Gadasını aldıklarım, sefalar getirdiniz. Çayları tazeleyin, arkanıza yaslanın; bugün sizi Ankara’nın UNESCO Dünya Mirası listesine girmesi gereken o efsanevi bölgesine, yani Demetevler 12. Cadde’ye götürüyorum! Okurken emniyet kemerinizi sıkı sıkı bağlayın, maazallah virajda savrulursunuz benden söylemesi!Şimdi gardaşım, Demetevler denince akla ne gelir? Betonarme apartmanlar, dip dibe binalar ve tabii ki o meşhur 12. Cadde! Burası sıradan bir cadde değil; burası adeta yerli ve milli bir formula pistidir.Adam dışarıdan gelmiş, ilk defa arabasıyla 12. Cadde’ye giriyor.
Daha ilk virajda sol aynayı sağdaki manavın domates tezgahına öpüştürüyor. Arkadan gelen Şahin marka taksi korornaya bir basıyor, ses duvardan yankılanıp Kızılay’a kadar gidiyor!— “La gardaşım yavaş! Yolun ortasında niye duruyorsun?”— “Usta yol ortası değil, burası caddenin ta kendisi! Genişlik bu kadar!”Lafa bak la! Demetevler 12. Cadde’de çift yönlü trafik demek; iki aracın yan yana geçmesi değil, aynaların karşılıklı ‘selamünaleyküm’ demesi demektir! Karşıdan gelen otobüsle senin araban teğet geçerken, içerideki yolcular birbirinin gözündeki çapağı görecek kadar samimi olur.
Sosyalleşmek istiyorsan kafeye gitmene gerek yok, 12. Cadde’de arabayla iki tur at, bütün mahalleyle akraba olursun!Daha işin yaya boyutu var, durun!Karşıdan karşıya geçmek öyle kolları sallaya sallaya olacak iş mi? Yaya geçidine adımını atarsın, araba durmaz; tam tersi sana öyle bir manalı bakış atar ki, “Kardeşim acelemiz var, üstümüzden atlasana” der gibidir. Yayayla sürücü arasındaki o tatlı diyalog hep aynıdır:— “Hemşerim yaya geçidi burası!”— “La abicim görüyorum, ama fren balatası yeni değişti, durursam arkadaki Doblo bana arkadan saplar!”Bir de o binaların balkonları var, abovvv!12. Cadde’de üst katlardaki teyzeler balkonlardan aşağıya sepet sarkıtır, aşağıdan geçen taksiciye ekmek siparişi verir! “Oğlum ahmet, gelirken iki ekmek bir yoğurt atıver sepete!” Cadde o kadar dar ki, istersen balkonlar arası çamaşır ipi gerip karşı komşuyla paslaşabilirsin. Mimarisi adeta “Birbirinizi sevin, yakın olun” mesajı verir.Park etmek mi? Ha ha ha! Demetevler 12. Cadde’de boş yer aramak, samanlıkta iğne aramaktan zordur. Adam arabayı öyle bir park eder ki; önündeki araba çıkamaz, arkadaki araba kornaya basar, otoparkçı çocuk ise elinde çayla olayları çekirdek çitleyerek izler. Çözüm mü? Çözüm basittir: Dörtlüleri yakıp “5 dakikaya geliyorum abim” yazısını camına koymak! O 5 dakika bazen 5 saat sürer ama o detayları kimse sorgulamaz.Sözün özü gardaşım; Demetevler 12. Cadde’de araba sürmek bir cesaret testidir, o darlıkta yön bulmak ise tam bir coğrafya dehası ister! Ama o samimiyet, o esnafın tatlı dili var ya; dünyanın hiçbir yerinde yoktur la!Kalın sağlıcakla, aynalarınıza sahip çıkın!












