25 Ekim 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 

Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 

Filozof Sosyolog - Filozof Sosyolog
5 Ekim 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:12 dakikalık okuma
A A
2
Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa yazı dizimizin yeni söyleşi konuğu Sayın Şair Fatma Aleçakır…

Sizi sosyal medya aracılığıyla yıllar önce tanıdım. Edebiyatla ilgilenen, şiir yazan, şiirleri seslendiren bir kadın olmanızın yanı sıra; samimi, sıcakkanlı, anaç yapınız, dostane yönünüz ve kaliteli duruşunuzla dikkatimi çektiniz. Fakat zaman içinde fark ettim ki bazı insanlar yalnızca yaptıklarıyla değil, insana dokunuşlarıyla da anlam kazanıyor. Siz de benim hayatımda böyle bir yer edindiniz.

Hayatımın bir döneminde, özellikle konuşmaya ve içimde birikenleri paylaşmaya ihtiyaç duyduğum bir zamanda sizinle insanın vicdanına ve kalbine dokunan çok özel bir sohbetimiz olmuştu. Üstelik o sohbette, düşünce dünyamıza derin katkılar sunan çok değerli bir insan daha vardı. O sohbet, iki insanın yalnızca konuşmasından ibaret değildi. Birbirimize hayatımızdan, tecrübelerimizden ve yüreğimizden güzel şeyler kattığımız, birbirimizi beslediğimiz özel bir karşılaşmaydı.

Bazen insanın ihtiyacı büyük cümleler değildir. Bazen birkaç samimi söz yeter. Bazen bir insanın sesi, yalnızlığınızdan çok kalbinizin ağrısına iyi gelir. Benim için o sohbet tam da böyleydi. Ruhuma iyi gelen, kalbime dokunan, içimdeki sessizliğe şifa olan bir dost sesi gibiydi.

Hayat bize her zaman aradığımız cevapları doğrudan vermez. Bazen bir insan çıkar karşımıza ve cevapların bir kısmını onun yüreğinde buluruz. Sizden öğrendiğim, kendime kattığım çok şey var. Belki de bu yüzden bazı dostlukların ölçüsü birlikte geçirilen zaman değil; birbirimizin hayatında bıraktığımız iyilik, güzellik ve izdir.

Şimdi, aradan geçen zamanın ardından, o güzel sohbetin hatırasına yeni bir sayfa daha ekliyoruz. Bu kez yalnızca şiirlerinizi değil; şiirlerinizin ardındaki kadını, içinizde taşıdığınız dünyayı, hayat tecrübelerinizi, kırgınlıklarınızı, umutlarınızı, hayata dair öğrendiklerinizi ve kalbinizde biriktirdiğiniz sözleri konuşacağız.

Çünkü bazı hayatlar anlatılmayı, bazı insanlar ise tanınmayı hak eder.

Güzel bir dostun, güzel bir insanın ve güzel bir kalemin hatıra kalacak bu söyleşisini gerçekleştirmekten büyük bir mutluluk duyuyorum.

Sözü şimdi, şiirleri kadar yüreğiyle de konuşan Fatma Aleçakır’a bırakıyorum.

Hoş geldiniz. Merhaba Sayın Fatma Aleçakır. Öncelikle sizi sizden dinlemek isteriz. Fatma Aleçakır kimdir? Nerede doğdunuz, nerede büyüdünüz, çocukluğunuz nasıl geçti? Eğitim hayatınız, çalışma hayatınız ve sizi bugün olduğunuz insana dönüştüren önemli dönüm noktalarınız neler oldu? Kısacası hayat hikâyenizi bizimle paylaşır mısınız?

Ben Fatma Aleçakır. 1960 yılının Nisan ayında, Ankara’nın Ayaş ilçesinde doğdum. Burcum Koç, burcumun özelliklerini taşırım. Ortaokul mezunuyum; dikiş, nakış ve Kur’an kursu diplomam var. Çocuk gelin oldum, ayrıca iki çocuk annesi ve üç torun sahibiyim. Mesleklerim bahçıvanlık, yaşlılara bakıcılık ve temizlik müdürlüğü; ayrıca PTT’den emekliyim.

Çocukluğum, babamın çobanlık mesleği nedeniyle Ayaş’ın yaylalarında geçti. Hayvanlarla iç içe, doğanın içinde büyüdüm. Belki de bu nedenle çocukluğumun kendine özgü, unutulmaz bir dünyası vardı. Ancak çocukluğumu tam anlamıyla yaşayamadım. Sanki büyümüşüm de küçülmüşüm gibi bir hayatın içinde erken yaşta olgunlaşmak zorunda kaldım. Çok cesaretli ve güçlü bir kızdım. En büyük hayalim, çeşitli spor dallarında yarışmalara katılmaktı. Fakat ne yazık ki sağlık koşullarım buna izin vermedi. İşitme engelliydim. Bütün bunlara rağmen dünyayı algılama biçimim hep farklı oldu. Görsel algım oldukça güçlüydü. İç dünyam ile dış dünyam arasında ise hiçbir zaman keskin bir ayrım olmadı; ikisi benim için daima bir bütün oldu. Gördüklerimi, hissettiklerimi ve yaşadıklarımı kendi iç dünyamda derinleştirerek anlamlandırdım.

Çocukluğunuzdan ve gençliğinizden bugüne baktığınızda, iç dünyanızda nasıl bir insan olduğunuzu düşünüyorsunuz? İnsanların dışarıdan gördüğü Fatma ile sizin kendi içinizde yaşadığınız Fatma arasında fark var mı?

Bugünkü Fatma olgun ve çok duygusal. Yürek sesimi susturamazdım, kâğıt kalemimle konuştum. İçimde birikenleri şiirlerimle anlattım. Kâğıt ve kalem, benim için yüreğimin dili oldu.

Şiir sizin hayatınızda ne ifade ediyor? Şiir yazmak sizin için yalnızca duyguları kelimelere dökmek mi; yoksa kendinizi anlamanın, içinizde birikenleri dışarıya aktarmanın ve hayatla kurduğunuz ilişkiyi ifade etmenin bir yolu mu?

Benim en güzel öğretmenim hayat oldu. Yaşadıklarımdan tecrübe edindim. İnsanları kendim gibi sanışım ve aldığım darbeler, sanki hamur gibi yoğruluşumdu. Mayalanmayı beklersin, tekrar karıştırılır, parçalara böler, biraz daha beklersin kıvamına gelmesini; sonra ateşte pişirirsin. Ben böyle, acısıyla tatlısıyla, varlıkla yoklukla yoğruldum.

Kimsesiz iki çocuğun hem annesi hem babası oldum. Her yıkılışım, beni biraz daha güçlü bir karaktere sahip kıldı. Kendime hayatta mücadelede kaybetme şansı vermedim. Her zaman Allah’a dayandım, sığındım. Büyük sınavlardan Allah’ın izniyle başarıyla çıktım. Kader Allah’tan, tedbir kuldan. Çünkü yaşama sebebim çocuklarımdı.

Aç da kaldık, çatısı akan evde de oturduk. Sobamız yoktu, yakacak yoktu. Babamın vefatından sonra hayatımın dönüm noktası oldu. Çocuklara bakacak annem vardı; artık önümde engel kalmamıştı. İki işte çalışabiliyordum. Gündüz PTT’de, akşam da 10 apartmanda kapıcılık yaparak çocuklarıma yaşam konforu sağlamaya çalıştım.

O yıllarda şiir yazmaya ve yorumlamaya başladım. Bana huzur veriyordu. Yazmak, sanki kâğıt ve kalemle konuşmaktı. Bugün ise o kadar huzurluyum ki hayat savaşını zaferle kazandım.

Bazılarının hayatımıza gelmesi gerekiyordu, geldi; gitmesi gerekiyorsa gitti. Ne olursa olsun, yaşadığınız sürece her zorluğa göğüs gererek hayata sıkıca sarılmalı, huzur, saygı ve sevgi içinde yaşamaya devam etmelisiniz.

Kendi şiirlerinizi seslendirmenizin yanı sıra, değer verdiğiniz kalemlerin şiirlerini de seslendiriyorsunuz. Bir şiiri yazmak ile başka bir şairin şiirini seslendirmek arasında sizin açınızdan nasıl bir fark var? Bir şiiri seslendirirken, o şairin duygusunu kendi içinizde yeniden yaşamaya çalışıyor musunuz?

Evet, başka şairlerin kalemlerini hissederek, onların duygularını içimde yaşayarak seslendirmeye çalışıyorum. Duygularını kendi içimde hissettiğim için seslendirmelerimi de içten yapıyorum. Her şiirin kendine özgü bir ruhu olduğuna inanıyorum; o ruhu yakalayabildiğimde, şiirin duygusunu karşı tarafa daha samimi bir şekilde aktarabiliyorum.

Şiirlerinizde aşk, ayrılık, özlem, kırgınlık ve kader gibi güçlü duyguların izlerini görüyoruz. Bu duygular sizin şiir dünyanızı nasıl besliyor? Yazdığınız şiirlerde kendi hayatınızdan izler ne ölçüde var?

Yazdığım şiirlerde yaşanmışlıklar ve doğadan aldığım enerjiyle beslenir, onları şiirlerime yansıtırım. Hayatta yaşadığım acılar, sevinçler, ayrılıklar ve özlemler duygularımı besleyen önemli kaynaklardır. Doğanın bana verdiği huzur ve ilham da şiirlerime farklı bir duygu katar. Yaşadıklarımı ve hissettiklerimi kendi süzgecimden geçirerek dizelerime aktarmaya çalışırım.

Şiirlerinizi okuyan bir kişi, “Bu, Fatma Aleçakır kalemi” dedirtecek kendinize özgü bir şiir imzanız olduğunu düşünüyor musunuz? Kendi şiir tarzınızı ve kaleminizi nasıl tanımlarsınız?

Şiirlerimi okuyan yorumcuların bana çok büyük maneviyat veriyor huzur buluyorum şifa oluyorlar. Kendime has bir şiir dilim olduğu için kalemime özgü bir şiir imzamın olduğunu düşünüyorum.

Sevdiğiniz, şiirlerinden etkilendiğiniz şairler kimlerdir? Bunun yanında çevrenizde şiirlerini beğendiğiniz, kalemine değer verdiğiniz şairler veya şiir yazarları var mı? Onlara buradan söylemek istediğiniz bir söz var mı?

Fatoş Hazangülü şairimin kalemini ve Düşünce Dünyasının kalemini, Harun Yıldırım hocamın kalemini, Musa Sofuoğlu, Ali Polat gibi nice hocalarımın beğendiğim hocalarımın kalemi var. Düşünce Dünyası kızımın kalemini beğenerek okuyorum yolu daima açık olsun. Hazangülü şairimin çok güzel şiirlerinin imza atmasını dilerim yolları açık olsun.

İnsanın hayatında bazı insanlar kalır, bazıları ise bir şekilde hayatından çıkar. Hayatınızdan çıkıp giden insanlara bugün bir cümle söyleme imkânınız olsaydı, onlara ne söylemek isterdiniz?

Hayatımızdan çıkıp giden her canlı bana tecrübe edindirdi, acısıyla tatlısıyla daima iyi tarafından bakarak anılarımda hatıra olarak baktım. Bahtınız yolunuz açık olsun derdim.

Sizinle sosyal medya sayesinde tanıştık. “İyi ki yollarımız kesişmiş” dediğim insanlardansınız. Şiirlerinizi, yorumlarınızı ve seslendirmelerinizi sosyal medya aracılığıyla daha geniş bir çevreyle buluşturuyorsunuz. Sizce sosyal medya şiir ve edebiyat için nasıl bir alan oluşturuyor? Sosyal medya sizi bir şair ve şiir yorumcusu olarak nasıl etkiledi?

Şiirlerim sosyal medya aracılığıyla daha fazla kişiye ulaşarak, daha fazla değer kazandı. Sosyal medya sayesinde bir çok şair ve yorumcuyla tanıştım hepsi beni olumlu yönden geliştirdi. Bu yüzden ben de iyi ki sosyal medya var ve iyi ki sizin gibi değerli insanlarla yollarım kesişti.

Hayatınız boyunca edindiğiniz tecrübelerden hareketle, hayat felsefenizi birkaç cümleyle nasıl tarif edersiniz? Hayata, insanlara, sevgiye, vefaya ve yaşanmışlıklara bakışınızı şekillendiren temel düşünceniz nedir?

Her düşüşümde kimsesizliğimle Allah’ın izniyle çok şey başardığımı gördüm. İnsan oğlunun istediği zaman Allah’ın izniyle sağlığı olduğu sürece çok seyleri aşabileceğini düşünüyorum sevgi en kutsal duygudur, her şeyi çözer

İnsan yaş aldıkça bazı şeyleri daha farklı görüyor. Gençken çok önemli görünen bazı meseleler zamanla anlamını kaybedebiliyor. Bugünkü Fatma Hanım, gençlik yıllarındaki Fatma Hanım’a dönüp konuşabilseydi ona ne söylerdi?

“Daha seçici ol ve biraz da kendin için yaşa, kendini sev” derdim.

Şiirlerinizi bir kitapta toplama düşünceniz var mı? Eğer bir gün şiir kitabınız yayımlanırsa, nasıl bir eser olmasını isterdiniz? Yalnızca şiirlerinizin yer aldığı bir kitap mı, yoksa hayatınızdan, yaşanmışlıklarınızdan ve duygularınızdan da izler taşıyan bir çalışma mı?

Şiirlerimi bir kitap haline getirmeyi düşünüyorum. Hem şiirlerimden, hem de hayatımdan yaşanmışlıklarımdan ve duygularımdan izler taşımasını isterim.

Sizi şiire ve edebiyata gönül veren insanlardan ayıran şeyin; hayat tecrübenizin, düşünce dünyanızın ve hayat felsefenizin şiirlerinize kattığı derinlik olduğunu düşünüyorum. Sizce iyi şiir yazmak için yalnızca yetenek yeterli midir, yoksa insanın hayatı tanıması, acıyı, sevgiyi, kaybı ve insanı gerçekten deneyimlemesi gerekir mi?

Şiir yetenek ister ancak sadece yetenekli olmak yetmez. Hisleri de konuşturmak gerekir. Gerçekten hissederek yazılmayan şiir insanların yüreğine dokunamaz, duyguyu besleyen de yaşanmışlıklardır. Bu yüzden insanın hayatı tanıması, acıyı sevgiyi ve insanı gerçekten deneyimlemesi gerekir.

Önümüzdeki yıllara baktığınızda Fatma Aleçakır olarak gerçekleştirmek istediğiniz neler var? Şiir, şiir seslendirmeleri, sosyal medya, bir kitap veya farklı edebî çalışmalar konusunda henüz gerçekleştiremediğiniz hangi hayalleriniz var?

En büyük arzum şiirlerimi kitaba aktarmak, aileme, torunlarıma ve sevenlerime bir hatıra bırakmak. Edebiyata gönül veren biri olarak şiirlerimi daha da geliştirmek istiyorum . Kendi hayatımı bir kitaba dönüştürmeyi isterim. Benden sonraki nesillere örnek olmak istiyorum. Bu söyleşi de benim için güzel bir anı olacak.

Son sorumu özellikle hayat tecrübenizin gelecek kuşaklara aktarılması açısından sormak istiyorum. “Söz uçar, yazı kalır” deriz. Bugüne kadar yaşadıklarınızdan, öğrendiklerinizden ve hayata dair edindiğiniz derslerden hareketle, sizden sonra gelecek nesillere bir hayat mirası olarak hangi sözleri, hangi nasihatleri bırakmak istersiniz? Bir gün sizi tanımayan gençler yazdıklarınızı okuduğunda, Fatma Aleçakır’dan geriye hangi duygunun, hangi düşüncenin ve hangi hayat dersinin kalmasını istersiniz?

Öncelikle kendilerini sevmelerini, kendi ayakları üzerinde durmayı, “ben yapamam” demek yerine azimle “ben başaracağım” diyerek gerçekçi hayallerin peşinden koşmalarını tavsiye ederim. Gelecek nesillere, “Siz nasıl bir hayat tercih ederseniz, onu yaşarsınız.” demek isterim. Her darbeye göğüs gererek, hayatın darbelerine yenik düşmeden, istediğiniz menzile ulaşmak için mücadeleyi elden bırakmayın. “Tekneyi bekleyen, çorbayı içer.” derdim.

Bu güzel ve samimi sohbet için size gönülden teşekkür ederim Sayın Fatma Aleçakır. Sizi yıllar önce sosyal medya aracılığıyla tanımış olmak ve zaman içinde dostluğumuzu daha da anlamlı bir yere taşımak benim için ayrı bir kıymet. Hayatın türlü sınavlarından geçerek bugün hâlâ sevgiyle, cesaretle, üreterek ve yüreğinizin sesini dinleyerek yolunuza devam etmeniz gerçekten takdire değer. Özellikle bütün zorluklara rağmen kendinizden ve hayallerinizden vazgeçmemeniz, çocuklarınız için verdiğiniz mücadele ve bugün şiirle, sesinizle, kaleminizle hâlâ üretmeye devam etmeniz; azmin, cesaretin ve yeniden ayağa kalkabilmenin güzel bir örneği. Sizi tanımış olmaktan, hayatınıza bir nebze olsun tanıklık etmekten ve bu hatıra kalacak söyleşiyi sizinle gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyorum. İyi ki yollarımız kesişmiş, iyi ki sizi tanımışım. Kaleminiz hiç susmasın, sesiniz şiirlerden eksilmesin. Bundan sonra da yüreğinizden geçen her güzel duygu, bir dizeye dönüşsün ve sizin hikâyeniz başka kadınlara, başka insanlara umut olsun.

Şimdi sözü yeniden şiire bırakalım; çünkü sizin hikâyenizde bazı duygular anlatılmaktan çok, şiirle hissedilmeyi hak ediyor.

ARTIK GEÇ OLDU

Bu gece kor gibi, düştü içime
Hasretin büründü, bin bir biçime,
Ağladı şiirler, hicran göçüme,
Geç oldu bilsen de, bir bilmesen de,

Koca ömür bitti, dönmez geriye,
Et kemikten koptu, döndü deriye,
Hasretinle yandım, eriye eriye,
Geç oldu sevsen de, bir sevmesen de,

Şarkılarda inler, feryadım sesim,
Maziyi andıkça, durur nefesim,
Senden başka aşka, olmaz hevesim,
Geç oldu duysan da, bir duymasan da,

Artık ne aşkın var, ne de bir izin,
Anlamı kalmadı, verdiğin sözün,
Güneşi olsan da, artık bu güzün,
Ufkumda doğsan da bir, doğmasan da,

Her hatıra koptu, vazgeçti özden,
Resimlerde kaldı, yaş aktı gözden,
Sevdamız kül oldu, kalan bu közden,
Geç oldu yansan da bir yanmasan da,

Mutluyduk seninle,maziye bakarken,
Biz koca dünyayı, aşkla yakarken,
Sevdamız sel olup gönle akarken,
Geç oldu görsen de, bir görmesen de,

Yıkıldı köprüler, kapandı yollar,
Sarmıyor artık o vefalı kollar,
Takvimden döküldü umutlu yıllar,
Geç oldu dönsen de, bir dönmesen de,

Gittiğini yıllar, vurdu yüzüme,
Kefeni sardım, garip özüme,
Ölümü yar ettim, yorgun gözüme,
Geç oldu ölsem de, bir ölmesem de.

Fatma Aleçakır…

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Brezilya’da devlet başkanlığı seçimleri ikinci tura kaldı

Sonraki Haber

‘Telefondan uzak kalınca yaşanan huzursuzluk problemli kullanıma işaret edebilir’

Filozof Sosyolog

Filozof Sosyolog

Jale ERDOĞMUŞ, İstanbul'da doğdu. Muğla Üniversitesi İİBF Dış Ticaret ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İİBF İşletme ve yine aynı üniversitede Sosyoloji eğitimleri aldı. 2010 yılında Kanada Toronto LSC'de dil eğitimi, 2018'de Siyaset Akademisi, 2019 Kuantum Düşünce Teknikleri Eğitimi ve 2024'te İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim kapsamında Dijital Pazarlama Yönetimi Sertifika Eğitimleri aldı. Çeşitli internet gazetelerinde köşe yazarlığı ve içerik üretici yazarlığı yaptı. Kendine özgü yazılar yazmayı ve şiirler yazıp, yorumlamayı seviyor. Antoloji.com ve Edebiyat Defteri'nde şiirleri mevcuttur. Yayınlanmış çeşitli kitaplarda makaleleri yer almaktadır. “Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairleri” başta olmak üzere; bilim, sanat ve topluma katkı sunan farklı meslek alanlarında başarılı çalışmalar gerçekleştiren isimlerle “Vefa” yazı dizisi kapsamında söyleşiler gerçekleştirmektedir. Eseri: "Filozof Sosyolog Gözüyle Dijital Çağ: Toplumsal Çürümeye Yol açan Tiktok Sorunsalı" ve Filozof Kırmızısı Kitaplarının Yazarı (Yazım aşamasında, süreç devam ediyor)

İlgili Haberler

İnsan kendini ne kadar sevebilir?
Yazarlar

İnsan kendini ne kadar sevebilir?

25 Ekim 2026
Özlem mi, nefret mi?
Yazarlar

Özlem mi, nefret mi?

24 Ekim 2026
Yanlış misafir
Yazarlar

Yanlış misafir

24 Ekim 2026
Egolu Otobüsler ve 480 Hatlı Yaşam Mücadelesi: Şehir İçi Seyir Tiyatrosu
Yazarlar

Egolu otobüsler ve 480 hatlı yaşam mücadelesi: Şehir içi seyir tiyatrosu

23 Ekim 2026
Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 
Yazarlar

Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 

22 Ekim 2026
Batıkent - Sincan metro aktarması ve "Kolu tutun, düşmeyin" felsefesi
Yazarlar

Batıkent – Sincan metro aktarması ve “Kolu tutun, düşmeyin” felsefesi

22 Ekim 2026
Sonraki Haber
‘Telefondan uzak kalınca yaşanan huzursuzluk problemli kullanıma işaret edebilir’

‘Telefondan uzak kalınca yaşanan huzursuzluk problemli kullanıma işaret edebilir’

Yorumlar 2

  1. HAZAN GÜLÜ FATOŞ says:
    2 hafta önce

    Sevgili şairem, değerli kalem fatma Aleçakır.
    Yolun açık olsun, kalemin sular seller gibi akıp gitsin inşallah

    Başarılar ve sevgiler dilerim…

    ​Edebiyata ve Şiire Değer Katan Zarif Bir Buluşma…

    ​Edebiyat dünyamızın iki kıymetli kaleminin bu samimi buluşmasını büyük bir keyifle okudum. Şair Fatma Aleçakır’ın , duygu yüklü dünyasını, kelimelerle inşa ettiği o zarif evreni Jale Erdoğmuş’un incelikli kalemiyle tanımak gerçekten büyüleyici bir deneyimdi.

    ​Jale Hanım, sorduğu derinlikli sorular ve hazırladığı haberle sadece bir söyleşi sunmakla kalmamış; Fatma Aleçakır’ın mısralarındaki ruhu ve o şiirlerin arkasındaki yaşanmışlıkları bizlere adeta yaşatmış. İki şiir dostunun kelimeler üzerinden kurduğu bu gönül köprüsü, günümüz kültür-sanat dünyasına zarafet ve tazelik katıyor.

    ​Edebiyatımıza, şiire ve söze kattıkları tüm bu güzellikler için Sayın Fatma Aleçakır’a ve bu anlamlı portreyi bizlerle buluşturan Jale Erdoğmuş’a yürekten teşekkür ederim. Kaleminiz, ilhamınız daim olsun!

    İki şiir yüreğin,
    Müstesna bir okadar ‘da güzel söyleşi içinde Hazan Gülü Fatoş,
    Olarak adımın geçmesi beni aynı zamanda hem Onure etti hemde çok duygulandırdı….

    Sevgililer saygılar sunuyorum
    🌹🙏🏻🌹

  2. Rabia Asya Öztürk says:
    2 hafta önce

    Öncelikle bir kadın olarak gurur duydum senden, Fatma ablam❤️

    Yılmadan, azimle hayat denen bu zorlu yolculukta mücadele etmiş, nice yollar kat ederek yürümüşsün. Sen, birçok kadına ses, güç ve dayanışma olabilecek bir hayatın hikâyesini yazmışsın.

    Kendine ait bu eşsiz öykü yazıya döküldüğünde birkaç A4 kâğıdına sığabilir; anlatıldığında ise koca bir ömür yarım saate sığar. Ama yaşanılan acılar ne birkaç A4 kâğıdına sığar ne de kelimelerle tam anlamıyla anlatılabilir. Çünkü bazı acıları ancak yaşayan bilir.

    Okudum ve gözyaşlarıma engel olmadım. Senin gibi yüreği güzel bir insan, mutluluğu en çok hak eden kadınlardan biri.

    Karakterine, duruşuna ve insanlara doğru yolu gösterebilen o güzel yüreğine hayran kaldım, Fatma ablam.

    Her şeyin gönlünce, bundan sonraki hayatının güzelliklerle dolu olması dileğiyle…

    Sen bugün edebiyatın değerli kalemlerinden birisin.
    İyi ki varsın, seviliyorsun ablam. ❤️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

TBMM'de bu hafta bütçe görüşmelerine devam edilecek
Politika

TBMM’de bu hafta bütçe görüşmelerine devam edilecek

25 Ekim 2026
38’inci The Bodrum Cup’ta kupalar sahiplerini buldu
Spor Haberleri

38’inci The Bodrum Cup’ta kupalar sahiplerini buldu

25 Ekim 2026
Menemen FK puanla döndü: Deplasmandan puan çıkarmayı başardı
Spor Haberleri

Menemen FK puanla döndü: Deplasmandan puan çıkarmayı başardı

25 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Samsun’da Kızlan Yaylası, sonbahar renklerine büründü

25 Ekim 2026
Yaşam

Lastiği patlayan otomobildeki 3 adayı, KPSS’ye jandarma ekipleri yetiştirdi

25 Ekim 2026
Yaşam

Sultangazi’de ucuz kıyafet izdihamı: 1 kişi bayıldı, 1 kişi yaralandı!

25 Ekim 2026
Yaşam

AİLEM Engelsiz İletişim Merkezi, 335 bin 288 çağrıya çeviri desteği sağladı

25 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Arnavutköy'de 2 otomobil çarpıştı: Kaza kamerada

Arnavutköy’de 2 otomobil çarpıştı: Kaza kamerada

- Haberton
25 Ekim 2026

Arnavutköy’de 2 otomobilin yol ayrımında çarpıştığı kazada 1 kişi hafif yaralandı. Kaza, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza,...

Türk cam sektörünün küresel gücü: Şişecam’ın 90 yıllık hikâyesi ve dünya pazarındaki yükselişi

Altın değerindeki baharat safranın bilinmeyen faydaları! Bilim insanları araştırıyor: Herkes için güvenli mi?

Dünya Çocuk Felci Günü: Bir zamanlar binlerce çocuğu felç ediyordu! 2026’da tehlike hâlâ devam ediyor

Türkiye’de sigara kullanımında alarm! Yeni yasaklar gündemde, bilim dünyasından peş peşe uyarılar

Güncel Haber

TBMM'de bu hafta bütçe görüşmelerine devam edilecek

TBMM’de bu hafta bütçe görüşmelerine devam edilecek

25 Ekim 2026
38’inci The Bodrum Cup’ta kupalar sahiplerini buldu

38’inci The Bodrum Cup’ta kupalar sahiplerini buldu

25 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton