Şiilere değer katan bir kalem: Aygül Zade. Türk Dili ve Edebiyatına, Türk Şiirine ve Türk Şairlerine vefa yazı dizisi’nin özel konuğu
“Türk Dili ve Edebiyatına, Türk şiirine ve Türk şairlerine vefa” duygusuyla hazırladığım yazı dizisinin bu bölümünde, şiire yalnızca kendi dizeleriyle değil, başka kalemlerin eserlerine gösterdiği özen ve vefayla da katkı sunan özel bir konuğu ağırlıyorum: Aygül Zade.
İzmir doğumlu olan AygülZade, kökleri Yunanistan’ın Girit adasına dayanan bir ailenin tek kız çocuğudur. Eğitim hayatını iç mimarlık alanında tamamlayan AygülZade, ailesinin inşaat sektöründeki çalışma alanına rağmen edebiyata duyduğu güçlü ilgi doğrultusunda şiire yönelmiş ve zaman içerisinde kendine özgü bir edebî çizgi oluşturmaya başlamıştır.
Şiirle kurduğu güçlü bağ, onun yalnızca duygularını dizelere aktarmasını değil; insanın iç dünyasına, yaşadığı kırılmalara, özlemlerine, aşklarına, hayal kırıklıklarına ve hayatın gerçeklerine şiir aracılığıyla bakmasını da beraberinde getirmiştir.
Duygu yoğunluğu yüksek anlatımı ve içsel yolculukları merkeze alan şiirleriyle kendine özgü bir okuyucu kitlesi oluşturan Aygül Zade, bugüne kadar yüzlerce şiire imza atmıştır. Eserleri, çeşitli antoloji çalışmalarında yer almış, dijital platformlar aracılığıyla da okuyucularla buluşmuştur.
Şiirlerinde insan ruhunun farklı hâllerine yer veren Aygül Zade’nin edebî çizgisinde rahmetli şairimiz Sayın Yaman Karaca’nın şiir anlayışının da önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu çizgiden aldığı ilhamı kendi duygu dünyası ve özgün anlatımıyla harmanlayan şair, zaman içerisinde kendi sesini ve anlatım biçimini oluşturmaya yönelmiştir.
Aygül Zade’nin şiir yolculuğu henüz tamamlanmış bir yolculuk değil. Aksine, yeni eserlerle büyümeye devam eden bir edebî üretim sürecinin içerisinde. Şu anda kitap çalışmaları yazım aşamasında bulunuyor. Biriktirdiği şiirleri kitaplaştırmaya yönelik çalışmalarını sürdüren Aygül Zade’nin önümüzdeki dönemde eserlerini okurlarla buluşturması bekleniyor.
Yazım aşamasındaki kitaplarının, bugüne kadar farklı platformlarda okuyucuyla buluşan şiirlerini daha bütünlüklü bir yapı içerisinde bir araya getirmesi ve onun şiir dünyasını daha yakından tanımak isteyen okurlara yeni bir kapı açması bekleniyor.
KENDİ DİZELERİNDEN BAŞKA KALEMLERE
Ancak Aygül Zade’yi, yalnızca kendi şiirleri üzerinden değerlendirmek yeterli değildir. Onun edebiyatımıza sunduğu katkının önemli bir boyutunu da başka şairlerin eserlerine gösterdiği vefa oluşturmaktadır.
Özellikle TikTok’ta gerçekleştirdiği canlı yayınlarda yalnızca kendi şiirlerini okumakla kalmayıp, değerli bulduğu ve edebî açıdan anlamlı gördüğü farklı şairlerin eserlerini de yorumlayarak dinleyicilerle buluşturuyor.
Bana göre bunun edebiyat açısından özel bir anlamı var.
Çünkü şiir yalnızca yazmak değildir. Şiir aynı zamanda okumaktır, anlamaktır, paylaşmaktır, başka bir şairin emeğine saygı göstermektir. Bir şairin başka bir şairin şiirini sahiplenerek okuması ve onu yeni dinleyicilerle buluşturması, edebiyat dünyasında önemli bir dayanışma ve vefa örneğidir.
Aygül Zade’nin canlı yayınlarında yaptığı da tam olarak budur. Kendi şiirlerini görünür kılarken başka kalemlerin eserlerine de alan açmaktadır. Bir şairin dizelerine ses olmak, o dizelerin daha fazla insana ulaşmasına vesile olmak ve başka bir kalemin emeğini değerli bulduğunu göstermek; edebiyatın paylaşma kültürüne yapılmış önemli bir katkıdır.
Bu nedenle Aygül Zade’yi yalnızca şiir yazan bir isim olarak değil, şiiri ve şairi önemseyen bir kalem olarak değerlendirmek gerekir.
Bugün edebiyat dünyasında ihtiyaç duyduğumuz en önemli değerlerden biri de vefadır. Birbirinin emeğini küçümsemeyen, başka kalemlerin varlığını kendi varlığına tehdit olarak görmeyen ve edebiyatı ortak bir kültürel değer olarak kabul eden bir anlayış, şiirin gelişmesine de katkı sağlar.
Aygül Zade’nin başka şairlerin şiirlerine verdiği ses, bu açıdan ayrıca kıymetlidir.
Bir şiiri okumak bazen yalnızca birkaç dizeyi seslendirmek değildir. O dizelerin ardındaki duyguyu, emeği ve şairin dünyasını da okuyucuya taşımaktır. Aygül Zade’nin başka kalemlerin eserlerini yorumlaması, şiirin daha geniş kitlelere ulaşmasına vesile olması bakımından önem taşımaktadır.
ŞİİRİN VE ŞAİRİN YANINDA DURMAK
Edebiyatın gücü yalnızca yeni eserler üretmesinden gelmez. Aynı zamanda var olan eserleri yaşatmasından, şairlerin birbirine ses olmasından ve şiirin kuşaktan kuşağa aktarılmasından gelir.
Aygül Zade’nin kendi şiirlerinin yanında başka şairlerin eserlerine de yer vermesi, bu anlayışın güzel örneklerinden biridir. Kendi kalemini ortaya koyarken başka kalemlere de saygı göstermesi, onun şiire bakışındaki vefayı ortaya koymaktadır.
Bir köşe yazarı ve yakın arkadaşı olarak kendisine özellikle teşekkür etmek istediğim nokta da budur.
Türk Dili ve Edebiyatımıza, Türk şiirine ve Türk şairlerine verdiğin değer; kendi şiirlerini üretmenin yanında başka kalemlerin dizelerine de sahip çıkman, onların eserlerini yorumlaman ve daha geniş kitlelerle buluşturman için sana teşekkür ediyorum.
Kendi dizelerini yazarken başka şairlerin dizelerine de ses olman, şiirin yalnızca bireysel bir ifade değil, aynı zamanda ortak bir edebî miras olduğunu hatırlatıyor.
Bazen bir şairin emeğine verilebilecek en güzel karşılık, onun şiirini okumaktır. Bazen bir dizeyi yeniden seslendirmek, o şairin duygusunu başka bir insana ulaştırmaktır. Sen de bunu yaparak şiire kendi kaleminin yanında başka kalemlerin penceresinden de bakıyorsun.
Bu nedenle seni, “Türk Dili ve Edebiyatına, Türk Şiirine ve Türk Şairlerine Vefa Yazı Dizisi”nin özel konuğu olarak ağırlamaktan ayrıca mutluluk duyuyorum.
Bu yazı dizisini hazırlarken temel amacım; edebiyatımıza emek veren, şiire gönül veren ve kendi imkânlarıyla üretmeye devam eden kalemleri okuyucularla buluşturmak. Aygül Zade de bu anlamda benim için yalnızca bir söyleşi konuğu değil, şiire olan bağlılığı ve edebiyata verdiği değer nedeniyle bu dizinin özel konuklarından biridir.
Şiir yolculuğunun bundan sonraki döneminde yazım aşamasındaki kitaplarının tamamlanması ve okurlarla buluşması en büyük temennilerimizden biri. Biriktirdiği şiirlerin kitap sayfalarında yeni bir yolculuğa çıkması, onun edebî dünyasını daha geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşturacaktır.
Dilerim yazım aşamasındaki kitapların tamamlandığında, bugüne kadar biriktirdiğin şiirler okurların elinde yeni bir yolculuğa çıkar. Dilerim kalemin daha nice dizelere, şiirlerin daha nice gönüllere ulaşır.
Ve dilerim Türk şiirinin güçlü kalemleri birbirine ses olmaya, birbirinin emeğine değer vermeye ve şiiri yaşatmaya devam eder.
Aygül Zade’ye, Türk Dili ve Edebiyatına, Türk Şiirine ve Türk Şairlerine vefa yazı dizimizin özel konuğu olarak katıldığı ve kendi şiir yolculuğunu okuyucularımızla paylaştığı için teşekkür ediyorum.
İyi ki yazıyor, iyi ki üretiyor, iyi ki şiirin yanında duruyorsun.
Bir köşe yazarı olarak değil, yakın bir arkadaşın olarak; şiire, şaire ve Türk edebiyatına verdiğin değer için teşekkür ediyorum canım kadın.
Aygül Zade’yi ve şiir dünyasını anlatan bu satırların ardından, sözü artık kendisine bırakıyorum. Çünkü bir şairi anlatmanın en güzel yolu, onun dizelerine kulak vermektir. Aşağıda, Aygül Zade’nin kendi kaleminden bir şiiri sizlerle buluşturuyorum.
AYGÜL ZADE’NİN KALEMİNDEN
DOST DEDİM
Dost dedim gönlüme, sevgiyle açtım kapımı,
Vefayı bilen aldı, unuttu çıkar hesabını.
Yüreğimde taşıdım en temiz duygularımı,
Satmadım hiçbir zaman dostlukla yazdıklarımı.
Rüzgâr gibi gelip geçen niceleri gördüm ben,
Maskeler düşünce bir bir, gerçekleri seçtim ben.
Doğru bildiğim yoldan bir adım da kaçmadım,
Eğilmedim zalime, haktan asla şaşmadım.
Menfaat peşindekiler gölge gibi kaybolur,
Gerçek dost dediğin ise ömür boyu var olur.
Zaman gelir fırtınalar umutları savurur,
Sağlam dostun sevgisi bütün yarayı sarar durur.
Bir selamın değeri bazen dünyalara bedel,
Bir tebessüm yeter olur, silinir nice engel.
Kalbi güzel insanlarla güzelleşir her emel,
İyilik eken gönüller kazanır en güzel ödül.
Ben dostluğu pazarlıkla ölçmedim hiçbir zaman,
Yüreğimden ne geldiyse sundum candan her an.
Kimseyi kırmak değil niyetim hiçbir zaman,
Sevgiyle yaşar insan, sevgi kalır her zaman.
İhanetin gecesi ne kadar uzun olsa da,
Vefanın güneşleri doğar elbet sonunda.
Sabır ile yürüyenin izi kalır bu yolda,
Haklı olan kazanır en güzel zamanda.
Dostluk ömürlüktür, günübirlik değildir,
Temiz seven yüreklerin sevgisi hiç bitmezdir.
Yalanlarla kurulan her köprü bir gün yıkılır,
Gerçek sevgiyle kurulan gönüller hiç ayrılmazdır.
Rabbim kalbi temiz olan kulları eksik etmesin,
Samimiyetle sevenlerin yolunu hep açık etsin.
Yalanın, kibirin gölgesi gönüllere düşmesin,
Gerçek dostluk kıyamete dek daim sürüp gitsin.
Menfaatle gelen el tez çekilir,
Gerçek dostun sözü kalbe ekilir.
Dar gününde yanında duran insan,
Altın değil, candan değer biçilir.
Yalan söze hiçbir zaman kanmadım,
Doğru bildim, doğru yoldan dönmedim.
Ne rüzgâra eğdim başım bir kere,
Hakkı bildim, haktan asla dönmedim.
Bir selamın ömrü vardır gönülde,
Bir tebessüm çiçek açar gönülde.
Kalbi güzel olan kazanır her gün,
Sevgi büyür tertemiz her gönülde.
Gün olur da yollar ayrı düşerse,
Hatıralar yüreğinde yeşerse.
Dost dediğin dua olur dilinde,
İsmi bile gönüllerde yaşarsa.
Rabbim bize doğru dostlar nasip et,
Sevgi dolu temiz gönüller ihsan et.
Birliğimizi daim eyle Allah’ım,
Ömrümüze huzur, bereket nasip et.
Vefa ile yazılsın bütün yollar,
Kardeş olsun dağlar ile ovalar.
Gerçek dostluk kıyamete dek sürsün
AYGÜL ZADE
Kayıt Tarihi : 30.06.2026
Sevgi, Saygı ve dostlukla…













