Bir gülü kokladığınızda bazen durup derin bir nefes alırsınız. O kısacık anda değişen yalnızca ruh hâliniz mi? Gülün sağlık üzerindeki etkisini araştıran bilim insanları da bu sorunun peşinde.
Özellikle Rosa damascena, yani Isparta gülü üzerine yapılan çalışmalar, gül kokusunun kaygı, stres ve uyku üzerindeki olası etkilerine odaklanıyor. 2025’te yayımlanan ve 28 klinik araştırmayı bir araya getiren bir analizde, gül aromaterapisi uygulanan gruplarda kaygı ve stres belirtilerinin azaldığı, uyku kalitesinin ise iyileştiği görüldü. Bunlar umut verici sonuçlar. Ancak çalışmaların yöntemleri ve katılımcıları birbirinden farklı; dolayısıyla “gül kokusu herkeste aynı etkiyi yaratır” diyemeyiz. (frontiersin.org)
Bilimsel açıdan ilginç olan şu: Bir kokunun etkisini araştırmak, yalnızca “güzel kokuyor, iyi hissettiriyor” demekle bitmiyor. Araştırmacılar kaygı ölçeklerine, uyku değerlendirmelerine ve kimi zaman tansiyon gibi ölçümlere bakıyor. Gül, bu çalışmalarda dikkat çekici bir aday olarak karşımıza çıkıyor; fakat bir tedavinin yerini aldığına dair bir sonuç çıkarmak için henüz erken. (frontiersin.org)

Peki ya gülün ağrı ve kadın sağlığı üzerindeki etkisi? Burada tablo daha da öğretici. Adet dönemi belirtilerini inceleyen yedi araştırmanın toplu değerlendirmesinde, baş ağrısı, yorgunluk ve şişkinlik açısından olumlu sonuçlar bulundu. Buna karşılık adet ağrısı ve kaygı üzerindeki etki istatistiksel olarak anlamlı değildi. Bilimin güven veren yanı da bu: Sevdiğimiz bir bitki hakkında bile sonuçların desteklemediği bir iddiayı kurmamak. (pubmed.ncbi.nlm.nih.gov)
Bir arkeolog olarak gülün yüzyıllardır insanların yaşamında tuttuğu yeri büyüleyici buluyorum. Bir gül kültürü araştırmacısı olarak ise geleneksel bilgiyi bilimsel merakla yan yana koymayı önemsiyorum. Bugün bildiğimiz şu: Gülün kokusu ve farklı bileşenleri araştırılmaya değer; özellikle rahatlama ve uyku alanındaki bulgular umut verici. Bilmediğimiz noktaları da dürüstçe söylemek, gülün değerini azaltmaz.
Belki bir gülün bize sunduğu en güzel davet budur: Bir an durmak, nefes almak ve doğayı merak etmeye devam etmek.













