29 Eylül 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kriz anında kim olduğun ortaya çıkar

Kriz anında kim olduğun ortaya çıkar

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
29 Mart 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Kriz anında kim olduğun ortaya çıkar
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Toplumların kendilerine anlattığı en büyük, belki de en tehlikeli yalan, medeniyetin kalıcı ve sarsılmaz bir yapı olduğudur.

Bizler; yasaların, kurumların, yazılı kuralların ve yakamıza iliştirdiğimiz o süslü unvanların, bizi içimizdeki o karanlık ilkel güdüden sonsuza dek koruyacağına inanmak gibi kibirli bir yanılsamanın içindeyiz. Oysa tarih ve doğa, bu illüzyonu paramparça etmek, insanın gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için her zaman fırsat kollar. Eğer bir gün, “Aynı şartlarda, aynı amansız felaketin ortasında farklı karakterler, farklı liderlik anlayışları nasıl bir sonuç verirdi?” diye sorsaydınız ve bunun için kusursuz, izole ve acımasız bir laboratuvar kursaydınız, elde edeceğiniz sonuç on dokuzuncu yüzyılda Auckland Adaları’nda yaşanan o dehşet verici gerçeklikten farksız olurdu. Bu, denizcilik tarihine düşülmüş basit bir iki gemi enkazı notu değildir; bu, sosyolojik apoletlerin söküldüğü, liyakatin en temel hayatta kalma refleksine dönüştüğü ve insan doğasının en çıplak haliyle masaya yatırıldığı emsalsiz bir derstir.

Modern bürokrasi, siyaset ve iş dünyası; masa başlarında uydurulmuş, gerçek hayatta ve kriz anlarında hiçbir pratik karşılığı olmayan o şişkin unvanlara tapınmak üzerine kurulmuştur. Sistem, bireyleri ürettikleri sahici değere veya kriz çözme kapasitelerine göre değil, kartvizitlerinde yazan hiyerarşik etiketlere göre sınıflandırır. Ancak okyanusun ortasında, dondurucu soğuğun, bitmek bilmez fırtınaların ve mutlak açlığın pençesindeki ıssız bir adada, kağıt üzerindeki o saygın unvanların hiçbir hükmü yoktur. Kriz anları, o sahte otorite zırhının iflas ettiği, toplumsal kurguların çöktüğü yerdir. Auckland Adaları’nın bir yakasında, Kaptan Thomas Musgrave ve sivil James Teer gibi figürlerin sergilediği liderlik, egonun sıfırlandığı ve entelektüel aklın devreye girdiği noktayı temsil eder. Musgrave, felaketin ortasında o çok değer verilen kaptanlık apoletlerine sarılmak yerine, grubun içindeki asıl cevheri, François Raynal gibi teknik becerisi yüksek, sahici bir liyakat sahibi isimleri öne çıkarmayı bilmiştir. Gerçek liderlik, her şeyi bilme kibri değil; bilenlere alan açma, yeteneği tanıma ve ortak aklı bir orkestra şefi gibi yönetme erdemidir. Diğer yakada ise, Kaptan Dalgarno’nun şahsında tecessüm eden o zehirli, yıkıcı ve bencil otoriteyi görürüz. Kibrinden zerre ödün vermeyen, saygın unvanının arkasına saklanarak astlarına zorbalık eden ve sadece kendi selametini düşünen bir muktedirin, koca bir grubu nasıl felakete sürüklediğinin kanıtıdır o. Dalgarno, modern çağda kriz anlarında kurumların ve devletlerin neden hızla çöktüğünün tarihsel, evrensel bir prototipidir.

Hayatta kalmak, salt biyolojik bir işlev, kalbin atmaya devam etmesinden ibaret basit bir mekanizma değildir. İnsanı hayvandan ayıran o kalın çizgi, en büyük felaketin, en derin umutsuzluğun ortasında bile o ince medeniyet zarını koruyabilme iradesidir. Musgrave’in kampında tanık olduğumuz şey, soğuktan korunmak için sıradan bir sığınak inşası değil; bir toplum sözleşmesinin, asgari hukukun ve insan haysiyetinin yokluk içinde yeniden tesis edilmesidir. Fırtınanın ortasında mühendislik harikası sayılabilecek sağlam bir kulübe inşa etmek, tahtadan satranç taşları yontup zihni diri tutmak, külden sabun üreterek hastalıklara ve pisliğe meydan okumak, eldeki kıt erzakı mutlak bir eşitlikle, kimseyi kayırmadan paylaşmak… Bunlar, vahşete karşı bilerek ve isteyerek çekilmiş entelektüel ve ahlaki setlerdir. Düzenin, eşitliğin ve adil bir liderliğin olduğu yerde, umutsuzluk yerini direnişe bırakır.

Ancak adanın diğer ucunda, otoritenin bencilleştiği, hukukun askıya alındığı ve dayanışmanın çöktüğü o karanlık yerde ortaya çıkan manzara, insanlığın topyekûn iflasıdır. Liderin sadece kendi çıkarını düşündüğü, unvanın bir ayrıcalık ve baskı aracına dönüştüğü Dalgarno’nun kampında, insan doğasının o en ilkel dehlizleri ardına kadar açılmıştır. Zayıfların ve hastaların acımasızca ölüme terk edilmesi, yoldaşlığın yerini ihanete bırakması ve nihayetinde o kan donduran yamyamlık raddesine gelinmesi; şartların ağırlığının değil, insan iradesinin ve ahlakının çöküşünün bir sonucudur. Medeniyet, kendiliğinden var olan, bizi koruyan görünmez bir doğa yasası değildir; her gün, her krizde, her zorlukta yeniden seçilmesi, inşa edilmesi ve savunulması gereken aktif bir duruştur. O duruş kaybedildiğinde, o irade gösterilmediğinde, geriye sadece dişler ve pençeler kalır.

Büyük ve sarsıcı krizler, insanı başka bir şeye dönüştürmez; sadece onu o güne kadar ustalıkla gizlediği tüm toplumsal maskelerinden arındırarak, asıl özüyle, o çiğ ve çıplak gerçeğiyle baş başa bırakır. Sivil hayatta statüko tarafından dışlanan, sıradan görülen bir madenci veya isimsiz bir işçi, uçurumun kenarında aklıyla, dirayetiyle ve fedakarlığıyla bir kahramana, hayat kurtaran vizyoner bir mucide dönüşebilir. Buna karşılık, toplumun saygı duyduğu, salonlarda el pençe divan durulan, parlak üniformalı ve yüksek maaşlı elit bir figür, şartlar zorlaştığında içindeki o bencil, korkak ve acımasız zorbayı serbest bırakabilir. Auckland Adaları’nın bize öğrettiği en sarsıcı, en rahatsız edici hakikat şudur: İnsan, en çaresiz anında neyse odur. Medeniyetin o konforlu perdeleri yırtıldığında, geriye ne asalet kalır ne servet ne de unvan; sadece karakterin o yalın, bükülmez iskeleti kalır.

Bugün bizler fırtınalı bir adada mahsur kalmış, donmak üzere olan kazazedeler olmayabiliriz. Ancak içinden geçtiğimiz devasa siyasi buhranlar, ekonomik yıkımlar ve kurumsal çöküşler, o adanın modern yansımalarından başka bir şey değildir. Bizi yönetenlere, kurumlarımızın, medyamızın ve devlet aygıtının başındaki o parlak unvanlı figürlere bir de bu tavizsiz gözle bakmak zorundayız. Kriz anlarında, tıpkı Musgrave gibi liyakati mi öne çıkarıyorlar, ortak aklı mı işletiyorlar; yoksa kendi egolarının esiri olup toplumu uçuruma mı sürüklüyorlar? Medeniyeti ayakta tutan o ince dayanışma ve adalet ağını mı örüyorlar; yoksa gemi batarken ilk filikaya binmek için zayıfları ezip geçen birer Dalgarno mu oluyorlar? Unutmayalım ki, liyakatsizliğin, adaletsizliğin ve kibrin hüküm sürdüğü her yapı, kendi içinde bir Auckland Adası’dır. Ve böyle bir adada, cehalet ile zorbalığın ittifakı her zaman ahlaki bir yamyamlıkla sonuçlanır. Gerçeği görmezden gelmek, fırtınanın ortasında pusulayı denize atmaktır. Bize düşen, o pusulayı sımsıkı tutmak ve maskelerin ardındaki o yalın, sarsıcı hakikati, bedeli ne olursa olsun her gün yeniden talep etmektir.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Eski milli sporcu çocukları tenisle buluşturuyor

Sonraki Haber

Otomobil tarlaya yuvarlandı: 1 ölü, 3 yaralı

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

​Onkoloji Acili'nde biyolojik alarm ve Şahin’in tarihi firarı!
Yazarlar

​Onkoloji Acili’nde biyolojik alarm ve Şahin’in tarihi firarı!

29 Eylül 2026
Tecrübeli oyuncu Cenk Tunalı ile söyleşi
Yazarlar

Tecrübeli oyuncu Cenk Tunalı ile söyleşi

29 Eylül 2026
Kitapların dünyası
Yazarlar

Kitapların dünyası

28 Eylül 2026
Eylül tonu
Yazarlar

Eylül tonu

28 Eylül 2026
Karanlık ve soğuk renkler gibiyim
Yazarlar

Karanlık ve soğuk renkler gibiyim

28 Eylül 2026
Ankara Şehir Hastanesi Acili'nde zaman bükülmesi: "La üç saat oldu, sıra bize yeni mi geldi bebe?!"
Yazarlar

Ankara Şehir Hastanesi Acili’nde zaman bükülmesi: “La üç saat oldu, sıra bize yeni mi geldi bebe?!”

28 Eylül 2026
Sonraki Haber
Otomobil tarlaya yuvarlandı: 1 ölü, 3 yaralı

Otomobil tarlaya yuvarlandı: 1 ölü, 3 yaralı

En Güncel Haberler

CHP’li Sarı: CHP’nin içinde olmadığı bir çözüm mekanizmasının başarısız olma ihtimali var
Politika

CHP’li Sarı: CHP’nin içinde olmadığı bir çözüm mekanizmasının başarısız olma ihtimali var

29 Eylül 2026
Otomobil kayganlaşan yolda bariyerlere çarptı
Yerel Haberler

Otomobil kayganlaşan yolda bariyerlere çarptı

29 Eylül 2026
Eyüpsultan Camii'nde havaya 4 el ateş açtı: Tartışma yüzüne tükürülmesiyle başlamış
Yerel Haberler

Eyüpsultan Camii’nde havaya 4 el ateş açtı: Tartışma yüzüne tükürülmesiyle başlamış

29 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

İstanbul Havalimanı’nda borcundan dolayı haczedilen İran havayolu şirketinin uçağının bekleyişi sürüyor

29 Eylül 2026
Yaşam

Öğrenciler bayat kekleri çikolata toplarına dönüştürdü: Gıda israfına dikkat çekti

29 Eylül 2026
Yaşam

Çekmeköy’de sürücü fren yerine gaza bastı; cip çarptığı otomobille kafeye girdi

29 Eylül 2026
Yaşam

Türkiye’de yeni eve taşınanların alışkanlıkları araştırıldı: Mutfak günlük ritüelin önemli bir parçası

29 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Mudanya'da sağanak su baskınına yol açtı, mahsur kalan vatandaşlar kurtarıldı

Mudanya’da sağanak su baskınına yol açtı, mahsur kalan vatandaşlar kurtarıldı

- Haberton
29 Eylül 2026

Bursa'nın Mudanya ilçesinde sağanak, su baskınlarına yol açtı. Pansiyonlarda ve evlerinde mahsur kalanlar, arama kurtarma ekiplerince kurtarıldı. Kentte iki gündür...

Sonbaharda spor için son fırsat: Açık havada yapılabilecek en iyi egzersizler

Başkasının evinin önüne park etmek yasak mı? “Burası benim kapımın önü” diyenler dikkat

İkinci el araç alırken sadece Tramer’e güvenmeyin: “Hasar kaydı yok” demek araç temiz demek değil

Fotoğraf uygulamasına galeri izni verirken dikkat: Binlerce özel fotoğraf tek izinle açılabilir

Güncel Haber

CHP’li Sarı: CHP’nin içinde olmadığı bir çözüm mekanizmasının başarısız olma ihtimali var

CHP’li Sarı: CHP’nin içinde olmadığı bir çözüm mekanizmasının başarısız olma ihtimali var

29 Eylül 2026
İstanbul Havalimanı'nda borcundan dolayı haczedilen İran havayolu şirketinin uçağının bekleyişi sürüyor

İstanbul Havalimanı’nda borcundan dolayı haczedilen İran havayolu şirketinin uçağının bekleyişi sürüyor

29 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton