26 Temmuz 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kalabalık bir yalnızlık

Kalabalık bir yalnızlık

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
26 Temmuz 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
 Kalabalık bir yalnızlık
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bir cenaze namazına bakınız. Üç yüz kişidir; çoğu birbirini tanımaz. Kimse emir vermeden, kimse yere çizgi çekmeden, omuz omuza, dümdüz saf tutarlar. Ne bir itiraz vardır ne bir gecikme. Sonra imam selâm verir, saflar dağılır ve aynı üç yüz kişi, yirmi dakika sonra, otoparkın çıkışında birbirinin önünü kesmek için kornaya asılır.

Hangisi biziz?

İkisi de biziz. Bütün mesele de zaten buradadır.

Nizamı biliyoruz, nizamın niçin kurulduğunu bilmiyoruz. Saf tutmayı biliyoruz, sıra beklemeyi bilmiyoruz. Zira safta önümüzde duran biri vardır; sırada ise yalnızca ben varım ve tanımadığım bir öteki. Tanımadığımın hakkını tanımıyorum. Tanımadığım benden değildir. Benden olmayanın ise burada henüz bir adı yok.

Kelimede de aynı iz var. *Toplum* genç bir kelimedir; Dil Devrimi’nin özleştirme yıllarında, “toplamak” fiilinden devşirildi. Yerine geçtiği *cemiyet* ise Arapçada “cem”den gelir: yine toplamak, yine bir araya yığmak. İki kelime, tek fikir. Biz bir araya gelişimizi bir gaye ile değil, bir fiil ile adlandırmışız: toplandık. Nerede toplandığımızı biliyoruz. Niçin toplandığımızı bilmiyoruz. Dil, bir milletin kendisi hakkındaki itirafnamesidir; okumasını bilene.

Ferdinand Tönnies, 1887’de o meşhur ayrımı yaptığında, Almancanın iki kelimesini karşı karşıya getirmişti: *Gemeinschaft* ve *Gesellschaft*. Eski hukuk dilimizle söyleyeyim: cemaat, *irade-i asliye* ile kurulur — sen doğmadan evvel oradadır, sen ona girmezsin, o senin içine doğar. Toplum ise *irade-i ihtiyariye* ile kurulur: bilerek, hesap ederek, bir mukavele ile. Birinden çıkamazsınız, ötekine girmek zorunda değilsiniz. Fark, hukukun bütün ağırlığını taşıyacak kadar büyüktür.

İbn Haldun, asabiyyenin çölde en güçlü, şehirde en zayıf olduğunu söylerken bir aşiretin ahlâkını değil, bir insanlık halini tarif ediyordu. Asabiyye, bilinçle ters orantılıdır. Bağ ne kadar sıkıysa, o bağın niçin var olduğu sorusu o kadar imkânsızlaşır. Sormazsınız. Sorduğunuz an ihanet etmiş olursunuz. Kabile tabiattır; insan ona meyleder. Toplum ise terbiyedir; sonradan, emekle kazanılır.

Şimdi yere basalım.

6 Şubat 2023 sabahı, on bir ilin altı üstüne geldiğinde, ilk yetmiş iki saatte kim hareket etti? Hemşehri dernekleri. Cemaatler. Tarikatlar. Taraftar grupları. Aileler. Konvoylar kuruldu, tırlar yüklendi, kepçeler kiralandı — ve bütün bu muazzam enerji, neredeyse istisnasız, bir adrese doğru aktı: *bizimkilere*. Falanca ilin dernekleri falanca ilin enkazına koştu. Bu bir kusur değil, bir mucizeydi; ama bir toplumun değil, bir kabileler federasyonunun mucizesiydi. Zira toplum, tanımadığı için koşandır. Kabile, tanıdığı için koşandır. İkisi de koşar. Fakat biri bittiğinde geriye devlet kalır, öteki bittiğinde geriye borç kalır.

Bir başka veri: Dünya Değerler Araştırması, kırk yıldır dünyanın her yerinde aynı basit soruyu soruyor — “Genel olarak insanların çoğuna güvenilebileceğini mi düşünürsünüz?” Araştırmanın son evresinde (2017–2022) Türkiye, bu soruya on kişiden ancak birinin “evet” dediği ülkelerden biri olarak listenin en dibinde yer alıyor. Aynı ülkede aile bağına duyulan güven ise neredeyse yüzde yüz.

Bu iki rakamı yan yana getirin. Ortaya çıkan şey bir ahlâk krizi değildir. Bir *yarıçap* meselesidir. Bizim güven yarıçapımız, kan bağının, hemşehriliğin, mezhebin, mahallenin bittiği yerde biter. O yarıçapın dışı, orman.

En küçük ölçekte de aynı: Yirmi dört daireli bir apartman düşününüz. Aynı insanlar, bir akrabası için böbreğini verir, bir hemşehrisine kefil olur, bir cemaat kardeşine borcunu sormadan verir — ve aynı insanlar, aidat toplayamaz. Toplantı yapamaz. Çatı akınca dava açar. Apartman yönetimi, toplumun en küçük birimidir; bir avuç insanın, ortak bir gayeyi, ortak bir kese ile ve yazılı bir kurala göre yürütme denemesidir. Biz o denemede sınıfta kalıyoruz. Sonra kalkıp medeniyetten söz ediyoruz.

Toplum olmak, aslında incelikli bir teklifin kabulüdür: Seni tanımıyorum, seninle aynı sofrada oturmadım, kızını oğluma istemedim — ama seninle aynı kurala tabiyim ve o kural ikimize de eşit davranacak. Bu teklif zordur. Çünkü sıcak değildir. Cemaat sıcaktır; seni kucaklar, seni korur, seni sorgulamaz. Fakat bedeli şudur: seni sen olarak değil, bizden biri olarak sever. Sevgisi şartlıdır. Şartı bozduğun gün, o kucak bir mengeneye dönüşür.

Onun içindir ki bu memlekette birey olmak, hep bir soğukluk, bir nankörlük, bir “kopma” gibi okunur. Halbuki toplum ancak bireylerden kurulur. Bir araya gelmiş “biz”lerden toplum çıkmaz; bir araya gelmiş “ben”lerden çıkar. Kendi olmayı göze almamış bir insanın ortaklığa getirebileceği hiçbir şeyi yoktur; getirdiği şey yalnızca sadakattir, sadakat ise en ucuz erdemdir — çünkü düşünmeyi gerektirmez.

Biz toplum değiliz. Ve buna üzülmüyoruz bile; çünkü olmadığımız şeyin ne olduğunu bilmiyoruz.

Oysa tarifi basit: Toplum, tanımadığın birinin hakkını tanımaktır. Teklif budur — ne sıcaktır, ne kolaydır, kimseyi kucaklamaz. Kabul ettiğimiz gün, otoparkta sıra bekliyor olacağız. Ve orada, safta olduğumuzdan daha fazla biz olacağız.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Adana’da trafik denetimi; 42 sürücüye idari para cezası

Sonraki Haber

İnsan, kimsenin malı değildir

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Şehir Hastanesi dolmuşunda bağlama ustası: "O acıyı biz "korda" çözeriz gardaşım!"
Yazarlar

Şehir Hastanesi dolmuşunda bağlama ustası: “O acıyı biz “korda” çözeriz gardaşım!”

26 Temmuz 2026
İnsan, kimsenin malı değildir
Yazarlar

İnsan, kimsenin malı değildir

26 Temmuz 2026
Bir pencereden bakılan hayat
Yazarlar

Bir pencereden bakılan hayat

25 Temmuz 2026
Çocuğun elindeki tablet mi, yoksa beynindeki yük mü?
Yazarlar

Çocuğun elindeki tablet mi, yoksa beynindeki yük mü?

25 Temmuz 2026
"Gardaşım o fiyat ne la?" - Ankara esnafının gizli şifreleri
Yazarlar

“Gardaşım o fiyat ne la?” – Ankara esnafının gizli şifreleri

25 Temmuz 2026
Kimsenin ahı kimsede kalmaz: Her amel sahibine döner
Yazarlar

Kimsenin ahı kimsede kalmaz: Her amel sahibine döner

25 Temmuz 2026
Sonraki Haber
İnsan, kimsenin malı değildir

İnsan, kimsenin malı değildir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Şehir Hastanesi dolmuşunda bağlama ustası: "O acıyı biz "korda" çözeriz gardaşım!"
Yazarlar

Şehir Hastanesi dolmuşunda bağlama ustası: “O acıyı biz “korda” çözeriz gardaşım!”

26 Temmuz 2026
BM Genel Sekreterinden 'Golan Tepeleri' açıklaması: Suriye'nindir ve elinden alınamaz
Dış Haberler

BM Genel Sekreterinden ‘Golan Tepeleri’ açıklaması: Suriye’nindir ve elinden alınamaz

26 Temmuz 2026
Fransa'nın güneybatısındaki yangınlarda yaklaşık 200 bin kişi tahliye edildi
Dış Haberler

Fransa’nın güneybatısındaki yangınlarda yaklaşık 200 bin kişi tahliye edildi

26 Temmuz 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Semicenk konserine gelenler sağanak yağmura rağmen alandan ayrılmadı

26 Temmuz 2026
Yaşam

Antalya’da az bulutlu havada sahiller doldu

25 Temmuz 2026
Yaşam

Ankara’da sağanak sele neden oldu; araçlar sürüklendi

25 Temmuz 2026
Yaşam

Diyarbakır’da çakıl yüklü kamyon devrildi: 1 yaralı

25 Temmuz 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Adana’da seyir tepesinde silahlı saldırı: 1’i kadın 3 ölü

Adana’da seyir tepesinde silahlı saldırı: 1’i kadın 3 ölü

- Haberton
26 Temmuz 2026

Adana'nın Çukurova ilçesinde vatandaşların araçlarla manzara izlemek üzere geldiği Rüzgarlı Tepe mevkisinde silahlı saldırıya uğrayan 1'i kadın 3 kişi hayatını...

Uyurken diş sıkmak neden olur? Uzmanlar gece fark edilmeden gelişen bruxizmin sebeplerini ve risklerini açıkladı

İnsanlar neden daha tahammülsüz hale geldi?

Motor arıza lambası neden yanar?

Telefonu gece uçak moduna almak gerekir mi?

Güncel Haber

Şehir Hastanesi dolmuşunda bağlama ustası: "O acıyı biz "korda" çözeriz gardaşım!"

Şehir Hastanesi dolmuşunda bağlama ustası: “O acıyı biz “korda” çözeriz gardaşım!”

26 Temmuz 2026
BM Genel Sekreterinden 'Golan Tepeleri' açıklaması: Suriye'nindir ve elinden alınamaz

BM Genel Sekreterinden ‘Golan Tepeleri’ açıklaması: Suriye’nindir ve elinden alınamaz

26 Temmuz 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton