15 Temmuz 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Overton penceresi

Overton penceresi

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
25 Ocak 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Overton penceresi
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İnsanoğlu ekseriyetle hür iradesiyle düşündüğünü, savunduğu fikirlerin kendi zihinsel süzgecinden damıtılmış saf doğrular olduğunu zanneder.

Sabah uyandığında, akşam yatarken, dost meclislerinde yahut sandık başında verdiği kararların; tamamen kendi vicdanının ve aklının ürünü olduğuna inanır. Oysa ki modern toplum mühendisliğinde, bu “hür irade” iddiası, çoğu zaman tatlı bir illüzyondan ibarettir. Zira neyi konuşup neyi konuşamayacağımızı, neyin “makul” neyin “sapkın” olduğunu tayin eden o görünmez sınır, bizim haberimiz olmadan çoktan çizilmiştir.

İşte siyaset biliminde ve sosyolojide, bu sınırlara ve onların nasıl manipüle edildiğine dair muazzam bir kavram vardır: Overton Penceresi.

Amerikalı hukukçu Joseph Overton’ın literatüre kazandırdığı bu mefhum, bir toplumda belirli bir zaman diliminde nelerin “söylenebilir”, nelerin “yasal olabilir” veya nelerin “kabul edilebilir” olduğunu belirleyen çerçeveyi ifade eder. Pencerenin içinde kalan fikirler; “makul”, “popüler” ve “politika olabilir” statüsündedir. Pencerenin dışında kalanlar ise “radikal”, “aşırı uç” veya “düşünülemez” olarak yaftalanır.

Ancak meselenin en can alıcı noktası şudur: Bu pencere sabit değildir. O pencere, birileri tarafından, belli bir ajanda doğrultusunda milim milim kaydırılır. Ve siz, pencere kayarken manzaranın değiştiğini fark etmezsiniz; ta ki bir sabah uyanıp, dün “asla olmaz” dediğiniz bir rezaletin, bugün “kanun maddesi” haline geldiğini görene kadar.

Tarihsel sürece ve bugünün sosyolojisine baktığımızda, bu mekanizmanın nasıl şeytani bir zekâyla işletildiğini daha net görürüz. Radikal bir fikrin, mesela toplumun ahlaki temellerini dinamitleyen bir sapkınlığın, “düşünülemez” (unthinkable) aşamasından “yasalaşma” (policy) aşamasına nasıl taşındığını inceleyelim.

Süreç daima “şok etkisiyle” başlar. Önce, pencerenin çok dışında, en uçta duran bir fikir, akademik makalelerde veya marjinal gruplar tarafından dile getirilir. Toplum buna “hadi oradan, saçmalık” diye tepki verir. Lakin kapı aralanmıştır. Sonra ikinci aşama gelir: Radikalizasyon. Fikir, tartışma programlarında “ifade özgürlüğü” kapsamında konuşulmaya başlanır. “Biz bunu savunmuyoruz ama tartışmaktan ne zarar gelir?” denilir. İşte bu, zehrin suya karıştığı andır.

Ardından üçüncü aşama gelir: Kabul Edilebilirlik. Konu hakkında yumuşatıcı kavramlar üretilir, dizilerde sempatik karakterler üzerinden bu fikir işlenir, mağduriyet hikayeleri yaratılır. Toplumun o fikre karşı duyduğu “tiksinme” veya “ret” refleksi, yavaş yavaş “tolere etme” noktasına çekilir. Dün “ahlaksızlık” denilen şey, artık “tercih” veya “farklılık” olarak etiketlenmiştir.

Ve nihayetinde pencere tamamen kayar. O fikir artık “makul” (sensible), sonra “popüler” (popular) ve en sonunda “politika” (policy) olur. Dün o fikri savunanlar “deli” diye taşlanırken, bugün o fikre karşı çıkanlar “yobaz”, “çağdışı” veya “faşist” ilan edilir. İşte Overton Penceresi’nin tam olarak kaydığı an, hakikatin yer değiştirdiği andır.Bundan 20 yıl öncesini düşünün. Bir tarikat şeyhinin devlet protokolünde ağırlanması “akıl almaz” (Unthinkable) bir olaydı. Anayasa’nın ilk dört maddesinin tartışmaya açılması “radikal” (Radical) bir çıkıştı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulları medreseye çevirme protokolleri imzalaması “kabul edilemez”di.

Lakin efendim, bu madalyonun bir de diğer yüzü vardır ki, asıl tehlike belki de oradadır. Pencere, radikal ve zararlı fikirleri içeri almak için sağa kaydırılırken; aynı zamanda merkezde duran, makul, fıtrata uygun ve tarihsel gerçekliği olan doğruları da pencerenin dışına iter.

Düşününüz… Bir zamanlar “aile”, “vatan”, “mahremiyet”, “liyakat” veya “biyolojik cinsiyet” gibi kavramlar, toplumun tam merkezinde, tartışılmaz doğrular olarak dururdu. Ancak pencere öyle bir kaydırıldı ki; bugün aileyi savunmak “ayrımcılık”, sınır güvenliğini savunmak “ırkçılık”, liyakati savunmak “elitizm” gibi gösterilmeye başlandı. Makul olan, “aşırı” gibi gösterilip pencere dışına itildi. Normalin anormalleştirilmesi, anormalin ise normalleştirilmesi süreci, toplumun bağışıklık sistemini çökerten bir virüs gibi işledi.

“Yerli ve Milli” söylemi, bu pencere operasyonunun en kullanışlı manivelasıdır. Evrensel hukuk kurallarını, modern bilimi, insan haklarını “dış güçlerin oyunu” diye yaftalayıp pencereden atarlar. Yerine, “Bize özgü başkanlık”, “Faiz sebep enflasyon sonuç” gibi hiçbir bilimsel karşılığı olmayan, tamamen keyfi ve yerel bir “gerçeklik” inşa ederler.

Bu mühendisliğin psikolojik boyutu ise “suskunluk sarmalı” (spiral of silence) ile açıklanabilir. İnsan sosyal bir varlıktır ve dışlanmaktan korkar. Medya, akademi ve kanaat önderleri, pencerenin yeni konumunu “tek doğru” gibi dayattığında; bireyler, kendi akılları ve vicdanları aksini söylese bile, linç edilmemek veya “çağdışı” yaftası yememek için susmayı tercih ederler. Bu suskunluk, pencereyi kaydıranların en büyük sermayesidir. Zira itiraz edilmeyen her sapma, bir sonraki sapmanın meşruiyet zemini olur.

Haşlanan kurbağa deneyini bilirsiniz. Kurbağayı kaynar suya atarsanız zıplar kurtulur; ama soğuk suya koyup altını yavaş yavaş ısıtırsanız, tehlikenin farkına varmadan mayışır ve haşlanarak ölür. Overton Penceresi, toplumları haşlama sanatıdır. Alıştıra alıştıra, hissettirmeden, kelimelerin anlamlarını değiştirerek, kavramların içini boşaltarak yapılan bir zihin işgalidir.

Bugün savunduğumuz veya karşı çıktığımız şeylerin, gerçekten kendi fikrimiz olup olmadığını sorgulamak zorundayız. Zihnimizin penceresinden baktığımızda gördüğümüz manzara, hakikatin kendisi mi, yoksa birilerinin bizim için özel olarak çerçevelediği bir illüzyon mu?

Radikal fikirlerin “yeni normal” olduğu, bin yıllık doğruların ise “suç” sayıldığı bu garip devirde; o pencereyi kırıp, ciğerlerimize hakikatin temiz havasını çekmek, sadece bir entelektüel tercih değil, bir varoluş mücadelesidir. Unutmayınız ki; sınırları siz çizmezseniz, birileri gelir ve sizi o sınırların dışına hapseder. Aklın ve vicdanın penceresini, rüzgârın yönüne göre değil, hakikatin kıblesine göre sabitlemek dileğiyle.

Etiketler: Türkiye
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Profine Group, Kömmerling ile Türkiye’de yatırımlarını büyütüyor

Sonraki Haber

Nişan merasimine katılan 113 kişi zehirlendi

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Kızılay aktarmasında bir dünya turu: "La bebe kapının önünde birikme yapma, ilerle!"
Yazarlar

Kızılay aktarmasında bir dünya turu: “La bebe kapının önünde birikme yapma, ilerle!”

15 Temmuz 2026
Adresiniz yoksa, yaşamıyorsunuz! (Lütfen sistemi kilitlemeyiniz)
Yazarlar

Adresiniz yoksa, yaşamıyorsunuz! (Lütfen sistemi kilitlemeyiniz)

14 Temmuz 2026
Bugünün sessiz çocukları, yarının gururu olabilir
Yazarlar

Bugünün sessiz çocukları, yarının gururu olabilir

14 Temmuz 2026
Koşu bandındaki sapiens: Hayırdır inşallah?
Yazarlar

Koşu bandındaki sapiens: Hayırdır inşallah?

14 Temmuz 2026
Çocukların öfkesi aslında ne söylüyor?
Yazarlar

Çocukların öfkesi aslında ne söylüyor?

14 Temmuz 2026
Ebeveyn olmak; Kimsenin görmediği bir kalbi taşımak
Yazarlar

Ebeveyn olmak; Kimsenin görmediği bir kalbi taşımak

14 Temmuz 2026
Sonraki Haber
Nişan merasimine katılan 46 kişi zehirlendi

Nişan merasimine katılan 113 kişi zehirlendi

En Güncel Haberler

Özgür Özel'den yeni parti sinyali: "Temmuz sonu, Ağustos başı resmi adım atılır"
Öne Çıkan

Özgür Özel’den yeni parti sinyali: “Temmuz sonu, Ağustos başı resmi adım atılır”

15 Temmuz 2026
Ankara'da '15 Temmuz' sergisi
Kültür ve Sanat

Ankara’da ’15 Temmuz’ sergisi

15 Temmuz 2026
TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan 15 Temmuz gazilerine 'teşekkür beratı'
Politika

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan 15 Temmuz gazilerine ‘teşekkür beratı’

15 Temmuz 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

İstanbul’da taksicilerden 253 araçlık 15 Temmuz demokrasi konvoyu

15 Temmuz 2026
Yaşam

Öğrencilerden 15 Temmuz şehidi için hatim

15 Temmuz 2026
Yaşam

15 Temmuz şehidi polis memuru, Eskişehir’de mezarı başında anıldı

15 Temmuz 2026
Yaşam

Alçısını çıkarıp darbecilere direnen şehidin eşi: 15 Temmuz, eşimin bize bıraktığı gururlu bir gün

15 Temmuz 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Trakya'da şehitler mezarları başında anıldı

Trakya’da şehitler mezarları başında anıldı

- Haberton
15 Temmuz 2026

Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında şehitler, mezarları başında dualarla anıldı. Tekirdağ'da Eski Şehir...

Sivrisinekler neden bazı insanları daha çok ısırıyor? Uzmanlar merak edilen soruyu yanıtladı

İcra dosyası kendiliğinden silinir mi? İşte icra dosyalarının düşme süresi ve bilinmesi gerekenler

Denizler alarm veriyor! Deniz suyu sıcaklığındaki artışın anlamı uzmanları endişelendiriyor

Yeni dolandırıcılık yöntemi alarmı! Bu mesajı görür görmez sakın tıklamayın

Güncel Haber

İstanbul'da taksicilerden 253 araçlık 15 Temmuz demokrasi konvoyu

İstanbul’da taksicilerden 253 araçlık 15 Temmuz demokrasi konvoyu

15 Temmuz 2026
Öğrencilerden 15 Temmuz şehidi için hatim

Öğrencilerden 15 Temmuz şehidi için hatim

15 Temmuz 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton