İngiltere’de geçen 16 yıllık akademik kariyerinin ardından Türkiye’de çalışmalarını sürdüren EL-TE Global Consultancy Kurucusu ve Çağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cansu Ünver, eğitim yolculuğunu, uluslararası kariyer deneyimlerini, yurtdışı eğitim trendlerini ve gelecek hedeflerini anlattı.
Eğitim Yolculuğunuz Nasıl Başladı?
Eğitim benim için hiçbir zaman yalnızca diploma almak anlamına gelmedi; her zaman hayatımı şekillendiren ve dünyayı anlama biçimimi geliştiren bir yolculuk oldu.
Adana’da başlayan eğitim hayatım, beni uluslararası akademiye taşıdı. Lisans ve yüksek lisans eğitimlerimin ardından doktora çalışmalarımı İngiltere’de sürdürdüm. Bu süreç boyunca yalnızca akademik eğitim almadım; aynı zamanda farklı ülkelerden akademisyenlerle ve öğrencilerle çalışma fırsatı yakaladım.
Bugün geriye dönüp baktığımda eğitim hayatımın bana kazandırdığı en önemli şeyin eleştirel düşünme ve analitik bakış açısı olduğunu düşünüyorum. Özellikle ekonomi alanında çalışırken verilerin arkasındaki hikâyeyi okuyabilmek, ülkelerin ve toplumların dönüşümünü anlayabilmek benim için her zaman çok değerli oldu.
Bu ilgi zamanla araştırma alanlarıma da yansıdı. Göçün ülke ekonomileri üzerindeki etkileri, göç ve verimlilik ilişkisi, uygulamalı ekonomi ve ekonometri bugün üzerinde yoğunlaştığım temel çalışma alanları arasında yer alıyor.
Akademik Kariyeriniz Nasıl Şekillendi?
Doktora eğitimimle birlikte akademik kariyerim de şekillenmeye başladı. Yaklaşık 16 yıl boyunca İngiltere’de yaşadım ve çalıştım. Her ne kadar bugün kariyerime Türkiye’de devam ediyor olsam da, İngiltere ile olan profesyonel bağlarım hiçbir zaman kopmadı. Gerek akademik iş birliklerim gerekse EL-TE Global Consultancy kapsamında yürüttüğümüz uluslararası eğitim faaliyetleri nedeniyle İngiltere’ye düzenli olarak seyahat ediyor ve yükseköğretim ekosisteminin içinde aktif olarak yer almaya devam ediyorum. Bu süreçte ekonomi, finans, araştırma yöntemleri, istatistik ve ekonometri alanlarında dersler verdim. Araştırma alanlarımın merkezinde göç ekonomisi, üretkenlik, finansal gelişme, bankacılık ve uygulamalı ekonometri yer alıyor. Özellikle göç hareketlerinin ülke ekonomileri üzerindeki etkileri, finansal sistemlerin ekonomik büyümeye katkısı ve bankacılık sektörünün performansını etkileyen faktörler üzerine çalışıyorum. Verilerin arkasındaki hikâyeyi anlamayı ve ekonomik olayları bilimsel yöntemlerle açıklamayı her zaman heyecan verici bulmuşumdur.
Ekonomi aslında insanların hayatlarına dokunan bir bilim. Bir ülkeye gelen göçün üretkenliği nasıl etkilediği, finansal gelişmenin ekonomik kalkınmaya nasıl katkı sağladığı ya da dijital dönüşümün iş dünyasını nasıl değiştirdiği gibi sorular beni her zaman heyecanlandırdı.
Bugün Çağ Üniversitesi’nde Uluslararası Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı olarak görev yapıyorum. Bunun yanında uluslararası araştırma projeleri yürütüyor, bilimsel yayınlar üretiyor ve öğrencilerimin yalnızca mezun olmalarına değil, küresel ölçekte rekabet edebilen bireyler olarak yetişmelerine katkı sunmaya çalışıyorum.
Uluslararası çapta kurucusu olduğunuz EL-TE Global Consultancy hakkında konuşalım. Nasıl meydana geldi?
EL-TE Global Consultancy aslında yıllar boyunca hem akademisyen hem de uluslararası eğitim sisteminin bir parçası olarak edindiğim deneyimlerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıktı.
İngiltere’de geçirdiğim yıllar boyunca çok sayıda öğrencinin yurtdışı eğitim süreçlerini gözlemledim. Bu süreçte fark ettiğim en önemli şey şuydu: Herkes yurtdışına gitmek istiyor ancak herkes için doğru yol aynı değil.
Tam da bu nedenle EL-TE’yi kurarken standart bir danışmanlık modeli oluşturmak istemedim. Bizim yaklaşımımız tamamen kişiye özel. Çünkü herkesin kariyer hedefi, hayat planı ve beklentileri farklı.
Örneğin bazı danışanlarım için uzun süreli yurtdışı eğitimi doğru seçenek olmayabiliyor. Kariyer hedeflerine ulaşmaları için 8 ila 16 haftalık kısa dönem eğitim programları çok daha etkili sonuçlar verebiliyor.
Bazı danışanlarımız için ise lisans, yüksek lisans, MBA veya doktora programlarını İngiltere’de planlıyoruz.
Aynı şekilde seçilecek üniversite ve bölüm de tamamen kişiye özgü olmalı. Her öğrenciye aynı üniversiteyi veya aynı programı önermek sağlıklı bir yaklaşım değil.
Bu nedenle EL-TE’de sürecin en önemli kısmı ön analiz aşaması. Öğrencinin akademik geçmişini, kariyer hedeflerini, kişisel beklentilerini ve uzun vadeli planlarını detaylı şekilde değerlendiriyoruz. Ancak bundan sonra doğru eğitim rotasını oluşturabiliyoruz. Ben eğitim danışmanlığının aslında bir kariyer mimarlığı süreci olduğuna inanıyorum.
Yurtdışında eğitim talebi son yıllarda arttı. Bu düşüncede olan gençleri neler bekliyor?
Öncelikle şunu samimiyetle söylemek isterim: Bana göre herkes hayatının en az bir döneminde yurtdışında eğitim deneyimi yaşamalı. Bu mutlaka yıllarca süren bir üniversite eğitimi olmak zorunda değil. Bazen birkaç haftalık ya da birkaç aylık bir program bile kişinin dünyaya bakış açısını tamamen değiştirebilir.
Yurtdışı eğitimi yalnızca akademik bilgi kazanmak değildir. Aynı zamanda farklı kültürleri tanımak, bağımsız yaşamayı öğrenmek, problem çözme becerilerini geliştirmek ve küresel bir bakış açısı kazanmaktır.
Ancak burada önemli olan nokta doğru planlama yapmaktır. Her öğrencinin kariyer hedefi farklıdır. Bir öğrenci için İngiltere’de bir MBA programı ideal olabilirken, başka bir öğrenci için kısa süreli bir uzmanlık programı çok daha etkili olabilir. Bu nedenle danışmanlık sürecinde ilk sorduğumuz soru “Hangi ülkeye gitmek istiyorsun?” değil, “Hayatında beş/on yıl sonra kendini nerede görmek istiyorsun?” sorusudur.
Doğru eğitim planlaması kariyer hedeflerinden bağımsız düşünülemez. Bugünün dünyasında işverenler yalnızca diplomaya değil; uluslararası deneyime, kültürel uyum becerisine ve küresel farkındalığa da büyük önem veriyor. Bu nedenle yurtdışı eğitim, doğru planlandığında kişinin hayatındaki en değerli yatırımlardan biri olabilir.
5 farklı alanda çalışma yapıyorsunuz. Nasıl bir hayat planlamanız var? İleride hayal ettiğiniz kariyer çıtası nerede?
Ben kariyerimi hiçbir zaman yalnızca akademik unvanlar üzerinden planlamadım. Benim için önemli olan üretebilmek, değer katabilmek ve insanlara dokunabilmek. Bir tarafta araştırmalarımı sürdürüyorum. Özellikle göçün ekonomik etkileri, üretkenlik, finansal gelişme ve uygulamalı ekonomi alanlarında çalışmaya devam etmek istiyorum. Ekonometriyi kullanarak gerçek hayat problemlerine çözüm üretmek beni her zaman heyecanlandırıyor.
Diğer tarafta ise uluslararası eğitim alanında daha fazla öğrenciye ulaşmayı ve onların küresel kariyer yolculuklarında yanlarında olmayı hedefliyorum.
Önümüzdeki yıllarda Türkiye ile dünya arasında akademik ve profesyonel köprüler kuran projelerde daha aktif rol almak istiyorum.
Eğer kariyer çıtasından bahsedeceksek, benim için başarı yalnızca bir makam ya da unvan değil.
Bir öğrencinin hayal ettiği üniversiteye kabul alması, bir araştırmanın politika yapıcılara katkı sağlaması veya bir gencin hayatında olumlu bir dönüşüm yaratabilmek benim için en büyük başarı göstergesi.
Çünkü gerçek başarı, yalnızca kendi yolunda ilerlemek değil; başkalarının da yolunu aydınlatabilmektir













