16 Ağustos 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kalabalık bir yalnızlık

Kalabalık bir yalnızlık

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
26 Temmuz 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
 Kalabalık bir yalnızlık
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bir cenaze namazına bakınız. Üç yüz kişidir; çoğu birbirini tanımaz. Kimse emir vermeden, kimse yere çizgi çekmeden, omuz omuza, dümdüz saf tutarlar. Ne bir itiraz vardır ne bir gecikme. Sonra imam selâm verir, saflar dağılır ve aynı üç yüz kişi, yirmi dakika sonra, otoparkın çıkışında birbirinin önünü kesmek için kornaya asılır.

Hangisi biziz?

İkisi de biziz. Bütün mesele de zaten buradadır.

Nizamı biliyoruz, nizamın niçin kurulduğunu bilmiyoruz. Saf tutmayı biliyoruz, sıra beklemeyi bilmiyoruz. Zira safta önümüzde duran biri vardır; sırada ise yalnızca ben varım ve tanımadığım bir öteki. Tanımadığımın hakkını tanımıyorum. Tanımadığım benden değildir. Benden olmayanın ise burada henüz bir adı yok.

Kelimede de aynı iz var. *Toplum* genç bir kelimedir; Dil Devrimi’nin özleştirme yıllarında, “toplamak” fiilinden devşirildi. Yerine geçtiği *cemiyet* ise Arapçada “cem”den gelir: yine toplamak, yine bir araya yığmak. İki kelime, tek fikir. Biz bir araya gelişimizi bir gaye ile değil, bir fiil ile adlandırmışız: toplandık. Nerede toplandığımızı biliyoruz. Niçin toplandığımızı bilmiyoruz. Dil, bir milletin kendisi hakkındaki itirafnamesidir; okumasını bilene.

Ferdinand Tönnies, 1887’de o meşhur ayrımı yaptığında, Almancanın iki kelimesini karşı karşıya getirmişti: *Gemeinschaft* ve *Gesellschaft*. Eski hukuk dilimizle söyleyeyim: cemaat, *irade-i asliye* ile kurulur — sen doğmadan evvel oradadır, sen ona girmezsin, o senin içine doğar. Toplum ise *irade-i ihtiyariye* ile kurulur: bilerek, hesap ederek, bir mukavele ile. Birinden çıkamazsınız, ötekine girmek zorunda değilsiniz. Fark, hukukun bütün ağırlığını taşıyacak kadar büyüktür.

İbn Haldun, asabiyyenin çölde en güçlü, şehirde en zayıf olduğunu söylerken bir aşiretin ahlâkını değil, bir insanlık halini tarif ediyordu. Asabiyye, bilinçle ters orantılıdır. Bağ ne kadar sıkıysa, o bağın niçin var olduğu sorusu o kadar imkânsızlaşır. Sormazsınız. Sorduğunuz an ihanet etmiş olursunuz. Kabile tabiattır; insan ona meyleder. Toplum ise terbiyedir; sonradan, emekle kazanılır.

Şimdi yere basalım.

6 Şubat 2023 sabahı, on bir ilin altı üstüne geldiğinde, ilk yetmiş iki saatte kim hareket etti? Hemşehri dernekleri. Cemaatler. Tarikatlar. Taraftar grupları. Aileler. Konvoylar kuruldu, tırlar yüklendi, kepçeler kiralandı — ve bütün bu muazzam enerji, neredeyse istisnasız, bir adrese doğru aktı: *bizimkilere*. Falanca ilin dernekleri falanca ilin enkazına koştu. Bu bir kusur değil, bir mucizeydi; ama bir toplumun değil, bir kabileler federasyonunun mucizesiydi. Zira toplum, tanımadığı için koşandır. Kabile, tanıdığı için koşandır. İkisi de koşar. Fakat biri bittiğinde geriye devlet kalır, öteki bittiğinde geriye borç kalır.

Bir başka veri: Dünya Değerler Araştırması, kırk yıldır dünyanın her yerinde aynı basit soruyu soruyor — “Genel olarak insanların çoğuna güvenilebileceğini mi düşünürsünüz?” Araştırmanın son evresinde (2017–2022) Türkiye, bu soruya on kişiden ancak birinin “evet” dediği ülkelerden biri olarak listenin en dibinde yer alıyor. Aynı ülkede aile bağına duyulan güven ise neredeyse yüzde yüz.

Bu iki rakamı yan yana getirin. Ortaya çıkan şey bir ahlâk krizi değildir. Bir *yarıçap* meselesidir. Bizim güven yarıçapımız, kan bağının, hemşehriliğin, mezhebin, mahallenin bittiği yerde biter. O yarıçapın dışı, orman.

En küçük ölçekte de aynı: Yirmi dört daireli bir apartman düşününüz. Aynı insanlar, bir akrabası için böbreğini verir, bir hemşehrisine kefil olur, bir cemaat kardeşine borcunu sormadan verir — ve aynı insanlar, aidat toplayamaz. Toplantı yapamaz. Çatı akınca dava açar. Apartman yönetimi, toplumun en küçük birimidir; bir avuç insanın, ortak bir gayeyi, ortak bir kese ile ve yazılı bir kurala göre yürütme denemesidir. Biz o denemede sınıfta kalıyoruz. Sonra kalkıp medeniyetten söz ediyoruz.

Toplum olmak, aslında incelikli bir teklifin kabulüdür: Seni tanımıyorum, seninle aynı sofrada oturmadım, kızını oğluma istemedim — ama seninle aynı kurala tabiyim ve o kural ikimize de eşit davranacak. Bu teklif zordur. Çünkü sıcak değildir. Cemaat sıcaktır; seni kucaklar, seni korur, seni sorgulamaz. Fakat bedeli şudur: seni sen olarak değil, bizden biri olarak sever. Sevgisi şartlıdır. Şartı bozduğun gün, o kucak bir mengeneye dönüşür.

Onun içindir ki bu memlekette birey olmak, hep bir soğukluk, bir nankörlük, bir “kopma” gibi okunur. Halbuki toplum ancak bireylerden kurulur. Bir araya gelmiş “biz”lerden toplum çıkmaz; bir araya gelmiş “ben”lerden çıkar. Kendi olmayı göze almamış bir insanın ortaklığa getirebileceği hiçbir şeyi yoktur; getirdiği şey yalnızca sadakattir, sadakat ise en ucuz erdemdir — çünkü düşünmeyi gerektirmez.

Biz toplum değiliz. Ve buna üzülmüyoruz bile; çünkü olmadığımız şeyin ne olduğunu bilmiyoruz.

Oysa tarifi basit: Toplum, tanımadığın birinin hakkını tanımaktır. Teklif budur — ne sıcaktır, ne kolaydır, kimseyi kucaklamaz. Kabul ettiğimiz gün, otoparkta sıra bekliyor olacağız. Ve orada, safta olduğumuzdan daha fazla biz olacağız.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Adana’da trafik denetimi; 42 sürücüye idari para cezası

Sonraki Haber

İnsan, kimsenin malı değildir

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Yazarlar

Başarılı karikatürist Samet Etker ile söyleşi

16 Ağustos 2026
Ankara'da hayat var da, biz neredeyiz gardaş?
Yazarlar

Ankara’da hayat var da, biz neredeyiz gardaş?

16 Ağustos 2026
Yazarlar

Yolun ziyası: Hüzün, sabır ve ödül

15 Ağustos 2026
Yazarlar

Poyraz sınırlarını keşfetmesin, mümkünse otursun

15 Ağustos 2026
Kelimelerin ötesinde bir dünya: Tahir Sadi
Yazarlar

Kelimelerin ötesinde bir dünya: Tahir Sadi

14 Ağustos 2026
Hatay'daki konutlarda yaşanılan eksiklikler
Yazarlar

Hatay’daki konutlarda yaşanılan eksiklikler

14 Ağustos 2026
Sonraki Haber
İnsan, kimsenin malı değildir

İnsan, kimsenin malı değildir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Yazarlar

Başarılı karikatürist Samet Etker ile söyleşi

16 Ağustos 2026
Silivri'de otluk alanda çıkan yangın söndürüldü
Yerel Haberler

Silivri’de otluk alanda çıkan yangın söndürüldü

16 Ağustos 2026
Politika

Bakan Kurum: “İstanbul’umuzda dönüştürdüğümüz konut sayısı tam 1 milyona ulaştı”

16 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Öldürülen Fırat’ın annesi: “Şüpheliler kadın kıyafetiyle kaçıyorlar, görüntüler var”

16 Ağustos 2026
Yaşam

Damadının evini bastığı iddiasıyla gözaltına alınan ilçe başkanı serbest bırakıldı

16 Ağustos 2026
Yaşam

KKKA nedeniyle aynı aileden ikinci can kaybı

16 Ağustos 2026
Yaşam

Adana’da sağanak ve rüzgâr etkili oldu, yollar göle döndü

16 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Aydın’da korkunç ev yangını: Kadın yaralandı, eşi öldü

- Haberton
16 Ağustos 2026

Aydın'ın Efeler ilçesinde bir apartman dairesinde çıkan yangında Mazlum Çiçek (32) hayatını kaybetti, eşi Derya Çiçek (31) yaralandı. İstiklal Mahallesi...

Başarılı öğrencilerin ortak alışkanlıkları neler? Yüksek başarıyı getiren yöntemler dikkat çekiyor

Direksiyon neden sertleşir? Sürücülerin dikkat etmesi gereken 8 önemli neden

Duygusal yorgunluk nasıl anlaşılır? Sürekli yorgunluk ve isteksizlik bu belirtilerle kendini gösterebilir

İnternette kişisel bilgileriniz yayıldıysa ne yapmalısınız? İşte adım adım yapılması gerekenler

Güncel Haber

Başarılı karikatürist Samet Etker ile söyleşi

16 Ağustos 2026
Silivri'de otluk alanda çıkan yangın söndürüldü

Silivri’de otluk alanda çıkan yangın söndürüldü

16 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton