17 Mayıs 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Neden mükemmeliyetçiyiz?

Neden mükemmeliyetçiyiz?

Buket Yağcı - Buket Yağcı
10 Ekim 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Neden mükemmeliyetçiyiz?

Neden mükemmeliyetçiyiz?

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Mükemmeliyetçilik, basitçe, her şeyin mükemmelce tasarlanması ve kusursuz hale getirilmesi için sürekli olarak çaba göstermek demektir.

Sanırım mükemmel olma arzusu, çocukluk döneminde benliğimize kodlanan bir şey. Birçok mükemmeliyetçi insanda gözlemleyebildiğim kadarıyla aslında bu insanların derinlerinde “daha iyisi olursam daha çok sevilirim ve onaylanırım” düşüncesi yeşeriyor. Farkında olarak ya da olmayarak bir rekabet duygusu baş göstermiş oluyor ve sonrasında başarılan şeyler yetersiz gelmeye, başarılamayanlar yüzündense ağır ve derin bir suçluluk duygusu hissedilmeye başlanıyor. Çünkü, mükemmeliyetçi insanlar için başarı denen şey durmak bilmez bir çabalama ve elde edinenlerle de yetinmemek demektir.

Yani mükemmeliyetçi insan bir şeyi başardıysa, bu onun için sadece küçük bir adımdır ve daha fazlasını başarmak zorundadır. Ve zaten bir şey başarıldıysa o çok çalıştığından değil, şans eseri bir şeyler öyle olduğu için başarılmıştır. Kendisi bu hedef adına çok çalışmış olsa da aslında hiçbir zaman yeterince çalışmamıştır. Bir şekilde bir şeyler ona yardımcı olmuştur, bu yüzden bir sonuç alınmıştır. Bundan sonra onun yapması gereken şey ise daha çok çalışarak daha üst bir hedefi kendi kendine başarmaktır. Fakat, sonraki kazanım da aynı şekilde sonuçlanır ve bitmek bilmez bir döngü başlamış olur. 

Başarısız olunduysa zaten dünyanın en başarısız ve en önemsiz insanıymış gibi davranılmaya başlanır ve daha başarılı olabilmek için de acımasızca amaçlar, hedefler ve sorumluluklar yüklenmeye koyulur bu kişi. Sonra bir şekilde yola devam edilir ve farkına bile varılmadan, hedeflere odaklanılmış ve sürekli onaylanma ihtiyacı içerisinde geçirilmiş bir zamandan örülmüştür hayat artık. Bu durum, oldukça yorucudur ve mükemmeliyetçi insanlar, eğer şanslılarsa, bir noktadan sonra bunun bir şekilde farkına varırlar. Mükemmeliyetçi olduklarını anladıklarında, ilk etapta bunun normal olduğunu ve kendisinin bu özelliğinin onu yukarı taşıyan, her daim ileri gitmeye ve yükselmeye zorlayan üstün bir özellik olduğunu düşünüp çoğu zaman kendileriyle övünürler. Fakat, bu aslında çok yorucu bir süreçtir.

Çünkü içten içe kendisinde beslediği bir yetersizlik duygusundan hareket eden bu sürekli mükemmel olma arzusu, insanı hırpalayarak yaptıklarını ve başardıklarını kendisi için yapmış olmaktan değil, diğerlerinin (eş, dost, aile, okul ve iş çevresi gibi) onayını ve sevgisini kazanmaktan gelir. İnsan kendisi için yaşamadıktan sonra ne yaşadığının ya da neleri başardığının ne kadar önemi vardır ki? İşte bunun fark edilmesi, mükemmeliyetçi kişiler için daha zordur. Kabul etmek istemezler, fakat işler böyle de yolunda gitmeyince o gerçekle yüzleşmek gerekmektedir.

Bunun sebeplerinden bahsetmek gerekirse, modern yaşamın etkisiyle değişen kültüre göz atılabilir. Esasen modern yaşamın kendisi, neredeyse her birimizi mükemmel olmaya zorlayacak bir rekabet dünyası yaratmıştır. Her zaman daha ileriye doğru giden, her zaman daha başarılı olmak zorunda olan bireyler haline getirilmişizdir.

Neden mükemmeliyetçiyiz?
Neden mükemmeliyetçiyiz?

Çünkü toplumda çok sayıda insan vardır ve mutluluk da modern yaşamın içerisinde elde edilen statüler ve saygınlıklarla birlikte değerlendirilmeye başlanır. Öyle ki, bu durum, kültür içinde bulunduğumuz her ortamda kendini göstermiştir. Sözgelimi ailede başlayan bu süreç, toplumumuzda çoğu zaman, ya kardeşler arası kıyas ilişkisi kurularak ya da “komşunun çocuğu şunu bunu yapmış” örnekleri üzerinden daha da yaygınlaşarak önce okul ve arkadaş ilişkilerine ve daha sonra da bütün sosyal ilişkilere yansımıştır. Bu durumda modern bireyler kaçınılmaz olarak sonu gelmez bir rekabet duygusu ile donanmış olur. Burada, yukarıda söylendiği gibi, diğer kişi ve kişilerle kurulan kıyastan hareketle içsel olarak yetersizlik duygusunun tohumları atılır ve bu duygu, her kıyas ve rekabet ilişkisinde artarak bireyin içinde büyümeye başlar.

Çoğalarak ilerleyen bu sürecin sonunda ise modern bireyler acımasızca birbiriyle rekabet ederek, girilen her ortamda birbirlerinin “ayaklarını kaydırma” hevesiyle etik ihlallerde bulunabilir. Bu mesele, hem kişisel hem toplumsal ilişkiler açısından oldukça sorunlu görünmektedir. Bireysel olarak değerlendirildiğinde, insanların neyi neden istediğini ya da başardığını bilmeden, bilinçsiz hedef ve amaçlar doğrultusunda çabalayıp durarak ve yetersizlikle baş edilmeyip kendini kendiliğiyle onaylamadığı sürece, günün sonunda hayattan yorulmasına ve yaşadığı hayatı kaçırmasına neden olurken, toplumsal açıdan da kurulan bütün ilişki biçimlerindeki anlam ve samimiyet gibi değerlerin zedelenmesine, daha büyük ölçekte de diyalog ve duygudaşlık kurulmasının engellenmesine neden olur. 

İnsanların öncelikli olarak kabullenmesi gereken şey şudur: Mükemmel denen şey yoktur. Mükemmel, tasarlanmış ve kusursuza işaret eden bir kavramdır. İnsan, hatalar ve yanlışlarla “yaşam boyu öğrenme” denebilecek bir sürecin yolcusudur. Mükemmelin peşinde koşmak yerine içselliğe yönelerek gerçek tutkuların farkına varmak ve yaşanan anların keyfine varmak, daha gerçekçi hedefler ve amaçlar yaratmak için tercih edilebilir adımlardır. Böylelikle yetersizlik duygusunun yarattığı anlamsız koşturmacadan uzaklaşıp gerçek hedefler başarıldığında o başarıdan haz duyulabilecek ve insan kendine “bunu ben başardım” diyerek kendini gururlandırabilecektir. Elbette mesele, bu başarılar ve hedeflerden sonra bulunulan yerde sabit kalmak ve artık hiçbir şey için çaba göstermemek değildir. Asıl konu, bu kazanımlardan alınan hazzın kişiler tarafından doyasıya yaşanması ve kişinin yetersizlik duygusundan gelen, başkalarının onayına sürekli duyduğu ihtiyacı törpüleyip kendi kendisinin onayına yönelmesidir.

Yetersizlik duygusu kişiyi daima ileri taşıyormuş gibi görünürken, içsel benliği ve gerçek tutkuları hep bir adım geride tutar. Kendimizin farkında olarak yaşamaksa yaşamın anlamlılığını artıracaktır. Modern yaşam, mükemmellik algısı yaratıp bunu bir şekilde insanlığa dayatmasıyla insanın trajedisi haline gelmiştir. İnsan, kendi trajedisini kendiliğiyle değerlendirebilirse kendi yaşamında bir anlam bulabilme ihtimali artacaktır.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Pandemi döneminde bakkallığa yoğun ilgi

Sonraki Haber

Gelecek endişe ve geride bırakılmış ülkeler (1. çıkmaz)

Buket Yağcı

Buket Yağcı

Buket Yağcı, Felsefe yüksek lisans öğrencisi. Etik ve ahlak felsefesi alanlarında çalışıyor. Aynı zamanda insan hakları ve politik felsefe alanlarında da akademik gündemi takip etmeye çalışıyor. Okumayı, yazmayı, bildiklerini paylaşmayı ve üretmeyi yaşam felsefesi haline getirerek hayatı sürdürmeye çalışıyor. Dolayısıyla üzerine düşünüp tartıştığı konuları insanlara da açmak, eleştirel perspektifi toplumsal düzeyde efektif hale getirmek için yazma işini daha aktif yürütmek istiyor.

İlgili Haberler

Yazarlar

Çocuğunuzu büyütürken aslında bir karakter inşa ediyorsunuz

16 Mayıs 2026
Caucasian man sitting on sofa watching television news broadcast, holding remote control and facing TV screen in modern living room interior, back view visible
Yazarlar

Muhabir gözüyle ekranlar

16 Mayıs 2026
Kardeşin yeri hep özeldir
Yazarlar

Kardeşin yeri hep özeldir

15 Mayıs 2026
Kalp risalesi
Yazarlar

Kalp risalesi

15 Mayıs 2026
Kötü kötüdür
Yazarlar

Kötü kötüdür

15 Mayıs 2026
Ruhsuz kalabalıklar
Yazarlar

Ruhsuz kalabalıklar

13 Mayıs 2026
Sonraki Haber
Gelecek endişe ve geride bırakılmış ülkeler (1. çıkmaz)

Gelecek endişe ve geride bırakılmış ülkeler (1. çıkmaz)

En Güncel Haberler

Sivas Uluslararası Film Festivali ödül töreniyle sona erdi
Kültür ve Sanat

Sivas Uluslararası Film Festivali ödül töreniyle sona erdi

17 Mayıs 2026
Duş almak için piknik tüpüyle su ısıttı; gaz sızıntısından zehirlenerek hayatını kaybetti
Yerel Haberler

Duş almak için piknik tüpüyle su ısıttı; gaz sızıntısından zehirlenerek hayatını kaybetti

17 Mayıs 2026
Hatay'da otomobilin bahçe duvarına çarptığı anlar kamerada
Yerel Haberler

Hatay’da otomobilin bahçe duvarına çarptığı anlar kamerada

17 Mayıs 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

‘İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar’ etkinliği coşkuyla gerçekleştirildi

17 Mayıs 2026
Yaşam

Osmaniye’de ‘Lezzet Festivali’ renkli görüntülerle başladı

16 Mayıs 2026
Yaşam

Fener Rum Patriği Bartholomeos, ayin için Nevşehir’e geldi

16 Mayıs 2026
Yaşam

Erzincan’da saklı cennet; Sohmarik Yaylası

16 Mayıs 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

'İstanbul'un Fethi Edirne'den Başlar' etkinliği coşkuyla gerçekleştirildi

‘İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar’ etkinliği coşkuyla gerçekleştirildi

- Haberton
17 Mayıs 2026

Edirne Valiliği tarafından İstanbul'un fethinin 573'üncü yıl dönümü kapsamında düzenlenen 'İstanbul'un Fethi Edirne'den Başlar' programı, aralıklarla yağan yağmura rağmen coşkuyla...

Yoga spor kadar etkili mi? Uzmanlara göre etkisi sanıldığından daha büyük olabilir

Misafir sofraları için uyumlu menü önerileri

Borsada nasıl para kazanılır? Uzmanlar en kritik hatayı açıkladı

Çocuklarda kekemelik neden olur? Uzmanlara göre erken fark etmek büyük önem taşıyor

Güncel Haber

Sivas Uluslararası Film Festivali ödül töreniyle sona erdi

Sivas Uluslararası Film Festivali ödül töreniyle sona erdi

17 Mayıs 2026
Duş almak için piknik tüpüyle su ısıttı; gaz sızıntısından zehirlenerek hayatını kaybetti

Duş almak için piknik tüpüyle su ısıttı; gaz sızıntısından zehirlenerek hayatını kaybetti

17 Mayıs 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton