16 Temmuz 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kaygı ve ruh

Kaygı ve ruh

Büşra Ercan - Büşra Ercan
26 Haziran 2022
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Kaygı ve ruh

Kaygı ve ruh

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Felsefenin neden Eski Yunan’da ortaya çıktığını hiç düşündünüz mü? Neden Anadolu’nun ortasında, elinde mızrağıyla hayvanlar tarafından öldürülmemek için hayat mücadelesi veren kabileler/ gruplar arasında felsefi boyuta ulaşabilecek fikir alışverişleri yapılmamıştır?

Yukarıdaki soru, bugünümüze ışık tutan güzel, temelli bir sorudur. Kendinize hiç sordunuz mu “bugün neden ruhumuza iyi gelen, bizleri adeta ışık gibi parlatacak; hayatta varoluşumuza hizmet edecek şeylerin peşinden değil de zorunluluklarımızın peşinden koşuyoruz?” Çünkü bizlerin ruhuna inebilmesi için önce kaygısız bir akla sahip olması gerekir. Bizler, şu an hiç olmadığımız kadar kaygılı ve anksiyete sahibi bireyleriz. Ruhumuzu besleyebilmek için, önce kendimizi tanımalı ve nelerin bizleri beslediğini ve nelerle alışveriş içerisinde bulunursak daha dingin olacağımızı fark etmemiz gerekir yani kısacası deneyimlemek gerekir.

Örneğin, resim çizmeye hiç yeteneğimizin olmadığını anlamak için önce elimize bir fırça almamız gerekir fakat bugün, elimize fırça almak bir kenara dursun sadece temel yaşama gereksinimlerimizi yerine getirebilmek için şiddetli bir mücadele ediyor bunun peşinde iştahla koşuyoruz fakat bunun aslında ne kadar bizim içimize ışık tutmadığını göremiyoruz sadece gün sonunda, belli belirli aralıkla bizlere gelen “ben galiba mutsuzum” hissiyle çarpışıyor ve içinden çıkamadığımız sonsuz bir döngü gibi hissettiren bir yaşamın içinde sıkışıp kalıyoruz. Bu sıkışıklıktan kurtulmak içinse baktığımızda ya çok geç kalmışlık hissiyle belki elimizi ayağımızı asla içinde bulunduğumuz durumdan kıpırdatamayacak şekilde mecbur belki de inanılmaz bir yorgunluk içerisinde bulunduğumuzdan değiştiremiyoruz.

Kaygı ve ruh
Kaygı ve ruh

Ben, insanın ancak kendisine iyi gelmeyen ve ait hissetmediğini, ruhuna ulaşamadığı durumların içinde yorulacağına inanıyorum. İnsan, ürettikçe büyüyen ve özüne inmesi gereken sosyal bir varlık. Buradaki öz, herkes için birbirinden farklılıklar içerebilir. Kimisi özünü doğayla eşleştirebilir, kimisi sanatta bulabilir. Kimisi bir yapıyı inşa ederken, kimisi hayat kurtarırken kimisi şarkı söylerken “kendi benliği” gibi hissedip bundan beslenebilir ve bunu içerisinde ilerlettikçe, inşasına devam ettikçe mutluluğu ve varoluşu, hayatta bastığı adımları daha da sağlamlaşır. Hayat olur.

Fakat bunu mecburiyetten yaptığımızda, özellikle alternatifsiz kaldığımızda veya mecbur olduğumuzda insan çok genç yaşta bile tükenebilir. Hepimizin içinde bizleri ayakta tutan dinamikler farklıdır bizler için önemli olan hangi dinamikten beslendiğimiz ve hangisiyle hayatımıza ışık tutmak istediğimiz. Bunu açığa çıkaramadığımızda, kendimizi beslemeyi başaramadığımızda tükenen ve yorgun bireyler oluyoruz ve istemeden sevdiklerimizle hatta sevmediklerimizle bile sorunlar yaşayarak, mutsuz bir toplum inşa ediyoruz.

Mutsuz toplumun içerisinde her an kavgaya hazır, birbirinden destek alamayan çünkü öncelikle içini görememiş bizler sadece yitip giden hayattan saatleri, günleri harcıyoruz ama bunun adı yaşamak mı bilemiyoruz.

Tüm bunların farkında da olmuş olsak, neyi değiştirebiliyoruz? Ne kadarıyla mücadele edebiliyoruz? Günümüz toplumunda, nefessiz kalmak ve sıkışmak bir şeyleri değiştirmekten çok daha kolay çünkü hayatın içerisinde yaratılabilecek alternatifleri her geçen gün hayat şartlarıyla daha da yitiriyoruz. Elimizde olmadan sadece izliyoruz. Deneyimlemek, görmek ve yaşamanın bu kadar para merkezli olması ve istemediğimiz şeylere olan mecburiyetimizle tükendiğimiz bu çağda, bir de sosyal medya üzerinden karşılaştırmalı yaşadığımız hayatlarla belki de iyice karanlığa hapsediyoruzdur kendimizi.

Kaygı ve Ruh: Felsefenin neden Eski Yunan’da ortaya çıktığını hiç düşündünüz mü? Neden Anadolu’nun ortasında, elinde mızrağıyla hayvanlar tarafından öldürülmemek için hayat mücadelesi veren kabileler/ gruplar arasında felsefi boyuta ulaşabilecek fikir alışverişleri yapılmamıştır?
Kaygı ve Ruh: Felsefenin neden Eski Yunan’da ortaya çıktığını hiç düşündünüz mü? Neden Anadolu’nun ortasında, elinde mızrağıyla hayvanlar tarafından öldürülmemek için hayat mücadelesi veren kabileler/ gruplar arasında felsefi boyuta ulaşabilecek fikir alışverişleri yapılmamıştır?

İnsan, tüm bunların içinde kendini ne kadar besler ve mutluluktan beklentisi nedir değişebilir. Kimisi için ne zorluklar içerisinde olursa olsun istediği kitabı okuyabilmek ve bununla yetinebilmekte mücadelenin farklı bir versiyonunu oluşturabilir, kimisi iştahla daha fazlasını isteyip elde edemedikçe mutsuzluğunun içerisinde kıvrandıkça kıvranabilir. Neresinden tutup başlanacağı, neresinden değiştirilmesi gerektiği ise tamamen insanın kendi çabasına, verebileceği emeğe, ortaya koyabileceği güce dayalıdır. Bu da değişkendir.

Kısacası, hayat bazı sınıflara daha acımasız; tıpkı Anadolu’da ölmemek için mücadele veren bir insanla, Eski Yunan’da denizin karşısında fikirlerini paylaşan ve tartışabilecek olan ortama sahip insanın arasındaki “felsefe” farkı gibidir. Ölmemek için yaşamak, yaşamak değildir.

Son bir nefesle belki de değiştirmek gereklidir şartları fakat uzun bir nefes nereden alınıp nasıl yettirilecektir?

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Silivri’de deniz sezonu başladı

Sonraki Haber

Hayalimdeki hayatı yaratıyorum…

Büşra Ercan

Büşra Ercan

Büşra Ercan, 24 Ağustos 1999 İstanbul doğumlu, üniversite eğitimi için Bursa'ya taşındı. Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu, üniversite hayatı boyunca gönüllü projeler ve erasmus kapsamında yurtdışına çıkma fırsatları yakaladı. Şimdi ise otomotiv firmasında ihracat sorumlusu olarak çalışmakta.

İlgili Haberler

Kardeş kıskançlığı; Çocuğunuzun sevgiyi kaybetme korkusunu duyabiliyor musunuz?
Yazarlar

Kardeş kıskançlığı; Çocuğunuzun sevgiyi kaybetme korkusunu duyabiliyor musunuz?

15 Temmuz 2026
Sisifos çok mutlu !
Yazarlar

Sisifos çok mutlu!

15 Temmuz 2026
Kızılay aktarmasında bir dünya turu: "La bebe kapının önünde birikme yapma, ilerle!"
Yazarlar

Kızılay aktarmasında bir dünya turu: “La bebe kapının önünde birikme yapma, ilerle!”

15 Temmuz 2026
Adresiniz yoksa, yaşamıyorsunuz! (Lütfen sistemi kilitlemeyiniz)
Yazarlar

Adresiniz yoksa, yaşamıyorsunuz! (Lütfen sistemi kilitlemeyiniz)

14 Temmuz 2026
Bugünün sessiz çocukları, yarının gururu olabilir
Yazarlar

Bugünün sessiz çocukları, yarının gururu olabilir

14 Temmuz 2026
Koşu bandındaki sapiens: Hayırdır inşallah?
Yazarlar

Koşu bandındaki sapiens: Hayırdır inşallah?

14 Temmuz 2026
Sonraki Haber
Hayalimdeki hayatı yaratıyorum...

Hayalimdeki hayatı yaratıyorum...

En Güncel Haberler

Malatya'da otobüs bakım onarım atölyesinde yangın
Yerel Haberler

Malatya’da otobüs bakım onarım atölyesinde yangın

16 Temmuz 2026
Esenler’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı düzenlendi
Yerel Haberler

Esenler’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı düzenlendi

16 Temmuz 2026
Bisikletiyle yolun karşısına geçerken taksinin çarptığı kadın yaralandı
Yerel Haberler

Bisikletiyle yolun karşısına geçerken taksinin çarptığı kadın yaralandı

16 Temmuz 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Samsun’da 15 Temmuz anısına yürüyüş ve anma programı

16 Temmuz 2026
Yaşam

Kayseri’de 15 Temmuz etkinliklerinde dev Türk bayrağı açıldı

16 Temmuz 2026
Yaşam

Pamukkale ve Hierapolis, 15 Temmuz’un 10’uncu yılında kırmızı-beyaz renklerle aydınlatıldı

16 Temmuz 2026
Yaşam

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde 15 Temmuz anma programı

16 Temmuz 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

A Milli Erkek Voleybol Takımı, Sırbistan'ı set vermeden geçti

A Milli Erkek Voleybol Takımı, Sırbistan’ı set vermeden geçti

- Haberton
16 Temmuz 2026

Salon: Belgrad Arena Hakemler: Andrew Charles Robb (Kanada), Marie-Catherine Boulanger (Belçika) Sırbistan: Stefanovic, Masulovic, Kulpinac, Nedeljkovic, Batak, Marinovic, Negic (L)...

Sivrisinekler neden bazı insanları daha çok ısırıyor? Uzmanlar merak edilen soruyu yanıtladı

İcra dosyası kendiliğinden silinir mi? İşte icra dosyalarının düşme süresi ve bilinmesi gerekenler

Denizler alarm veriyor! Deniz suyu sıcaklığındaki artışın anlamı uzmanları endişelendiriyor

Yeni dolandırıcılık yöntemi alarmı! Bu mesajı görür görmez sakın tıklamayın

Güncel Haber

Malatya'da otobüs bakım onarım atölyesinde yangın

Malatya’da otobüs bakım onarım atölyesinde yangın

16 Temmuz 2026
Esenler’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı düzenlendi

Esenler’de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Programı düzenlendi

16 Temmuz 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton