17 Ekim 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Özel Haber - Ekmeği tamamen bırakanların vücudunda neler oluyor? İlk günlerden itibaren değişim başlayabilir

Ekmeği tamamen bırakanların vücudunda neler oluyor? İlk günlerden itibaren değişim başlayabilir

Nilay Uğuroğlu - Nilay Uğuroğlu
26 Eylül 2026
- Özel Haber
Okuma Süresi:9 dakikalık okuma
A A
0
Ekmeği tamamen bırakanların vücudunda neler oluyor? İlk günlerden itibaren değişim başlayabilir
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Ekmek tamamen bırakılırsa vücutta ne olur? Kilo, bağırsaklar, enerji ve kan şekeri üzerindeki etkileri ile ekmek yerine tüketilebilecek besinler.

Ekmek, Türkiye’de günlük beslenmenin en temel parçalarından biri olmaya devam ederken kilo vermek veya daha sağlıklı beslenmek isteyen birçok kişi ilk olarak ekmeği sofradan çıkarmayı tercih ediyor. Ancak uzman kaynaklara göre ekmeğin tamamen bırakılmasının vücutta oluşturacağı etkiler, yalnızca “ekmek yememekle” açıklanabilecek kadar basit değil.

Tüketilen ekmeğin beyaz veya tam tahıllı olması, günlük toplam karbonhidrat miktarı ve ekmeğin yerine hangi besinlerin konulduğu sonucu doğrudan etkiliyor. Özellikle tam tahıllı ekmekler lif, B vitaminleri ve bazı mineraller açısından beslenmeye katkı sağlarken, rafine undan üretilen ekmeklerin besin değeri daha düşük olabiliyor. Harvard T.H. Chan School of Public Health, tam tahılların rafine tahıllara kıyasla daha fazla lif ve mikro besin içerdiğine dikkat çekiyor.

Peki ekmek tamamen bırakıldığında vücutta gerçekten ne oluyor? İlk günlerde tartıda görülen düşüşten bağırsak düzenine, enerji seviyesinden kan şekerine kadar bazı değişiklikler ortaya çıkabiliyor. Ancak bu değişimlerin önemli bir kısmı, kişinin ekmekle birlikte toplam karbonhidrat tüketimini ne kadar azalttığına bağlı.

Ekmek tamamen bırakılınca ilk günlerde ne olur?

Bir kişinin yalnızca ekmeği bırakması ile bütün karbonhidrat kaynaklarını ciddi şekilde azaltması aynı sonucu doğurmuyor.

Ekmek çıkarılır ancak pirinç, bulgur, yulaf, patates, baklagiller, sebze ve meyve tüketimi devam ederse günlük karbonhidrat alımı çok büyük ölçüde değişmeyebilir. Bu durumda vücutta dramatik bir değişiklik beklenmez.

Ancak ekmekle birlikte karbonhidrat tüketimi de önemli ölçüde azaltılırsa ilk günlerde baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, kas krampları veya kabızlık gibi şikâyetler görülebiliyor.

Mayo Clinic, karbonhidrat tüketiminin ani ve belirgin şekilde azaltılmasının kısa vadede baş ağrısı, kabızlık ve kas krampları gibi etkiler oluşturabileceğini belirtiyor. Çok düşük karbonhidrat tüketiminde ise vücudun enerji üretmek amacıyla yağları daha yoğun kullanması ve keton üretiminin artması mümkün.

Tartıda hızlı düşüş görülmesi yağ kaybı anlamına gelir mi?

Ekmeği ve diğer karbonhidratları ciddi şekilde azaltan kişilerin ilk günlerde tartıda hızlı bir düşüş görmesi mümkün.

Ancak bu kaybın tamamı vücut yağından kaynaklanmıyor.

Karbonhidratlar vücutta glikojen adı verilen bir formda depolanıyor ve glikojen suyla birlikte tutuluyor. Karbonhidrat tüketiminin belirgin şekilde azalmasıyla glikojen depolarının azalması, beraberinde su kaybına da yol açabiliyor.

Bu nedenle düşük karbonhidratlı bir beslenmeye geçişin ilk döneminde görülen hızlı kilo düşüşünün bir kısmının su kaybından kaynaklanabileceği unutulmamalı.

Uzun vadede kilo değişimini belirleyen temel faktörlerden biri ise alınan toplam enerji ile harcanan enerji arasındaki denge olmaya devam ediyor.

Ekmek bırakıldığında kan şekeri değişir mi?

Bu sorunun yanıtı tüketilen ekmeğin türüne göre değişiyor.

Beyaz ekmek gibi rafine tahıllardan hazırlanan ürünler, tam tahıllı alternatiflere kıyasla genellikle daha hızlı sindirilebiliyor. Tam tahıllarda bulunan kepek ve lif yapısı ise nişastanın parçalanma ve emilim hızını yavaşlatabiliyor.

Harvard T.H. Chan School of Public Health, tam tahıllardaki lifin nişastanın glikoza dönüşümünü yavaşlatarak kan şekerindeki hızlı yükselişlerin azaltılmasına yardımcı olabileceğini bildiriyor.

Bu nedenle beyaz ekmeğin azaltılması ile tam tahıllı ekmeğin tamamen diyetten çıkarılması beslenme açısından aynı durum olarak değerlendirilmemeli.

Özellikle kişinin beyaz ekmek yerine sebze, baklagiller ve tam tahıllar tüketmeye başlaması beslenme kalitesini artırabilir.

Bağırsak düzeninde değişiklik yaşanabilir mi?

Ekmeğin tamamen bırakılmasının en dikkat edilmesi gereken sonuçlarından biri lif tüketiminde ortaya çıkabilir.

Özellikle tam tahıllı ekmek tüketen kişiler bu besini aniden bıraktığında ve yerine başka lif kaynakları koymadığında günlük lif alımı düşebilir.

Bu durum bazı kişilerde kabızlık ve bağırsak hareketlerinde yavaşlama şeklinde kendini gösterebilir.

Harvard’ın beslenme kaynaklarına göre lif, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkıda bulunuyor ve kabızlığın önlenmesine yardımcı olabiliyor. Yetişkinlerin genel olarak günlük yaklaşık 25-35 gram lif tüketmesi öneriliyor.

Ekmeğin bırakılması durumunda lif ihtiyacının yulaf, bulgur, baklagiller, sebzeler, meyveler, kuruyemişler ve diğer tam tahıllardan karşılanması önem taşıyor.

Ekmek yememek enerji düşüklüğüne neden olabilir mi?

Ekmek önemli karbonhidrat kaynaklarından biri olduğu için, ekmekle beraber diğer karbonhidratların da büyük ölçüde azaltılması bazı kişilerde başlangıç döneminde enerji düşüklüğüne yol açabilir.

Vücudun temel enerji kaynaklarından biri glikozdur. Karbonhidrat alımının ciddi şekilde kısıtlandığı durumlarda vücut enerji üretiminde yağları daha fazla kullanmaya başlayabilir.

Mayo Clinic, çok düşük karbonhidratlı diyetlerde ketozis gelişebileceğini ve bu süreçte yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı ve ağız kokusu gibi belirtilerin görülebileceğini belirtiyor.

Ancak yalnızca birkaç dilim ekmeğin diyetten çıkarılması otomatik olarak ketozise girileceği anlamına gelmiyor. Bunun gerçekleşmesi toplam günlük karbonhidrat tüketimine bağlı.

Tam tahıllı ekmeği bırakmanın dezavantajı olabilir mi?

Beslenme açısından ekmeğin türü kritik önem taşıyor.

Beyaz ekmek büyük ölçüde rafine undan üretilirken tam tahıllı ürünlerde tahılın kepek, ruşeym ve endosperm bölümleri korunuyor.

Bu yapı tam tahılların lif, B vitaminleri, magnezyum, demir ve çeşitli bitkisel bileşenlerden daha fazla yararlanılmasını sağlıyor.

Harvard’ın değerlendirmesine göre rafinasyon işlemi tahılın özellikle lif açısından zengin bölümlerini uzaklaştırıyor. Tam tahılların düzenli tüketimi ise yapılan gözlemsel araştırmalarda daha olumlu kalp-damar ve metabolik sağlık sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor.

Bu nedenle sağlıklı bir kişinin yalnızca “ekmek zararlıdır” düşüncesiyle yüksek lifli tam tahıllı ekmekleri tamamen bırakmasının zorunlu olduğuna dair genel bir beslenme kuralı bulunmuyor.

Ekmeği bırakmak zayıflatır mı?

Ekmeğin kesilmesi tek başına kilo kaybını garanti etmiyor.

Örneğin ekmek tüketmeyen ancak yerine yüksek kalorili atıştırmalıklar, tatlılar veya yağ açısından yoğun yiyecekler tüketen bir kişi günlük enerji alımını azaltmayabilir.

Buna karşılık daha önce çok miktarda ekmek tüketen bir kişinin ekmeği azaltması ve yerine sebze, kaliteli protein, baklagil ve kontrollü miktarda tam tahıl koyması toplam kalori tüketimini düşürebilir.

Dolayısıyla asıl belirleyici, ekmeğin çıkarılması değil beslenmenin tamamında yapılan değişiklik.

NHS de ekmek, pirinç, makarna ve patates gibi nişastalı besinlerin dengeli beslenmenin bir parçası olabileceğini ve mümkün olduğunda tam tahıllı seçeneklerin tercih edilmesini öneriyor.

Beyaz ekmek ile tam buğday ekmeği aynı mı?

Beslenme açısından önemli farklar bulunuyor.

Rafine undan yapılan beyaz ekmekte tahılın lif bakımından zengin dış bölümleri büyük ölçüde ayrılıyor. Tam tahıllı ekmeklerde ise tahılın daha fazla bölümü korunuyor.

Bu nedenle kaliteli bir tam tahıllı ekmek genellikle daha fazla lif sağlayabiliyor.

Ancak paket üzerinde yalnızca “tam tahıllı”, “çok tahıllı” veya benzeri ifadelerin bulunması ürünün otomatik olarak sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor. İçindekiler listesi, lif miktarı, eklenmiş şeker ve tuz miktarı da dikkate alınmalı.

Harvard da “tam tahıllı” etiketi taşıyan her ürünün aynı beslenme kalitesine sahip olmadığını, ürünün içeriğinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Ekmek yerine ne yenebilir?

Ekmeği tüketmek istemeyen kişilerin karbonhidrat ve lif ihtiyacını farklı besinlerden karşılaması mümkün.

Bulgur, yulaf, esmer pirinç, karabuğday, kinoa ve diğer tam tahıllar alternatif oluşturabilir. Mercimek, nohut ve kuru fasulye gibi baklagiller de hem karbonhidrat hem lif hem de bitkisel protein açısından güçlü seçenekler arasında bulunuyor.

Sebze, meyve, kuruyemiş ve tohumlar da günlük lif tüketimine katkı sağlıyor.

Burada önemli nokta, ekmeği diyetten çıkarırken oluşan boşluğun düşük besin değerine sahip işlenmiş gıdalarla doldurulmaması.

Ekmeği tamamen bırakmak gerekli mi?

Sağlıklı bireylerin tamamı için ekmeğin tamamen bırakılması gerektiğini gösteren genel bir beslenme kuralı bulunmuyor.

Asıl farkı ekmeğin miktarı, türü ve kişinin genel beslenme düzeni yaratıyor.

Çölyak hastalığı veya buğdaya ilişkin belirli sağlık sorunlarında gluten içeren ekmeklerin tüketilmemesi gerekebilir. Ancak glutenle ilişkili bir hastalığı bulunmayan kişiler açısından tüm ekmekleri otomatik olarak zararlı kabul etmek bilimsel yaklaşımı yansıtmıyor.

Harvard’ın değerlendirmesinde de glutenin çölyak hastalığı gibi belirli durumlarda sorun oluşturduğu ancak çoğu insanın gluteni herhangi bir olumsuz etki yaşamadan tüketebildiği belirtiliyor.

Sonuç olarak ekmeği tamamen bırakınca yaşanacak değişiklik, ekmeğin yerine ne konulduğuna bağlı olarak büyük ölçüde değişiyor. Beyaz ve yoğun rafine ekmeğin azaltılması bazı kişiler için beslenme kalitesini artırabilirken, lif bakımından zengin tam tahıllı ekmeğin çıkarılması ve yerine uygun besinlerin konulmaması lif ve bazı mikro besinlerin tüketimini düşürebilir.

Beslenmede belirleyici olan tek bir gıdayı yasaklamak değil; toplam beslenme düzeninin kalitesi, miktarı ve sürdürülebilirliği olarak öne çıkıyor.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Dolandırıcıların yeni yöntemi: “Ödeme yaptım” deyip ekran gösteriyorlar! Sahte ödeme ekranı nasıl anlaşılır?

Sonraki Haber

İnternetten aldığınız ürün gelmediyse dikkat: Satıcının “kargo gecikti” demesi yetmiyor! Tüketicinin hakları neler?

Nilay Uğuroğlu

Nilay Uğuroğlu

İlgili Haberler

Türkiye'de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?
Özel Haber

Türkiye’de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?

16 Ekim 2026
Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!
Özel Haber

Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!

16 Ekim 2026
Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!
Özel Haber

Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!

15 Ekim 2026
Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem
Özel Haber

Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem

15 Ekim 2026
21 Ekim gecesi gökyüzünde görsel şölen! Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan gelen meteor yağmuru başlıyor Spot: Gökyüzü meraklıları için yılın dikkat çeken doğa olaylarından biri yaklaşıyor. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın geride bıraktığı parçacıkların oluşturduğu Orionid meteor yağmuru, 21-22 Ekim gecesi zirveye ulaşacak. Türkiye'den de izlenebilecek doğa olayında uygun koşullarda saatte 10 ila 20 meteor görülebilecek. Ancak bu yıl Ay ışığı gözlem koşullarını zorlaştıracak. Ekim ayının en dikkat çekici gökyüzü olaylarından biri olan Orionid meteor yağmuru için geri sayım başladı. Her yıl Dünya'nın Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kalan parçacıkların arasından geçmesiyle ortaya çıkan meteor yağmuru, 2026 yılında 21 Ekim'i 22 Ekim'e bağlayan gece en yoğun dönemine ulaşacak. Gökyüzünde anlık parlak ışık izleri oluşturan meteorlar, uygun hava koşullarında Türkiye'nin farklı bölgelerinden çıplak gözle izlenebilecek. NASA'nın yayımladığı astronomi verilerine göre Orionid meteor yağmuru, yılın düzenli olarak gözlemlenen gök olayları arasında bulunuyor. Özellikle hızlı hareket eden meteorlarıyla tanınan bu doğa olayı, şehir ışıklarından uzak bölgelerde daha belirgin hale geliyor. Ancak 2026 yılında Ay'ın parlaklığı nedeniyle gözlemlenebilecek meteor sayısının ideal koşullardakinden daha düşük olması bekleniyor. Astronomi meraklılarının merak ettiği konuların başında ise meteor yağmurunun hangi saatte başlayacağı, Türkiye'den görülüp görülmeyeceği ve gözlem için özel bir ekipman gerekip gerekmediği geliyor. Uzman kuruluşların yayımladığı takvimler, bu yılki en yoğun gözlem döneminin 21-22 Ekim tarihleri olduğunu ortaya koyuyor. Orionid meteor yağmuru ne zaman, saat kaçta görülecek? Orionid meteor yağmuru, 2026 yılında 2 Ekim ile 7 Kasım tarihleri arasında etkinliğini sürdürüyor. Ancak meteorların görülme sıklığının artacağı zirve dönemi 21 Ekim Çarşamba gecesi başlayıp 22 Ekim Perşembe sabahına kadar devam edecek. Meteor yağmurlarında en uygun gözlem zamanı genellikle gece yarısından sonraki saatler oluyor. Bunun nedeni, Dünya'nın dönüşü ve meteorların gökyüzündeki görünür çıkış noktasının zaman içinde yükselmesi. Türkiye'de gökyüzünü izlemek isteyenler için özellikle gece yarısından sabahın ilk ışıklarına kadar olan zaman dilimi önem taşıyor. Bununla birlikte meteorların hangi dakika görüleceğine ilişkin kesin bir saat bulunmuyor. Gökyüzünde kısa süreli ışık izleri halinde beliren meteorlar, gözlem süresince farklı aralıklarla ortaya çıkabiliyor. Halley Kuyruklu Yıldızı ile Orionid meteor yağmuru arasındaki bağlantı ne? Orionid meteor yağmurunu özel kılan en önemli özellik, kaynağının astronomi tarihinin en ünlü gök cisimlerinden biri olan Halley Kuyruklu Yıldızı olması. Bilimsel adı 1P/Halley olan kuyruklu yıldız, Güneş çevresindeki bir turunu yaklaşık 76 yılda tamamlıyor. Güneş'e yaklaştığı dönemlerde yüzeyindeki buz ve diğer uçucu maddelerin etkisiyle gaz ve toz açığa çıkıyor. Bu süreçte uzaya yayılan küçük parçacıklar, kuyruklu yıldızın yörüngesi boyunca dağılıyor. Dünya her yıl ekim ayında bu parçacıkların bulunduğu bölgeden geçiyor. Atmosfere büyük hızlarla giren parçacıkların oluşturduğu ışık izleri ise yeryüzünden meteor olarak gözlemleniyor. Bu nedenle Orionid meteor yağmuru, Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya yakınından geçmesini beklemeden onun geride bıraktığı izleri görme fırsatı sunuyor. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın Dünya'dan yeniden gözlemlenebileceği bir sonraki dönüşünün ise 2061 yılında gerçekleşmesi bekleniyor. Saatte kaç meteor görülebilecek? NASA ve Amerikan Meteor Derneği'nin yayımladığı verilere göre Orionid meteor yağmuru, normal koşullarda en yoğun döneminde saatte yaklaşık 10 ila 20 meteor oluşturabiliyor. Ancak bu sayı, her gözlemcinin mutlaka aynı miktarda meteor göreceği anlamına gelmiyor. Meteorların görünürlüğünü etkileyen faktörler arasında atmosfer koşulları, bulutluluk, yapay aydınlatma, Ay'ın parlaklığı ve gözlem yapılan bölgenin özellikleri bulunuyor. Orionid meteorlarının dikkat çeken özelliklerinden biri de son derece hızlı olmaları. Atmosfere saniyede yaklaşık 66 kilometre hızla giren bu parçacıklar, gökyüzünde anlık parlak izler oluşturabiliyor. Bazı meteorların arkasında bıraktığı ışıklı izler, birkaç saniye boyunca görülebiliyor. 2026 yılında Ay ışığı meteor yağmurunu etkileyecek Bu yılki Orionid meteor yağmurunda gözlem koşullarını etkileyecek önemli bir gökyüzü ayrıntısı bulunuyor. 21 Ekim tarihinde Ay, büyüyen şişkin Ay evresinde olacak. Ankara için hesaplanan verilere göre Ay'ın aydınlık oranı 21 Ekim'de yaklaşık yüzde 78, 22 Ekim'de ise yüzde 86 düzeyine ulaşacak. Bu durum, özellikle gökyüzündeki daha sönük meteorların fark edilmesini zorlaştırabilecek. Parlak meteorlar görülebilse de ideal karanlık gökyüzü koşullarındaki kadar yoğun bir görüntü oluşmayabilecek. Ay ışığının etkisinden uzaklaşmak isteyen gözlemciler için Ay'ın battığı saatlerden sonraki dönem daha avantajlı olabilir. Ankara'da 21 Ekim'i 22 Ekim'e bağlayan gece Ay'ın yaklaşık 02.46'da batması bekleniyor. Dolayısıyla sabaha karşı saatler, bulutsuz bir gökyüzü olması halinde daha elverişli bir gözlem fırsatı sunabilir. Orionid meteor yağmuru Türkiye'den görülebilecek mi? Orionid meteor yağmuru yalnızca belirli bir ülkeden gözlemlenen bir doğa olayı değil. Kuzey ve Güney Yarım Küre'deki pek çok bölgeden izlenebilen meteor yağmuru, Türkiye'den de görülebiliyor. Ancak İstanbul, Ankara, İzmir ve diğer büyükşehirlerin yoğun aydınlatmaya sahip merkezlerinde meteorların fark edilmesi daha zor olabilir. Gözlem için şehir merkezlerinden uzak, mümkün olduğunca karanlık ve ufuk görüşü açık alanların tercih edilmesi öneriliyor. Bulutlu hava, sis ve yağış gibi meteorolojik koşullar da görünürlüğü önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu nedenle 21-22 Ekim gecesi gözlem yapmak isteyenlerin bulundukları bölgenin güncel hava tahminlerini kontrol etmesi önem taşıyor. Meteor yağmurunu izlemek için teleskop gerekiyor mu? Orionid meteor yağmurunu izlemek için teleskop, dürbün ya da özel bir astronomi ekipmanına ihtiyaç bulunmuyor. Meteorların geniş bir gökyüzü alanında belirmesi nedeniyle çıplak gözle yapılan gözlemler daha avantajlı olabiliyor. Meteorlar, adını aldıkları Orion yani Avcı Takımyıldızı çevresindeki bir noktadan yayılıyormuş gibi görünse de gökyüzünün farklı bölgelerinde ortaya çıkabiliyor. Gözlemcilerin gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre telefon ve diğer parlak ekranlardan uzak durması, mümkün olduğunca geniş bir gökyüzü alanını takip etmesi öneriliyor. Meteorların belirli bir takvimde en yoğun döneme ulaşması, gökyüzünde kesintisiz bir ışık gösterisi yaşanacağı anlamına gelmiyor. Bazen birkaç dakika boyunca meteor görülmezken kısa aralıklarla birden fazla meteorun belirmesi mümkün olabiliyor. Orionid meteor yağmuru neden her yıl gerçekleşiyor? Meteor yağmurlarının her yıl benzer tarihlerde ortaya çıkmasının nedeni, Dünya'nın Güneş çevresindeki hareketi sırasında uzaydaki belirli parçacık akıntılarından tekrar tekrar geçmesi. Halley Kuyruklu Yıldızı'nın geçmiş geçişlerinde bıraktığı parçacıklar da bu doğal döngünün bir parçasını oluşturuyor. Orionidlerin yanı sıra mayıs ayında gözlemlenen Eta Aquarid meteor yağmuru da Halley Kuyruklu Yıldızı'ndan kalan parçacıklarla ilişkili. Böylece aynı kuyruklu yıldızın bıraktığı izler, yılın iki farklı döneminde gökyüzü olaylarına neden oluyor. 21-22 Ekim gecesi zirveye ulaşacak Orionid meteor yağmuru, gökyüzüne merak duyanlar için teleskop gerektirmeyen bir gözlem fırsatı sunacak. Ancak bu yıl Ay ışığının güçlü olması nedeniyle meteorların en net şekilde izlenebilmesi için karanlık alanların ve uygun saatlerin seçilmesi daha da önem kazanacak.
Özel Haber

21 Ekim gecesi gökyüzünde görsel şölen! Halley Kuyruklu Yıldızı’ndan gelen meteor yağmuru başlıyor

15 Ekim 2026
Alışveriş fişini kaybedenler dikkat! İade hakkınız bitmiyor, paranızı geri alabilirsiniz
Özel Haber

Alışveriş fişini kaybedenler dikkat! İade hakkınız bitmiyor, paranızı geri alabilirsiniz

14 Ekim 2026
Sonraki Haber
İnternetten aldığınız ürün gelmediyse dikkat: Satıcının “kargo gecikti” demesi yetmiyor! Tüketicinin hakları neler?

İnternetten aldığınız ürün gelmediyse dikkat: Satıcının “kargo gecikti” demesi yetmiyor! Tüketicinin hakları neler?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Komşusunun evinde fenalaşıp hayatını kaybetti
Yerel Haberler

Komşusunun evinde fenalaşıp hayatını kaybetti

17 Ekim 2026
Traktör ile kamyonet çarpıştı; 1 ölü, 1 yaralı
Yerel Haberler

Traktör ile kamyonet çarpıştı; 1 ölü, 1 yaralı

17 Ekim 2026
Zalgiris Kaunas - Anadolu Efes : 70-85
Spor Haberleri

Zalgiris Kaunas – Anadolu Efes : 70-85

17 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

AFAD: 60 bin 395 personel ve 8 bin 927 araç görev yapıyor

17 Ekim 2026
Yaşam

Ankara’da sağanak etkili oldu

17 Ekim 2026
Yaşam

İçişleri Bakanlığı’ndan ‘sağanak’ ve ‘fırtına’ uyarısı

17 Ekim 2026
Yaşam

YÖK Başkanı Erol Özvar’dan üniversitelere ‘Terörsüz Türkiye’ çağrısı

16 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Ordu’da yolcu minibüsü kamyonla çarpıştı: 1 ölü 23 yaralı

Ordu’da yolcu minibüsü kamyonla çarpıştı: 1 ölü 23 yaralı

- Haberton
17 Ekim 2026

Ordu’nun Fatsa ilçesinde yolcu minibüsü ile kamyonun çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi öldü, 18’i öğrenci 23 kişi yaralandı....

Türkiye’de şehirlerin gizli sakinleri: Beton binaların arasında yaban hayatı nasıl varlığını sürdürüyor?

Markette aldığınız her ürün güvenli mi? Gıda etiketlerinde gözden kaçan 10 kritik ayrıntı!

Zayıflama iğneleri sanıldığı kadar masum mu? Uzmanları endişelendiren yan etkiler ve bırakınca yaşananlar!

Türkiye’de dondurulmuş gıda sektörü büyüyor: Soğuk zincir ve lojistikte yeni dönem

Güncel Haber

Komşusunun evinde fenalaşıp hayatını kaybetti

Komşusunun evinde fenalaşıp hayatını kaybetti

17 Ekim 2026
AFAD: 60 bin 395 personel ve 8 bin 927 araç görev yapıyor

AFAD: 60 bin 395 personel ve 8 bin 927 araç görev yapıyor

17 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton