Betül Fırat, müzisyen, ressam ve şair Can Uçar ile sanat, kültür ve ata müziği üzerine dikkat çeken bir söyleşi gerçekleştirdi.
Türk ata müziğini modern dünyaya taşıyan Can Uçar, müzikten resme ve şiire uzanan sanat yolculuğunu anlattı. Kültürel mirasa sahip çıkmanın önemine dikkat çeken Uçar, “Kültürümüz rengarenktir, buna beraber sahip çıkalım” mesajı verdi.
Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında sevenleriniz sizi tanıyor olsa da birkaç cümle ile kendinizden bahseder misiniz?
Kültürüne aşık, tanıdıkça daha da hayran olan ve öğrendiklerini şarkılar ve resimler aracılığı ile aktarmaya çalışan bir kişiyim.
Müzisyenliğe nasıl başladığınızdan ve ne kadar zamandır yaptığınızdan bahseder misiniz biraz?
4-5 yıl evvel elime ödünç geçen bir dombıra ile başladım. Öğrenmek için kaynağın olmayışı beni meraklandırdı ve hırslandırdı. Bu süreci, denize düşüp yüzme bilmeyen bir insanın yüzmeyi öğrenmesi gibi tanımlarım.
Müzisyenlikle ilgili sizi en çok zorlayan konu ne olmuştur?
Kendimi tam anlamıyla müzisyen olarak görmediğim için buna net bir yanıtım yok. Belki öğrenme süreci eğlenceli olduğu kadar sancılıydı. Öğrenme serüveni son nefese kadar devam edecek. Sadece daha az eğlenceli ama çok daha rahat bir biçimde.
Genelde Türk Ata müzikleri ve şarkılarını seslendirmektesiniz? Buna nasıl karar verdiniz? Anlatır mısınız?
İnternette +10 yıl önce bunu gördüm ve Türk kültürünün ne kadar farklı yerlere uzandığını idrak ettim. Bu zenginlik büyüleyiciydi. Başta var olan parçaları çaldım hoşuma gittiği ve ruhumu dinlendirdiği için yapıyordum. Sonra bir rüya gördüm. Orada kızıl bir ormanın içinde dev bir ağacın altında ak sakallı bir kişi, kopuz çalıyordu. Çaldığı ezgi benzersiz ve büyüleyiciydi. Sabah uyanır uyanmaz kulağımdan hatırladığım kadarını çıkarmayı denedim. Çıkarabildiğimi çıkardım unuttuğum yerlere ise eklemeler yaptım. Eklemelerle beraber büyüsü bozulmuştu ancak bir şeyler var etmiştim. Zihnimdeki beste yapmanın imkansızlığına dayalı olan bütün bariyerler yok olmuştu. Şu an ise nota bilmeden onlarca ezgi besteledim. Henüz paylaşılmamış olsalar bile varlar. Yaptığım şeyin ise tam olarak ata müziği olduğunu söyleyemem. Yine de atadan gelen geleneksel tekniklerle şarkılar icra ediyorum ve besteliyorum. Buna ata müziği diyebileceğimizden emin değilim. Çünkü atalarımızın nasıl müzik yaptığı konusunda elimizde çok detaylı bilgiler yok.
İleriye yönelik kişisel ve toplumsal hedefleriniz nelerdir?
Dadaloğlu yiğit bön gerek der. Buradaki bön, ahmaktan öte, kurnazlıktan uzak hin olmayan demektir. Kurnazlıktan uzak onurlu bir yaşam ve ölüm isterim. Bu süreçte ölümsüz olma kaygısı olmadan bu güzel kültürü hakkettiği değere yükseltmek için çalışmalar yapmak isterim.
Sizi etkileyen şair, yazar veya sanatçılar kimlerdir?
Sibirya’daki Kayçılardan (ozan) tutun Anadolu’daki erenlere, yiğitlere kadar sayabileceğim o kadar ad var ki… Birini bile unutsam gece rahat uyuyamam o yüzden tek bir arketip söyleyip sıyrılayım. Köroğlu…
Biz sizi şarkılarınızla tanıyoruz, karizmatik duruşunuz da beğeni topluyor baya. Şarkılar haricinde sanatın hangi alanları ile ilgileniyorsunuz? Diğer yönlerinizden de bahseder misiniz?
Resim çizerim ve şiir yazarım. Bu 3 uğraşı bir arada kullanıyorum. Şarkılar için şiir yazıp şarkılar için çiziyorum.
Sanatın mükâfatı dinleyici ve takip edenlerdir ama size nasıl kazanımlar elde ettirdi?
Çok güzel insanlarla tanıştım. Mahalledeki fırıncı bile bazen bedava kurabiye verir. Bunlar bile yeterlidir.
Şu ana kadar sohbetimizi okuyan ve bizlere eşlik eden dostlara son olarak ne söylemek istersiniz?
Buraya kadar okuduysanız sağ olun, var olun. Son dönemlerde itici ve pespayeymiş gibi gözümüze sokulan ve yok edilen, değersizleştirilen kültürel ögelerimizi tanımak ve hakkettiği değeri vermek bizim elimizdedir. Ön yargılıysanız ve bu tür meseleleri daha önce hiç düşünmediyseniz, Dede Korkut okuyun fantastik evrenlerin en güzel örneklerini göreceksiniz. Köroğlu okuyun isyankâr, gururlu ve onurlu kahramanların sadece Robin Hood’lar ve Cyrano’lar olmadığını göreceksiniz. Kayçılara bakın. Doğaya hürmeti göreceksiniz. Kültürümüz rengarenktir. Buna beraber sahip çıkalım ve karartmayalım. Esen kalın…













