15 Eylül 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış

Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış

Filozof Sosyolog - Filozof Sosyolog
26 Ağustos 2026 - Güncellenme Tarihi 27 Ağustos 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Aydınların sessizliği, toplumsal hafıza ve barışın sosyolojisi. Türkiye, yıllardır ağır bedeller ödediği terör meselesinin sona erdirilmesi bakımından önemli bir eşikten geçiyor. Devletin ortaya koyduğu “Terörsüz Türkiye” iradesini ve hükümetin bu doğrultuda yürüttüğü süreci, Türkiye’nin geleceği açısından önemli ve desteklenmesi gereken bir adım olarak görüyorum.

Bir sosyolog olarak bu sürece yalnızca siyasi kararlar üzerinden bakmanın eksik olacağı kanaatindeyim. Çünkü terör, yalnızca bir güvenlik sorunu değildir. Toplumların hafızasında, ailelerin yaşamında ve bireylerin psikolojisinde uzun yıllar iz bırakan bir toplumsal olgudur. Bu nedenle Terörsüz Türkiye hedefini değerlendirirken, yıllarca terörün gölgesinde yaşamış insanların ne hissettiğini de anlamamız gerekiyor.

Terörün doğrudan yaşandığı bölgelerde yaşayan insanlar için korku, çoğu zaman gündelik hayatın bir parçasına dönüşür. Bir patlama sesi, bir silah sesi, gece kapının çalınması, bir yakının eve geç gelmesi ya da yollarda yaşanan bir olay, insanların zihninde yıllarca taşınan kaygılara dönüşebilir.

Kimi insanlar yakınlarını kaybetti. Kimi insanlar yaşanan şiddetin doğrudan tanığı oldu. Kimi insanlar göç etmek zorunda kaldı. Kimi çocuklar ise terör ve çatışma atmosferinin içinde büyüdü. Bu insanların tamamının deneyimi elbette aynı değildir. Ancak ortak olan bir gerçek vardır: Terör, toplumun güven duygusunu zedeler. Silahlar sustuğunda bu korkunun bir anda ortadan kalkmasını beklemek de gerçekçi değildir. Çünkü travmanın bir hafızası vardır.

İnsanlar yalnızca yaşadıkları olayları değil, o olayların kendilerinde bıraktığı duyguları da taşırlar. Korku, güvensizlik, kayıp duygusu ve “Yeniden olur mu?” endişesi, çatışma sona erdikten sonra bile uzun süre varlığını sürdürebilir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye süreci benim açımdan yalnızca terörün sona erdirilmesi meselesi değildir. Aynı zamanda toplumun güven duygusunun yeniden inşa edilmesi meselesidir.

Bir çocuğun geleceğe korkmadan bakabilmesi, bir ailenin yaşadığı yerde kendisini güvende hissetmesi, insanların yarın için plan yapabilmesi de barışın bir parçasıdır. Tam da bu noktada aydınların tutumu önem kazanıyor.

Murat Sevinç’in “Terörsüz Türkiye sürecinde entelektüeller’in suskunluğu üzerine” başlıklı yazısı ve Faik Özgür Erol’un entelektüellerin sürece yönelik desteğinin yetersiz kaldığı yönündeki değerlendirmesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir tartışmayı ortaya koyuyor.

Bence soru yalnızca “Aydınlar neden destek vermiyor?” şeklinde sorulmamalı.

Daha derin bir soru sormalıyız:

Yıllardır terörün ve çatışmanın toplumda yarattığı ağır sonuçların sona ermesi için ortaya konulan bir irade karşısında aydınların sorumluluğu nedir?

Elbette aydın eleştirebilir, sorgulayabilir, endişelerini dile getirebilir. Bir sürecin yöntemine ilişkin farklı düşüncelere sahip olabilir. Bu, demokratik düşüncenin doğal bir parçasıdır. Ancak burada önemli bir ayrımın altını çizmek gerekir:

Devletin “Terörsüz Türkiye” iradesini ve hükümetin bu doğrultuda yürüttüğü süreci desteklemek, bir siyasi partiyi desteklemek anlamına gelmez.

Devlet politikası ile siyasi parti tercihini birbirine karıştırmamak gerekir. Bir yurttaş, ülkesinin terörden arındırılması yönündeki devlet politikasını desteklerken hükümetin başka politikalarını eleştirebilir, farklı bir siyasi partiye oy verebilir veya iktidarın başka uygulamalarına karşı çıkabilir. Bunlar birbirini dışlayan tutumlar değildir.

Benim desteğim de bir siyasi partiye değil; Türkiye’nin terör sorununu sona erdirme iradesine, toplumsal barışa ve bu sürecin başarıya ulaşmasına yöneliktir.

Bu ayrımın farkına varmak gerekir.

Ben bir sosyolog olarak devletin “Terörsüz Türkiye” iradesini destekliyorum. Hükümetin bu hedef doğrultusunda yürüttüğü sürecin başarıya ulaşmasını önemsiyorum. Çünkü Türkiye’nin artık terörün oluşturduğu korku ve kayıplar üzerinden değil, geleceğin imkânları üzerinden konuşması gerekiyor. Bu mesele aynı zamanda siyaset sosyolojisinin de önemli bir konusudur. Devletin ortaya koyduğu iradenin toplumsal karşılık bulması, yalnızca siyasi kararlarla değil, toplumun bu sürece duyduğu güvenle mümkündür.

Güven ise yalnızca kurumlar tarafından değil, toplumun bütün aktörlerinin katkısıyla yeniden inşa edilir. Aydınlar burada önemli bir role sahiptir. Çünkü aydınların görevi yalnızca eleştirmek değil, toplumun önündeki tarihsel meseleleri anlamlandırmaktır. Bugün Türkiye’nin önünde böyle bir süreç varsa, bunu küçümsemek yerine ciddiyetle değerlendirmek gerekir. Terörün sona ermesi, geçmişte yaşanan acıların unutulması anlamına gelmez. Tam tersine, geçmişin acılarını yeni kuşaklara aktarmak zorunda kalmayacağımız bir gelecek kurabilmek anlamına gelir.

Bence “Terörsüz Türkiye” hedefinin en önemli taraflarından biri de budur. Yıllarca korkuyla yaşamış insanların çocuklarına korkuyu değil güveni miras bırakabilmesi. Kaybettiği yakınının acısını taşıyan insanların artık yeni kayıplar yaşamayacağına inanabilmesi. Bir toplumun geleceğe ilişkin beklentisini yeniden kurabilmesi.

Bu nedenle bugün yalnızca siyasi aktörlerin değil, toplumun tamamının sorumluluğu vardır. Devlet iradesini ortaya koymuştur. Hükümet bu iradeyi siyasi bir sürece taşımaktadır.

Aydınlara, akademisyenlere, yazarlara ve topluma düşen ise bu tarihi süreci sağlıklı biçimde tartışmak, desteklenmesi gereken noktaları desteklemek ve Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe ulaşmasına katkı sunmaktır. Çünkü bazı meseleler günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulmalıdır. İnsan hayatı bunlardan biridir. Toplumsal barış bunlardan biridir. Çocuklarımızın geleceği bunlardan biridir.

Türkiye’nin terörsüz bir ülke olması, yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da meselesidir.

Terörsüz Türkiye, benim açımdan yalnızca silahların sustuğu bir Türkiye değil; korkunun yerini güvenin, travmanın yerini iyileşmenin, geçmişin ağır yükünün yerini ortak bir gelecek duygusunun aldığı bir Türkiye idealidir.

Ve bugün bu sürece destek vermek, yalnızca siyasi değil, aynı zamanda toplumsal ve insani bir sorumluluktur.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

CHP’den ‘mutlak butlan’ hamlesi! Temyiz başvurusu geri çekildi

Sonraki Haber

İran: Hürmüz Boğazı’ndaki güney koridoru kapatıldı

Filozof Sosyolog

Filozof Sosyolog

Jale ERDOĞMUŞ, İstanbul'da doğdu. Muğla Üniversitesi İİBF Dış Ticaret ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İİBF İşletme ve yine aynı üniversitede Sosyoloji eğitimleri aldı. 2010 yılında Kanada Toronto LSC'de dil eğitimi, 2018'de Siyaset Akademisi, 2019 Kuantum Düşünce Teknikleri Eğitimi ve 2024'te İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim kapsamında Dijital Pazarlama Yönetimi Sertifika Eğitimleri aldı. Çeşitli internet gazetelerinde köşe yazarlığı ve içerik üretici yazarlığı yaptı. Kendine özgü yazılar yazmayı ve şiirler yazıp, yorumlamayı seviyor. Antoloji.com ve Edebiyat Defteri'nde şiirleri mevcuttur. Yayınlanmış çeşitli kitaplarda makaleleri yer almaktadır. “Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairleri” başta olmak üzere; bilim, sanat ve topluma katkı sunan farklı meslek alanlarında başarılı çalışmalar gerçekleştiren isimlerle “Vefa” yazı dizisi kapsamında söyleşiler gerçekleştirmektedir. Eseri: "Filozof Sosyolog Gözüyle Dijital Çağ: Toplumsal Çürümeye Yol açan Tiktok Sorunsalı" ve Filozof Kırmızısı Kitaplarının Yazarı (Yazım aşamasında, süreç devam ediyor)

İlgili Haberler

Herkes farklı iyileşir
Yazarlar

Herkes farklı iyileşir

15 Eylül 2026
Zehra Kelleci Mercan Köşk'te göz dolduruyor
Yazarlar

Zehra Kelleci Mercan Köşk’te göz dolduruyor

15 Eylül 2026
Altındağ’ın Kalesi, Bentderesi’nin dolmuşu ve Çankaya’nın "organik" kahvaltısı
Yazarlar

Altındağ’ın Kalesi, Bentderesi’nin dolmuşu ve Çankaya’nın “organik” kahvaltısı

15 Eylül 2026
Bihter Dinçel’in yeni tiyatro oyunu: “Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?”
Yazarlar

Bihter Dinçel’in yeni tiyatro oyunu: “Nafiye Nasıl Şarkıcı Olamadı?”

14 Eylül 2026
Taksi sarı da plakadaki o, "T" ne iş gardaşım?
Yazarlar

Taksi sarı da plakadaki o, “T” ne iş gardaşım?

14 Eylül 2026
Bozulmalar ve bozukluklar
Yazarlar

Bozulmalar ve bozukluklar

13 Eylül 2026
Sonraki Haber
İran: Hürmüz Boğazı'ndaki güney koridoru kapatıldı

İran: Hürmüz Boğazı'ndaki güney koridoru kapatıldı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Trabzon'da okul çevrelerinde güvenlik denetimi yapıldı
Yerel Haberler

Okul çevrelerinde kuş uçurtulmuyor: Trabzon’da güvenlik denetimi yapıldı

15 Eylül 2026
Şanlıurfa'da döner bıçaklı kavga korku saçtı: 2 yaralı
Yerel Haberler

Şanlıurfa’da döner bıçaklı kavga korku saçtı: 2 yaralı

15 Eylül 2026
Sanal medyada müstehcen paylaşımlar yapan 2 şüpheli tutuklandı
Yerel Haberler

Sanal medyada müstehcen paylaşımlar yapan 2 şüpheli tutuklandı

15 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Üzüm üreticileri TMO’ya akın etti: Traktör kuyruğu oluştu

15 Eylül 2026
Yaşam

Ankara merkezli 15 ilde FETÖ operasyonu: 26 şüpheli yakalandı

15 Eylül 2026
Yaşam

TÜGVA’da ‘Akademide Siyonist Baskı Raporu’ açıklandı: “Bilgi siyonizm tarafından esir alınıyor”

15 Eylül 2026
Yaşam

Burdur’da Ahilik Haftası programı: ‘Yılın Ahisi’ne cübbesi giydirildi

15 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

MHP'li isimden yeni yasa önerisi: "Siyasi parti kurmak, şirket kurmaktan kolay"

MHP’li isimden yeni yasa önerisi: “Siyasi parti kurmak, şirket kurmaktan kolay”

- Haberton
15 Eylül 2026

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Siyasi parti kurmanın şirket kurmaktan kolay olduğunu, defalarca dile getirmiştik. Yeni bir siyasi partiler...

Sonbahar alerjileri: Küf sporları ve iç mekân hava kalitesi neden daha fazla önem kazanıyor?

Çocuk ders çalışmak istemiyorsa ne yapılmalı? Uzmanların önerdiği etkili yöntemler

EYT’den emekli olup çalışmaya devam edenlerin hakları neler? Maaş, kıdem, izin ve SGDP ayrıntıları

İkinci el otomobil alırken motorun iyi olduğu nasıl anlaşılır? Ustaların baktığı kritik işaretler

Güncel Haber

Trabzon'da okul çevrelerinde güvenlik denetimi yapıldı

Okul çevrelerinde kuş uçurtulmuyor: Trabzon’da güvenlik denetimi yapıldı

15 Eylül 2026
Şanlıurfa'da döner bıçaklı kavga korku saçtı: 2 yaralı

Şanlıurfa’da döner bıçaklı kavga korku saçtı: 2 yaralı

15 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton