7 Ekim 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - 1 Mayıs: Sistemin bayramı, işçinin yası

1 Mayıs: Sistemin bayramı, işçinin yası

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
1 Mayıs 2025
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
2
1 Mayıs: Sistemin bayramı, işçinin yası
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bugün 1 Mayıs. Kâğıt üstünde “İşçi Bayramı”, gerçekte ise sistemin iyi paketlenmiş utanç günlerinden biri.

“Bayram” kelimesini diline dolayanlar çok; ama sor bakalım, bu ülkede işçiye ne bayramı kaldı ne de bayrağı. Çünkü artık emeğin sesi değil, reklamın sesi duyuluyor. Sloganlar değil, sessizlik yankılanıyor. Kutlama yapılacaksa, bu sessizlik içindir; çünkü sistem, işçiyi çalıştırmaktan önce susturmuştur.

Unutulmasın: 1 Mayıs, 1886’da Chicago’da doğmadı sadece; Haymarket’te öldü de. O meydanda işçiler 8 saatlik insani çalışma hakkını isterken aldıkları cevap idam oldu. Sermaye, talepten değil, talepkârdan korkar. Bu korku evrenseldir, çünkü sistem her yerde aynıdır: Mazlumu romantize edip, celladını alkışlatır. İşçinin alın teriyle inşa edilen gökdelenlerde, en üst katta patron oturur, en alt katta işçinin cesedi kalır. Ve sonra derler ki: “Bayramınız kutlu olsun.”

Türkiye’de bu tablonun rengi daha da koyu. 1977’de Taksim’de öldürülen 34 kişi, hâlâ faili meçhul değil, faili korunmuş ölülerdir. Devlet, o günden beri işçinin sadece güvenliğini değil, meydanını da elinden aldı. Her yıl 1 Mayıs geldiğinde Taksim’e çıkan yollar kapanır, anılar karartılır. Çünkü devlet biliyor: İşçi unutursa yaşar, hatırlarsa meydan okur.

Bugün sokaklar dolacak, pankartlar açılacak, ama içi boş bir ritüele dönüşmüş bu gün. Sendikalar, büyük patronların arka bahçesi. Grev hakkı, kitaplarda kalmış bir ütopya. Çalışanlar değil, çalıştıranlar konuşuyor. “İşçinin yanında” olan herkes, aslında sırtında. Madenler çöküyor, inşaatlardan ceset çıkıyor, ama ölüm raporlarına hâlâ “kaza” yazılıyor. Sanki bu ülkede çalışmak, yaşamakla değil ölmekle eş anlamlı.

Sistem bunu nasıl başardı? Cevap basit: Hayali yükselme hikâyeleriyle. Her işçiye bir patron olma masalı anlatıldı. “Sen çalış, birikim yap, terfi et. Bir gün sen de kurtulursun.” Ama kimse söylemedi ki bu merdivenin basamakları mezar taşı. İşçiyi sadece aç bırakmadılar, düş görmeye de mahkûm ettiler. Bu yüzden artık işçi kendini işçi olarak görmüyor. Oysa tanımı basit: Alın terini satarak yaşayan herkes işçidir. Ceketin markası, konuştuğun dil, oturduğun semt bu gerçeği değiştirmez.

Kapitalizm sadece üretim biçimi değil, düşünce biçimidir. İşçiye, kendisini suçlu hissettiren bir sistemdir bu. “Geçinemiyorsan senin suçun. Daha çok çalış, daha az harca.” Oysa sorun, maaş değil; düzenin kendisidir. Sorun, patronun zenginliği değil; o zenginliğin hangi cesetlerin üstüne kurulduğudur.

Dünya genelinde durum farklı mı? Hayır. Bangladeş’te 1 dolara tişört diken kadın, Londra’daki alışveriş merkezine çalışıyor. Amazon deposunda ter döken genç, Jeff Bezos’un Mars hayaline yatırım yapıyor. İşçiler globalleşti, ama hakları küreselleşemedi. Kapitalizm, 1 Mayıs’ı da metalaştırdı. Büyük markalar “emek” temalı reklamlar yapıyor, ama kendi fabrikalarında modern kölelik düzeni var. Bu iki yüzlülük, sistemin DNA’sıdır.

Ama belki de en büyük sorun, işçiliğin artık sadece ekonomik değil, kültürel olarak da itibarsızlaştırılmış olması. Türkiye’de “eli nasırlı olmak” bir zamanlar övünç kaynağıydı. Şimdi ise “masa başı iş”e övgü, “beyaz yaka” fetişizmi her yere sızmış durumda. Çünkü bu topraklarda sınıf, artık ekonomik değil, estetik bir meseleye dönüşmüş. İşçi olmak, yoksul olmaktan da öte; ‘alt sınıf’ etiketiyle damgalanmak anlamına geliyor.

Bunu inşa eden şey sadece sistem değil; toplumsal belleğin bilinçli bir biçimde silinmesi. Dizilerde, reklamlarda, haberlerde işçi yok. Varsa da ya dramatik bir mağdur ya da bir istatistik. Popüler kültürün ürettiği kahramanlar patronlar, CEO’lar, girişimciler. Oysa tarih gösteriyor ki bu ülkeyi inşa edenler, toprağı kazıp şehir kuranlardır; holding değil, maden taşıyanlardır.

Ve bu görünmezlik, en çok kadın işçileri etkiliyor. Hem kadın hem işçi olmak, iki kat görünmezliktir bu düzende. Tarlada, tekstilde, evde, hastanede, fabrika bandında çalışan milyonlarca kadın; sendikasız, güvencesiz, kayıt dışı. Ne ekranlarda varlar, ne anmalarda. Oysa Türkiye’de emeğin büyük kısmı kadın omzunda taşınıyor. Ama onlar, ne marşlarda geçiyor ne de kürsü konuşmalarında. Bu da sistemin başka bir yüzüdür: Cinsiyetli sömürü.

Sistemin ustalıkla yaptığı bir başka şey de bireyi topluluktan koparmak. Yalnızlaştırmak. “Sendika mı? Onlar işe yaramaz.” “Birlik mi? Kimseye güven olmaz.” “Direniş mi? Boşuna uğraşma.” Bu cümleler, sadece yılgınlık değil; bilinçli üretilmiş yalnızlık propagandasıdır. Atomize birey, sorgulamaz. Sadece yaşar. Sessizliğin sistemi böyle kurulur.

Bu yalnızlaştırmanın temelinde ise eğitim sistemi vardır. İlkokuldan itibaren çocuklara “iyi bir yere gelmek” için “çok çalışmaları” öğütlenir. Ama bu “iyi yer” tanımı asla kolektif bir hak mücadelesi değil, bireysel bir yükseliş fantezisidir. Böylece işçi çocuğu işçi kalmaktan değil, işçi olduğunu anlamaktan utanır hale gelir. Çünkü ona öğretilen şey şudur: “Birlik değil, yarış vardır.” Ve yarışta düşenle dayanışma değil, dalga geçilir.

Ama sistem, bu kadar güçlü mü gerçekten? Hayır. Çünkü hâlâ çocuklarına sendikayı anlatan babalar, hâlâ ücretini alamadığı için direnen kadınlar, hâlâ ‘çalışırken öldü’ haberini duyunca öfkeyle yumruğunu sıkan insanlar var. Ve umut, işte tam buradadır. O yumruk, yere değil, masaya inerse; o zaman tarih değişir.

Bu yüzden bugün, 1 Mayıs’ta, sadece geçmişi anmayalım. Geleceği de düşleyelim. Meydanlar yasaklansa da akıllar serbesttir. Bayrak taşımak güzeldir, ama düşünce taşımak devrimdir. Bu yüzden, çalışanın hakkını haykıran, yalnız olmadığını bilen, unutmaya direnen her bireyin 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı kutlu olsun.

Çünkü hatırlamak devrimdir. Ve bu bayram, hatırlayanlarındır.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Türkiye Yüzyılı projesi, milli bir vizyon programıdır

Sonraki Haber

Taksim’e çıkan yollar trafiğe kapatıldı; turistler araç bulamadı

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Kahveli_Şiirlerim’in Arzu Yıldız’ı ile şiirden vefaya: Kırk yıllık hatır
Yazarlar

Kahveli_Şiirlerim’in Arzu Yıldız’ı ile şiirden vefaya: Kırk yıllık hatır

7 Ekim 2026
Amasya 8. Uluslararası Ödülleri 2027 kazananları açıklandı
Yazarlar

Amasya 8. Uluslararası Ödülleri 2027 kazananları açıklandı

6 Ekim 2026
Bir şehrin yeniden kendi sesini bulduğu gün: 6 Ekim
Yazarlar

Bir şehrin yeniden kendi sesini bulduğu gün: 6 Ekim

6 Ekim 2026
Halk kütüphanelerinin masalcısı İlknur Artuğ ile söyleşi
Yazarlar

Halk kütüphanelerinin masalcısı İlknur Artuğ ile söyleşi

6 Ekim 2026
Bu kez sorular benden! Ekranın muzip habercisi Murat DADA ile keyifli bir hatıra
Yazarlar

Bu kez sorular benden! Ekranın muzip habercisi Murat Dada ile keyifli bir hatıra

6 Ekim 2026
Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 
Yazarlar

Aşkla yazılmış bir ömür: Fatma Aleçakır 

5 Ekim 2026
Sonraki Haber
Taksim'e çıkan yollar trafiğe kapatıldı

Taksim'e çıkan yollar trafiğe kapatıldı; turistler araç bulamadı

Yorumlar 2

  1. Eda says:
    1 yıl önce

    Emeğine,kalemine,yüreğine sağlık. Çok güzel ve etkili bir yazı olmuş.

  2. Esra says:
    1 yıl önce

    Mükemmel olmuş.

En Güncel Haberler

AK Parti'li Çelik: Hiçbir karanlık nokta kalmayacaktır
Politika

AK Parti’li Çelik: Hiçbir karanlık nokta kalmayacaktır

7 Ekim 2026
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178’e yükseldi
Dış Haberler

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178’e yükseldi

7 Ekim 2026
Pezeşkiyan ile Putin telefonda görüştü
Dış Haberler

Pezeşkiyan ile Putin telefonda görüştü

7 Ekim 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Malatya’da otizmli bireyler için özel eğitim sınıfı açıldı

7 Ekim 2026
Yaşam

Gazze için Antalya’da sessiz yürüyüş; binlerce öğrenci tek yürek oldu

7 Ekim 2026
Yaşam

Kahramanmaraş’tan başlayan kutsal yolculuk: Yürüyerek ve otostop çekerek umreye gidiyor

7 Ekim 2026
Yaşam

Türk devletleriyle ortak uzay modülü hedefi

7 Ekim 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Türk sinemasının "Altın Çocuğu" Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı

Türk sinemasının “Altın Çocuğu” Göksel Arsoy son yolculuğuna uğurlandı

- Haberton
7 Ekim 2026

Hayatını kaybeden usta oyuncu Göksel Arsoy, Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Zincirlikuyu Mezarlığı’nda son...

7 Ekim 2023’ten bugüne Gazze: Üç yılda on binlerce ölüm, büyük yıkım

Yapay zekâ etiği ve AI regülasyonu: Türkiye’de yapay zekâ için hukuki sorumluluk dönemi başlıyor mu?

Ahilikten e-ticarete: 800 yıllık esnaf kültürü dönüşüyor

Gençlerde kanser vakaları artıyor mu? Dünya Kanser Araştırma Fonu yeni verileri açıkladı

Güncel Haber

AK Parti'li Çelik: Hiçbir karanlık nokta kalmayacaktır

AK Parti’li Çelik: Hiçbir karanlık nokta kalmayacaktır

7 Ekim 2026
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178’e yükseldi

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki Ebola salgınında hayatını kaybedenlerin sayısı 4 bin 178’e yükseldi

7 Ekim 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton