Dün hepimizin yüreğini yakıp içini dağlayan asrın felaketi 6 Şubat Depreminin ikinci sene-i devriyesi idi.
İki yıl önce bugün 6 Şubat sabaha karşı saat 04.17’de Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde 7.4’lük bir kıyamet koptu o kıyamet hem Kahramanmaraş hem de Hatay, Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Elazığ, Adıyaman, Osmaniye ve Kilis’i yıkıp geçmiş bulundu, binlerce canımız enkaz altına gömüldü karda kışta ayazda kıyamet acısı kısa sürede bütün vatanı sardı. Haber ilk duyulduğu andan itibaren hayat durdu, herkes bu illerimizin ve bu illerdeki insanlarımızın durumuna odaklandı.
11 ilimizden gelen görüntüler hafızalardan silinecek gibi değildi, 11 kent harabe yığınına dönmüş oradaki insanlarımızın binlercesi enkaz altında kalmış bir o kadarı da yaşadıkları şehrin, yuva bildikleri evlerin yerle bir olduğu kıyamet sabahının şokuyla adeta sarsılmış derin bir acıya gömülmüştü. Kimi enkaz altındaki yakınları için çaresizce ağlayarak onlara seslerini duyurmaya çabalıyor kimi canla başla arama kurtarma çalışmalarına yardım ediyor ama hepsi ağır bir travma yaşıyordu üstüne üstlük aynı gün bu sefer Elbistan’da 7.6’lık ikinci deprem dehşetin, acının, korkunun dozunu daha da arttırdı.
İşte o ândan sonra ülkecek günlerce televizyon ekranlarına kilitlenip oradan gelecek haberleri yüreğimiz ağzımızda takip ettik o güzelim şehirlerin yıkık hâli ciğerimizi dağladı, depreme dair ortaya çıkan her görüntü aklımıza mıh gibi kazındı, insanlarımızın çaresizliği, acısı, göz yaşları ruhumuza hançer misali saplandı enkaz altından kurtarılan her can ile beraber ise umut tohumları ekildi yüreklerimize. O tonlarca betondan açan her çiçekte, hayata yeniden merhaba diyen her çocuğumuzda, gencimizde, kadınımızda, büyüğümüzde mucizelere olan inancımızı bir kez daha hatırladık bu güzel haberlere tutunup bir nebze de olsa içimizi ferahlatmaya çalıştık.
Özetle en kısa ay olan şubat 2023’te her zamankinden daha soğuk, derin bir acı içinde geçti ve kalbimizde ruhumuzda hiç bir zaman kapanmayacak derin bir yara açtı, hafızalarımızdan hiç gitmeyecek ağır bir travma yaşattı güzel ve yalnız ülkemize.
Ve bu felaket 53.537 vatandaşımızın hayatına mâl oldu, 107.213 yurttaşımız bu dehşetten yaralı kurtuldu bir o kadarı ise o gün bugündür kayıp her ne kadar çoğu öldü kabul edilse de gerçekten kaçı ölü kaçı sağ sağ olanlar varsa nerede hâlen muamma.
Asrın felaketi geride bunların yanı sıra 38.901’i yıkılmış, 200.401’i ağır hasarlı bina bıraktı.
Dün de tüm bu acıların üzerinden iki sene geçti. Aradan geçen zaman bu acıyı dindirmediği gibi daha da derinleştirdi. Bugün yine depremin yaşandığı saatte anmalar düzenlendi, meşalelerle türkülerle dövizlerle hayatını kaybedenler anıldı, gün boyu da mezarlıklarda acılar tazelendi felakette yakınlarını kaybedenler sevdiklerini göz yaşlarıyla anıp altı üstüne gelen ve bir daha asla eskisi gibi olamayacak hayatlarına bir kez daha isyan etti. Bu acı görüntüler bizlere de o acı dolu günleri bir kez daha hatırlatarak toplumsal acı hanemizdeki en büyük travmalarımızdan biriyle bir kez daha yüzleştirdi hepimizi üstelik bu yıl acımız katmerliydi kısa süre önce Kartalkaya Grand Kartal Otel’de çıkan ve 51 canımızın yaralanması 78 insanımızın da ölümüyle sonuçlanan yangının yası henüz taptaze yüreklerimizde iken asrın felaketinin unutulmayan ve unutulmayacak olan yası ile harlanarak içimize bir yumruk gibi oturdu bir kez daha.
İşte böyle 6 Şubat tarihi artık acı hanemizin en ağır taşlarından biri, bugün de o acının ikinci senesiydi. Bir kez daha bu dehşette canından olan insanlarımıza Allah’tan rahmet geride kalan acılı yakınlarına baş sağlığı dilerken benzer bir acının yaşanmaması dileğimi de bir kez daha tekrarlıyorum. Gerçi bu dilek hepimizin ortak dileği gerçekleşmesi ne derece mümkün bilemiyorum ama çok iyi bildiğim bir şer var o da asrın felaketinin acısı üzerinden asırlar geçse de baki kalacak.













