17 Ağustos 2026, Pazartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Binlerce küçük işaret

Binlerce küçük işaret

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
27 Haziran 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Binlerce küçük işaret
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Lawrence Durrell’ın bir cümlesi var, okuduğumdan beri içimde duruyor: “Büyük bir sevginin göstergesi olan binlerce küçük ayrıntıyı ıskaladım.” Basit gibi duruyor. Ama üstünde durdukça derinleşiyor.

Bir süvari düşünün. Geniş bir ovadan dörtnala geçiyor, gözleri rüzgârla dolu, hızla ilerliyor. Sonra bir tepeye çıkıp durduğunda arkasına bakıyor ve şaşırıyor. Mavi ırmaklar, meyveyle ağırlaşmış dallar, her esintide rengi değişen çiçekler, kuş sürüleri, koyu yeşil ormanlar. Hepsi oradaymış. “Ben bunları az önce nasıl görmedim?” diye soruyor kendine. İçinden geçtim, ama görmedim.

İnsan kendi geçmişine baktığında da böyle şaşırır işte. Aradığı şeyin tam ortasından geçmiş, ama fark etmemiştir.

Sürekli aradığımız bir şeyi, sevgiyi, onca işaret ortadayken nasıl göremeyiz? Bizi körleştiren ne? Hızla koşarken hangi rüzgâr gözlerimize dolar da, tam istediğimiz yerin içinde olduğumuzu görmemizi engeller?

Bence sorun beklentimizde. Hepimiz sevginin kendini büyük bir patlamayla göstermesini bekliyoruz. Dağdan kopan bir çığ gibi, patlayan bir yanardağ gibi, limanları yıkan deli bir deniz gibi. Tek seferde, görkemli, sarsıcı. Oysa içinde bir ömür geçirmek isteyeceğimiz o güzel ovanın, binlerce küçük işaretten oluştuğunu düşünemeyiz. Her biri tek başına önemsiz görünür; meyve ağacı, çiçek tarhı, bir dere. Ve bu küçüklük, ovanın tamamını görmemizi engeller.

Sonra bir gün döner, bir tepeden geriye bakarız. O zaman her şey açıkça görünür. Söylenmiş bir cümle, küçük bir gülümseme, omzumuza şefkatle dokunan bir el, kederli bir bakış, utangaç bir öfke. Zihnimizin değişik yerlerine dağılmış o işaretler birden bir araya gelir ve anlarız: büyük bir sevgiyi ıskalamışız.

Durrell’ın anlattığı bir an var, beni çarpan: birinin, öpmek için gözlüğünü güneş yanığı burnunun üstünden, tıpkı bir kavanozun kapağını kaldırır gibi yukarı itmesi. Minicik bir hareket. Ama içinde, belki başka kimsenin göremeyeceği bir sevgi taşıyan bir hareket. İşte o küçük jestler, öpüldüğümüz anda fark etmediğimiz o sevgi, belleğimize sessizce kaydolur. O an aklımız başka yerdedir; küçük işaretleri değil, büyük altüst oluşları aramaktayızdır. O yüzden değerini bilmeyiz.

Sonra bir gece, kaybedilmiş birinin acısıyla uyanırız. Çığlıkla. Çünkü aradığımız sevgiyi aslında bulmuşuzdur, ama bulduğumuz çoktan geçmişte kalmış, sahibi uzaklara gitmiştir. O zaman Durrell’ın o korkunç sorusunu sorarız kendimize: insan geçmişteki birini sevmeye başlayabilir mi?

Bence cevap şuna bağlı. Eğer o geçmiş hâlâ içimizde soluk alıp veriyorsa, hâlâ kımıldıyorsa, o işaretleri yeniden keşfetmek hâlâ canımızı acıtıyorsa, o kişi henüz “geçmiş” olmamış demektir. Anılardaki işaretleri tek tek toplar, yerli yerine koyar ve karşımıza çıkan o resmi yeniden sevmeye başlarız. Sonra sorarız: neden o zaman göremedim?

Cevap yine Durrell’da: “O kadar bilgiden serseme dönmüş olduğum için onu doğal hâliyle göremezdim.” İşte mesele bu. Sevdiğimiz biri hakkında topladığımız bilgiler. Çoğu zehirli. Onun mazisi, yaptıkları, hakkında duyduklarımız; bütün bunlar, kendimizi sevilmeye layık görmeyen zihnimizin ürettiği kuşkularla birleşince, sülfür dumanı gibi gözlerimizi yakar. Bereketli bir ovadan, etrafımızı göremeden geçeriz. Aradığımız yeri bulduğumuzu anlayamadan.

Burada bir an durmak istiyorum. Çünkü iki tür geçmişimiz var. Biri, küçük işaretleri göremediğimiz için kaybettiğimiz geçmiş. Öteki, görmememiz gerekirken inatla görüp biriktirdiğimiz, kuşkuyla kanserleşmiş yanlış bilgiler. Geçmişe döndüğümüzde hangisi öne çıkacak? Hangisi yeni kuracağımız hayata rengini verecek? İşte asıl soru bu.

Flaubert bir mektubunda şöyle der: “Bizi mahveden şeyin geçmiş zaman olduğunu düşünüyorum.” Peki hangi geçmiş bizi mahvediyor? Küçük işaretleri göremediğimiz geçmiş mi? Yoksa o işaretleri sonradan fark ettiğimizde, acının aslında kendi körlüğümüzden doğduğunu anladığımız geçmiş mi?

Çünkü tuhaf bir gerçek var: bazen sadece gelecek değil, geçmiş de değişir. Tepede atınızı durdurup geriye baktığınızda, içinden geçtiğiniz ova size bambaşka görünür. Dönmek isteyebilirsiniz. Ama dönülür mü, orası belli değil.

En çok ürperten ihtimal şu: ya sevdiğimiz ve bizi sevmediğini sandığımız o insan, aslında bizi umursuyorduysa? Ya biz atımızı fazla hızlı sürdüğümüz için, çevremize bakmadığımız için, tam aradığımız ovanın ortasında olduğumuzu kavrayamadıysak? Ya yanlış bilgiler gözlerimize sert bir rüzgâr gibi dolduğu için kör kaldıysak?

Hepimiz arıyoruz. Ama gözlerimiz büyük patlamaları görmek üzere ayarlanmış. Bir infilaka benzemeyen hiçbir şey ilgimizi çekmiyor. Küçük işaretlere aldırmıyoruz. Binlercesine.

Oysa büyük bir sevgiyi, tam da o ayrıntılar yapıyor. Belki hayatımızda binlercesi var. Şu an bile.

Ve belki de tek sorunumuz, yanlış yere bakıyor olmamız.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Sağlık Bakanlığı uyardı: Yaz tatilinde ekran süresi sınırlandırılmalı

Sonraki Haber

Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Ankara ayazının ve esnaf tezgahının anatomisi: Donduk la, bi çay ver!
Yazarlar

Ankara ayazının ve esnaf tezgahının anatomisi: Donduk la, bi çay ver!

17 Ağustos 2026
İnsanlar artık birbirine bakmıyor
Yazarlar

İnsanlar artık birbirine bakmıyor

17 Ağustos 2026
Yazarlar

“İçimde susan şiirler”/ Aygül Zade

17 Ağustos 2026
Yazarlar

Başarılı karikatürist Samet Etker ile söyleşi

16 Ağustos 2026
Ankara'da hayat var da, biz neredeyiz gardaş?
Yazarlar

Ankara’da hayat var da, biz neredeyiz gardaş?

16 Ağustos 2026
Yazarlar

Yolun ziyası: Hüzün, sabır ve ödül

15 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

En Güncel Haberler

Alihan Kuriş’in ifadesi ortaya çıktı! Evindeki yüklü miktarda altın için “Aile birikimi” dedi
Öne Çıkan

Alihan Kuriş’in ifadesi ortaya çıktı! Evindeki yüklü miktarda altın için “Aile birikimi” dedi

17 Ağustos 2026
'Haldun Taner Öykü Ödülü' yarışması yılın öykücüsünü seçiyor
Kültür ve Sanat

‘Haldun Taner Öykü Ödülü’ yarışması yılın öykücüsünü seçiyor

17 Ağustos 2026
Beşiktaş ile Tera Holding arasında sponsorluk anlaşması imzalandı
Spor Haberleri

Beşiktaş ile Tera Holding arasında sponsorluk anlaşması imzalandı

17 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Irak sınırında 6 gündür bekletilen Filistin Konvoyu, Türkiye’ye döndü

17 Ağustos 2026
Yaşam

Kandıra’da deniz yasağı kalktı, plajlarda yoğunluk oluştu

17 Ağustos 2026
Yaşam

Filistin için ‘İnsanlığı Sesi’ çağrısı öncesinde İstanbul’da basın toplantısı yapıldı

17 Ağustos 2026
Yaşam

Balçıkta mahsur kalan leyleği itfaiye ekipleri kurtardı

17 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Kırmızı bültenle aranıyordu! Türkiye’de saklandığı adreste yakalandı

Kırmızı bültenle aranıyordu! Türkiye’de saklandığı adreste yakalandı

- Haberton
17 Ağustos 2026

Irak adli makamlarınca terör suçu kapsamında iadesi talep edilen ve hakkında İnterpol tarafından kırmızı bülten çıkarılan Irak uyruklu F. H....

İlişkilerde iletişim neden bozuluyor? Çiftleri birbirinden uzaklaştıran davranışlara dikkat

Küçük yatırımcı için en az riskli yatırım araçları hangileri? Parayı korumak isteyenler nelere dikkat etmeli?

Sosyal medya hesabınız çalındıysa ne yapmalısınız? İlk dakikalarda bu adımlara dikkat

Kilo verememenizin nedeni yavaş metabolizma olabilir mi? İşte metabolizma hızını etkileyen faktörler

Güncel Haber

Alihan Kuriş’in ifadesi ortaya çıktı! Evindeki yüklü miktarda altın için “Aile birikimi” dedi

Alihan Kuriş’in ifadesi ortaya çıktı! Evindeki yüklü miktarda altın için “Aile birikimi” dedi

17 Ağustos 2026
'Haldun Taner Öykü Ödülü' yarışması yılın öykücüsünü seçiyor

‘Haldun Taner Öykü Ödülü’ yarışması yılın öykücüsünü seçiyor

17 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton