Küçük yaşlarda kalem ve kâğıtla başlayan sanat serüvenini bugün başarılı eserlerle taçlandıran ressam Batuhan Adıgüzel, sanat anlayışını, ilham kaynaklarını ve resme dair düşüncelerini anlattı…
Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Batuhan ADIGÜZEL kimdir?
Merhabalar, ben Batuhan Adıgüzel. 1999 yılında İzmit’te doğdum ve uzun yıllardır sanatla iç içe bir yaşam sürüyorum. Benim için çizim sadece bir yetenek değil; insanlara dokunan hikâyeler anlatmanın ve kalıcı izler bırakmanın en güçlü yolu.
Ressamlığa nasıl başladığınızdan ve ne kadar zamandır resim yaptığınızdan bahseder misiniz biraz?
Resme olan ilgim, henüz çocukken kalem ve kâğıda duyduğum sevginin ailem tarafından fark edilmesiyle başladı. O yıllarda televizyonda Bob Ross’u hayranlıkla izler, bir gün benim de onun gibi büyüleyici resimler yapacağıma yürekten inanırdım. Kendimi bildim bileli çiziyorum; çocukluk hayallerim ve resme olan bu bitmeyen sevgim beni bugün olduğum yere, sanatımın başına getirdi.
Ressamlık alanında ilk eseriniz nedir ve sizin için önemini anlatır mısınız?
Sanat yolculuğumun ilk adımı, henüz çocuk yaşlardayken yaptığım bir portre çalışmasıydı. O dönem bana o kadar iyi gelmişti ki… Onu tamamladığımda hissettiğim o saf heyecan bugün bile dün gibi aklımda. İşin asıl büyüleyici kısmı ne biliyor musunuz? Bugün dönüp baktığımda, ürettiğim ve bitirdiğim her yeni eserde o çocuklukta yaptığım ilk eserdeki duyguyu kalbimin derinliklerinde aynen hissedebiliyorum. Bu bağı koparmamış olmak, mesleki olmanın ötesinde benim için tarif edilemez bir gurur kaynağı.
Ailenizde sizden başka sanatın herhangi bir alanıyla ilgilenen var mı?
Ailemde benden başka sanatla ilgilenen yok ama dedem çok güzel resim yapardı. Sanırım bu yeteneğim oradan geliyor.
Eserlerinizi yaparken en çok nelerden etkilenirsiniz? Sanatınızı besleyen ana damar nedir mesela?
Eserlerimi yaparken arkasındaki temel motivasyon kaynağım, sanata olan bağlılığım ve resim sanatına duyduğum bitmek bilmeyen merak. Benim için en kıymetli an, her bir esere işlediğim o duygunun izleyiciye ulaştığını ve orada hayat bulduğunu gördüğüm andır. Sevdiğim işi tutkuyla yapabiliyor olmak, bu yolculuktaki en büyük motivasyonum ve mutluluğum.
Bir ressam eserini icra ederken en çok neye dikkat etmeli?
Bir ressam, eserini icra ederken sadece teknik becerisini değil, kendi iç dünyasından da bir şeyler katmalı ve izleyiciyi derinden etkileyebilmelidir. Üretim sürecimde her zaman “Daha iyisini nasıl yapabilirim?” sorusunun peşinden gidiyor, yüksek bir mükemmeliyetçilik duygusuyla çalışıyorum. Elbette her sanatçının yaklaşımı ve düşüncesi farklı olabilir, buna saygı duyuyorum; ancak ben kendi sanat yolculuğumda hep bu kriterleri gözeterek ve bu disipline dikkat ederek ilerledim.

Kitaplarla aranız nasıldır? En son hangi kitabı okudunuz? En çok tavsiye edeceğiniz kitap hangisi olurdu?
Kitap okumayı severim. Boş vaktim olmasa da okumaya çalışırım. En son okuduğum kitap, Zeus Kabadayı’nın Yaşattığını Yaşa kitabıydı. Kendisi öz abim gibidir. Yazarlığını ve samimi kişiliğini çok severim.
Sizi etkileyen ressam, yazar veya sanatçılar kimlerdir?
Sanat hayatım boyunca birçok ressamın eserlerini inceleme fırsatı buldum. Ancak beni en çok etkileyen sanatçılardan biri Leonardo da Vinci olmuştur. Da Vinci, sadece yaşadığı dönemin değil, sanat tarihinin de en önemli isimlerinden biridir. Onu diğer sanatçılardan ayıran en büyük özelliklerden biri, sanatı bilimle birleştirebilmesidir. Anatomiden mühendisliğe, matematikten doğa gözlemlerine kadar birçok alanda kendini geliştirmesi, eserlerine benzersiz bir derinlik kazandırmıştır.
Da Vinci’nin eserlerinde beni en çok etkileyen unsurlar ışık ve gölge kullanımı, detaylara verdiği önem ve insan duygularını yansıtma biçimidir. Özellikle portre çalışmalarında sadece bir yüzü değil, o kişinin karakterini ve ruh hâlini de izleyiciye aktarabilmesi büyük bir ustalık örneğidir. Bir sanatçının yalnızca gördüğünü değil, hissettiğini de eserine yansıtması gerektiğine inanıyorum ve bu düşüncemde Da Vinci’nin etkisi büyüktür.
Kendi karakalem çalışmalarımda da onun sanat anlayışından ilham alıyorum. Özellikle ışık ve gölge geçişlerini kullanarak portrelere daha fazla derinlik kazandırmaya çalışıyorum. İnsan yüzündeki en küçük detayların bile bir anlam taşıdığına inanıyor, bu nedenle gözler, mimikler ve yüz hatları üzerinde titizlikle çalışıyorum. Da Vinci’nin eserlerindeki sabır ve mükemmeliyetçilik anlayışını kendi sanat sürecime uyarlamaya çalışıyorum. Bir çizimi tamamlamak benim için sadece teknik bir süreç değil, aynı zamanda duygusal bir anlatım sürecidir.
İyi bir ressam olmanın bir formülü var mıdır? Ressam olmak isteyenlere önerileriniz nelerdir?
Bana göre iyi bir ressam olmanın temelinde önce yetenek, ardından ise azim, disiplin ve kişinin kendine olan inancı gelir. Bir sanatçının başladığı her eserde ilk günkü heyecanı hissedebilmesi, yaptığı işi severek ve tutkuyla sürdürmesi çok önemlidir. Çünkü gerçek anlamda tutkuyla yapılan çalışmalar her zaman daha güçlü ve etkileyici sonuçlar ortaya çıkarır.
Aynı zamanda geçmişten günümüze uzanan sanat tarihini iyi anlamak gerektiğine inanıyorum. Her sanatçının kendine örnek aldığı bir idolü olmalı ve onun seviyesine ulaşabileceğine, hatta daha iyisini yapabileceğine inanmalıdır. Bu inanç, gelişimin en önemli motivasyon kaynaklarından biridir.
Ben çizime başladığım anda dış dünyayla bağımı keserim. Tüm dikkatimi eserime verir, en küçük ayrıntıyı bile kaçırmamaya çalışırım. Çünkü çoğu zaman bir çalışmayı özel kılan şey, fark edilmeyen o küçük detaylardır. Sanatta başarıya ulaşmanın yolu; yetenek, tutku, disiplin ve detaylara gösterilen özenin birleşiminden geçer.
Gençlerimizi resim sanatına kazandırmak için neler yapılabilir?
Gençlerimizi resim sanatına kazandırmak için öncelikle sanatı sevdirmeliyiz. Doğru eğitim, aile desteği ve başarılı sanatçıların ilham veren hikâyeleriyle gençlerin sanata olan ilgisi daha da artacaktır.
Eserlerinizi görmek isteyen, takip etmek isteyen dostlarımız nerelerden ulaşabilirler?
Eserlerimi sosyal medya hesaplarımdan takip edebilirler; Instagram, TikTok ve YouTube. Onun haricinde sergiler açıyorum. Açtıkça sayfalarımda duyuru yapıyorum. Gelip eserlerimi daha yakından görebilirler.
Şu ana kadar sohbetimizi okuyan ve bizlere eşlik eden dostlara son olarak ne söylemek istersiniz?
Röportajımı okuyarak sanat yolculuğuma eşlik eden herkese yürekten teşekkür ediyorum. Sanata olan tutkumu her geçen gün daha da büyüterek üretmeye devam edeceğim. Sizlerin desteği ve ilgisi, daha iyi eserler ortaya koyma konusunda bana büyük bir motivasyon veriyor. İnanıyorum ki sanat; paylaşınca büyüyen, insanları bir araya getiren en güçlü değerlerden biridir. Herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum.













