7 Kasım 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Gölgenin serinliği

Gölgenin serinliği

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
5 Eylül 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Gölgenin serinliği
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Aslanı seyredenler onun cesaretine hayran olurlar. Kimse çakalı seyretmez. Oysa aslan yalnız avlanır, çakal ise sürüyle gelir; aslan doyduktan sonra.

Ve leşin başında en yüksek sesle böğüren, hiçbir zaman avı deviren değildir.

Sorulması gereken soru şu: biz güçlü olmak mı istiyoruz, yoksa güçlünün yanında durmak mı?

İkisi bir sanılıyor. Değil. Aralarında bir hayat kadar mesafe var.

Güçlü olmak bir bedel ister. Yalnız kalmayı, karşına çıkanı göğüslemeyi, kaybetmeyi göze almayı ister. Gücün yanında durmaksa hiçbir şey istemez. Sadece bir yer seçmek yeter. Doğru omuzun arkasına geçersin, gölgesine oturursun, serinlersin. Kimse sana vurmaz, çünkü arkasında durduğun adama vurmaya cesaret edemez.

İnsanların çoğu güce değil, gücün gölgesine hayrandır. Gölge bedava.

Bunu en iyi mahallede görürsünüz. Kabadayının çevresinde dönenlerin hiçbiri kavga etmez. Kavgayı seyrederler, sonra anlatırlar. Anlatırken de “biz” derler. “Biz onu bir güzel…” Halbuki o “biz”in içinde tek bir yumruğu yoktur. Yumruk atmamış, ama zaferi paylaşmıştır. Bedelsiz zafer, insanoğlunun en sevdiği maldır.

Mahalle büyür, kabadayı değişir, oyun aynı kalır. Şirkette müdürün gülüşünü tekrarlayanlar vardır. Cemaatte hocanın öfkesini onun adına taşıyanlar. Ekranda, kimin kazandığı belli olduktan sonra hüküm verenler. Aynı adam, aynı refleks. Hepsinin ortak sanatı şudur: rüzgârı önceden okumak ve tam zamanında dönmek.

Şimdi asıl mesele burada.

Gücün yanında duran adam, gücünden pay alamayacağını aslında bilir. Kimse ona bir şey vermeyecektir; verse de kırıntı verecektir. Yine de durur. Çünkü aldığı şey pay değil, korunmadır. Ve korunma duygusu, insanın bütün ahlakını satın alabilecek kadar tatlıdır.

Bir de o payı gerçekten aldığını sanma hâli var ki, en acıklısı odur. Adam sefildir; ama gücün yakınında durduğu için kendini sefil saymaz. Kirası ödenmez, çocuğu üşür, sabah otobüste ezilir — akşam sofrada büyüklerden bahseder, sanki hanesine bir şey girmiş gibi. Kimse ona bir kuruş vermemiştir. Kendisine verilen tek şey, yakınlık hissidir. O hisse kendi yoksulluğunu satar.

Buradan şu çıkar: güce hayranlık, kendine yetememenin en sık rastlanan biçimidir.

Kendi ayağının üstünde duramayan insan, dayanacak bir duvar arar. Duvarın kimin olduğu, neyle yapıldığı, kimin üstüne kurulduğu onu ilgilendirmez. Serttir, ayaktadır, yeter.

İnsan bazen güce yaklaşınca kendini büyümüş sanır. Oysa değişen boyu değil, arkasındaki duvarın yüksekliğidir. Duvar çekildiğinde aynı yerde, aynı boyda kalır. İşte ödünç kudretin trajedisi budur: insan kendine ait olmayan bir yüksekliği karakteri zanneder ve düşüş başladığında aslında hiç yükselmediğini çok geç fark eder. Çünkü gölge uzar, insan uzamaz aslında.

Şimdi madalyonun öbür yüzü. Asıl mesele orada.

Güçlüye boyun eğen adam, o eğdiği boynun acısını mutlaka birinden çıkarır. Çıkarmadan duramaz. Bütün gün susan adam, akşam evinde bağırır. Amirin önünde küçülen adam, kapıdaki bekçiye kükrer. Sırasını beklerken itilen adam, arkasındakini iter.

Aşağılanma yukarıdan gelir, aşağıya akar. Su gibi. Ve hep en dipte birikir.

Bu yüzden zayıfa karşı en acımasız olanlar, güçlü olanlar değildir. En yakın zamanda ezilmiş olanlardır. Kendi ezilmişliğini görmemek için birine bakmak isterler; kendisinden daha aşağıda birine. O bakışla nefes alırlar.

Yanındakini küçülterek büyümeye çalışmak — insanın kendine söylediği en eski yalandır bu.

Ölçüye gelelim.

Bu hesapların hepsi kantarla yapılır. Kim ağır, kim hafif; kim kimden büyük, kim kimin arkasında. Kantar kabadır, hızlıdır, yanılmaz görünür. Kilo yalan söylemez. Yalnız bir kusuru vardır: gramı görmez.

Ve insanın bütün kıymeti gramdadır.

Bir adamın merhameti kiloyla ölçülmez. Kimse görmezken tuttuğu sözün ağırlığı kantarın dişine bile takılmaz. Kendisinden zayıf birine yaptığı iyiliğin, o iyiliği hiç anlatmamış olmasının, o iyiliği yaptığında karşılığını asla alamayacağını biliyor olmasının hiçbir yerde kaydı yoktur.

Bunlar kuyumcu terazisinin işidir. Fanusun altında tartılır, nefes tutularak. Yavaş çalışır o terazi; acele edenle konuşmaz.

Şunu söylemek istiyorum: bir insanı tanımak istiyorsan, güçlünün karşısında nasıl durduğuna bakma. Orada herkes benzer, herkes ölçülüdür, herkes nazik. Zayıfın karşısında nasıl durduğuna bak. Garsona, bekçiye, hademeye, kapıdaki adama. Karşılık veremeyecek olana nasıl davrandığı, o adamın ayarıdır.

Çünkü karakter, bedeli olmadığı anda ortaya çıkar.

Bir insanın gerçek yüzü, kaybedecek bir şeyi olmadığı yerde görünür.

Ve bir cemiyetin çürümüşlüğü kanunlarından değil, güçsüzüne nasıl baktığından anlaşılır. Kanun kâğıttadır; bakış sokaktadır. Kâğıt değişir, bakış kalır.

Şimdi zor kısmı.

Gücün yanında durmak kolay diye, güçlü olmak marifet sayılıyor. Değil. Güçlü olmak da bir hâl değil, bir imtihandır. Asıl mesele güce sahip olmak değil, güce sahipken elini tutabilmektir. Vurabilecekken vurmamak. Ezebilecekken bırakmak. Hakkı olduğu hâlde almamak.

Onu yapan adam gramda tartılır. Ötekiler kiloda.

Ve kilonun ömrü kısadır. Gölgesine sığındığın adam bir gün düşer — mutlaka düşer — o gün kendini tartarsın ve elinde kilodan başka bir şey bulamazsın.

O gün anlarsın:

Gölge serindi, ama senin değildi.

Etiketler: peyami altunsuyu
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Çocuğunu sakinleştirmek için dışarı çıkıp kavganın arasında kalan babanın ölümüne iddianame

Sonraki Haber

Modern dünyanın içinde kapalı bir toplum: Hasidik Yahudilere sosyolojik bir bakış

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Yazarlar

Sobanın yanındaki leğenden İstiklal Marşı’na: Selam olsun o halı yıkayanlara!

7 Kasım 2026
Yazarlar

Unutmanın merhameti

7 Kasım 2026
Yazarlar

Geçmişin gölgesi yeni bir aşkın üzerine düşmemeli

7 Kasım 2026
Bizden geriye ne kalacak? Geleceğin arkeologları çağımızı nasıl hatırlayacak?
Yazarlar

Bizden geriye ne kalacak? Geleceğin arkeologları çağımızı nasıl hatırlayacak?

5 Kasım 2026
"Bir dertliyim, derdim vardır": Dünya çarkıfeleği dönerken Beşevler’de sakin kalmak
Yazarlar

“Bir dertliyim, derdim vardır”: Dünya çarkıfeleği dönerken Beşevler’de sakin kalmak

5 Kasım 2026
Mustafa Doğan ile şiirden tiyatroya uzanan, çok yönlü bir edebiyat yolculuğu
Yazarlar

Mustafa Doğan ile şiirden tiyatroya uzanan, çok yönlü bir edebiyat yolculuğu

5 Kasım 2026
Sonraki Haber
Modern dünyanın içinde kapalı bir toplum: Hasidik Yahudilere sosyolojik bir bakış

Modern dünyanın içinde kapalı bir toplum: Hasidik Yahudilere sosyolojik bir bakış

En Güncel Haberler

Sakarya’da otomobilin çarptığı yaya öldü
Yerel Haberler

Sakarya’da otomobilin çarptığı yaya öldü

7 Kasım 2026
Burhanettin Duran: Yönümüzü algoritmalara teslim etmek yerine, algoritmalara insani ve etik bir yön vermeliyiz
Politika

Burhanettin Duran’dan yapay zekâ ve algoritma uyarısı: “Gerçek görünmez kılındığında dezenformasyon güçlenir!”

7 Kasım 2026
Bakan Bak: Gençlerin önüne engellerin konulmasını kabul etmiyoruz
Spor Haberleri

KKTC’de tarihi buluşma! Dört büyüklerin U15 takımları Dostluk Kupası’nda

7 Kasım 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Otomobil refüje çarptı, aynı aileden 4 kişi yaralandı

7 Kasım 2026
Yaşam

COP31’de sıfır atık seferberliği: Müze, restoran ve 1 milyon kadına ulaşma hedefi

7 Kasım 2026
Yaşam

COP31’de iklim müzakereleri Mavi Bölge’de yürütülecek

7 Kasım 2026
Yaşam

Yıldız Dağı Kayak Merkezi beyaza büründü

7 Kasım 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

COP31'de sıfır atık seferberliği: Müze, restoran ve 1 milyon kadına ulaşma hedefi

COP31’de sıfır atık seferberliği: Müze, restoran ve 1 milyon kadına ulaşma hedefi

- Haberton
7 Kasım 2026

Antalya'da 9- 20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'nde, Sıfır Atık Vakfı'nın projeleri dikkat çekecek. Bir fincan kahvenin çevresel...

Miras kalan evde kim oturabilir? Kardeşler arasında anlaşmazlık çıkarsa ne olur? İşte yasal haklar!

Saatler neden sağa doğru döner? Saat yönünün belirlenmesinin arkasındaki binlerce yıllık sır!

İnsanlar neden cenazelerde siyah giyer? Yasın rengi her kültürde aynı mı?

Kanser tedavisinin görünmeyen kahramanları! Hayat kurtaran ışınların arkasında kimler var?

Güncel Haber

Sakarya’da otomobilin çarptığı yaya öldü

Sakarya’da otomobilin çarptığı yaya öldü

7 Kasım 2026
Burhanettin Duran: Yönümüzü algoritmalara teslim etmek yerine, algoritmalara insani ve etik bir yön vermeliyiz

Burhanettin Duran’dan yapay zekâ ve algoritma uyarısı: “Gerçek görünmez kılındığında dezenformasyon güçlenir!”

7 Kasım 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton