Bir insanın şiire gönül vermesi, yalnızca birkaç dize yazmaktan ibaret değildir. Şiir; duyguya, yaşanmışlıklara, insan ilişkilerine ve hayatın içinden süzülen anlamlara kelimelerle biçim verme sanatıdır. Kimi zaman bir sevdayı, kimi zaman bir dostluğu, kimi zaman da vefayı birkaç dizeyle ölümsüzleştirir.
“Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairlerine Vefa” yazı dizimiz kapsamında bu kez; şiire duyduğu sevgiyi yıllar içinde geliştiren, hece şiirini öğrenme yolunda emek veren, şiir yazan ve şiirlere kendi sesiyle hayat veren Kahveli_Şiirlerim mahlasını kullanan sayın Arzu Yıldız’ı konuk ediyoruz.
“Kahveli_Şiirlerim” adıyla şiir ve kahveyi aynı gönül ikliminde buluşturan Arzu Yıldız ile şiire nasıl başladığını, hece şiirine olan ilgisini, şiir anlayışını, örnek aldığı şairleri, dostluk ve vefa kavramlarına bakışını, şiir seslendirme deneyimini ve sosyal medyada şiire açtığı alanı konuştuk.
Şiirin insanın iç dünyasından doğduğuna inanan ve öğrenmeye, yazmaya, seslendirmeye devam eden Kahveli_Şiirlerim Arzu Yıldız’ın şiir yolculuğuna birlikte bakalım.
Merhaba, öncelikle söyleşimize hoş geldiniz.
Sizi tanımayan okurlarımız için kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ben Arzu Yıldız…Namı diğer Kahveli_Şiirlerim Arzuhan. Bartınlıyım, çocuk gelişimi mezunuyum, evliyim iki çocuğum var…Evlendikten sonra da üniversite 1.sınıfı bitirdim ama kızımın rahatsızlığı yüzünden devam edemedim. Şiir ve Edebiyat’ı çok seviyorum…
Şiir dışında hayatınızda yer verdiğiniz uğraşlar, hobiler veya severek yaptığınız işler nelerdir? Günlük hayatınız nasıl geçiyor?
Bir çok hayır işlerinde öncülük yapmaktayım. Mesnevi terapi derslerine katılırım, kitap okumayı, şiir ve edebiyatı, heyecan uyandıran dokunaklı dizeler yazmayı çok seviyorum.
Şiir hayatınıza ne zaman girdi? Sizi şiir yazmaya ve şiir seslendirmeye yönelten temel motivasyon ne oldu?
Lise yıllarında Türk Dili ve Edebiyatına çok sevmemden dolayı şiir dinlemeye o zamanlar ilgim arttı. Yıllarca şiir dinledikten ve okuduktan sonra canım dostum şiir belasının motivasyonuyla yorumlamaya başladım.
Şiir yolculuğunuzda özellikle hece şiirini öğrenmeye çalışıyorsunuz.
Hece şiirine yönelmenizin nedeni nedir ve bu süreç size şiir hakkında neler öğretiyor?
Şiir hayatın teri, hayat ise şiirin sermayesidir. Kalpte geçen bir hadisenin lisan halinde tecelli edişi, hissin birdenbire lisan oluşudur… Hece şiiri ile seslerin ahenklerin kaynaşması ile daha güçlü bir anlatım şekli ortaya çıkıyor. Kalbimden geçen duygusal coşkumu, edebi anlatımı hece şiiri ile buldum.
Kendi şiir tarzınızı oluşturma yolunda nasıl bir çizgi izliyorsunuz? Bir şiirde mutlaka bulunmasını istediğiniz ve sizi yansıtan özellikler var mı?
Zengin ritimli, vezinli, kafiyeli ahenkli sözler her zaman severim. Beni yansıttığını bilirim, benim hece şiirini sevmem ve yazmayı öğrenmem bu yüzdendir.
Şiir yazarken sizi en çok besleyen nedir? Yaşanmışlıklar, insanlar, duygular, gözlemler veya hayatın kendisi şiirlerinize nasıl yansıyor?
Kalabalık yoğun bir sosyal hayatım var. Hadiselerin arka yüzünü yansıtan, sıradan sözleri bir araya getirip manalarını kanatlandıran, vezin ve kafiyeleri kullanarak aşk, sevda, vefa, dostluk temalarını şiirlerimde işliyorum.
Şiir anlayışınızı etkileyen ve örnek aldığınız şairler kimlerdir? Özellikle okumaktan ve seslendirmekten keyif aldığınız şiirler hangileridir?
Cemal Safi, Necip Fazıl Kısakürek, Cahit Sıtkı Tarancı vb.. Bu şairlerin şiirlerini çok okumayı çok severim…
Bir şiiri yazmakla onu kendi sesinizle dinleyiciye ulaştırmak arasında nasıl bir fark görüyorsunuz? Şiir seslendirmek sizin için ne ifade ediyor?
Değerli hece şairlerinin gönülleri tedavi eden şiirlerini okurken onların duygularını hissederek okumaya çalışıyorum. Nacizane kendi şiirlerimde de iç alemimdeki duyguyu kelimelere yükleyip ritimle okuyorum…
Hayat felsefenizi oluşturan temel değerler nelerdir? Bu değerlerin şiirlerinize ve insanlarla kurduğunuz ilişkilere yansıdığını düşünüyor musunuz?
Dostluk, vefa, saygı, sevgi en değer verdiğim değerlerdir. Bunları şiirlerimde de kullanıyorum. Şiir hayatın teri, hayat ise şiirin sermayesidir.
Dostluk ve vefa sizin için ne ifade ediyor? Hayatımızda iz bırakan insanların iyiliklerini ve emeklerini unutmamak sizce neden önemli?
En kıymet verdiğim değerlerdir. İyilik ve emeği unutmamak insana verilen saygı sevgi ve kıymetten ileri gelir. Doğru ve dürüst kişi de bunları bilir ve hayatına yerleştirir.
“Kahveli_Şiirlerim” ismi nasıl ortaya çıktı? Kahve ile olan uğraşınızın bu isimdeki yeri nedir ve kahve ile şiiri aynı dünyada buluşturmanız sizin için ne ifade ediyor?
Spontane gelişti. Sağlıklı ve organik kahve tavsiyelerinde bulunduğum, bir de şiir yazmayı öğrenmeye başladığım için sevgili dostum Şiir Belası ile bu ismi yakıştırdık.
Sosyal medyada özellikle TikTok’ta şiir içerikleri üretmenizin temel nedeni nedir? Şiiri bu platform aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırmak size ne hissettiriyor?
Özün sözü olan şiirleri edebiyatı sevenlerle buluşturmak, bunu da sosyal medyada başardığıma inanıyorum. Günümüzde kitap okuma azaldı, kısmen de olsa bu şiirler ile kitap okumuş gibi de oluyoruz.. Cahit Sıtkı Tarancı’nın dediği gibi ”kelimelere güzel şekiller verme sanatı” icra ediyoruz.
TikTok gibi hızlı tüketimin hâkim olduğu bir platformda şiire yer açmak sizce nasıl bir deneyim? Şiirin sosyal medya aracılığıyla özellikle gençlerle buluşabileceğini düşünüyor musunuz?
Bu platformu şiirin edebî zevke sahip gençlerle buluşturabileceğimiz önemli bir alan olarak görüyorum. Çünkü günümüzde gençlerin büyük bir bölümü TikTok gibi sosyal medya platformlarını aktif olarak kullanıyor. Ben de bu mecrayı yalnızca eğlence amacıyla değil, şiiri, edebiyatı ve güzel sözün değerini daha geniş kitlelere ulaştırmak için değerlendirmek istiyorum.
Hızlı tüketimin olduğu bir ortamda şiire birkaç dakikalık da olsa yer açabilmek benim için çok kıymetli. Belki bir genç, karşısına çıkan bir şiir sayesinde merak edip o şairi araştıracak, bir kitabı eline alacak veya kendi duygularını yazıyla ifade etmeye başlayacak. Bence asıl değer de burada ortaya çıkıyor. Sosyal medyanın hızını şiirin derinliğiyle buluşturabilirsek, gençlerin edebiyata olan ilgisini yeniden güçlendirebiliriz. Ben şiirin yalnızca geçmişte kalmış bir sanat olmadığını, doğru şekilde sunulduğunda bugün de gençlerin gönlüne dokunabileceğine inanıyorum.
Sosyal medyada şiirlerinize gelen yorumlar ve geri dönüşler sizi nasıl etkiliyor? Sizi yazmaya veya şiir seslendirmeye devam ettiren unutamadığınız bir geri dönüş oldu mu?
Yıllardır şiir dinleyen ve okuyan biri olarak, şiirleri yorumlamaya ve seslendirmeye henüz yeni başladığımı söyleyebilirim. Bu süreçte sevgili dostum Şiir Belası’nın ve Sebahattin Abi’min destekleri benim için çok kıymetli oldu. Onların teşvikleriyle kendime olan güvenim de arttı. Sosyal medyada aldığım geri dönüşler ise beni gerçekten mutlu ediyor ve şiire olan hevesimi güçlendiriyor.
Yorumculuk konusunda henüz kendimi iddialı görmüyorum; öğrenmeye, kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Ancak dinleyenlerin, şiirleri seslendirirken duyguyu karşı tarafa geçirebildiğimi söylemeleri benim için en güzel geri dönüşlerden biri. Bir şiirin duygusuna dokunabildiğimi ve o duyguyu dinleyene hissettirebildiğimi bilmek, beni daha çok okumaya, öğrenmeye ve seslendirmeye teşvik ediyor.
Şiire gönül vermiş, hece şiirini öğrenen, yazan ve seslendiren biri olarak Türk şiirine dair gerçekleştirmek istediğiniz bir hayaliniz var mı?
Nasip olduğu kadar gönül nağmelerimi duygu içeren kelimelerle öğrenmeye ve yazmaya devam edeceğim. İnşAllah ilerde herkesin kahvelerimi içerek, kitabımı okumasını dilerim…
Sayın Arzu Yıldız ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide; şiire duyduğu sevgiyi, hece şiirini öğrenme yolculuğunu, kendi şiir dilini oluşturma çabasını, şiir seslendirmeye olan ilgisini ve hayatında önemli bir yere sahip olan dostluk ve vefa anlayışını konuştuk. Şiiri yalnızca kelimelerin bir araya gelişi olarak değil, insanın iç dünyasından süzülen duyguların dile dönüşmesi olarak gören Yıldız’ın samimi yaklaşımı, şiire duyduğu gönül bağını da açıkça ortaya koyuyor.
Özellikle şiire henüz öğrenme ve gelişme sürecinde olduğunu bilerek yaklaşması, bence bu yolculuğun en kıymetli taraflarından biri. Çünkü edebiyat biraz da sürekli öğrenmek, okumak, dinlemek, denemek ve kendi sesini zaman içerisinde bulabilmektir. Hece şiirine duyduğu ilgi ve bu alandaki gayreti de kendi şiir dünyasını oluşturma yolunda attığı önemli bir adım.
Sevgili Arzu Yıldız’a bu güzel söyleşi için, içtenlikle paylaştığı düşünceleri ve şiire duyduğu sevgiyi bizlerle buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Kendisine özellikle şiir yazma ve hece şiirindeki çalışmalarında bolca cesaret, ilham ve üretme şevki diliyorum. Henüz yolun başında olduğunu söylemekten çekinmeyen birinin, emek verdikçe kendi şiir sesini daha da belirginleştireceğine inanıyorum.
Şiirlerini yazmaya, okumaya ve seslendirmeye devam etmesini; kendisini başkalarıyla kıyaslamadan, kendi üslubunu sabırla inşa etmesini diliyorum. Çünkü bazı dizeler hemen değil, zamanla olgunlaşır; bazı şairler de kendi seslerini ancak yolda yürürken bulurlar.
Ve belki de “Kırk Yıllık Hatır” dediğimiz şey tam da burada anlam kazanıyor: Bir fincan kahvenin hatırı gibi, bir şiirin de insanın gönlünde bıraktığı izin zamanı yoktur. Arzu YILDIZ’ın bundan sonraki şiir yolculuğunda, kendi gönül nağmelerini daha güçlü dizelere dönüştürmesini ve o dizelerin nice gönle ulaşmasını diliyorum.
Yolu şiirden geçen, sözü gönülden gelen herkesin yolculuğu kıymetlidir. Arzu Yıldız’ın da bu yolculukta nice güzel dizelere imza atması dileğiyle…
GÜLE DÜŞÜNCE
Kış bitti ey ömrüm nalan’a erdim,
Deli gönül halden hale düşünce,
Umudun yoluna çiçekler serdim,
Sevdanın cemresi güle düşünce.
Vefasız kaderim çileyi seçti,
Hiç bitmez dediğim gençliğim geçti,
Şu gönül çeşmemden nicesi içti,
Gülmenin cemresi yıla düşünce,
Hasretler alnımda karalı yazım,
Neşeden ırakta yorulmuş özüm,
Benimde bir vakit gülecek yüzüm,
Yeniden umudum yola düşünce,
Kapandı kapılar hasret elinde,
Bir türkü çağlıyor sazım telinde,
Savrulup gidince,aşkın yelinde,
Tükendi şu gönlüm dile düşünce,
Bırak dertli çalan yine de çalsın,
Gelen her hazandan payını alsın,
Ruhu huzur dolsun ummana dalsın,
Sevdanın ateşi sola düşünce
ARZUHAN
—————————
ANLADIM ARTIK
Pare pare olup yaninca ciğer
Gönülde fırtına sönmezmiş meğer,
Bir gül bile etmez verdigin değer,
Suçum çok sevmekmiş anladım artık…
İstedim hayalin Beni kollasin
Namahrem dillere düşmesin yasın
Olmasin ne olur aşka kıyasin
Suçum çok sevmekmiş anladım artık…
Bilirim arasam çıkıp gelmezsin,
Bir tebessum edip bir kez gülmezsin,
Canımdan çok sevdim ama bilmezsin,
Suçum çok sevmekmiş anladım artık.
Kulağımda çınlar buğulu sesin,
Yenildim ilk defa,bitti hevesim
Ulaşırmı bilmem sana nefesim,
Suçum çok sevmekmiş anladım artık.
Böyle mi söz verdin böyle mi sevdin,
Seni sensiz asla yaşamam derdin,
Biçare gönlümü görmezden geldin,
Suçum çok sevmekmiş anladım artık…
ARZUHAN (Arzuhan Yusmerar Edebiyat Evinde)














