Bir de bu şehrin meşhur, dillere destan, romanlara konu olmuş ayazı vardır. Ankara ayazı, meteorolojik bir olay olmanın çok ötesinde, insanı eğiten, terbiye eden ve hayata karşı dinç tutan doğal bir motivasyon koçudur.
Sabah evden çıktığınızda yüzünüze çarpan o ilk soğuk dalgası, size kim olduğunuzu, nereye gittiğinizi ve hayattaki amaçlarınızı bir saniyede hatırlatır. Dünyanın hiçbir kahvesi, hiçbir enerji içeceği insanı bir Ankara ayazı kadar hızlı ayıltamaz.
Bu soğukta sokakta yürüyen insanların yüz ifadeleri dışarıdan bakıldığında sert, mesafeli ve ulaşılamaz görünebilir. Kulaklarına kadar çektikleri atkıları, ellerini gömdükleri mont cepleriyle herkes birer gizli görevdeki ajan gibidir. Fakat o soğuk maskenin altında, o çatık kaşların gerisinde dünyanın en sıcak, en yardımsever ve en altın kalpli insanları yaşar. Sokakta adres sorduğunuzda size sadece yolu tarif etmekle kalmayıp, “Gideceğin yer uzak can, gel seni dolmuşa kadar geçireyim” diyen o çatık kaşlı adamdır Ankara’nın gerçek yüzü.
Sonuç: Grinin Altındaki Rengarenk Dünya
Netice itibarıyla Ankara; ciddiyetin, resmiyetin ve kurumsal kuralların arkasına saklanmış kocaman, sıcacık bir tebessümdür. Dışarıdan bakınca her şey gridir, her şey binalardan ve caddelerden ibarettir. Ancak o gri binaların pencerelerinden içeri süzüldüğünüzde, o sert caddelerin esnafıyla göz göze geldiğinizde dünyanın en renkli, en samimi hikayeleriyle karşılaşırsınız.
Burada dostluklar, gösterişli sahil mekanlarında, lüks restoranlarda değil; ayazda üşüyen elleri bir simit tezgahının başında birleştirerek, bir park bankında ya da mütevazı bir çay ocağında paylaşılan sıcak bir sohbetle perçinlenir. Ankara, insanı asla yarı yolda bırakmayan, yalan söylemeyen, hayali süslemelere ihtiyaç duymayan dürüst bir şehirdir.
Eğer bir gün yolunuz Ankara’ya düşerse ve caddede yürürken kendi kendine bıyık altından gülen, takım elbiseli ama gözlerinde o muzip ışığı taşıyan birini görürseniz durun ve selam verin. Bilin ki o, bu şehrin hem çok ciddi, çok profesyonel çalışan ama bir o kadar da hayatla dalga geçmeyi bilen gerçek bir bilgesidir. Çünkü Ankara, sadece yaşanılan bir coğrafya değil; her anıyla akılda kalan, insanı her daim güvende hissettiren harika bir sırdaş, harika bir dosttur.












