içerik üretici yazarlığı yaptı. Kendine özgü yazılar yazmayı ve şiirler yazıp, yorumlamayı seviyor. Antoloji.com ve Edebiyat Defteri'nde şiirleri mevcuttur. Yayınlanmış çeşitli kitaplarda makaleleri yer almaktadır. Eseri: "Filozof Sosyolog Gözüyle Dijital Çağ: Toplumsal Çürümeye Yol açan Tiktok Sorunsalı" ve Filozof Kırmızısı Kitaplarının Yazarı (Yazım aşamasında, süreç devam ediyor)

İlgili Haberler

Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?
Yazarlar

Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?

10 Ağustos 2026
Mükemmelliğin içinde ağlayan insanlar
Yazarlar

Mükemmelliğin içinde ağlayan insanlar

9 Ağustos 2026
Sistemde kutucuk yoksa, bizim bebe de yok la!
Yazarlar

Sistemde kutucuk yoksa, bizim bebe de yok la!

9 Ağustos 2026
​La dostlar, bizim insanoğlunun kafa yapısı hakikaten evrenin en büyük gizemlerinden biri vallah!
Yazarlar

​La dostlar, bizim insanoğlunun kafa yapısı hakikaten evrenin en büyük gizemlerinden biri vallah!

8 Ağustos 2026
Yasak ağacın gölgesinde
Yazarlar

Yasak ağacın gölgesinde

8 Ağustos 2026
Her şeye eyvallah da... İlla edep la!
Yazarlar

Her şeye eyvallah da… İlla edep la!

7 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Maltepe’de park halindeki elektrikli araç alev alev yandı

Maltepe’de park halindeki elektrikli araç alev alev yandı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?
Yazarlar

Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?

10 Ağustos 2026
Trabzonspor’dan dünyaya Salah daveti: Kapımız, şehrimiz, tribünlerimiz açık
Spor Haberleri

Trabzonspor’dan dünyaya Salah daveti: Kapımız, şehrimiz, tribünlerimiz açık

10 Ağustos 2026
ATV ile otomobil çarpıştı; 2 yaralı
Yerel Haberler

ATV ile otomobil çarpıştı; 2 yaralı

10 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Türkiye Harp Malulü Gaziler ve Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Işık: Devletimize güvenimiz tam

10 Ağustos 2026
Yaşam

Kapadokya’nın giriş kapısı Soğanlı’da bağımlılıkla mücadele için pedal çevirdiler

10 Ağustos 2026
Yaşam

İstinye Üniversitesi mezunundan yapay zeka tabanlı seyahat asistanı girişimi

10 Ağustos 2026
Yaşam

Sakarya’da 3 sahilde denize girmek yasaklandı

10 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Kapadokya’nın giriş kapısı Soğanlı’da bağımlılıkla mücadele için pedal çevirdiler

Kapadokya’nın giriş kapısı Soğanlı’da bağımlılıkla mücadele için pedal çevirdiler

- Haberton
10 Ağustos 2026

Kapadokya’nın giriş kapısı olarak bilinen Kayseri’nin Yeşilhisar ilçesine bağlı Soğanlı Vadisi, bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam farkındalığı kapsamında anlamlı bir...

Tek Başına Mutlu Olmak Mümkün mü? Yalnızlıkla Mutluluk Arasındaki İnce Çizgi Dikkat Çekiyor

Telefon Numaranız Başkalarının Eline Geçtiyse Dikkat! Tek Başına Masum Görünüyor Ama Riskleri Var

Ev Sahibi Kiracıyı Hangi Şartlarda Çıkarabilir? Her İstediğinde Tahliye Edemiyor! İşte Yasal Şartlar

Sürekli Uyuma İsteğini Hafife Almayın! Gün Boyu Uykulu Hissetmek Neyin Belirtisi Olabilir?

Güncel Haber

Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?

Konforlu cehennem: Bizi ne zaman susturdular?

10 Ağustos 2026
Trabzonspor’dan dünyaya Salah daveti: Kapımız, şehrimiz, tribünlerimiz açık

Trabzonspor’dan dünyaya Salah daveti: Kapımız, şehrimiz, tribünlerimiz açık

10 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton