Hayat bazen yalnızca yaşananlardan değil, nesilden nesile taşınan görünmez yüklerden de şekillenir.
Öfke, söylenmeyen sözlerin dili olur; sessizlik ise en ağır cümleye dönüşür. İhanet yada beklenmedik şekilde kendini anlatamamak . Güven kırıldığında yalnız insanlar değil, kökler de sarsılır. Eşim bir çiçek aldığında ona çok dikkatli bakmak isterim bazen bakamadığım zaman içimde burukluk oluyor. Köklenememiş sessizlik gibi benimki ,
İnsan, soy ağacının sadece bir dalı değildir; köklerinden beslenir, bazen de o köklerin yükünü taşır. Kimileri geçmişine sıkıca tutunur, kimileri ise canını yakan anılardan uzaklaşmak ister. Anne babaya benzemek yalnızca yüz hatlarında değil, davranışlarda, öfkede, sevgide, suskunlukta ve hayata bakışta da kendini gösterir. Kimi zaman ise insan, en çok benzemekten korktuğu kişiye dönüşmemek için büyük bir mücadele verir. Allah şükür benzemeyen kısmındayım…
Her aile kendi hikâyesını yazar. O hikâyede sevgi kadar kırgınlık, umut kadar hayal kırıklığı, bağlılık kadar kopuş da vardır. Geçmiş değiştirilemez; ancak onun üzerimizde bıraktığı izlerle nasıl yaşayacağımızı seçebiliriz. Gerçek güç, öfkeyi şefkate, kırgınlığı anlayışa, korkuyu güvene dönüştürebilmektir.
Güven konusunda artık ailem dışında tüm insanoğluna güvenebilirim
Çünkü insanın en büyük mirası yalnızca taşıdığı soyadı değil, ardında bıraktığı hayal kırıklığıdır.
İyi ki evlendim soyadımda değişti diyebilmek kadının en güzel halidir..!













