Tarihi zaferin ilk adımının atıldığı 19 Mayıs 1919’un üzerinden tam 106 yıl geçti.
106 yıl önce Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ordu Müfettişi olarak göreve çıktığı fakat sonradan büyük milli mücadele ateşini yaktığı o tarihi gün. Daha sonra hain ilan edilerek boynuna idam fermanı asılan Mustafa Kemal, bir milleti imkansız denilen zafere inandırdı. Bir yandan düşman işgalinden kurtarma inancını hayata geçirirken, milletin egemenliğine dayanan kararların alındığı TBMM’yi açarak aklındaki cumhuriyet fikrinin ilk tohumlarını attı. Bir destan yazıldı ve bu destan hem Türk Tarihine hem de Dünya Tarihine emsali görülmemiş bir şekilde yazıldı. Türk Gençleri damarlarındaki asil kanla, 106 yıldır o ilk adımın arkasında, Atasının izinde!

Oyuncu Burcu Duygu Almaç:
19 Mayıs 1919 sadece bir takvim yaprağından ibaret bir gün değil, bir milletin küllerinden doğduğu gündür. Umutsuzluğun içinde yakılan özgürlük ateşidir. O gün Samsun’a çıkan yalnızca bir lider değil; bir inanç, bir mücadele ve bir gelecek hayaliydi. Bugün o hayalin içinde yaşıyor, o hayalin sesini attığımız her adımda yankılatmaya çalışıyoruz.
Atatürk, gençliği bu milletin geleceği olarak gördü. Bizlere sadece bir ülke değil, düşünme özgürlüğü, ifade cesareti ve aydınlık bir yol bıraktı. Sanatla, bilimle, sporla yoğrulmuş bir gençlik hayal etti. O hayali gerçekleştirmek, bizlere düşen en büyük görevdir.
Ben bir oyuncuyum. Alkışlar kadar sorumlulukla da yaşarım. Ve bugün, sahnede ne oynarsam oynayayım, kalbimde hep bir başrol vardır: Atatürk’e ve onun aziz yol arkadaşlarına duyduğum sonsuz minnet. Sahnelerde bir kadın olarak oyunculuk yapabiliyorsam, alkış alabiliyorsam; bunun Atatürk’ün bize açtığı yol sebebiyle olduğu bilincini hiç bir zaman yitirmeyeceğim.
19 Mayıs, bir bayramdan fazlasıdır. Bir hatırlatma, bir davet, bir sözleşmedir: Bağımsızlık bizim karakterimizdir, onu yaşatmaksa bizim en büyük rolümüzdür.
Teşekkür ederim Atam.
Sahnenin Işığında, Tarihin İzinde: 19 Mayıs’a Saygıyla, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Saygılarımla

Film Yapımcısı ve Film Yönetmeni Mustafa Miraç Kaya:
19 Mayıs 1919, yalnızca bir milletin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcı değil; aynı zamanda gençliğe duyulan sonsuz güvenin ilanıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a attığı ilk adım, umudun, inancın ve dirilişin adımıdır.
Bugün bizlere düşen görev, bu emaneti en güçlü şekilde taşımak; akıl ve bilim ışığında ilerleyen, sorgulayan, üreten genç nesiller yetiştirmektir. Gençlik bir milletin yarınıdır, 19 Mayıs ise bu yarına atılan imzadır.
Başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere, bağımsızlık uğruna mücadele eden tüm kahramanları saygı ve minnetle anıyor; tüm gençlerimizin ve milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarım.

Oyuncu – Sunucu – Yapımcı Seda Başayvaz:
Bazen düşünüyorum da…
Bir milletin kaderiyle, bir gencin kalbindeki cesaret nasıl bu kadar benzer olur?
Çünkü adı konmamış bir şey var bizde: 19 Mayıs ruhu.
Bu sadece bir tarih değil!
Bu bir duruş, bir bakış ve en çok da “inadına umut” halidir…
Bugünün gençliğine “Z kuşağı” deniyor ya hani…
Ben onların gözlerinde hâlâ parlayan bir inat,
“Değiştiririm” diyen bir bakış,
“Yetmez ama yaparım” hali görüyorum.
Ve işte 19 Mayıs ruhu tam da bu:
Bir şeylerin yetmediği yerde yeniden başlama cesareti.
Atatürk’ün Samsun’a çıkarken yanında ordu yoktu belki…
Ama yüreğinde bir ulus vardı.
Şimdi senin de yanında milyonlar olmayabilir.
Ama eğer içinde inandığın bir fikir varsa,
Yürümeye değer bir yolun vardır.
Genç arkadaşım…
Bugün senin bayramın.
Ama sadece kutlamak için değil,
Hatırlamak için de değil…
Yeniden yazmak için.
Kendini, ülkeni, hayalini…
Unutma, 19 Mayıs ruhu hep sende.
Umut dediğin de bir bayraktır aslında.
Yeter ki elini indirip vazgeçme.
Yeter ki “Ben ne yapabilirim ki?” deme.
Çünkü seninle başlar.
Seninle büyür.
Ve seninle yürür bu hikâye.
19 Mayıs’ın kutlu olsun.
Güç sende.
Sıra sende.
Adım sende.

Cuci Talent Management – Oyuncu Menajeri Levent Akçay:
Hisseden için ne kadar güzel ve anlamlı bir gündür 19 Mayıs. Ecdadımızın, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bağımsızlık mücadelesini başlattığı o tarihi gün aslında bugün ki Türk devletinin en önemli dönüm noktası değil mi? 19 MAYIS 1919 da Samsun’da başlayan ve tüm milletin kenetlenmesi ile o günlerde yazılan destan, aslında bugün bizim HÜR ve YÜKSELEN TÜRKİYE gibi başlıklar altındaki gururumuzun temel yapı taşlarından biridir. Çocukluk yıllarımdan hatırlarım, milli bayramlarda coşku bir farklıydı o zamanlar. Belki o günleri yaşayan büyüklerin bize aktarımından belki de dönemsel zorlukların bir kısmı hala yaşandığından halk daha bir kenetlenirdi, daha coşku ile karşılardı böyle günleri. O coşkunun içinde bile gözler dolardı. Çünkü kolay kazanılmış ve unutulacak dönemler değildir bizlerin geçmişi.Bu yüzden geçmişimize sahip çıkmalı ve bizden sonra gelen nesillere de aktarabilmeliyiz ki aynı coşku devam etmeli diye düşünüyorum.
Öncelikle itilaf devletleri karşısında güç kaybettiğimiz ve işgallerin başladığı bir dönemde, tüm kısıtlı imkanlara rağmen pes etmeyip Kurtuluş savaşında destanlar yazarak yaşamını yitiren şehitlerimize bir kez daha ALLAH’tan rahmet diliyor ve herkesin 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramını kutluyorum.

Eğitimci Ayşe Gümüşgerdanlı
“Tahtaya Yazılan İrade” Her sabah okulun kapısından adımımı attığımda, 19 Mayıs ruhunun tebeşir tozuna karıştığını hissediyorum. Bu gün, sadece bir tarih değil; Atatürk’ün geleceği kara tahtalarda yoğuracağına olan inancının miladıdır. Samsun’a çıkan bir komutan değil, aynı zamanda sınıfa giren bir öğretmendir gözümde. Gençliğe Hitabe, bir ders planı değil de vicdana işlenmiş bir müfredat gibidir artık biz eğitimciler için. Her çocuğun gözlerinde, Bandırma Vapuru’nun dumanı gibi tüten bir umut vardır; çünkü biz o umudu, her teneffüs yeniden yeşertiriz. 19 Mayıs’ı anlatmak değil, yaşatmakla yükümlüyüz ! yoksa tarih kitapları değil, kalpler eksik kalır. O yüzden bizler bilgiyi değil, bağımsızlığı çoğaltarak yürürüz yolumuzda !!!













