6 Ağustos 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Uç Kanaryam uç

Uç Kanaryam uç

Nil Yalçınkaya - Nil Yalçınkaya
12 Kasım 2021 - Güncellenme Tarihi 19 Şubat 2022
- Yazarlar
Okuma Süresi:8 dakikalık okuma
A A
0
Uç Kanaryam uç

Uç Kanaryam uç

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Uç Kanaryam uç… Yıl 1899 / İstanbul. Monarşi zamanı… Gecenin karanlığında 11 genç oldukça sessiz olmaya çalışarak papazın çayırına (Bu günkü Şükrü Saraçoğlu stadyumu) doğru yürüyorlardı.

Hiç konuşmuyor, yürürken arkalarına dönüp bakıyorlardı. En öndeki gencin elinde kendine bile hayrı olmayan bir gaz lambası vardı. Genç, lambayı yere tutuyor, arkadan gelenlerde onu takip ediyorlardı.

Bir ara gençlerden biri elindeki çantayı yere düşürdü. Dondu kaldı hepsi. Çok cılız bir ses çıksa da düşen çantadan, bir müddet kimse ilerlemedi. Tehlike olmadığını anlayınca devam ettiler. Papazın çayırına vardıklarında çantalarından Kadıköy eşrafından Yahudi Yosef’den aldıkları idare lambalı şapkaları taktılar. Biri çantasından yuvarlak bir meşin çıkardı. Gençlerin yüzü bir anda aydınlandı sanki öyle ya bu yuvarlak meşin için ne badireler atlatmışlardı. Yanlarında getirdikleri büyük taşlarla kale oluşturdular. Gençlerden birazca uzun boylu olanı, meşin yuvarlağı eline alıp yukarı kaldırdı. Ay ışığında parladı, meşin yuvarlak ve yere bıraktı sessizce.

Uç Kanaryam uç
Uç Kanaryam uç

BÖYLECE TÜRK TARİHİNİN İLK GAYRİ RESMİ FUTBOL MAÇI ANTREMANI BAŞLAMIŞ OLDU

1823 Yılında İngiltere’de doğan bu spor tüm dünyayı çoktan etkisi altına almaya başlamıstı. Moda’da ve Kadıköy de oturan İngiliz, Rum ve Yahudi gençleri de saraydan oynama iznini almış, her cuma aralarında maç yapıyorlardı.

AMA MÜSLÜMAN’LARA FUTBOL OYNAMAK, DERNEK KURMAK YASAKTI

Bu yüzden bizim 11’li kendilerine İngilizce bir isim bulmuştu. Bu çayırda İngilizler oynadığı içinde papazın çayırı demişlerdi.

Ağırlarına gidiyor, kendilerine yediremiyorlardı. Öyle ya İngilizler, Rumlar rahatça bu sporu yaparken onlara yasaktı. Ertesi gün sözleşildiği gibi papazın çayırına yeniden geldiler. İngiliz gençlerle maçları vardı Maç bitiminde sarayın hafiyeleri bizim 11’liyi yakalayıp tutukladılar….

1901 /KADIKÖY

İkinci girişim biraz daha profosyoneldi. Futbol hakkındaki bilgiler biraz daha öğrenilmiş. Hatta bir takım bile kurmuşlardı. Kendilerine BLACK STOCKİNGS (SİYAH ÇORAPLILAR) diyorlardı. Bu takım Fenerbahçe’nin ilk sinyallerini verecekti.

BLACK STOCKİNG FC İLK FUTBOL KLÜBÜMÜZDÜR

DİĞER ADIYLA; SİYAH ÇORAPLILAR renklerini KIRMIZI/BEYAZ OLARAK SEÇMİŞLERDİ.

Giydikleri forma yakaları ve kolları beyaz kırmızı kazak yada gömlekti.

SİYAH ÇORAPLILAR KURULDUĞU YIL OLAN 1901 YILINDA KAPATILDI

1907/3 MAYIS

Uç Kanaryam uç... Yıl 1899 / İstanbul. Monarşi zamanı... Gecenin karanlığında 11 genç oldukça sessiz olmaya çalışarak papazın çayırına (Bu günkü Şükrü Saraçoğlu stadyumu) doğru yürüyorlardı.
Uç Kanaryam uç… Yıl 1899 / İstanbul. Monarşi zamanı… Gecenin karanlığında 11 genç oldukça sessiz olmaya çalışarak papazın çayırına (Bu günkü Şükrü Saraçoğlu stadyumu) doğru yürüyorlardı.

Kadıköy yakasının gençleri karşı yakada bazı kulüplerin kurulduğunu duyuyor ve kendileri de bir kulüp kurmak istiyordu. Monarşi zayıflamış, kaçak göçek yapılan maçlar sona ermişti. Artık her cuma Kadıköy halkı, ya tuluat izlemeye yada futbol seyretmeye geliyordu. Hatta iş öyle bir hal almıştı ki baloncusu, pamuk şekercisi, sucusu hep ordaydı. Küçük çocuklardan tutun da, yaşlı neneler bile bu eğlenceli ve heyecanlı spor için her hafta papazın çayırının yollarını tutuyor. Maç bitince eğlene güle evlerine dönüyorlardı.

ARTIK ZAMANI GELMİSTİ

Yine bir maç dönüşü Necip Ayetullah ve Ziya bey Necip beyin Moda’daki konağına geçtiler. Moda ilçesindeki Fenerbahçe semtindeki deniz feneri onlara ilham verdi.

1562 yılında kurulan bu fener yüzyıllardır ayaktaydı.

Necip bey bir müddet düşündükten sonra, arkadaşlarına döndü. Adı FENERBAHÇE OLSUN. BU FENER GİBİ YÜZYILLARCA AYAKTA KALSIN.

ZİYA BEY büyük bir heyecanla ekledi. RENLERİNİ BOĞAZIN LACİVERTİNDEN VE FENERBAHÇE SEMTİNDEKİ SARI PAPATYALARDAN ALSIN…

Hararetle el sıkıştılar. O kadar büyük bir aşk ve coşku vardı ki gözlerinde, yıllarca bu uğurda çok çabalar sarf etmiş ama sonunda başarmış bir muzaffer komutan edasıyla baktılar birbirlerine.

Yıllar geçerken Kadıköy’deki papazın çayırı FENERBAHÇE’NİN resmi stadıydı artık. Diğer takımlarla maçlar yapılıyor puanlar hesaplanıyor, Transferler için bütçe hazırlanıyordu. İlk başlardaki o futbol güreş karışımı spor yerini daha profesyonel bir futbola bırakmıştı.

Halk tarafında ise bambaşka bir hava hakimdi. Sarı/lâcivert atkılar örüyordu analar, evlatlarının isteği üzerine. Mahalledeki gençler diğer takımlarla birlikte güle oynaya geliyorlardı maçlara iddialara giriliyordu. Tekstil firmaları bayraklar hazırlıyordu Fenerbahçe için o kısık sesle, ürkekçe yapılan tezahüratlar. Daha gür seslere bırakmıştı yerini.

YA YA YA ,ŞA ŞA ŞA FENERBAHÇE ÇOK YAŞA

1910’larda iki bin olan seyirci sayısı, 1920’lerde altı yedi bini bulmuştu. Gittikce büyüyordu FENERBAHÇE…

İŞGAL YILLARI VE GENARAL HARRİNGTON KUPASI

İSTANBUL İŞGAL EDİLMİŞTİ

5 Yıl sürecek bu esarette İngiliz general Harrington 1923 yılında artık kaybedeceğini iyice anlamıştı. Anadolu düşmandan temizlenmiş, savaş lehimize dönmüştü.

Ama Harrington’un Türklere bir ders vermeden gitmeye niyeti yoktu. Bir kupa maçı düzenledi 80 cm gümüşten bir kupa yaptırdı. 3 büyük İngiliz takımının en iyi oyuncularından tek bir takım oluşturdu. Adını GOLDSTREAM GUARDS koydu. Gazetelere ilan verdi ve FENERBAHÇE’YE meydan okudu.

FENERBAHÇE bu meydan okumayı kabul etti. Sadece kendi kadrosuyla çıkmak istedi.

29 HAZİRAN 1923/ MAÇ GÜNÜ

Sanırsın ki bütün İstanbul Taksim stadyumuna toplanmış. Öyle bir gün. Büyük tezahüratlar içinde başladı maç. Harrington şeref tribününde önündeki gümüş kupayla oturuyordu ilk yarı 1/0 Fenerbahçe mağlubiyetiyle bitti.

Soyunma odasında ikinci yarıyı bekleyen Fenerbahçe kadrosundan çıt çıkmıyordu. Moralleri bozulmuş, bir gerginlik sarmıştı herkesi. Bir tek Kaptan Hasan Kamil çok rahattı. Herkes suskunken bir tek onun sesi yankılandı soyunma odasında.

BEN EZELDEN BERİ HÜR YAŞADIM HÜR YAŞARIM

HANGİ ÇILGIN BANA ZİNCİR VURACAKMIS ŞAŞARIM

KÜKREMİŞ SEL GİBİYİM BENDİMİ YIRTAR AŞARIM

YIRTARIM DAĞLARI ENGİNLERE SIGMAM TAŞARIM

FENERBAHÇE başarılarına başarı katmaya devam etti. Seyirci sayıları gittikçe artmış, güzel transferler yapmışlardı. Bunlardan biri de kaleci CİHAT ARMANDI.
FENERBAHÇE başarılarına başarı katmaya devam etti. Seyirci sayıları gittikçe artmış, güzel transferler yapmışlardı. Bunlardan biri de kaleci CİHAT ARMANDI.

Bu milli duyguyla, aşkla, coşkuyla çıktı FENERBAHÇE ikinci yarıya. Bambaşka bir inançla. Güçle imanla oynamaya başladılar.

FENERBAHÇE o gün general Harrington’un takımını 2/0 yendi. Kupayı aldılar iki golü de kaptanın pasıyla Ziya Sporel attı. Taksim stadında tam bir bayram havası…..

1940 LI YILLAR

Her şey yolundaydı artık huzur dolu yıllar başlamıştı FENERBAHÇE için. Başarılarına başarı katmaya devam ettiler. Seyirci sayıları gittikçe artmış, güzel transferler yapmışlardı. Bunlardan biri de kaleci CİHAT ARMANDI.

Beyefendi kişiliği, alçak gönüllü olması, iyi huyuyla herkesin kalbinde taht kurmuştu. Lakabı UÇAN KALECİYDİ. Genelde maçlara sarı formasıyla çıkardı.

Yine önemli bir maçta 90’na giden bir topu uçarak çıkarınca , şeref tribününe yakın bir taraftar;

HEY YAVRUM, SARI KANARYAMA BAK BE YİNE UÇTU demesiyle bunu çok beğenen diğer taraftarlar ve basın Fenerbahçe’nin de logosunu belirlemiş oldu. SARI KANARYALAR.

FENERBAHÇE yıllar içerisinde bir çok başarılı futbolcuya ve başkana ev sahipliği yaptı. Birçok başarılı teknik direktör gördü. 1900’lü yıllarda siyah çoraplıların başlattığı, 1907 de yanan o fener ışığı hiç sönmeden 114 yıldır yanıyor.

Başarıyla, gururla, umutla yüzyıllarca yansın o ışık

SARI KANARYALARA SEVGİLERİMLE

Etiketler: Fenerbahçe
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Uyuşturucu serasına çevrilen depoya baskın

Sonraki Haber

Uyandığımda Sesim Yoktu uluslararası festivalde

Nil Yalçınkaya

Nil Yalçınkaya

Nil Yalçınkaya, 1966 Ankara doğumlu. Antalya'da yaşıyor. Diksiyon öğretmeni.

İlgili Haberler

Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: "Günde 1 Saatinizi Hayalini Kurduğunuz Hayatı İnşa Etmeye Ayırın"
Yazarlar

Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: “Günde 1 saatinizi hayalini kurduğunuz hayatı inşa etmeye ayırın”

6 Ağustos 2026
Şimdi değil de hayat ne zaman?
Yazarlar

Şimdi değil de hayat ne zaman?

6 Ağustos 2026
Gece vardiyası: Beden uykuda, ruh alametler boyutunda
Yazarlar

Gece vardiyası: Beden uykuda, ruh alametler boyutunda

6 Ağustos 2026
Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir
Yazarlar

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir

5 Ağustos 2026
Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?
Yazarlar

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?

4 Ağustos 2026
Sorgulamamanın sessizliği
Yazarlar

Sorgulamamanın sessizliği

3 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Uyandığımda Sesim Yoktu uluslararası festivalde

Uyandığımda Sesim Yoktu uluslararası festivalde

En Güncel Haberler

Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi
Öne Çıkan

Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi

6 Ağustos 2026
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya’da
Dış Haberler

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya’da

6 Ağustos 2026
Karşıyaka'nın potada ilk iki maçı seyircisiz
Spor Haberleri

Karşıyaka’nın potada ilk iki maçı seyircisiz

6 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Tekerlekli sandalyeli genel cerrahın yaşam öyküsü Amerikan tıp dergisinde

6 Ağustos 2026
Yaşam

Gölde kaybolan kişinin cansız bedeni bulundu

6 Ağustos 2026
Yaşam

Tedavi edilen yaralı deniz kaplumbağası Kaan-19, 1 yıl sonra doğal yaşam ortamına bırakıldı

6 Ağustos 2026
Yaşam

Mahalle bazlı kentsel dönüşümde 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde yıkım başlayacak

6 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Sultangazi'de camilerden ayakkabı çalan şüpheli kamerada

Sultangazi’de camilerden ayakkabı çalan şüpheli kamerada

- Haberton
6 Ağustos 2026

Sultangazi'de maskeli şapkalı 1 şüpheli iki farklı camide bulunan ayakkabıları çaldı. Dikkat çekmemek için zaman zaman dizlerinin üzerine çökerek sürünen...

Güneş lekeleri kalıcı mı? Nasıl geçer? Ciltte oluşan lekeler hakkında bilinmesi gerekenler

Göz seyirmesi neden geçmez? Uzun süren göz kapağı atmasının olası nedenleri

Aç karnına kahve içmek zararlı mı? Bilimsel araştırmalar ne diyor?

Sosyal medya detoksu gerçekten işe yarıyor mu? Araştırmalar dikkat çeken sonuçlar ortaya koyuyor

Güncel Haber

Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi

Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi

6 Ağustos 2026
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya’da

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya’da

6 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton