27 Haziran 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Binlerce küçük işaret

Binlerce küçük işaret

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
27 Haziran 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Binlerce küçük işaret
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Lawrence Durrell’ın bir cümlesi var, okuduğumdan beri içimde duruyor: “Büyük bir sevginin göstergesi olan binlerce küçük ayrıntıyı ıskaladım.” Basit gibi duruyor. Ama üstünde durdukça derinleşiyor.

Bir süvari düşünün. Geniş bir ovadan dörtnala geçiyor, gözleri rüzgârla dolu, hızla ilerliyor. Sonra bir tepeye çıkıp durduğunda arkasına bakıyor ve şaşırıyor. Mavi ırmaklar, meyveyle ağırlaşmış dallar, her esintide rengi değişen çiçekler, kuş sürüleri, koyu yeşil ormanlar. Hepsi oradaymış. “Ben bunları az önce nasıl görmedim?” diye soruyor kendine. İçinden geçtim, ama görmedim.

İnsan kendi geçmişine baktığında da böyle şaşırır işte. Aradığı şeyin tam ortasından geçmiş, ama fark etmemiştir.

Sürekli aradığımız bir şeyi, sevgiyi, onca işaret ortadayken nasıl göremeyiz? Bizi körleştiren ne? Hızla koşarken hangi rüzgâr gözlerimize dolar da, tam istediğimiz yerin içinde olduğumuzu görmemizi engeller?

Bence sorun beklentimizde. Hepimiz sevginin kendini büyük bir patlamayla göstermesini bekliyoruz. Dağdan kopan bir çığ gibi, patlayan bir yanardağ gibi, limanları yıkan deli bir deniz gibi. Tek seferde, görkemli, sarsıcı. Oysa içinde bir ömür geçirmek isteyeceğimiz o güzel ovanın, binlerce küçük işaretten oluştuğunu düşünemeyiz. Her biri tek başına önemsiz görünür; meyve ağacı, çiçek tarhı, bir dere. Ve bu küçüklük, ovanın tamamını görmemizi engeller.

Sonra bir gün döner, bir tepeden geriye bakarız. O zaman her şey açıkça görünür. Söylenmiş bir cümle, küçük bir gülümseme, omzumuza şefkatle dokunan bir el, kederli bir bakış, utangaç bir öfke. Zihnimizin değişik yerlerine dağılmış o işaretler birden bir araya gelir ve anlarız: büyük bir sevgiyi ıskalamışız.

Durrell’ın anlattığı bir an var, beni çarpan: birinin, öpmek için gözlüğünü güneş yanığı burnunun üstünden, tıpkı bir kavanozun kapağını kaldırır gibi yukarı itmesi. Minicik bir hareket. Ama içinde, belki başka kimsenin göremeyeceği bir sevgi taşıyan bir hareket. İşte o küçük jestler, öpüldüğümüz anda fark etmediğimiz o sevgi, belleğimize sessizce kaydolur. O an aklımız başka yerdedir; küçük işaretleri değil, büyük altüst oluşları aramaktayızdır. O yüzden değerini bilmeyiz.

Sonra bir gece, kaybedilmiş birinin acısıyla uyanırız. Çığlıkla. Çünkü aradığımız sevgiyi aslında bulmuşuzdur, ama bulduğumuz çoktan geçmişte kalmış, sahibi uzaklara gitmiştir. O zaman Durrell’ın o korkunç sorusunu sorarız kendimize: insan geçmişteki birini sevmeye başlayabilir mi?

Bence cevap şuna bağlı. Eğer o geçmiş hâlâ içimizde soluk alıp veriyorsa, hâlâ kımıldıyorsa, o işaretleri yeniden keşfetmek hâlâ canımızı acıtıyorsa, o kişi henüz “geçmiş” olmamış demektir. Anılardaki işaretleri tek tek toplar, yerli yerine koyar ve karşımıza çıkan o resmi yeniden sevmeye başlarız. Sonra sorarız: neden o zaman göremedim?

Cevap yine Durrell’da: “O kadar bilgiden serseme dönmüş olduğum için onu doğal hâliyle göremezdim.” İşte mesele bu. Sevdiğimiz biri hakkında topladığımız bilgiler. Çoğu zehirli. Onun mazisi, yaptıkları, hakkında duyduklarımız; bütün bunlar, kendimizi sevilmeye layık görmeyen zihnimizin ürettiği kuşkularla birleşince, sülfür dumanı gibi gözlerimizi yakar. Bereketli bir ovadan, etrafımızı göremeden geçeriz. Aradığımız yeri bulduğumuzu anlayamadan.

Burada bir an durmak istiyorum. Çünkü iki tür geçmişimiz var. Biri, küçük işaretleri göremediğimiz için kaybettiğimiz geçmiş. Öteki, görmememiz gerekirken inatla görüp biriktirdiğimiz, kuşkuyla kanserleşmiş yanlış bilgiler. Geçmişe döndüğümüzde hangisi öne çıkacak? Hangisi yeni kuracağımız hayata rengini verecek? İşte asıl soru bu.

Flaubert bir mektubunda şöyle der: “Bizi mahveden şeyin geçmiş zaman olduğunu düşünüyorum.” Peki hangi geçmiş bizi mahvediyor? Küçük işaretleri göremediğimiz geçmiş mi? Yoksa o işaretleri sonradan fark ettiğimizde, acının aslında kendi körlüğümüzden doğduğunu anladığımız geçmiş mi?

Çünkü tuhaf bir gerçek var: bazen sadece gelecek değil, geçmiş de değişir. Tepede atınızı durdurup geriye baktığınızda, içinden geçtiğiniz ova size bambaşka görünür. Dönmek isteyebilirsiniz. Ama dönülür mü, orası belli değil.

En çok ürperten ihtimal şu: ya sevdiğimiz ve bizi sevmediğini sandığımız o insan, aslında bizi umursuyorduysa? Ya biz atımızı fazla hızlı sürdüğümüz için, çevremize bakmadığımız için, tam aradığımız ovanın ortasında olduğumuzu kavrayamadıysak? Ya yanlış bilgiler gözlerimize sert bir rüzgâr gibi dolduğu için kör kaldıysak?

Hepimiz arıyoruz. Ama gözlerimiz büyük patlamaları görmek üzere ayarlanmış. Bir infilaka benzemeyen hiçbir şey ilgimizi çekmiyor. Küçük işaretlere aldırmıyoruz. Binlercesine.

Oysa büyük bir sevgiyi, tam da o ayrıntılar yapıyor. Belki hayatımızda binlercesi var. Şu an bile.

Ve belki de tek sorunumuz, yanlış yere bakıyor olmamız.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Sağlık Bakanlığı uyardı: Yaz tatilinde ekran süresi sınırlandırılmalı

Sonraki Haber

Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Çiçek görürsen kokla
Yazarlar

Çiçek görürsen kokla

27 Haziran 2026
Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor
Yazarlar

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor

26 Haziran 2026
İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu
Yazarlar

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu

25 Haziran 2026
Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar
Yazarlar

Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar

25 Haziran 2026
Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan
Yazarlar

Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan

25 Haziran 2026
Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak
Yazarlar

Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak

24 Haziran 2026
Sonraki Haber
Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Yerel Haberler

Ev ve otomobilinde 2 bin 85 litre etil alkol ele geçirilen şüpheli tutuklandı

27 Haziran 2026
24 ilde uyuşturucu operasyonu: 122 tutuklama
Yerel Haberler

24 ilde uyuşturucu operasyonu: 122 tutuklama

27 Haziran 2026
Venezuela'daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 920'ye yükseldi
Dış Haberler

Venezuela’daki depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı 920’ye yükseldi

27 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Gözleme pişirip satarak 5 çocuğunu büyüttü

27 Haziran 2026
Yaşam

Diplomalarını, eğittikleri atların üzerinde aldılar

27 Haziran 2026
Yaşam

71 yaşında, ikinci üniversiteyi sevinç gözyaşlarıyla bitirdi

27 Haziran 2026
Yaşam

Farklı mesleklerden kadınlar, darbuka ritminde buluştu

27 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Aras Kargo libero Dilek'i aldı

Aras Kargo libero Dilek’i aldı

- Haberton
27 Haziran 2026

Sultanlar Ligi kulüplerinden Aras Kargo, dış transferde Kuzeyboru'dan libero Dilek Kınık Ekşi ile anlaştığını duyurdu. Kırmızı-beyazlılar transferle ilgili, "1995 doğumlu...

Sosyal medyada fake yatırım tuzakları büyüyor

Sahte IBAN dolandırıcılığına dikkat: Uzmanlardan kritik uyarı

Borç kapatmanın en etkili yöntemleri

Sürekli yorgunluk erkeklerde hangi hastalıkları gösterebilir?

Güncel Haber

Ev ve otomobilinde 2 bin 85 litre etil alkol ele geçirilen şüpheli tutuklandı

27 Haziran 2026
Gözleme pişirip satarak 5 çocuğunu büyüttü

Gözleme pişirip satarak 5 çocuğunu büyüttü

27 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton