8 Ağustos 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Sansürün iflas teorisi

Sansürün iflas teorisi

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
15 Şubat 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Sansürün iflas teorisi
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İnsan ruhunun o en kuytu, o en kadim dehlizlerinde saklı olan bir “merak” virüsü vardır; kendisine kapatılan kapıyı zorlamayı, üzerine örtülen perdeyi aralamayı bir varoluş borcu bilir.

Medeniyet dediğimiz o modern illüzyonun dişlileri arasında, muktedirlerin “görülmesini istemediği” her şey, bir anda toplumun kolektif bilincinde kutsal bir kâseye dönüşür. İşte dijital çağın bu en ironik, en “amoral” paradoksu, sosyolojik literatürde “Streisand Etkisi” olarak adlandırılan o amansız boomerang etkisidir.

Bir bilginin üzerini örtmeye çalışmak, o bilgiyi yok etmez; aksine onu bir “cazibe merkezi”, bir “yasak elma” haline getirir. Sosyal psikolojinin “Reaktans Kuramı” tam da burada devreye girer: Birey, özgürlüğünün veya bilgiye erişim hakkının kısıtlandığını hissettiği anda, o kısıtlanan şeye karşı devasa bir arzu beslemeye başlar. Bir habere erişim engeli getirmek, o haberi sadece duyurmakla kalmaz; o haberin doğruluğuna dair en güçlü tasdiki, bizzat o yasağı koyan otoritenin mührüyle halka sunar.

Tarihsel perspektiften baktığımızda, sansürün her zaman kendi celladını yarattığını görürüz. Kilise’nin yasaklı kitaplar listesi (Index Librorum Prohibitorum), aslında asırlar boyu entelektüel dünyanın “okunması gerekenler” listesine dönüşmüştür. Bugün ise bu refleks, saniyeler içinde kıtaları aşan dijital bir yangın halini alıyor. 2003 yılında Barbra Streisand’ın o meşhur malikânesini meraklı gözlerden saklamak adına açtığı dava, o güne dek sadece bir avuç insanın gördüğü o kareyi milyonların ekranına bir “dijital anıt” olarak dikmiştir. Bu, kontrol manyaklığının, modernitenin akışkan yapısına çarparak parçalandığı o ibretlik andır.

Sosyolojik açıdan Streisand Etkisi, bir toplumun otoriteyle kurduğu o patolojik güven ilişkisinin de ifşasıdır. Şeffaflığın bir “erteleme” veya “lüks” olarak görüldüğü, her aykırı sesin “dezenformasyon” etiketiyle susturulmaya çalışıldığı iklimlerde, yasaklanan her link, halkın zihninde bir “hakikat kalesi” kurar. Günümüzde, özellikle otoriter eğilimlerin yükseldiği coğrafyalarda, VPN kullanım oranlarının rekor kırması, sadece bir teknolojik çözüm arayışı değil; aynı zamanda halkın “benden ne saklıyorsunuz?” sorusuna verdiği kitlesel ve sessiz bir yanıttır. Bir sitenin kapatılması, o sitenin içeriğinden ziyade, kapatılma eyleminin yarattığı o tekinsiz boşluğu daha popüler kılar.

Psikolojik katmanda ise mesele, bir “statü ve gizem” oyununa dönüşür. Yasaklı bir kitaba sahip olmak veya engellenmiş bir içeriği “dark web” veya alternatif mecralar üzerinden tüketmek, bireye bir nevi “seçilmişlik” ve “hakikate vakıf olma” sarhoşluğu verir. Bu durum, bilginin kendisinden ziyade, o bilgiye erişim biçimini bir kimlik inşasına dönüştürür. Yasaklanan her haber, dijital evrende bir “şehit” mertebesine yükseltilir ve bu “şehadet”, o bilginin viralliğini (viralite) rasyonel sınırların ötesine taşır.

Güncel verilere baktığımızda, internetin mimarisinin zaten sansürü “teknik bir arıza” olarak algılayıp etrafından dolaşmak üzere tasarlandığını görüyoruz. Blokzincir (blockchain) teknolojileri, merkeziyetsiz ağlar ve anonimleşme araçları, klasik sansür mekanizmalarını birer “antika” haline getiriyor. Muktedirler, dijital okyanusu süzgeçle zapt etmeye çalışırken, suyun her delikten sızıp yeni mecralar yarattığını fark edemiyorlar. Bir içeriği mahkeme kararıyla sildirmek, o içeriğin binlerce farklı “mirror” sitede klonlanmasına ve sosyal medya algoritmalarının o “yasaklı” kelimeyi birer mıknatıs gibi her yere dağıtmasına neden oluyor.

Peki, bu “cinnet” boyutundaki saklama tutkusu neden bitmiyor? Çünkü güç, doğası gereği kusursuz görünmek zorundadır. Oysa modern çağda “kusursuzluk” iddiası, en büyük kırılganlıktır. En ufak bir sızıntıyı kapatmaya çalışırken harcanan enerji, o sızıntının taşıdığı iddiadan çok daha büyük bir gürültü koparır. Bu, bir nevi “sessizliğin gürültüsü”dür. Susturulan her kalem, kırılan her klavye, aslında o fikrin ebediyetini garantileyen birer mühürdür.

Streisand Etkisi, sadece dijital bir anomali değil; aynı zamanda insanoğunun hakikate duyduğu o ilkel ve bastırılamaz açlığın, modern prangaları parçalama biçimidir. Bir haberi yasaklamak, o haberin altına kalın bir kırmızı çizgi çekmektir. O kırmızı çizgi ise, kitlelerin “mutlaka buraya bakmalısın” dedikleri bir ok işaretinden farksızdır.

Velhasıl; sansür, bilginin celladı değil, reklamcısıdır. Hakikat cıva gibidir; avucunuzda ne kadar sıkarsanız, parmaklarınızın arasından o kadar hızlı ve çok parçaya bölünerek kayıp gider. Ve her bir parça, bir öncekinden daha parlak, daha dikkat çekici ve daha “amoral” bir sızıntı olarak kalplerde yerini alır. Muktedirlerin anlamadığı o kadim sır şudur: Gerçek, gizlendiği oranda değerlenir; yasaklandığı oranda ise efsaneleşir.

Bizler bu dijital karnavalda, “erişim engeli” yazılarını birer davetiye gibi algılamaya devam ettiğimiz müddetçe; Streisand’ın malikânesi de, o yasaklı dosyalar da, o “devlet sırrı” denilen kokuşmuş tortular da gün ışığına çıkmaya mahkûmdur. Çünkü güneşin balçıkla sıvanamayacağını bilenler, o balçığın aslında güneşi daha da belirginleştirdiğini çoktan keşfetmişlerdir.

Bu düzenin en büyük trajedisi, susturmaya çalıştıkça sağır eden o muazzam yankıdır. Ve o yankı, bir gün mutlaka, o yasağı koyanların sessiz odalarında patlayacaktır.

Her şeyden biraz, ama hakikatten tam doz almanız dileğiyle…

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Epstein belgesiyle ilgili yeni bir karar alındı

Sonraki Haber

Bakan Uraloğlu’ndan ‘PTT Emekli Ödeme Kampanyası’ açıklaması

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Her şeye eyvallah da... İlla edep la!
Yazarlar

Her şeye eyvallah da… İlla edep la!

7 Ağustos 2026
Kutsalın sosyolojisi
Yazarlar

Kutsalın sosyolojisi

7 Ağustos 2026
Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: "Günde 1 Saatinizi Hayalini Kurduğunuz Hayatı İnşa Etmeye Ayırın"
Yazarlar

Oyuncu ve Yazar Naci Adıgüzel: “Günde 1 saatinizi hayalini kurduğunuz hayatı inşa etmeye ayırın”

6 Ağustos 2026
Şimdi değil de hayat ne zaman?
Yazarlar

Şimdi değil de hayat ne zaman?

6 Ağustos 2026
Gece vardiyası: Beden uykuda, ruh alametler boyutunda
Yazarlar

Gece vardiyası: Beden uykuda, ruh alametler boyutunda

6 Ağustos 2026
Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir
Yazarlar

Yeni James Bond kim olacak: Yıl sonunda açıklanabilir

5 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Bakan Uraloğlu'ndan 'PTT Emekli Ödeme Kampanyası' açıklaması

Bakan Uraloğlu'ndan 'PTT Emekli Ödeme Kampanyası' açıklaması

En Güncel Haberler

Çekmeköy'de inşaatın istinat duvarı çöktü; 5 katlı bina tahliye edildi
Yerel Haberler

Çekmeköy’de inşaatın istinat duvarı çöktü; 5 katlı bina tahliye edildi

8 Ağustos 2026
TBMM Genel Kurulu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri de içeren teklifin 6 maddesi kabul edildi
Politika

TBMM Genel Kurulu’nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri de içeren teklifin 6 maddesi kabul edildi

8 Ağustos 2026
Mersin'de 190 gram eroin ele geçirildi
Yerel Haberler

Mersin’de 190 gram eroin ele geçirildi

8 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

AK Parti’li Zorlu: Türk Dünyası Düşünce ve Araştırma Merkezi’ni Keçiören’de kurma kararı aldık

8 Ağustos 2026
Yaşam

Devlet Bahçeli, nikah şahidi oldu

8 Ağustos 2026
Yaşam

Mahsun Kırmızıgül: Ülkemizde barış havası esiyor umarım kalıcı olur, umarım yapıcı olur

8 Ağustos 2026
Yaşam

Tekirdağ’da Kur’an kursu öğrencileri, harçlıklarını Filistin’e bağışladı

7 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Kütahya’da iki otomobil çarpıştı: 1 ölü, 1 yaralı

Kütahya’da iki otomobil çarpıştı: 1 ölü, 1 yaralı

- Haberton
8 Ağustos 2026

Kütahya’nın Gediz ilçesinde, iki otomobilin çarpışması sonucu sürücülerden Bayram Taşkın (46) hayatını kaybetti, diğer sürücü ise yaralandı. Kaza, saat 15.00...

Aşırı Kıskançlık Neden Olur? Sürekli Kıskanma Hissinin Altında Hangi Nedenler Yatabilir?

Para Biriktirmeye Nereden Başlanmalı? Uzmanlardan Etkili Tasarruf İçin İlk Adımlar

Sabah uyanınca ilk 10 dakikada yapılan bu hata gün boyu yorgun hissettiriyor

Yazın Araç Neden Hararet Yapar? En Yaygın Nedenler ve Alınabilecek Önlemler

Güncel Haber

Çekmeköy'de inşaatın istinat duvarı çöktü; 5 katlı bina tahliye edildi

Çekmeköy’de inşaatın istinat duvarı çöktü; 5 katlı bina tahliye edildi

8 Ağustos 2026
TBMM Genel Kurulu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri de içeren teklifin 6 maddesi kabul edildi

TBMM Genel Kurulu’nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri de içeren teklifin 6 maddesi kabul edildi

8 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton