26 Haziran 2026, Cuma
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Sınır Aşan Kadınlar: Dünya’da göç deneyimleri

Sınır Aşan Kadınlar: Dünya’da göç deneyimleri

Levent Civan Külahoğlu - Levent Civan Külahoğlu
12 Ekim 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:5 dakikalık okuma
A A
0
Sınır Aşan Kadınlar: Dünya'da göç deneyimleri

Sınır Aşan Kadınlar: Dünya'da göç deneyimleri

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Göç; basit anlamıyla insan veya insan gruplarının istekli veya isteksiz olarak, şartlarını yaşamsal anlamda düzeltmek, iyileştirmek amacıyla yer değiştirmesidir. Sınır Aşan Kadınlar: Dünya’da göç deneyimleri…

Karşılaşılan durumlara ve isteklere bağlı olarak kalıcı ya da geçici olarak sınıflandırılabilmektedir. Dünya üzerindeki göç hareketleri Ravenstein’ın savunduğu gibi genellikle ekonomik sebeplerle gerçekleşse de özellikle savaş zamanlarında ekonomik sebepten ziyade can güvenliğini sağlamak amacıyla da göç hareketleri yaşanmaktadır.

Bu yazımda özellikle savaş zamanlarında kadınların manevi anlamda savaşan toplumlar açısından ne anlama geldiğine ve dolayısıyla bu kadınların yaşadıkları risklere ve istismarlara değinmek istedim.

Tarihsel süreçte “kadın” kavramı tartışmaya açık olsa da korunmaya muhtaç bir varlık olmasının yanı sıra aslında sahip olunabilen bir meta olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda savaş zamanlarında kadınlara verilen “zarar” aslında o toplumun geneline yani korunması en önemli varlığa verilmiş kabul edilmiştir. Nitekim özellikle kadın bedeni ele geçirildiğinde artık vatanın kaybedildiği algısı savaşçı toplumlar açısından psikolojik baskı argümanı olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla savaş zamanlarında kadınların korunması psikolojik ve askeri anlamda büyük önem arz etmektedir.

Bu durum göz önüne alındığında özellikle kadınların ve çocukların korunması açısından “göç” son çare olarak kaçma şansı doğurmaktadır. Ne yazık ki göçün sebeplerine istatistiki olarak bakıldığında psikolojik etmenlerden çok “eş” veya “anne” figürü olarak değerlendirilen kadın göçünün gözden kaçan tarafları olduğu aşikardır.

Göç aktivitesi kompleks yapıya sahip olmasıyla birlikte, faaliyet esnasında insanların başına gelen olaylar zaman zaman insanlığa sığdırılamayacak sonuçlar doğurmaktadır. Belli stratejik noktalarda geri ittirilmeler, ölüme terk edilmeler gibi pek çok sebebin yanı sıra arkası gelecek göç akınını engellemek açısından çok ağır psikolojik şiddet unsurları da Birleşmiş Milletler kayıtlarına dahil olmuştur.

Kolay anlaşılabilmesi açısından göçün başlangıcından, sonucuna kadar olan süreçte yazımın konusu olan kadınların yaşadıkları istismar ve risklere sırayla değinmek istiyorum.

Öncelikle henüz savaşın başlangıcında ülkeden veya şehirden kaçmaya başlamadan gerçekleştirilen uygulamalar özellikle askerler tarafından tecavüze uğrama, çatışılan kişiler tarafından kaçırılma, iktidardaki kişilerin tacizine uğrama olarak sıralanabilmektedir.

Kaçmaya başladıklarında ise özellikle insan tacirleri veya köle ticareti yapan kişiler tarafından yakalanarak satılmaktadırlar. Diğer yandan sınırda yakalandıklarında ise bazı sınır güvenliklerinin cinsel saldırılarda bulundukları bilinmektedir.

Sınır Aşan Kadınlar: Dünya'da göç deneyimleri
Sınır Aşan Kadınlar: Dünya’da göç deneyimleri

Bu aşamaları atlatarak hedef ülkeye ulaştıklarında ise istismar çerçevesi daha da genişlemektedir. Hayatta kalabilmek için yaptıkları evlilikler özelinde köle muamelesi görerek istismara açık hale gelmekteler. Ailelerinden koparılan ya da ayrı düşmek zorunda kalan kız çocukları koruyucu aileler yanında cinsel istismara maruz kalabilmekteler. Genel anlamda hayatta kalabilmek için cinsel ilişkiye zorlanma fuhuş batağına sürüklenmeleri sıkça karşımıza çıkan konular arasındadır. Tüm bunlara ek olarak sığındığı ülkede belirli statülere ulaşmak veya hayati yardım kaynaklarına ulaşma konusunda görevliler tarafından istismara maruz kaldıkları bilinmektedir.  

Vatanına dönme safhasına gelindiğinde ise yeni tehlikeler baş göstermektedir. Özellikle kaçma sebepleri arasında kendi ülkesinin uygulamaları varsa dolayısıyla döndüklerinde bu uygulamalara maruz kalmaları kaçınılmaz hal almaktadır. Özellikle geleneksel uygulamalar tekrar kadınlara karşı uygulamaya koyulan kurallar arasında buna örnek olarak “kadın sünneti” verilebilir. Ülkelerini terk ettikleri için ve geri dönmek zorunda kaldıklarında ise iktidardaki kesim tarafından cinsel saldırılara maruz kalmaları yine kaçınılmaz bir hal almaktadır. Sınır korumaları yine geri dönmeye zorlama şeklinde kadınlara karşı istismar gerçekleştirmektedir.

Tüm bunların yanı sıra kendi ülkelerine döndüklerinde entegrasyon aşamasında yaşanılan zorluklar da azımsanacak şeyler değildir. Büyük oranda ülkeyi terk ettikleri için belli cezalara maruz kalmaktalar. Özellikle ülkeyi terk eden kadınlar artık karar alma süreçlerinin dışında bırakılarak bir nevi ötekileştirme politikaları uygulanmaya başlamaktadır. Son olarak kayıtlara geçen konu ise belirli kaynaklara artık ulaşımlarının engellenerek yaşamlarının çekilmez hale gelmesi bilinen gerçekler arasındadır.

Belirttiğim aşamalar inanması ve kabullenilmesi zor gerçekler olsalar da saydıklarımın tamamı Birlemiş Milletler kayıtlarına geçmiş ve yaşanan gerçeklerdir. Maalesef insanlık bu durumları zaman zaman görmezden gelmektedir. “Göç” sanıldığının aksine yalnızca bir yerden bir yere gitmek olarak daraltılarak anlatıldığı sürece bu gerçekler gözden kaçmaya veya göz yumulmaya devam edecektir. Göç esnasında yaşanan zorluklar bilinirse veya belki de öğretilirse ötekileştirmenin bir nebze önüne geçilerek biraz daha insanca yaşama şansı bulabiliriz.

Bu maddeleri sayarken çocukların başına gelen farklı istismarlara değinmedim bile.

Sanıyorum dünya gerçekten çok da masum bir yer değil, insan sayesinde, sayemizde.

Etiketler: GöçmenKadınKadına Şiddet
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Hüseyin Dinç’e coşkulu karşılama

Sonraki Haber

Ziraat Yüksek Mühendisi anız yakma yasağı uyarısı

Levent Civan Külahoğlu

Levent Civan Külahoğlu

Levent Civan Külahoğlu, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Güvenlik Çalışmaları programında Yüksek Lisans yapıyor. Ek olarak DTM projesi kapsamında 1.5 senelik Birleşmiş Milletler / Uluslararası Göç Kuruluşu çalışma deneyimi bulunuyor. Yüksek Lisans tez konusu göç üzerine olup göçmen kadın hakları ile ilgili çalışma içerisinde.

İlgili Haberler

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor
Yazarlar

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor

26 Haziran 2026
İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu
Yazarlar

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu

25 Haziran 2026
Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar
Yazarlar

Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar

25 Haziran 2026
Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan
Yazarlar

Metinlerin ruhunu dinleyen bir kalem: Ayşe Ayan

25 Haziran 2026
Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak
Yazarlar

Kadınların başarısını konuşmak yerine kıyafetlerini tartışmak

24 Haziran 2026
Türkiye'de Vali, Libya'da Başbakan: Sadullah Koloğlu
Yazarlar

Türkiye’de Vali, Libya’da Başbakan: Sadullah Koloğlu

24 Haziran 2026
Sonraki Haber
Ziraat Yüksek Mühendisi anız yakma yasağı uyarısı

Ziraat Yüksek Mühendisi anız yakma yasağı uyarısı

En Güncel Haberler

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor
Yazarlar

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor

26 Haziran 2026
Niğde’de facia! Havai fişek fabrikasındaki patlamada 1 ölü, 1 yaralı
Öne Çıkan

Niğde’de facia! Havai fişek fabrikasındaki patlamada 1 ölü, 1 yaralı

26 Haziran 2026
Yeşilçam’ın efsane ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti Kadir İnanır
Öne Çıkan

Yeşilçam’ın efsane ismi Kadir İnanır hayatını kaybetti

26 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Suriye’de rahatsızlanıp şehit olan başçavuş toprağa verildi

26 Haziran 2026
Yaşam

Emekli olan 2 öğretmene duygusal veda töreni

26 Haziran 2026
Yaşam

TÜBİTAK Fen Lisesi, ilk mezunlarını verdi

26 Haziran 2026
Yaşam

Dedesinin hediye ettiği saat tutkuya dönüştü; 25 senede 500 saat biriktirdi

26 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Antalya'da hissedilen sıcaklık 47 dereceye ulaştı

Antalya’da hissedilen sıcaklık 47 dereceye ulaştı

- Haberton
26 Haziran 2026

Antalya'da sıcak hava ve yüksek nemin etkisiyle hissedilen sıcaklık 47 dereceye yükseldi. Bunaltıcı hava nedeniyle kent merkezi boş kaldı, denizde...

Dil öğrenirken yapılan en büyük hatalar

Deepfake tehlikesi büyüyor: Gerçek ile sahtesi nasıl ayırt edilir?

Gece sık sık uyanmak hangi hastalığın habercisi olabilir?

Market fiyatları neden sürekli artıyor? Uzmanlar perde arkasını anlattı

Güncel Haber

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor

26 Haziran 2026
Niğde’de facia! Havai fişek fabrikasındaki patlamada 1 ölü, 1 yaralı

Niğde’de facia! Havai fişek fabrikasındaki patlamada 1 ölü, 1 yaralı

26 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton