16 Mayıs 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Esaretin gölgesinde Anayasa

Esaretin gölgesinde Anayasa

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
6 Aralık 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Esaretin gölgesinde Anayasa
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Gündemi değiştirme sanatı, modern siyasetin en maharetli oyunlarından biri haline geldi.

Farklı rollerdeki aktörler, bir sahnede perde arkasından birbirleriyle sözüm ona mücadele ederken, esasen aynı hikâyeyi oynuyorlar. Bir yanda bir yasa, öte yanda bir anayasa maddesi; kimi zaman ise dış mihrakların “görünmeyen elleri.” Hepsinin ardında, aynı tarihsel kökene dayanan, aynı ideolojik kodlarla biçimlenmiş bir zihniyet var.

Bu insanlar, benzer tarihsel travmaların çocuklarıdır. Soğuk Savaş’ın gölgesinde büyüyen bu nesil, darbelerle, ekonomik çöküşlerle, dış müdahalelerle yoğrulmuş bir kolektif bilinçaltına sahiptir. Dünya görüşleri, sürekli bir tehdit algısı üzerine inşa edilmiştir. Onlar için her başarısızlık, her kriz, mutlaka bir “ortak düşman” figürüyle açıklanmalıdır. Çünkü düşmansız bir dünya, onların kimliklerini de tehdit eder. Komplolarla nefes alır, hayali düşmanlarla varlıklarını korurlar.

1980’in Karanlık Mirası

1980 darbesi, bu zihniyetin kök saldığı topraktır. Darbeyi takip eden süreçte şekillenen anayasa, bir metin olmaktan çok bir kader olarak sunuldu. “Bu anayasayı bize Amerika yaptırdı,” dediler, “bizim değil, onların eseridir.” O dönemden bugüne kadar, bu zihniyet kendisini aynı kalıplar içinde yeniden üretti. Şimdi anayasanın değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Ancak burada sorulması gereken kritik soru şudur: Bu değişiklikler kimin ihtiyaçlarına hizmet ediyor?

Düşman üretme yeteneği, bu zihniyetin alametifarikasıdır. Kimi zaman dış güçler, kimi zaman içerideki “hainler,” kimi zaman ise anayasanın kendisi bu rolü üstlenir. Ancak düşman ne olursa olsun, asıl hedef hep aynıdır: Gücü merkezileştirmek, hesap sorulamaz bir otoriteyi tahkim etmek. Böylece, geçmişte darbecilerin dayattığı düzenin modern bir versiyonu, farklı bir maskeyle karşımıza çıkar.

Değişim mi, Hesaplaşma mı?

Bugün anayasa değişikliği tartışmaları, yüzeyde hukuki bir reform çabası olarak sunuluyor. Oysa gerçekte bu tartışmalar, bir dönemin travmalarını bugüne taşıyan bir jenerasyonun kendi korkularını ve arzularını yeniden üretmesinden ibaret. Soğuk Savaş’ın gölgesinde büyüyen bu kuşak, o dünya görüşünü terk edemiyor. Çünkü bu ideolojik zemin, onların varlıklarını meşrulaştırdığı gibi, güçlerini de besliyor.

Peki, anayasa gerçekten değişmesi gerektiği için mi değiştiriliyor, yoksa bu bir dönemin hesaplaşması mı? Anayasa, toplumun ortak iradesini yansıtan bir metin olmalıysa, neden bu değişiklik talepleri hep aynı dar çerçevede, aynı odakların ihtiyaçlarına göre şekilleniyor? Belki de sorunun özü, anayasanın metinlerinde değil, onu şekillendiren zihniyettedir. Anayasanın değişmesi gerektiği argümanını o kadar süslüyorlar ki, insan neredeyse inanacak. Türban meselesi, dini cemaatler,etnik meseleler ve toplumsal hassasiyetler… Hepsi kullanışlı birer araç. Ama alttaki asıl mesele, anayasanın değişmez ilk üç maddesine odaklanmış durumda. Cumhuriyetin temel taşlarını oynatmak istiyorlar, ama bunu açıkça söyleyemiyorlar.

Neden mi? Çünkü yıllardır sergiledikleri “performans” yetmemiş gibi görünüyor. Ülke hala batmamış, hala ayakta. İşte bu, onları çıldırtıyor! Daha fazlasını yapmalılar, daha köklü bir yıkım gerçekleştirmeliler. Belki de, anayasa değişikliği onlara göre bu yıkımın nihai adımı.

1980 darbesinin mirasını suçlayanlar, aynı mirasın yöntemlerini terk etmiş değiller. Dillerinde “demokrasi” sözcüğü dolaşsa da, ezberledikleri melodi hep aynı: Kutuplaştır, korkut, ve en sonunda kendi gücünü meşrulaştır. Bu melodi, toplumun özgürleşmesinden çok, onu esir almanın yeni bir yoludur.

Görünürdeki Sorun ve Gerçek Çıkmaz

Bugün siyasi partiler, iktidarıyla muhalefetiyle, anayasa değişikliği konusunu hararetle tartışıyor. Bizlere, bu değişikliğin ülkenin en acil meselesi olduğu söyleniyor. Peki gerçekten öyle mi? İşsizlik çözülmüş mü, ekonomi şahlanmış mı, eğitimde dünya lideri olmuş muyuz? Adalet yerini bulmuş, sokaklarda huzur kol geziyor mu? Hayır. Ama anlatılan hikâye şu: Ülkenin tüm sorunlarının kaynağı anayasa!

Burada durup sormamız gerekiyor: Mevcut anayasayı hiç müdahale etmeden uyguladınız mı? Yargıyı bağımsız bırakıp, kolluk kuvvetlerini siyasi baskılardan arındırdınız mı? Eğer anayasa uygulandığında bile çözüm olamıyorsa, sorun metinde mi yoksa zihniyette mi?

Bu sorulara cevap verilmediği gibi, anayasa değişikliği çabalarının gerçek amacı da gizleniyor. Gidici olan bir neslin, yerini bırakmadan önce son bir hamle yapma telaşı hissediliyor. Ama bu “veda hediyesi,” aslında halk için bir armağandan çok, derin bir yük bırakıyor.

Değişiklik Kimin Yararı İçin?

Değişiklik taleplerinin ardındaki temel motivasyon, anayasanın değişmez maddelerine yönelmiş durumda. Cumhuriyetin temel taşları, açıkça söylenmese de hedef alınıyor. Ancak bu taleplerin arkasında yatan niyet, toplumu özgürleştirmek değil, yeni bir kontrol mekanizması inşa etmektir. Çünkü mevcut düzeni işletmek yerine, onu yeniden şekillendirmek daha fazla güç vaat ediyor.

Bu noktada toplum olarak bizim görevimiz, süslü söylemlerin arkasındaki gerçek niyetleri sorgulamaktır. Eğer mevcut anayasa bile doğru dürüst işletilemiyorsa, yenisi hangi zihniyetle ve kimin için işletilecek? Anayasa tartışmalarını bir kimlik krizine dönüştürmek, aslında toplumun temel değerlerini pazarlık konusu yapmaktır.

Zihinlerdeki Kırılma

Gerçek bir değişim, yalnızca metinlerde değil, zihinlerde başlar. Esas sorun, anayasanın yazılı ilkeleri değil, bu ilkeleri hayata geçiren zihniyettir. Soğuk Savaş’ın travmalarıyla şekillenmiş bir jenerasyonun, geçmişten gelen korkuları ve önyargıları terk etmeden, gerçek bir demokrasi inşa etmesi mümkün değildir.

Bugün karşımızda duran mesele, anayasa değil; bir toplumun kendi kimliğiyle nasıl bir ilişki kuracağıdır. Kimliğimizi, bir pazarlık masasına koyup kaybetmemek için, eski ezberleri aşmalı ve özgürleşmenin yollarını aramalıyız. Anayasa bir araçtır; amaç ise adalet, eşitlik ve özgürlüktür. Ancak bu amaçlar, süslü sözlerle değil, samimi ve radikal bir zihniyet değişikliğiyle gerçekleşebilir.

Unutmayalım, gerçek değişim yalnızca metinlerde değil, o metinlere ruh veren iradelerde başlar. Ve bugünkü iradenin bizi özgürleştirmek mi, yoksa daha da esir almak mı istediğine karar vermek, bizim elimizde.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Merkez Bankası’ndan iskonto kararı

Sonraki Haber

Denizde meydana gelen depremler ile karada meydana gelen depremlerin yıkım gücü

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Yazarlar

Çocuğunuzu büyütürken aslında bir karakter inşa ediyorsunuz

16 Mayıs 2026
Caucasian man sitting on sofa watching television news broadcast, holding remote control and facing TV screen in modern living room interior, back view visible
Yazarlar

Muhabir gözüyle ekranlar

16 Mayıs 2026
Kardeşin yeri hep özeldir
Yazarlar

Kardeşin yeri hep özeldir

15 Mayıs 2026
Kalp risalesi
Yazarlar

Kalp risalesi

15 Mayıs 2026
Kötü kötüdür
Yazarlar

Kötü kötüdür

15 Mayıs 2026
Ruhsuz kalabalıklar
Yazarlar

Ruhsuz kalabalıklar

13 Mayıs 2026
Sonraki Haber
Denizde meydana gelen depremler ile karada meydana gelen depremlerin yıkım gücü

Denizde meydana gelen depremler ile karada meydana gelen depremlerin yıkım gücü

En Güncel Haberler

Ankara'da zincirleme kaza: 3 yaralı
Yerel Haberler

Ankara’da zincirleme kaza: 3 yaralı

16 Mayıs 2026
Bakan Çiftçi, Bitlis'te
Politika

Bakan Çiftçi, Bitlis’te

16 Mayıs 2026
Gıda Mühendisi Akdağ: Gıdadaki bilgi kirliliği toplum sağlığını olumsuz etkiliyor
Sağlık Haberleri

Gıda Mühendisi Akdağ: Gıdadaki bilgi kirliliği toplum sağlığını olumsuz etkiliyor

16 Mayıs 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Köpek saldırısına uğrayan kadın korumadan eski patronuna suç duyurusu

16 Mayıs 2026
Yaşam

20 yıllık madenciye emeklilik şakası; elbiseleri parçalandı, üzerine yağ döküldü

16 Mayıs 2026
Yaşam

Ordu’da Çamaş Kanyonu ilgi odağı oluyor

16 Mayıs 2026
Yaşam

Ankara’da 27 kilogram esrar ele geçirildi; 4 gözaltı

16 Mayıs 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Diyarbakır'da tekme ve yumruklu kavga; 3 yaralı

Diyarbakır’da tekme ve yumruklu kavga; 3 yaralı

- Haberton
16 Mayıs 2026

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde 2 grup arasında çıkan tekmeli ve yumruklu kavgada 3 kişi yaralandı. Olay, öğleden sonra, Bağlar ilçesi 5...

Yoga spor kadar etkili mi? Uzmanlara göre etkisi sanıldığından daha büyük olabilir

Misafir sofraları için uyumlu menü önerileri

Borsada nasıl para kazanılır? Uzmanlar en kritik hatayı açıkladı

Çocuklarda kekemelik neden olur? Uzmanlara göre erken fark etmek büyük önem taşıyor

Güncel Haber

Ankara'da zincirleme kaza: 3 yaralı

Ankara’da zincirleme kaza: 3 yaralı

16 Mayıs 2026
Bakan Çiftçi, Bitlis'te

Bakan Çiftçi, Bitlis’te

16 Mayıs 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton