6 Ağustos 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: “Günde 1 saatinizi hayalini kurduğunuz hayatı inşa etmeye ayırın”

Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: “Günde 1 saatinizi hayalini kurduğunuz hayatı inşa etmeye ayırın”

Betül Fırat - Betül Fırat
6 Ağustos 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:7 dakikalık okuma
A A
0
Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: "Günde 1 Saatinizi Hayalini Kurduğunuz Hayatı İnşa Etmeye Ayırın"
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Oyuncu ve yazar Naci Adıgüzel, oyunculuk serüveninden yazarlığa, sanat anlayışından hayata bakışına kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu.

Muhteşem Yüzyıl ve Fetih 1453 gibi önemli yapımlarda rol alan Adıgüzel, sanat yolculuğunu, unutamadığı set anılarını ve okurlara verdiği mesajları anlattı.

Öncelikle hoş geldiniz diyor ve söyleşimizin başlangıcında bir iki cümleyle sizi tanımak istiyoruz. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Adım Naci Adıgüzel. Ankara doğumluyum. Bütün formel eğitimimi Ankara’da tamamladım. Üniversite bittikten bir süre sonra, profesyonel turist rehberi olarak çalışmak üzere İstanbul’a taşındım.

Oyunculuğa nasıl başladığınızdan bahseder misiniz? Hangi projelerde yer aldınız?

Aslında “Oyuncu olmak, şarkıcı olmak, yazar olmak” gibi “Bir şey olmak” başlığı altına sıkıştırılan tanımlamalardan pek hoşlanmıyorum. Ama bundan kaçamıyoruz. Benim hayatım boyunca hiç mühendis olmak, mimar olmak, bir kuruluşta müdür olmak gibi hayalim olmadı. Buna karşılık, oyunculuğun, yazmanın ve şarkı söylemenin hayalini kurmak yerine, bunları doğrudan ve yavaş yavaş hayata geçirmeyi seçtim. Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını ya da ne bileyim Anatoli Ribakov’un Arbat Çocukları adılı 600 küsur sayfalık romanını odamda, yüksek sesli, tek kişilik bir tiyatroda oynuyormuş okuyordum.

Şahika Tekand’ın Stüdyo Oyuncuları adlı tiyatro okulunda 3 yıl süren bir gerçekçi ve karşı gerçekçi oyunculuk eğitimi aldım. Çeşitli dizi ve sinema filmlerinde ana karakter olarak yer aldım. En çok bilinenleri, Muhteşem Yüzyıl dizisi ve Fetih 1453 sinema filmi. Muhteşem Yüzyıl’da Venedik elçisi Tomoso Mocenico ve Fetih 1453’te de ünlü Bizans Başbakanı Lukas Notaras karakterini canlandırdım. Bu arada 2 yabancı filmde ingilizce oyunculuk yaptım.

Oyuncu olmak size ne gibi şeyler kattı?

Kabuğumu kırmamı ve hayatın içindeki ayrıntıların farkına varmamı sağladı. Hepimizin içinde var olan o ürkek sanatçının, önce başını dışarı uzatmasını, daha sonra da hayatın içine “ben” olarak dalmamı sağladı. 2. Romanım Pornai’yi yazıp bitirdikten sonra, edebiyatla oyunculuğun nasıl da iç içe geçebilen, birbirini besleyen iki disiplin olduğunu daha iyi anladım. Bence iyi bir oyuncu ve iyi bir yazar, bir patatesin nasıl iyi soyulacağının, bir çorbanın yavaş yavaş içildiğinde, ondan alınan tadın nasıl arttığının da farkında olabilen kişidir.

Oyunculukta karşılaştığınız zorluklar oldu mu?

Her oyunda ve her filmde. Bütün film oyuncularının en çok yaptığı şey beklemektir. Bekleresiniz, hep beklersiniz. Bazen sette sabahlarsınız. Bir dizi de MFÖ üçlüsünün üyelerinden Özkan’ın (aynı zamanda oyunculuk da yapıyordu) odasında baskın yapacağım sahneyi çekmek için beklerken-artık sabah olmuştu- elimde silahla uyuyakalmıştım.

Bu gibi fiziksel ve organizasyonla ilgili zorlukları saymazsak, bazen yönetmenin kafasında yarattığı karakterle, sizin karakter analizinizin uyuşmadığı durumlar olabiliyor. Eğer yönetmeni, sizin yorumunuzun daha iyi olduğuna ikna ederseniz ne ala, edemezseniz onun kafasındaki karakteri oynamak zorunda kalırsınız.

Oyunculuk yaparken sizi etkileyen insanlar oldu mu?

Beni bütünüyle çok etkileyen bir insan olduğunu söyleyemem. Ama birçok kişiden az çok etkilendiğim, “Evet yahu, bu oyun bu şekilde de oynanabilir.” dediğim olmuştur.

Oyunculuk sizin için ne ifade ettiğini öğrenebilir miyiz?

Bence oyunculuk, hayatın, hatta hayatın içindeki anların, bir başka düzlemde yeniden inşa edilmesidir. İçine kararınca esteti, bir tutam duygu, biraz sarsıntı, çokça zanaat, yani becerinin katıldığı bir tür “Tanrılaşma” süreci.

İyi bir oyuncu olmak için bir formül var mıdır size göre?

Var. Çok okumak, sokaklarda zaman zaman amaçsızca gezmek, ama kafanız başka yerlerde olan birisi olarak değil, onları gerçekten gören biri olarak gezmek, her gün her şeye büyük bir hayretle bakmayı öğrenmek. Bir şey daha var: Birazcık deli olmak. Yani kendi kendine konuşmak. Evde yalnız kaldığınızda düşüncelerinizi seslendirmek. Bunlar size inanılmaz oyunculuk yeteneği kazandıracak, önemsiz gibi görünen, muhteşem egzersizlerdir.

Oyunculukla ilgili hiç unutmam dediğiniz ilginç bir anınız var mı? Anlatır mısınız?

Kılıç günü adlı bir dizide oynuyordum. Hikâyenin tümünü şimdi tam hatırlayamıyorum. Ama açık arazide bir yerde benim ellerimin ve ayaklarımın bağlanması gerekiyordu. Beklerken uzakta set çalışanlarından birinin gökyüzüne uzun uzun baktığını, sonra eliyle havayı göstererek “geliyooo” diye bağırdığını gördüm. Setteki herkes, oyuncular dahil sağa sola kaçışmaya başladı. Ben, gökyüzünden neyin geldiğini anlamasam da, çok tehlikeli bir şeyin gelmekte olduğunu anladım. Ben de güvenli bir yere kaçmak istedim ama ayaklarım ve ellerim bağlıydı. Herkes beni orta yerde bırakıp kaçtı. Kaderime razı olarak bekledim. Biraz sonra sağa sola devasa taşlar düşmeye başladı. Neyse ki benim üzerime düşmediler ve bir süre sonra her şey durdu. Meğer yakınlarda bir yerlerde bir taş ocağı varmış ve dinamit kullanıyorlarmış. Bunu hiç unutmam.

Oynamam dediğiniz bir rol var mı? Karaktere bürünürken ne gibi hazırlıklar yapıyorsunuz ve zorlandığınız bir karakter oldu mu?

Çok kadınsı, çok feminen bir erkek karakterine soyunayabileceğimi sanmıyorum. Bu işi benden çok daha iyi yapabilecek insanlar var. Zorlandığım karakter değil de zorlandığım ve sevmediğim senaryolar olabiliyor.

Oyunculuk dışında farklı hangi alanlarda meşgaleleriniz bulunmakta?

Yazıyorum. Edebiyat benim için oyunculuk kadar, belki de oyunculuktan da önemli. 1453 konusuna, yani İstanbul’un Türklerin eline geçişi konusuna birkaç yılımı verdim. İlk romanım “Şehir düştü” bu hikâyeyi anlatıyor. Ancak bu konuda şimdiye kadar yazılmış roman ve kitaplardan farklı olarak Şehir düştü’nde hikâyeyi Bizans’ın içinden ve Bizanslıların gözüyle anlattım.

İkinci romanım Maviler Yeşiller/Pornai ise daha da uzun bir çalışmanın ürünü. Hazırlık çalışmasıyla birlikte yazımı yaklaşık 5 yıl sürdü. Uzun yıllarımı 6. Yüzyıl İstanbul’una verdim dersem pek abartmış olmam. O dönemde yaşayan gerçek karakterleri, günlük yaşam davranışlarına varıncaya kadar biliyorum sanırım. Pornai 3. Baskıyı yaptı ve yakında 4. Baskıyı yapacak. Bundan 1500 yıl öncesinin İstanbul’unun sokaklarına, meydanlarına ve o dönemde yaşamış gerçek karakterlerin ve gerçek olayların dünyasına yolculuk yapmak isteyen herkese Pornai’yi okumasını tavsiye ederim.

Hayatta insan olarak ve toplumsal olarak hedefleriniz nelerdir?

Ben hayatım boyunca bencil ve sorumsuz insanlardan nefret ettim. Onlardan uzak duruyorum. En büyük idealim “iyi ve güzel” bir insan olmak ve bu dünyayı iyi ve güzel bir yer yapmak isteyenlere elimden geldiğince katkıda bulunmak. Ben bir kitap kurduyum. Hayatta hiç değişmeyecek olan çizgim ve tavrım, sürekli aydınlanmak ve bilinç düzeyimi yükseltmek.

Buradan okurlarımıza mesajınız nedir, ne söylemek istersiniz?

İnsanlara, “çalıştığınız işten istifa edin, hayallerinizin peşinden koşun” demek kolay. Hayallerin peşinden koşmanın çok ağır bedeli olabileceğini kendi yaşamımdan biliyorum. Berbat bir dünyada yaşıyoruz. Sistem insanların hayatlarını çalıyor. Yine de nefret ettiğiniz bir işte çalışıyor olsanız bile, eve yorgun argın dönüyor ve hiçbir şey yapacak enerjiniz kalmamış gibi hissediyor olsanız bile, günde 1, mümkünse 2 saatinizi, ileride yaşamayı istediğiniz hayatı inşa etmek için çalışmaya ayırın” demekten başka elimden bir şey gelmiyor.

Son olarak neler söylemek istersiniz? İnsanlar sizi nerden takip edebilirler?

İnstagram hesabım, beni de şaşırtacak şekilde çığ gibi büyümeye başladı. Gerçekten bu kadarını beklemiyordum. Eğer tarihle ilgileniyorsanız instagramda, tek kişilik bir tiyatro oyunu şeklinde sahneye koyduğum iki diziyi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Bunlar “Antik Çağ dedikoduları” ve “Nika ayaklanması” dizisi. “Antik çağ dedikoduları”nda, bundan 1500 yıl önce İstanbul’da yaşayan, o zamanki günlük hayatı, rüşveti, yolsuzluğu, savaşları, dinsel sürtüşmeleri, kimin kiminle ne halt ettiğini, kısacası şehirde ne olup bittiğini bile bir adamı oynuyorum. Nika dizisinde ise, yine bundan 1500 yıl önce bugünkü İstanbul’un Sultanahmet Meydanında başlayan, 6 gün süren ve 30.000 kişinin katledilmesiyle bastırılabilen Nika ayaklanmasını anlatan adamı oynuyorum. Tabii bunları aynı zamanda YouTube hesabımdan da izleyebilirsiniz.

İnstagram hesabı: nacitalks

YouTube kanal adı: Anatolian

Instagram: @naciadiguzel

Etiketler: kültürsanat
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Sultangazi’de camilerden ayakkabı çalan şüpheli kamerada

Sonraki Haber

Tekerlekli sandalyeli genel cerrahın yaşam öyküsü Amerikan tıp dergisinde

Betül Fırat

Betül Fırat

Betül Fırat, Yazar, Şair ve Köşe Yazarı, Güfte Yazarı. 21 kitap eseri, 74 şarkı sözü eseri, 11 ödül sahibi; yazar ve şair. Bir Başarı Öyküsü

İlgili Haberler

Şimdi değil de hayat ne zaman?
Yazarlar

Şimdi değil de hayat ne zaman?

6 Ağustos 2026
Gece vardiyası: Beden uykuda, ruh alametler boyutunda
Yazarlar

Gece vardiyası: Beden uykuda, ruh alametler boyutunda

6 Ağustos 2026
Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir
Yazarlar

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir

5 Ağustos 2026
Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?
Yazarlar

Renklerin gizli dilini hiç düşündün mü?

4 Ağustos 2026
Sorgulamamanın sessizliği
Yazarlar

Sorgulamamanın sessizliği

3 Ağustos 2026
Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi
Yazarlar

Ankara insanı ile sarı etiketin dillere destan hikâyesi

3 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Tekerlekli sandalyeli genel cerrahın yaşam öyküsü Amerikan tıp dergisinde

Tekerlekli sandalyeli genel cerrahın yaşam öyküsü Amerikan tıp dergisinde

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi
Öne Çıkan

Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi

6 Ağustos 2026
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya’da
Dış Haberler

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya’da

6 Ağustos 2026
Karşıyaka'nın potada ilk iki maçı seyircisiz
Spor Haberleri

Karşıyaka’nın potada ilk iki maçı seyircisiz

6 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Tekerlekli sandalyeli genel cerrahın yaşam öyküsü Amerikan tıp dergisinde

6 Ağustos 2026
Yaşam

Gölde kaybolan kişinin cansız bedeni bulundu

6 Ağustos 2026
Yaşam

Tedavi edilen yaralı deniz kaplumbağası Kaan-19, 1 yıl sonra doğal yaşam ortamına bırakıldı

6 Ağustos 2026
Yaşam

Mahalle bazlı kentsel dönüşümde 17 Ağustos depreminin yıl dönümünde yıkım başlayacak

6 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Sultangazi'de camilerden ayakkabı çalan şüpheli kamerada

Sultangazi’de camilerden ayakkabı çalan şüpheli kamerada

- Haberton
6 Ağustos 2026

Sultangazi'de maskeli şapkalı 1 şüpheli iki farklı camide bulunan ayakkabıları çaldı. Dikkat çekmemek için zaman zaman dizlerinin üzerine çökerek sürünen...

Güneş lekeleri kalıcı mı? Nasıl geçer? Ciltte oluşan lekeler hakkında bilinmesi gerekenler

Göz seyirmesi neden geçmez? Uzun süren göz kapağı atmasının olası nedenleri

Aç karnına kahve içmek zararlı mı? Bilimsel araştırmalar ne diyor?

Sosyal medya detoksu gerçekten işe yarıyor mu? Araştırmalar dikkat çeken sonuçlar ortaya koyuyor

Güncel Haber

Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi

Ertuğrul Özkök ifade vermek için adliyeye geldi

6 Ağustos 2026
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya’da

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Polonya’da

6 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton