Kalbin askerleri iki tanedir. Gözle görülenler, diğer gizli açık azalardır. Bütün bunlar kalbin hizmetçileridirler. Kalbe itaat ederler. Peki kalp neyi ister? İlim, salih ameller. Kalp, göğüsteki et parçasından tabir değildir. İnsan olduğunu anlayan ve şeylerin hakikatini bilen merkezin anlaşılmasıdır.
Göz görmek ister. Asıl görmek kalpledir. Yoksa göz görseydi rüyayı nasıl görüyor olurduk ki? Uyurken gözlerimiz kapalıdır. Ama kâinatı en ince ayrıntısına kadar görebiliyoruz. O halde beden ve vücut, maddeden öte bir yol vardır. O gözle bakan, kâinatı görür.
Kalp sevgiyle beslenir. Oraya ne ekerseniz, karşınıza o çıkar. Kin ve nefret ekin; hasadınız sadece nefsini beslemek olur. Nefis, doymayan bir canavardır. Ona ne yaparsanız yapın doymaz. Sizi bitirene kadar elinizden en güzel şeyleri kaybettirir. İyilik ve sevgi tohumlarıyla beslerseniz, hayatınızın bir çiçek bahçesi kadar ferah, huzurlu, kötülükten arınmış olduğunu göreceksiniz.
Kalbimiz her zaman doğruyu gösteren bir pusuladır. İyi bil yoldaş. İçinize doğan her şeyin doğru çıkma ihtimali yüzde yetmiştir. Benim öyle oluyor. Sizin de öyle değil mi?
Kalbinizin güzelliğinin yüzünüze ve hayatınıza yansıması dileğiyle, hoşça kalın.












