24 Ekim 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Güvenin bedeli: Kırılmak mı, güçlenmek mi?

Güvenin bedeli: Kırılmak mı, güçlenmek mi?

Pınar Bilecen - Pınar Bilecen
30 Mart 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:8 dakikalık okuma
A A
0
Güvenin bedeli: Kırılmak mı, güçlenmek mi?
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Güven, insan ilişkilerinin en görünmez ama en güçlü bağlarından biridir. Birine güvenmek; kendini açmak, savunmasız kalmayı göze almak ve “yanımda zarar görmem” hissine izin vermektir. Bu yüzden güven sarsıldığında yaşanan şey sadece hayal kırıklığı değil; aynı zamanda derin bir içsel kırılmadır.

Peki insan güvenini kaybedince ne hisseder?

En yaygın duygular; şaşkınlık, öfke, üzüntü ve yoğun bir boşluk hissidir. Kişi çoğu zaman “Nasıl fark edemedim?” ya da “Ben nerede hata yaptım?” gibi düşüncelerle kendini sorgular. Bu noktada suçluluk ve değersizlik duyguları da devreye girebilir. Oysa çoğu zaman yaşanan durum, kişinin değerinden değil, karşı tarafın davranışlarından kaynaklanır.

Güven kaybı aynı zamanda zihinsel bir karmaşa yaratır. İnsan, geçmişte yaşanan anıları yeniden gözden geçirir, “gerçek miydi yoksa sahte miydi?” diye sorgular. Bu durum, zihinsel yorgunluk ve duygusal tükenmişlik yaratabilir. Özellikle sevilen birinden gelen hayal kırıklığı, sadece o kişiye değil, genel olarak insanlara karşı da temkinli olma eğilimini artırır.

Peki bu bir travma mıdır?

Her güven kaybı travma değildir, ancak bazı durumlarda travmatik etkiler yaratabilir. Eğer yaşanan durum yoğun bir ihanet, aldatma, manipülasyon ya da sürekli tekrar eden bir güven ihlali ise kişi bunu bir travma gibi deneyimleyebilir. Travmatik etkiler; tekrar tekrar düşünme, insanlara karşı aşırı güvensizlik, duygusal kapanma ve tetiklenmeler şeklinde kendini gösterebilir.

Ancak burada önemli olan şudur: Yaşanan şey ne olursa olsun, insan zihni iyileşme kapasitesine sahiptir.

Sevdiğiniz bir insan hayal kırıklığı yarattığında ne yapmalısınız?

İlk refleks genellikle ya tamamen kopmak ya da hiçbir şey olmamış gibi devam etmektir. Oysa sağlıklı olan, bu iki uç arasında bir yerde durabilmektir.

Öncelikle duygunuzu kabul edin. “Ben kırıldım”, “Güvenim sarsıldı” diyebilmek iyileşmenin ilk adımıdır. Duyguyu bastırmak, süreci uzatır.

İkinci olarak, açık bir iletişim kurmayı deneyin. Karşı tarafa ne hissettiğinizi anlatmak, hem sizin için bir rahatlama sağlar hem de ilişkinin gerçek potansiyelini ortaya çıkarır. Ancak burada önemli bir nokta var: Karşı tarafın sorumluluk alıp almadığını gözlemlemek. Çünkü güven, sadece sözle değil, davranışla yeniden inşa edilir.

Üçüncü olarak sınır koyun. Affetmek, her şeyi eskisi gibi yapmak zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Kendinizi korumak için mesafe koymak, iletişimi azaltmak ya da bazı konularda net çizgiler belirlemek son derece sağlıklıdır.

Peki nasıl iyileşirsiniz?

İyileşme, unutmak değildir. İyileşme, yaşananı anlamlandırmak ve onun sizi tanımlamasına izin vermemektir.

Kendinize şu soruları sorun:
“Bu yaşanan bana ne öğretti?”
“Ben bu ilişkide neye ihtiyaç duyuyordum?”
“Bundan sonra neye izin vermeyeceğim?”

Ayrıca kendinize şefkat göstermeyi öğrenin. Güvenmek bir zayıflık değil, insani bir ihtiyaçtır. Bu yüzden “Ben nasıl kandım?” yerine “Ben elimden geleni yaptım” diyebilmek çok değerlidir.

Zaman da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Duyguların oturması, zihnin sakinleşmesi ve olayın daha objektif değerlendirilmesi zaman alır. Kendinize bu süreyi tanıyın.


Soru – Cevap

Soru: Güvenim kırıldı, bir daha kimseye güvenebilir miyim?
Cevap: Evet, ama eskisi gibi değil; daha bilinçli şekilde. Bu deneyim size sınır koymayı ve insanları daha sağlıklı değerlendirmeyi öğretir.

Soru: Affetmeli miyim?
Cevap: Affetmek zorunda değilsiniz. Affetmek bir seçimdir ve zaman ister. Önce kendinizi onarmaya odaklanın.

Soru: Onu hayatımdan tamamen çıkarmalı mıyım?
Cevap: Bu, yaşananın şiddetine ve tekrar edip etmediğine bağlıdır. Eğer sürekli aynı şey yaşanıyorsa, uzaklaşmak sağlıklı olabilir.

Soru: Sürekli aklıma geliyor, nasıl durdururum?
Cevap: Düşünceyi zorla bastırmak yerine yönlendirin. Yazmak, konuşmak ve duyguyu ifade etmek zihni rahatlatır.

Soru: Kendimi neden bu kadar kötü hissediyorum?
Cevap: Çünkü güven kaybı sadece bir olaya değil, bağ kurma ihtiyacına dokunur. Bu yüzden etkisi derindir ve bu çok insani bir tepkidir.


Unutmayın:
Güven kırılabilir…
Ama insan yeniden güçlenebilir.

Önemli olan, yaşananın sizi kapatmasına değil, olgunlaştırmasına izin vermektir.

Hiç güvendiğin biri seni hayal kırıklığına uğrattı mı?
Sadece kırılmak değil…
İçinde bir şeyin “çöktüğünü” hissettin mi?

Bak, burada yaşadığın şey sadece üzüntü değil.
Bu, güvenin sarsılması.

Ve güven dediğimiz şey…
“Sana zarar gelmeyecek” inancıdır.

O yüzden kırıldığında sadece ona değil,
Kendine de kızarsın:
“Ben bunu nasıl fark etmedim?”
“Ben neden bu kadar güvendim?”

Dur.
Burada kendine haksızlık ediyorsun.

Çünkü güvenmek hata değil.
İnsani bir ihtiyaç.

Asıl mesele şu:
Yaşadığın şey seni nasıl değiştirecek?

Çoğu insan iki uçtan birine gider:
Ya tamamen kapanır…
Ya da hiçbir şey olmamış gibi devam eder.

Ama ikisi de iyileştirmez.

Kapanırsan…
Kimseye güvenemezsin.
Ama en çok kendine yabancılaşırsın.

Hiçbir şey olmamış gibi davranırsan…
Aynı şeyi tekrar yaşarsın.

Peki sağlıklı olan ne?

Önce dur.
Kaçma.

Kendine şunu sor:
“Ben şu an ne hissediyorum?”

Kırgınlık mı?
Öfke mi?
Hayal kırıklığı mı?

Adını koy.

Çünkü adı konmayan duygu…
İçeride büyür.

Sonra şunu fark et:
Bu yaşanan…
Senin değerinle ilgili değil.

Birinin sana nasıl davrandığı,
Senin kim olduğunun kanıtı değildir.

Ama sana neyi tolere ettiğini gösterir.

Ve burası çok önemli…

Güven tekrar oluşabilir mi?

Evet… ama sadece iki şartla:

Bir: Karşı taraf gerçekten sorumluluk alıyorsa.
İki: Sen sınır koymayı öğreniyorsan.

Sınır koymak ne biliyor musun?
“Bu bana iyi gelmiyor” diyebilmek.

Sessiz kalmak değil.
İçine atmak hiç değil.

Açık olmak… ama kendini ezdirmemek.

Ve bazen…
En sağlıklı şey şudur:

Uzaklaşmak.

Bak bu kaçmak değil.
Bu kendini korumak.

Çünkü herkes değişmek zorunda değil.
Ama sen kendini korumak zorundasın.

Peki iyileşme nasıl olur?

İyileşme unutmak değildir.
İyileşme… anlamaktır.

Kendine şunu sor:
“Bu bana ne öğretti?”

Belki şunu:
Daha erken sınır koymalıyım.

Belki şunu:
Sözlere değil, davranışlara bakmalıyım.

Belki de şunu:
Kendimi ikinci plana atmamalıyım.

Ve en önemlisi…

Kendine şefkat göster.

“Ben nasıl kandım?” deme.
“Ben güvendim” de.

Bu bir zayıflık değil.
Bu senin insan olduğunun kanıtı.

Ama artık daha güçlüsün.
Çünkü farkındasın.

Ve unutma…

Güven kırıldığında
İki şey değişir:

Birine bakışın…
Bir de kendine bakışın.

Asıl iyileşme…
Kendine bakışını onarmaktır.

Yani tekrar güvenmek…
Başkalarıyla değil,
Önce kendinle başlar.

Derin bir nefes al…
Ve kendine şunu söyle:

“Ben yaşadım…
Ama burada kalmayacağım.”

Çünkü…

Kırılmak son değil.
Doğru işlersen… dönüşümdür.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Alican Uludağ hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı

Sonraki Haber

Eşini öldürüp akrabasını yaralayan şüpheli, tutuklandı

Pınar Bilecen

Pınar Bilecen

Pınar Bilecen Çocuk Gelişim Uzmanı, Aile Danışmanı Klinik Psikoloji/Psikoloji Kitaplar Dijital Çağda Anne Baba Olmak, Annelik Meşakkatli Şey, Dedemin Dev Elleri Kitapları Yazarı

İlgili Haberler

Yanlış misafir
Yazarlar

Yanlış misafir

24 Ekim 2026
Egolu Otobüsler ve 480 Hatlı Yaşam Mücadelesi: Şehir İçi Seyir Tiyatrosu
Yazarlar

Egolu otobüsler ve 480 hatlı yaşam mücadelesi: Şehir içi seyir tiyatrosu

23 Ekim 2026
Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 
Yazarlar

Kalbi noksanmış, yüreği kararmış insanoğlu.. 

22 Ekim 2026
Batıkent - Sincan metro aktarması ve "Kolu tutun, düşmeyin" felsefesi
Yazarlar

Batıkent – Sincan metro aktarması ve “Kolu tutun, düşmeyin” felsefesi

22 Ekim 2026
Bir evlilik biterken, çocukların dünyasında neler olur?
Yazarlar

Bir evlilik biterken, çocukların dünyasında neler olur?

21 Ekim 2026
Dikmen yokuşları ve Ankara kışında ehliyet sınavı
Yazarlar

Dikmen yokuşları ve Ankara kışında ehliyet sınavı

21 Ekim 2026
Sonraki Haber
Eşini öldürüp akrabasını yaralayan şüpheli, tutuklandı

Eşini öldürüp akrabasını yaralayan şüpheli, tutuklandı

En Güncel Haberler

Altın değerindeki baharat safranın bilinmeyen faydaları! Bilim insanları araştırıyor: Herkes için güvenli mi?
Özel Haber

Altın değerindeki baharat safranın bilinmeyen faydaları! Bilim insanları araştırıyor: Herkes için güvenli mi?

24 Ekim 2026
Sahte araç kiralama siteleriyle dolandırıcılığa 12 tutuklama
Yerel Haberler

Ucuz araç kiralama tuzağına ‘Patinaj’ operasyonu! 226 milyon TL’lik işlem hacmi, 12 tutuklama

24 Ekim 2026
Bağcılar'da zincirleme kaza; yaralılar var
Yerel Haberler

Bağcılar’da zincirleme kaza; yaralılar var

24 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Şiirleri Mert’e umut oldu

24 Ekim 2026
Yaşam

Erzurum’da 60 yaş üstüne ‘sağlıklı yaşam’ eğitimi

24 Ekim 2026
Yaşam

AK Parti’li Öz’den şiddetin önlenmesine yönelik okullarda felsefe dersi önerisi

24 Ekim 2026
Yaşam

Milleyha’da sonbaharda göçmen kuş hareketliliği

24 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Dünya Çocuk Felci Günü: Bir zamanlar binlerce çocuğu felç ediyordu! 2026'da tehlike hâlâ devam ediyor

Dünya Çocuk Felci Günü: Bir zamanlar binlerce çocuğu felç ediyordu! 2026’da tehlike hâlâ devam ediyor

- Tuğçe Karafakıoğlu
24 Ekim 2026

24 Ekim Dünya Çocuk Felci Günü'nde, bir dönem dünya genelinde yüz binlerce çocuğun yaşamını etkileyen poliomiyelit hastalığı yeniden gündemde. Aşılama...

Altın değerindeki baharat safranın bilinmeyen faydaları! Bilim insanları araştırıyor: Herkes için güvenli mi?

Dünya Çocuk Felci Günü: Bir zamanlar binlerce çocuğu felç ediyordu! 2026’da tehlike hâlâ devam ediyor

Türkiye’de sigara kullanımında alarm! Yeni yasaklar gündemde, bilim dünyasından peş peşe uyarılar

Zihnimiz bizi nasıl yanıltıyor? Günlük hayatta fark etmeden yaptığımız 12 düşünme hatası

Güncel Haber

Şiirleri Mert'e umut oldu

Şiirleri Mert’e umut oldu

24 Ekim 2026
Erzurum'da 60 yaş üstüne 'sağlıklı yaşam' eğitimi

Erzurum’da 60 yaş üstüne ‘sağlıklı yaşam’ eğitimi

24 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton