26 Eylül 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Aynaya taş atanlar

Aynaya taş atanlar

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
26 Eylül 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Aynaya taş atanlar
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Oturduğum apartmanın yıllık toplantısı geçen ay sığınağın rutubet kokan odasında yapıldı. Plastik sandalyeler yarım daire şeklinde dizilmiş, masanın üzerinde bir tabak kuru pasta, bir de kimsenin dokunmadığı bir kolonya şişesi duruyordu.

Yönetici defteri açtı, giderleri okudu, asansörün yine bozulduğunu, bahçe duvarının çatladığını, aidatını ödemeyen daireleri isimleriyle değil numaralarıyla sıraladı. Sonra söz alan herkes aynı şeyi söyledi: bu apartman bu yönetim yüzünden bu hale geldi. Bir saat boyunca yöneticiyi dinledik, bir saat boyunca yöneticiyi suçladık. Sıra yeni yönetici seçimine geldiğinde odaya derin bir sessizlik çöktü, herkes telefonuna baktı, biri öksürdü, biri pastadan bir tane aldı. Aday çıkmadı. Aynı adam oybirliğiyle yeniden seçildi. Toplantı dağılırken merdivenlerde yine onu konuşuyorduk.

O akşam eve dönerken bu ülkenin küçük bir maketinden çıktığımı düşündüm.

Yıllardır bu ülkede biri bir şeyleri sorguladığında başına ne geldiğini kendi hayatımdan biliyorum. Önce bir tuhaf bakış gelir, sonra “sen de her şeyi fazla kafana takıyorsun” cümlesi, sonra davetlerin seyrekleşmesi, en sonunda da o tanıdık, kibar, kalın yalnızlık. Kimse size düşman olmaz, sadece yanınızdan hafifçe uzaklaşır, tıpkı yağmurda ıslanmış birinin yanından geçerken paltosunu toplayan biri gibi. Sorgulamak burada bir düşünce biçimi değil, bir tür bulaşıcı hastalık sayılır.

Birkaç yıl önce eski bir arkadaşımın evinde, kalabalık bir akşam yemeğinde, sofradaki herkes o haftanın bir haberini konuşuyor, herkes aynı isimlere öfkeleniyordu. Ben yalnızca bir soru sordum: peki biz bu işin neresindeyiz? Çatallar tabaklarda bir an asılı kaldı, ev sahibi çay koymak için kalktı, konu kendiliğinden futbola döndü. Kimse bana bir şey söylemedi, kimse kapıyı göstermedi. Sadece bir sonraki davet, adım unutularak yapıldı.

İbsen’in “Bir Halk Düşmanı” adlı oyununda Doktor Stockmann, kasabanın geçimini sağlayan kaplıca sularının zehirli olduğunu keşfeder. Bunu herkesin iyiliği için açıklamak ister. Önce gazeteciler onu destekler, sonra belediye başkanı olan kendi ağabeyi karşısına dikilir, sonra kasaba halkı bir toplantıda onu oylayarak halk düşmanı ilan eder, evinin camlarını taşlar. Oyunun asıl acı tarafı başkanın kurnazlığı değildir. Asıl acı olan, zehirli suyu bile bile içmeye razı olan kalabalığın, gerçeği söyleyene duyduğu öfkedir. Stockmann sonunda dünyanın en güçlü insanının en yalnız kalan insan olduğunu söyler. İbsen bunu 1882’de Norveç’te yazdı. Ben her sabah Türkiye’de okuyorum. Bizim de kaplıcalarımız var, suları da zehirli, ama herkes o suya girip çıkıyor ve cildinin ne kadar parladığını anlatıyor.

Şimdi herkes siyasileri gösteriyor. Kahvehanede, taksi koltuğunda, düğün salonunun köşesinde, bayram sofrasının sonunda, parmaklar hep aynı yöne uzanıyor: bak, onlar yüzünden bu hale geldik. Bu cümleyi o kadar çok duydum ki artık bende bir itiraf gibi yankılanıyor. Çünkü “onlar yüzünden” diyen her ses, farkında olmadan bir şey daha söylüyor: ben masumum, ben sadece seyirciydim.

Değildiniz.

Siyasetçi gökten inmez, bir sabah kapımıza bırakılmış bir sepetin içinden çıkmaz. Bizim mahallelerimizde büyür, bizim okullarımızda okur, bizim düğünlerimizde oynar, bizim alkışımızla kürsüye çıkar. Yalanı söylediğinde ona inanan, vaadini tuttuğunda değil tutmadığında da affeden, en kaba cümlesine en çok gülen, hesap sormak yerine hesap soranı hain ilan eden biziz. Sandığın başına her seferinde başka birileri gitmiyor. Siz gidiyorsunuz. Ve sonra, apartman toplantısındaki komşularım gibi, seçtiğiniz adamı merdivenlerde çekiştiriyorsunuz.

Siyasetçiyi suçlamayalım demiyorum, suçlarım, hem de yüksek sesle. Ama listemde ikinci sıraya koyarım. Birinci sıra, rüşveti ayıp değil beceri sayan, torpili hak, haksızlığı kader, cehaleti samimiyet sanan toplumundur. Emniyet şeridinden geçip sonra yolların kötülüğüne sövenler, faturasız alışveriş yapıp sonra devletin kasasının boşluğundan yakınanlar, çocuğunu bir işe yerleştirmek için bir tanıdık arayıp sonra liyakatsizlikten şikâyet edenler, hepsi aynı kalabalığın içinde, çoğu zaman aynı insanın içinde yaşıyor. Siyasetçi bu kalabalığın en yüksek sesle konuşan temsilcisinden başka bir şey değildir. Ama o temsilci bir kez kürsüye çıktı mı, kendisini doğuran kalabalığı yeniden yoğurmaya başlar; hangi davranışın ödüllendirilip hangisinin cezalandırılacağını kurumlar belirler, insanlar da çabucak ödülün olduğu tarafa geçer. Torpil işe yarıyorsa torpil aranır, dürüstlük saflık sayılıyorsa dürüstler susar. Yine de o çarkı ilk kez döndüren el, sandığa uzanan eldir. Bir ülkenin yönetimi, o ülkenin halkının kendine tuttuğu bir aynadır; aynada gördüğü yüzü beğenmeyen halk da, tarih boyunca hep aynı şeyi yapmıştır, aynayı suçlamıştır.

Beni asıl yoran şu: bunu söylediğim anda kimse benimle tartışmıyor. Sadece kırılıyorlar. Bir siyasetçiyi eleştiren yazım elden ele dolaşıyor, aynı kelimelerle topluma döndüğümde ise yorumlarda tek bir soru beliriyor: sen kendini ne sanıyorsun? Siyasetçiye söylenen en ağır söz bile alkış alırken, halka söylenen en hafif söz bir hakaret gibi karşılanıyor. Çünkü siyasetçiyi eleştirmek bir rahatlamadır, toplumu eleştirmek ise insanı kendi evinin karanlığına bakmaya zorlar. O karanlıkta babamız vardır, komşumuz vardır, en çok da kendimiz varız.

Ben o karanlığı göstermeye çalışıyorum. Işık tuttuğum için teşekkür beklemiyorum, biliyorum ki gözü kamaşan ilk önce el fenerini tutana kızar. Stockmann’ın camlarını taşlayan kasabalılar da kötü insanlar değildi, sadece rahatlarının bozulmasından korkan insanlardı. Korku, kötülükten çok daha kalabalık bir ordudur.

Geçen hafta asansör yine bozuldu. Merdivenleri çıkarken üçüncü kattaki komşumla karşılaştım, nefes nefese, “bu yönetim adam olmaz” dedi.

Oysa o yönetimi o seçmişti, ben seçmiştim, hepimiz seçmiştik. Sandık bir aynadır, biz yıllardır aynaya taş atıyoruz.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Hırsızlık şüphelisi kaçarken bindiği otobüste yakalandı

Sonraki Haber

​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”
Yazarlar

​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”

26 Eylül 2026
Hayat böyle işte
Yazarlar

Hayat böyle işte

25 Eylül 2026
Özbek Fenomen Yarik Sing ile söyleşi
Yazarlar

Özbek Fenomen Yarik Sing ile söyleşi

25 Eylül 2026
Bir gül kokusu sağlığımızı değiştirebilir mi?
Yazarlar

Bir gül kokusu sağlığımızı değiştirebilir mi?

25 Eylül 2026
Ödüllü Gazeteci Ezgi Sevil ile gazeteciliğe, emeğe ve vefaya dair her şey
Yazarlar

Ödüllü Gazeteci Ezgi Sevil ile gazeteciliğe, emeğe ve vefaya dair her şey

25 Eylül 2026
Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji’de ritim bozukluğu: "La kalbim gerçekten genişledi bebe!"
Yazarlar

Bilkent Şehir Hastanesi Kardiyoloji’de ritim bozukluğu: “La kalbim gerçekten genişledi bebe!”

25 Eylül 2026
Sonraki Haber
​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”

​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”
Yazarlar

​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”

26 Eylül 2026
Aynaya taş atanlar
Yazarlar

Aynaya taş atanlar

26 Eylül 2026
Hırsızlık şüphelisi kaçarken bindiği otobüste yakalandı
Yerel Haberler

Hırsızlık şüphelisi kaçarken bindiği otobüste yakalandı

26 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Zonguldak Vali Yardımcısı, Bartın’da toprağa verildi

25 Eylül 2026
Yaşam

TEKNOFEST’te direksiyonu kırılınca tamir eden ‘O Gaca’ya ‘En İyi Takım Ruhu’ ödülü

25 Eylül 2026
Yaşam

İkizler aynı gün itfaiyeci oldular, aynı gün evlendiler

25 Eylül 2026
Yaşam

Geleneksel Kırgız kıyafetlerini yaşatıyor: Anneannesinden öğrendiği kültürü gelecek nesillere aktarıyor

25 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Manisa merkezli 12 ilde yatırım ve fon dolandırıcılığı yapan çeteye operasyon: 21 gözaltı

Manisa merkezli 12 ilde yatırım ve fon dolandırıcılığı operasyonu: 21 gözaltı

- Haberton
26 Eylül 2026

Manisa merkezli 12 ilde düzenlenen yatırım ve fon dolandırıcılığı operasyonunda 21 şüpheliden 16’sı tutuklandı. Manisa merkezli 12 ilde, ‘yatırım ve...

Türkiye telekomünikasyon sektöründe 5G dönemi: Mobil internet, fiber altyapı ve yeni nesil teknolojiler

Sonbahar bahçe bakımı rehberi: Kış öncesi bitki koruma, budama ve hazırlık

WhatsApp yazışmaları mahkemede delil olur mu? Ekran görüntüsü her zaman yeterli değil

Akünün bittiği nasıl anlaşılır? Aracınız çalışmadan önce bu belirtileri veriyor

Güncel Haber

​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”

​Ankara dolmuşunda ön koltuk sevdası: “Kaptan, şuradan bir kişi uzatır mısın bebe?”

26 Eylül 2026
Aynaya taş atanlar

Aynaya taş atanlar

26 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton