Gadasını aldıklarım, sefalar getirdiniz. Çayları tazeleyin, arkanıza yaslanın; bugün sizi Ankara’nın en felsefi, en dingin ama bir o kadar da kahkaha tufanı koparan semtine, yani Yenimahalle Yeşilevler’e götürüyorum! Okurken derin bir nefes alın, dünyevi dertleri bir kenara bırakın benden söylemesi!
Şimdi gardaşım, Yeşilevler denince akla hemen oranın o efsanevi, devasa komşusu gelir: Karşıyaka Mezarlığı! Türkiye’nin en büyük, en kalabalık, kentin çeperindeki bu efsanevi yerleşim yeriyle Yeşilevler sanki etle tırnak gibi, kanka gibi yan yanadır. Düşünsene adam sabah uyanır, pencereyi bir açar; karşıda o sonsuzluk, o yeşillikler içinde uzanan Karşıyaka manzarası!
Adamın biri ilk defa Yeşilevler’e taşınmış. Emlakçı ona evi gezdirirken “Manzarası ful açık, önü asla kapanmaz, ön tarafta park var” demiş. Bizim saf da “Ne güzel, çocuk oynar, çimlere basarız” diye evini tutmuş.
Taşındığı ilk sabah kahvesini alıp balkona bir çıkıyor… Karşıda namaz kılınan musalla taşı, cenaze arabaları, insan seli! Adam olduğu yerde kalıyor, elindeki kahve fincanı düşüyor!
— “Usta! Emlakçı bana buranın önü kapanmaz demişti ama manzarası doğrudan ebedi alemmis la!”
Lafa bak la! Yeşilevler’de ev kiralarken ya da satın alırken emlakçıların o efsane felsefi yalanları meşhurdur:
— “Ağabey bu dairenin en büyük avantajı ne biliyor musun? Komşuların asla gürültü yapmaz! Gece müzik mi açtın, parti mi verdin? Kimse kapına dayanıp ‘şarjörümü boşaltırım, sesi kısıñ’ demez! En huzurlu, en sessiz muhittir!”
Doğru valla! Dünyanın en saygılı, en sessiz komşusudur Karşıyaka. Ne park yeri kavgası ederler, ne apartman aidatını geç öderler, ne de gece saat ikide üst kattan topuklu ayakkabıyla yürürler. Yeşilevler’de oturan bir insan, hayatın ve ölümün ne kadar yalan olduğunu o balkondan her sabah kahvesini yudumlarken aksettirir!
Daha işin sosyal hayatı var, durun! Yeşilevler’de çocuklara “Topunuz mezarlığın bahçesine kaçtı, gidin alın” demezler; çünkü o bahçe zaten mahallenin arka sokağı gibidir. Mahalleli cenaze törenlerine o kadar alışmıştır ki, artık cenaze arabasının sesinden saat kaç olmuş, günlerden neymiş onu anlarlar!
Trafik tıkanır, biri sorar: “La bugün niye bu kadar kalabalık?”
Diğeri cevap verir: “Ağabey salı günü, cenaze yoğunluğu var, normaldir.”
Ankara’nın hiçbir semtinde trafik raporu bu kadar felsefi ve manevi verilmez!
Bir de işin evlilik, ev alma boyutu var. Yeşilevler’e kız istemeye gideceksin diyelim. Damat adayı kayınpederine mahalleyi övüyor:
— “Efendim, Yeşilevler çok nezih yerdir, sakin, huzurlu…”
Kayınpeder gözlüğünü indirip yapıştırır cevabı:
— “Oğlum eviniz Karşıyaka’nın duvarına sıfır! Gece balkona çıktığında insan hayatının geçiciliğini 4K çözünürlükte izliyorsun! Bizim kızın ruh sağlığı orada bozulur la!”
Ama işin şakası bir yana gardaşım; Yeşilevler’in o samimiyeti, o komşuluk hukuku, o sokaklarındaki insan sıcaklığı başka hiçbir yerde yoktur. Dünyanın en kalabalık sakinleriyle duvar duvarlaş yaşasan da, oradaki insan hayatı sever, yaşamayı bilir, neşesini asla kaybetmez!
Sözün özü gardaşım; Yeşilevler’de oturmak koca bir yürek, sağlam bir felsefe ve Karşıyaka’yla komşu olmanın getirdiği o derin tevekkülü ister!
Kalın sağlıcakla, hayata ve komşularınıza her zaman gülümseyerek bakın!












