26 Ağustos 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Rabbim kimseye böyle “8 MART GÜNÜ” yaşatmasın

Rabbim kimseye böyle “8 MART GÜNÜ” yaşatmasın

Hamit Keçecioğlu - Hamit Keçecioğlu
8 Mart 2022
- Yazarlar
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Rabbim kimseye böyle "8 MART GÜNÜ" yaşatmasın

Rabbim kimseye böyle "8 MART GÜNÜ" yaşatmasın

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Rabbim kimseye böyle “8 MART GÜNÜ” yaşatmasın… Bazen yazmak çok kolaydır ya da bir şeyleri anlatmak. Fakat bazı şeyleri yazmak insanı çok zorluyor bazı şeyleri anlatmak ise kahrediyor.

Benim yerimde olmak bu hayatta isteyeceğiniz en son isteğiniz olabilir ki ben anlattıktan sonra benim yerimde olmayı isteyeceğinizi sanmıyorum ama bunları yazmak yazabilmek az da olsa belki içimdeki yükü içimdeki acıyı içimdeki çaresizliği giderir.

Çaresizlik dedim de yaklaşık 10 sene önce küçük dayım dedemle kavga ettiği için apar topar evden çıkıp annemin yanına gelmişti aynı gün içinde. Dedemin dayıma baskıları dayımı baya bunaltmıştı, dayım işsiz idi ve iki çocuğu vardı eşini ise trafik kazasında kaybetmişti; katil bir iki ay sonra serbest bırakılmıştı çünkü katilin dayıları benim dayımdan daha güçlü idiler!

Dedem dayıma evleneceksin diyordu çocuklar annesiz büyümemeliydi ve dayım da eşsiz kalmamalıydı dedem böyle düşünüyordu ve her gün bunu bıkmadan söylüyordu ama dayım evlenmek istemiyordu karısını kaybetmiş olabilirdi ama ona olan aşkı hala devam ediyordu ve ölene dek devam edecek diyordu anneme sarılırken, eşine duyduğu aşk.

Çocuklara gelince neneleri bakıyordu onlara sağ olsun çocuklara merhametini hiç esirgemedi Emine Nene.

Dayımla aramızda 17 yaş fark vardı ama çok genç gösteriyordu ben ise zaten gençtim 22 yaşında orta boylu esmer güzel ve tatlı bir kızdım genelde etrafımdakiler beni tatlı bulurdu.

Bazıları da lokum lokum! diyordu arkamdan bağırarak ama ben onlara hep sağır rolü yaptım eğer öyle yapmasaydım tarlaya gidemezdim ve babam tek başına baya yorulurdu babama kıyamazdım o yüzden hep sağırdım dışarıya.

Birçok kız gibi birçok hemcinsim gibi bazı insanları görmemezlikten duymamazlıktan geldim çünkü etraf sapıktan katilden caniden cahilden geçilmiyor sadece köyde değil ha yurdun her yerinde böyle! her neyse..

Semih adında bir delikanlı öğretmene gönlüm kaymıştı, tarlaya giderken o küçük şirin okulun bahçesinde çocuklarla oyun oynardı hep ve hep göz göze gelirdik,

Gözleri beni bitiriyordu elbette ki gülüşü de bambaşka idi böyle televizyondaki yapmacık oyuncuların gülüşü gibi soğuk değildi aksine en soğuk kış gecesinde yüreğimi yakacak kadar sıcak bir gülüşü vardı ‘ne halin varsa gül ‘derdim içimden hep ona!

Bazen göz kırpardı bana bende çok kez mendilimi düşürürdüm okulun girişinde sağ olsun hemen yetişir verirdi mendili bana öyle, ayaküstü iki dakika sohbet ettikten sonra dersim var dönmem gerek deyip okula dönerdi ; yeterdi bize o kısacık sohbet yetmeliydi de çünkü yapacak bir şey yoktu köy halkı her yerdeydi babamın başını öne eğdiremezdim adım öğretmenle çıksaydı babam beni asla affetmezdi.

Ki bu yüzden okula gitmedim ev işi bağ bahçe derken hayatım böyle sıradan geçiyordu başkalarının istediği şekilde benimse hiç istemediğim şekilde geçiyordu. Köyün geneli böyle idi kızlar okula gitmiyordu daha doğrusu gönderilmiyordu bizim köyde böyleydi maalesef.

Ben de çok kızdım ama elden ne gelir ki evlenip birilerinin yatak kölesi olacaktım ve çocukları büyütmekle geçecekti ömrüm tıpkı annemin halamın teyzemin ve diğerlerinin hayatı gibi.

Acı bir hayat yaşanılmamış bir hayat zorla dayatılmış bir hayat.

Rabbim kimseye böyle ''8 MART GÜNÜ ''yaşatmasın
Rabbim kimseye böyle ”8 MART GÜNÜ ”yaşatmasın

Dayım bize sık sık gelirdi ve beni çok severdi bazen sarılır öperdi ama daha çok babam evde değilken bunu yapardı güzel yeğenim derdi böyle beni süzerdi keşke senin gibi bir eşim olsa diyordu dayım işte şakacıydı seviyordu beni bende onu.

Bir gün dayıma semihi anlattım onu sevdiğimi onunda beni istediğini hatta gelecek bahar babamdan beni isteyeceğini söylediğini de dedim. Öğretmendir hali vakti yerindedir iyi birine benziyor derdi hani kızmak yerine dövmek yerine babama söylemek yerine böyle güzel şeyler söylemesi beni mutlu ediyordu biricik dayım benim!

Hatta kaç kere okulun arkasında dayım bizi buluşturdu Semih ile sağ olsun kimseye bir şey demedi ve ben dayımı daha çok sevdim ona daha çok güvendim.

O da çok severdi sarılır öperdi yeğenini öz yeğenini.

Anlardı aşıkların halinden aşıkların hallerinden.

Gene dayım sayesinde Semih ile buluştuk haftaya 8 Mart  Günü  için okulun bahçesinde etkinlik varmış.

Nedir 8 Mart ?

Dedim kadınlar günü kadınların günü senin günün aşkım demişti gülerek o kahrolası gülüşüyle

Beni de davet etmişti ne düşünceliydi benim sevdiğim adam. Dayım babamdan izin alabilirmiş benim için oleyy  be kadınlar günü şeysine gidecem oley !

8 Mart sabahına şiddetli yağmurla başlamıştık belki de gökyüzü canice öldürülen katledilen tecavüz edilen kadınlar için gözyaşı döküyordu..

Öğlen pencereden köyü seyrediyordum okula giden var mı diye ama yok ne gelen vardı ne de giden.

Baktım kapı çaldı kalktım kapıyı açtım gelen dayımdı yine dedem bunaltmıştı dayımı ah dedem rahat bırak şu dayımı artık. Neyse bizimkilerin yanına gidip oturdu bende ona çay getirmek için mutfağa gittim baktım arkadan bir ses geliyor meğerse dayımmış susamış su verdim etrafa bakınıp bana sarılıp yanaktan öpmeye başladı akşam Semih okulda beni bekliyormuş tören yağmurdan dolayı iptal oldu ama ben onun gününü kutlayacağım gelsin demiş dayıma ne çok sevinmiştim o gün!

Akşam komşuya yemek götürürken giderim iki dakika da sevdiğim adamın yanına ne var canım bunda baharda beni isteyecek ne de olsa.

Akşam yemeğini götürdüm komşuya oradan direkt okula gittim okulun girişindeki ışık yanıyordu hemen kapıyı açıp içeri girdim karşımdaki uzun koridorun sonunda ışığı yanan sınıfa girdim içerdeki tahtada günün kutlu olsun yeğenim yazıyordu hani okuma bilmiyordun demeyin bana Semih bana çok şey öğretti şükür okumayı da onun sayesinde öğrenmiştim tüylerim diken diken olmuştu o yazıyı okurken ve arkamdaki kapının kapandığını ışığın ise bir anda yok olduğunu gördüm aldığım darbeyle bayılmıştım gözümü açtığımda dayımın üstümde olduğunu gördüm bağırmak istedim ama tek bir ses bile haykıramadım dayım tarafından tecavüze uğramak acımı kat be kat artırıyordu yapma dedim etme dedim ittim tokatlar attım ama fayda etmedi beni tehdit etti sessiz olmazsam babama ben ve Semih’i anlatacakmış ah be Semih neydi günahımız iki gözüm..

Ne dediysem ne ettiysem fayda etmedi durmadı yeter dedim babam gelecek gören olacak dedim dinletemedim az önce bayılmıştın şimdide ayıkken yapacağız dedi gözlerime bakarak gözlerin çıksın dayı.

İstediğini almıştı ve gülerek sınıftan çıktı beni dışarda bekleyeceğini söyledi babamı düşündüm Semih’i düşündüm annemi düşündüm zor da olsa oradan çıkıp eve gitmiştim gitmiştik. Rabbim kimseye böyle 8 MART GÜNÜ yaşatmasın.

O kara Cuma gecesi sonrası keşke uyanmasaydım ama başka çarem yoktu devam etmek zorundaydım ve pazartesi sabahı evin yakınlarında silah sesleri duyduk hepimiz korku içinde dışarı çıkmaya hazırlanırken kapı çaldı gelen oydu gülüşü güzel adam gözleri güzel adam kokusu güzel adam Semih idi yalnız değildi kanlar içinde bir bedeni sürükleye sürükleye kapıya kadar getirmişti getirdiği adam dayımdı bizim sevdamızın katili olan dayımdı herkes şoktaydı babam kim yaptı bunu diyemedi belki de anlamıştı her şeyi Semih bana bakıp kanlar içindeki mendilimi bana verdi bu sabah sınıfı temizlerken yerde buldum dedi ağlaya ağlaya,  anlamıştı her şeyi tahtadaki yazıyı da görmüştü!

Hepimiz ağlıyorduk annem kardeşi için çünkü kardeşinin bedenini gördükten sonra Semih’i dinleyememişti, babam ben Semih hepimiz ağlıyorduk yüreğimiz yana yana kahrola kahrola..

O günlerin üzerinden 10 yıl geçmek üzere ve ben Semih’in hapisten çıkmasını bekliyorum bana öğrettiği okuma yazmayla yıllardır mektuplaşıyoruz ve birbirimizi hala çok seviyoruz her şeye rağmen. Babamla annemin desteği ile hayatta kaldım ve onlarla beraber televizyon izlerken haberlerde yarın 8 MART KADINLAR GÜNÜ ! diye bir habere denk geldik ve hepimiz her yıl olduğu gibi sessizce haberin bitmesini bekliyoruz…

Etiketler: Şiddet
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Kadının şansı kendi aklıdır

Sonraki Haber

Kurtuluş Savaşı’nın ve Cumhuriyetin Kahraman Kadınları!…

Hamit Keçecioğlu

Hamit Keçecioğlu

Yazmak devadır.

İlgili Haberler

Argiros rüzgarı bu kez Ankara'da esecek
Yazarlar

Argiros rüzgarı bu kez Ankara’da esecek

26 Ağustos 2026
Vefasızlığın ortasında insan kalabilmek
Yazarlar

Vefasızlığın ortasında insan kalabilmek

26 Ağustos 2026
Yazarlar

Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış

26 Ağustos 2026
Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası
Yazarlar

Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası

25 Ağustos 2026
Yağmur altı istasyonu’ndan zamanın küskünlüğüne: Şair Zafer Arduçoğlu’nun şiir yolculuğu
Yazarlar

Yağmur altı istasyonu’ndan zamanın küskünlüğüne: Şair Zafer Arduçoğlu’nun şiir yolculuğu

25 Ağustos 2026
Yazarlar

Mevlid Kandili: Bir doğumun ötesinde, toplumsal hafızanın ve insanlığın aynası

24 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Kurtuluş Savaşı'nın ve Cumhuriyetin Kahraman Kadınları!...

Kurtuluş Savaşı'nın ve Cumhuriyetin Kahraman Kadınları!...

En Güncel Haberler

İyileşmeyen yaraların gizemi: Hücresel onarımı hızlandıran beslenme rehberi
Özel Haber

İyileşmeyen yaraların gizemi: Hücresel onarımı hızlandıran beslenme rehberi

26 Ağustos 2026
Yaya geçidinde otomobilin çarptığı yaya yaralandı
Yerel Haberler

Yaya geçidinde otomobilin çarptığı yaya yaralandı

26 Ağustos 2026
Aynı firmadan alınan yemekten yiyen 41 kişi hastanelik oldu
Yerel Haberler

Aynı firmadan alınan yemekten yiyen 41 kişi hastanelik oldu

26 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Çanakkale’de kayıp Alzheimer hastası 2 gün sonra bulundu

26 Ağustos 2026
Yaşam

Şişli’de ağaç devrildi; yol trafiğe kapandı

26 Ağustos 2026
Yaşam

Ormanda yürüyüş yaparken kayalıklardan düşüp ayağı kırıldı, 4 saatte kurtarıldı

26 Ağustos 2026
Yaşam

Aydın’da sezonun ilk kuru inciri 850 TL’den alıcı buldu

26 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Ormanda yürüyüş yaparken kayalıklardan düşüp ayağı kırıldı, 4 saatte kurtarıldı

Ormanda yürüyüş yaparken kayalıklardan düşüp ayağı kırıldı, 4 saatte kurtarıldı

- Haberton
26 Ağustos 2026

Bursa'da yürüyüş yapmak için gittiği ormanda dengesini kaybedip kayalıklardan düşünce ayağı kırılarak mahsur kalan Yaşar Kumaş (75), 4 saatte kurtarıldı....

İyileşmeyen yaraların gizemi: Hücresel onarımı hızlandıran beslenme rehberi

Sivrisinekler sadece gece mi ısırıyor? Yaz aylarında doğru bildiğimiz yanlışlar

Adınıza dava açılmış olabilir mi? E-Devlet’te birkaç dakikada kontrol edebilirsiniz

e-Devlet’te borç kontrolü nasıl yapılır? Her borç için farklı ekran kullanılıyor

Güncel Haber

İyileşmeyen yaraların gizemi: Hücresel onarımı hızlandıran beslenme rehberi

İyileşmeyen yaraların gizemi: Hücresel onarımı hızlandıran beslenme rehberi

26 Ağustos 2026
Çanakkale'de kayıp Alzheimer hastası 2 gün sonra bulundu

Çanakkale’de kayıp Alzheimer hastası 2 gün sonra bulundu

26 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton