21 Haziran 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Yaşamın cevapsız sorusu

Yaşamın cevapsız sorusu

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
10 Mayıs 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Yaşamın cevapsız sorusu
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Kimse sormaz bunu. Yüzünüze bakıp “kendine yetiyor musun?” diye soran çıkmaz. Ayıp sayılır belki, ya da kimsenin aklına gelmez, ya da herkes kendi cevabını biliyor da sormaya gerek duymuyordur. Bilmiyorum. Ama şunu biliyorum: bu soru sorulmadan da yanıt veriyor insan. Hayatın tam ortasında, hazır olmadığı bir anda, cevap geliyor.

Hastane yatağında geliyor bazen. Telefon çalmıyor, kapı açılmıyor, koridor sesleri uzaktan geliyor, yabancı. O beyaz tavana bakıyorsunuz ve anlıyorsunuz. Kimse gelmiyor. Kimse gelmeyecek. Ve şimdi tek soru bu: bu odada, bu sessizlikte, kendinizle baş başa kalabilecek misiniz?

Bazıları kaldıramıyor o soruyu. Telefona uzanıyor, birini arıyor, bir şeyler konuşuyor, önemli değil ne konuşulduğu, önemli olan sesin gelmesi. Ses gelince nefes alınıyor. Ses kesilince yeniden başlıyor o ağırlık. Bağımlılık bu. Başkasının varlığına olan bağımlılık. Utanılacak bir şey değil, insani bir şey. Ama farkında olmak başka, farkında olmadan yaşamak başka.

Tren vagonunda da geliyor o soru. Bilmediğiniz bir yer’e gidiyorsunuz, yanınızdakiler yabancı, pencereden geçen manzara da yabancı. Sigara dumanı tavan’a doğru kıvrılıyor, siz bakıyorsunuz. Bir anda soyuluyorsunuz. Rolleriniz, unvanlarınız, gündelik hayatın size biçtiği kostümler kalıyor rayların üstünde. Vagon ilerliyor, siz kendinizle kalıyorsunuz. O an. İşte o an sınav başlıyor. Kimse görmüyor bu sınavı. Karşı koltuktaki adam uyuyor, kadın penceresinden bakıyor. Siz içinizde bir şeyle boğuşuyorsunuz, dışarıdan belli olmuyor.

Sabahın dördünde de başlıyor. Perdeler aydınlanıyor hafif hafif, şehir uyanmaya başlıyor ama siz zaten uyanıksınız çünkü uyuyamadınız. Yatakta döndünüz, bir yandan öbür yana. Beyin kapandı mı? Kapanmadı. Düşünceler geldi mi? Geldi, davet edilmeden, sıraya girmeden, birbirinin üstüne yığılarak geldi. O kimsesiz uykusuzlukta insan en çıplak haliyle kalıyor. Makyaj yok, performans yok, “iyiyim” diyecek kimse yok. Sadece siz ve o karanlık ve o soru.

Yetiyor musunuz?

Bu soruyu kendinize sormak bile cesaret ister. Çoğu insan sormaktan kaçıyor. Cevabı bildiği için değil, cevabı duymaktan korktuğu için. Evleniyorlar, bu sınavdan kaçmak için değil tabii, ama bir yan etki olarak. Başkasının varlığı o soruyu öteliyor. Şöhret istiyorlar, güç istiyorlar, kalabalık istiyorlar. Bunların hepsi meşru istekler, hepsinin altında başka şeyler de var. Ama en dipte, en sessiz yerde, aynı şey yatıyor: yalnız kalmaktan korkmak. Kendine yetmeyeceğinden korkmak.

Sistem bunu biliyor. Hiçbir zaman gerçekten yalnız kalmamanız için elinden geleni yapıyor. Ekran dolduruyor boşluğu, gürültü dolduruyor sessizliği, bildirimler dolduruyor anı. Siz hiç fark etmeden uyuşturuluyorsunuz. Uyuşturulmuş insan o soruyla yüzleşmiyor. Yüzleşmeyen insan cevap aramıyor. Cevap aramayan insan daha kolay yönetiliyor, daha kolay tüketiyor, daha kolay bir yere koyuluyor.

Yalnızlık politik bir meseledir aslında. Ama kimse böyle bakmıyor. Ekmek sorunu görünür çünkü somut, ölçülebilir, bir kepçeyle dağıtılabilir. Yalnızlık görünmez. Her evde ayrı ayrı yaşanıyor, her odada farklı bir biçimde, kimse kimseyle paylaşmıyor çünkü paylaşmak zayıflık sayılıyor. Perde çekiliyor önüne. Perde sağlam tutulduğu sürece sorun yok sayılıyor. Ve biz de razı geliyoruz bu sessizliğe. Çünkü alternatifi konuşmak, konuşmak yüzleşmek demek.Bu da işimize gelmiyor.

Sorun var.

Ama sorun kabul edilmeden çözülmüyor. Kabul etmek zayıflık değil, tek gerçekçi başlangıç noktası.Milyonlarca insan bu sınavı şu an veriyor. Biri ıssız bir evde, kırık dökük kanepesinde oturuyor, televizyon açık ama izlemiyor. Biri dağ başında bozuk arabasında bekliyor, kimi beklediğini bilmiyor. Biri pencereden uzak bir denize bakıyor, o denize hiç gidemeyeceğini biliyor. Hepsinin ortasında aynı soru, hepsinin cevabı farklı, hiçbirinin cevabı tam değil.Ve hiçbiri diğerinden habersiz değil aslında. Hepsi biliyor. Sadece konuşmuyorlar.

Çünkü bu sınavın kesin bir cevabı yok. Geçmek ya da kalmak değil mesele. Mesele o soruyla oturmayı öğrenmek. Cevapsızlığa dayanmak. Kendinizle aynı odada, aynı sessizlikte, aynı karanlıkta, kaçmadan durmak.

Bunu başardığınızda bir şey değişiyor içinizde. Ne olduğunu tam tarif edemiyorum. Ama değişiyor. Ve bir gün, tam olarak ne zaman bilmiyorsunuz, o sessizlik dayanılmaz olmaktan çıkıyor. Hâlâ ağır, hâlâ boş, ama artık düşman değil. Tanıdık bir ağırlık. Sizin ağırlığınız.

Belki de sınav bu zaten. Cevap bulmak değil, soruyla kalmayı göze almak.​​​​​​​​​​​​​​​​

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

ABD: İran’a yönelik deniz ablukası kapsamında 62 gemiyi engelledik

Sonraki Haber

Pezeşkiyan’dan ‘enerji tasarrufu’ çağrısı

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Nasıl yaşamalıyım?
Yazarlar

Nasıl yaşamalıyım?

21 Haziran 2026
İnsan kendine ne kadar uzak?
Yazarlar

İnsan kendine ne kadar uzak?

20 Haziran 2026
Yarın bir sınavdan fazlası var
Yazarlar

Yarın bir sınavdan fazlası var

19 Haziran 2026
Yapay zekâ okuryazarlığı: İnsan mı eğitiliyor, algoritma mı yönlendiriyor?
Yazarlar

Yapay zekâ okuryazarlığı: İnsan mı eğitiliyor, algoritma mı yönlendiriyor?

19 Haziran 2026
Eğitimden astrolojiye uzanan yol: Merve Tokaker ile özel röportaj
Yazarlar

Eğitimden astrolojiye uzanan yol: Merve Tokaker ile özel röportaj

19 Haziran 2026
Kalıplara sığmayan bir ruhun yolculuğu: Nihal Alkan
Yazarlar

Kalıplara sığmayan bir ruhun yolculuğu: Nihal Alkan

18 Haziran 2026
Sonraki Haber
Pezeşkiyan'dan 'enerji tasarrufu' çağrısı

Pezeşkiyan'dan 'enerji tasarrufu' çağrısı

En Güncel Haberler

Evlenen çiftlere 1 milyar 52 milyon liralık ödeme desteği
Politika

Evlenen çiftlere 1 milyar 52 milyon liralık ödeme desteği

21 Haziran 2026
Belgrad Ormanı’nda 'yürüyüş' bahanesiyle uyuşturucu ticareti; suçüstü yakalandılar
Yerel Haberler

Belgrad Ormanı’nda ‘yürüyüş’ bahanesiyle uyuşturucu ticareti; suçüstü yakalandılar

21 Haziran 2026
Balıkesirspor transferde tam gaz
Spor Haberleri

Balıkesirspor transferde tam gaz

21 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Sınav heyecanı Babalar Günü ile katlandı, babalar çocuklarını yalnız bırakmadı

21 Haziran 2026
Yaşam

Okul bahçesinde nostaljik açık hava sineması

21 Haziran 2026
Yaşam

SMA’lı Azem’in ağabeyi Atahan: Büyüyünce onunla oynayacağım

21 Haziran 2026
Yaşam

Şırıngayla beslediği serebral palsili oğluna hem annelik hem babalık yapıyor

21 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Yanlış okula gelen kardeşleri sınava polis yetiştirdi

Yanlış okula gelen kardeşleri sınava polis yetiştirdi

- Haberton
21 Haziran 2026

Batman'da Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ikinci oturumu Alan Yeterlilik Testi'ne (AYT) girmek isteyen 2 kız kardeş, yanlış okula gelince imdatlarına...

Uzun süre telefona bakmak göz sağlığını nasıl etkiliyor?

Asgari ücrete ara zam gelir mi? Ekonomistlerden dikkat çeken yorum

Sürekli baş ağrısı hangi hastalıkların belirtisi olabilir?

Dijital detoks gerçekten işe yarıyor mu?

Güncel Haber

Evlenen çiftlere 1 milyar 52 milyon liralık ödeme desteği

Evlenen çiftlere 1 milyar 52 milyon liralık ödeme desteği

21 Haziran 2026
Belgrad Ormanı’nda 'yürüyüş' bahanesiyle uyuşturucu ticareti; suçüstü yakalandılar

Belgrad Ormanı’nda ‘yürüyüş’ bahanesiyle uyuşturucu ticareti; suçüstü yakalandılar

21 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton