Alışmak… Bedene, kimliğe, benliğe belki de bir çift göze. Ne zordur ki görmemek onu, hiç etmek, elvedayı dudaklarımızdan döküvermek.
Sarmaşıkları koparıp, köklerini kazımak? Sen ekmedin mi onu toprağa, sen sulamadın mı, sen istemedin mi çiçek açmasını? Bu toprağa alıştı lakin açmak bilmiyor. İşte en acınası yanımız, alışmak… Korkularımıza, yalnızlığa, bu kalple baş başa kalmaya, niçin karşıyız? Bizi yaralayanların, yarayı kanatmasına göz yumuyoruz. Çünkü biz o yaranın kabuk tutmasını, iyileşmesini ve izinin geçip gitmesinden korkuyoruz. Aslında o yara, yaralayandan bize tek kalan şey.
Ah o bir çift göz yok mu ki… Sinirinden ölesiye korktuğumuz o gözler, evvela dönüp baktığımızda görememekten, gün gelip hissedememekten endişemiz. Aşk mıdır? Var mıdır bu cihanda ondan? Rabbimiz o tohumu ekmiş midir yüreklerimize? Ekmiş ise de bütün günahlara bedeldir o yeşimler. Evrenin en güzel ormanıdır o vakit. Kör etmez Tanrı hiç bir kulunu lakin gönlümüze nakş ettiğiyle çöl bedevisi’ne hacet ederiz. Sonra o yeşimler bir sarar ki içimizi, ah o yeşimler yaratılmasaydı, sıra onlara gelmeseydi deriz, lakin bize düşmez bunun suali. Severiz, yenik düşeriz, çırpınır durur yüreğimiz, kafese tıkılmış kumru gibi evvela ne kapısı var bu kafesin ne de kilidi. Tıkıldığın bu gönülden kaçışın yok, ekildin artık o toprağa, alıştırıldın suyuna. Arar oldun yeşimi, nefesin aktı ciğerlerine soludun o ormanları. Alıştın… Ey Yaratılan alıştın… Fark etmedin, hissetmedin, kapıldın, lakin alıştın…
İstemediğin o sevgi nasıl da kambur olmuş sırtına. Ağırlığı yük etmedi ki yüreğine, o senden gidince anladın. Varlığını kabul etmediğin şeyin yokluğu nasıl da tehdit etti yüreğini? O sancılar indi mi velev başına, sarmalamaya çalıştın döküntülerini. İşte o zaman kabullendin sen o kamburu, o toprağı, o yeşimi. Sancılarını toprağına ekilen sevgilinin durgun yüreğinde dindirebilmeyi seçtin. O vakittir alıştın sen. Sığındığın o yüreğe ölesiye alıştırıldın. Sana sadece hakkını vermek kaldı bu vebalin… Sarmala o yeşimi… Uğruna nefsini bir hiç edeceğini bilerek sarmala…













