16 Eylül 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Rüyamdaki Cumhuriyet

Rüyamdaki Cumhuriyet

Ömer Kırlı - Ömer Kırlı
27 Haziran 2025
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Rüyamdaki Cumhuriyet
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Sevgili okuyucularım, bazen gecenin en derin uykularında, zihin öyle kapılar açar ki, gerçekle rüya arasındaki o ince çizgi tamamen kaybolur.

İşte geçtiğimiz günlerde, beni derinden etkileyen, umutla ve heyecanla uyandıran böyle bir rüya gördüm. Gönül arzu eder ki, bu rüyadaki sahneler bir gün gerçek olsun, tıpkı tarihimizin o kutlu yürüyüşü gibi. Şimdi gelin, o zifiri karanlık ormanda başlayan, altı çınarın yükselişiyle aydınlanan bu düşe birlikte tanıklık edelim. Karanlık bir orman yolunda yürürken buldum kendimi. Etrafım zifiri karanlıktı, önümü görmek adeta imkânsızdı. Epey yürüdüm, içimde yeşermesine izin vermek istemediğim o korkuyla yüzleşerek. Sonra birden, biraz ötemde bir ev belirdi; ışıkları yanıyordu. İçimden “Umut bu ev!” diye geçirirken, kendimi bir anda evin kapısının önünde buldum. “Kimse yok mu?” diye seslendim, yanıt gelmedi. Kapıya vurdum, yine ses yok. Kapıyı iterek açılmasını sağladım. İçeride kimsecikler yoktu, sadece şömine yanıyordu. Biraz ürkütücü görünse de, içeri adım attığımda hissettiğim sıcaklık içimi rahatlattı. Biraz yürüdükten sonra, dikkatimi bir masa çekti. Üzerinde bir yay ve altı adet ok duruyordu. Bir anlam veremedim. Birden yayı elime aldım, okları da kavrayıp dışarı fırladım. Dışarısı yine zifiri bir karanlıktı. İçimden, o okları teker teker karanlığa fırlatmak geçti. Ve büyük bir heyecanla okları fırlatmaya başladım.

Altı Ok’un Çınarlarla Yükselişi

İlk oku aldım, yayı gerdim ve karanlığa doğru bıraktım. Ok yaydan çıkar çıkmaz hedefine doğru süzülürken, zifiri karanlık yerini aydınlığa bırakıyordu. Ok, Ankara’nın tam göbeğine düştü. Düştüğü yerden filizlendi, dev bir çınar oldu. İnsanlar etrafında hemen toplandı, ellerindeki sularla o muazzam çınar ağacını sulamaya başladılar. Öylesine büyüdü ki bu çınar, kökleri tüm Ankara’yı sarıverdi adeta. İnsanlar çınarın etrafında birlik olmaya başladı. Çocuklar, gençler, yaşlılar, kadınlar, erkekler hep bir ağızdan “Yaşasın Cumhuriyet!” diye haykırıyordu. İşte o an anladım: Bu oklar, Cumhuriyet’in simgesi olan Altı Ok’tu. Attığım ilk ok, Ankara’ya düşerek Cumhuriyetçilik ilkesini temsil ediyordu. İkinci oku yaya koydum, tekrar gerdim ve bıraktım. Bu seferki hedef Samsun’du. Samsun’a düşen ok, yine Ankara’daki gibi filizlenmiş, dev bir çınar olmuştu. İnsanlar, ellerinde bayraklarla, uzun bir yürüyüş halinde çınarın olduğu yere doğru geliyordu. Milyonlar çınarın olduğu yere akın ediyordu. İnsanlar yine ellerindeki sularla ağacı suluyor, çınar daha da büyüyor, daha da yeşilleniyordu. Dalları tüm memleketi sarıyordu. “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözü, milyonlarca insanın ağzından tek seferde yükseliyordu. Bu ok da Milliyetçilik ilkesini temsil ediyordu. Her ok atışımda gücüme güç katıyordum. Oklar, Cumhuriyet tarihini temsil eden şehirlere ulaştıkça, atma hevesim bin kat daha artıyordu. Üçüncü oku tekrar yaya koydum ve tekrar bıraktım. Bu seferki hedef, Erzurum ve Sivas’ın tam ortasıydı. Saplanan okun olduğu yerde ok filizlendi, devasa bir çınar ağacına dönüştü, büyük bir titremeyle toprağa kök salıyordu. Etrafında yine mahşeri bir kalabalık oluşmuştu; bu kalabalığın çoğunluğunu kadınlar oluşturuyordu. Kimsenin kimseden üstünlüğü yoktu, herkes eşit ve hürdü. Kadınlar çınar ağacının yanına çiçekler ekiyor, bir yandan da ağacı suluyorlardı. Çiçekler hemencecik açıyor, güzel kokular etrafa yayılıyordu. Düşen bu ok, Halkçılık ilkesini temsil ediyordu. Dördüncü okta ise, hedef bu sefer İskenderun’du. Ok yerini bulduğunda filizlenmiş, dev bir çınar olmuştu yine. Bölgede her şey gül gülistanlık olmuş; yıkılan fabrikalar yeniden kurulmuş, yeni limanlar inşa edilmişti. Herkesin yüzünde bir nebze olsun gülümseme vardı, insanlar rahat ve mutlu bir şekilde ekonomik kalkınmanın bereketini yaşıyordu. Her yer çınarın heybetiyle kaplanmış, çınar İskenderun ve çevresindeki halkı gölgesinde huzura erdirmişti. İnsanlar yine ellerinde taşıdıkları suyla çınarı büyük bir sevgiyle suluyorlardı. Dördüncü ok da Devletçiliği temsil ediyordu.Beşinci okta gücüm doruğa çıkmıştı, kalbim yerinden çıkacak hale gelmişti. Bir hamleyle oku yaya taktım, gerdim ve bıraktım. Bu sefer ok İstanbul’un göbeğine ulaşmıştı. Ok filizlenmiş, daha gür, daha heybetli, daha canlı bir çınar olarak göğe doğru yükselmişti. İnsanların kimisi camisine gidiyor, kimisi heykeltıraşlık yapıyor, resim çiziyordu. Türbanlı, türbansız ayrımı olmadan, insanlar kardeşçe çınarın etrafında toplanıyorlardı. Bu kardeşliği hisseden çınar ağacı, insanları korumak için daha da büyüyor, onları kanatlarının altına güvencede tutuyordu. Etrafındaki binlerce insan yine ağacı büyük bir sevgiyle suluyorlardı. Beşinci ok da Laikliği simgeliyordu. Sonuncu okta gücüm bin kat daha artmıştı. Artık sanki cihana hükmedercesine, oku gerdim ve bıraktım. Altıncı ok İzmir’in tam göbeğine düştü, diğer okların düştüğü gibi heybeti, tüm dünyadan gözükecek bir şekilde topraktan filizlenivermişti. Etrafta insanlar, bilim ve ilimle uğraşıyordu. Kansere kesin çözüm bulunuyor. Lösemi, SMA hastalıkları son buluyordu. Son teknolojik icatlar yapılıyor. Uzaya gönderilecek ilk Türk aracı hazırlanmış, fırlatılmayı bekliyordu. Ülkemiz için tüm güzel yenilikler, çınarın etrafında yapılıyor, insanlar mutlu ve huzurlu bir şekilde ağacı suluyor, bu son okta Devrimcilik ilkesini temsil ediyordu. Çocuklar ve kadınlar hep bir ağızdan, “Yaşa Mustafa Kemal Paşa, adın yazılacak mücevher taşa!” diye haykırıyordu. Bu son değildi; zira her bir ok, yeni nesillerin yüreğinde yeniden filizlenecek, çınar daha da kök salarak büyüyecek ve Mustafa Kemal’in meşalesi sonsuzluğa dek aydınlatmaya devam edecekti.

Etiketler: Atatürk
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Yeni müzakerelerin tarihi, takas süreci bitince belirlenecek

Sonraki Haber

Helal edilmeyen haklar ve ilahi adalet

Ömer Kırlı

Ömer Kırlı

Ömer Kırlı, 15 Mayıs 1991'de Muğla'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Atatürk İlköğretim ve Ortaokulu`nda bitirdi. Liseyi Endüstri Meslek Lisesi, Anadolu Teknik-Elektrik bölümünde; üniversiteyi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla Meslek Yüksekokulu, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünde tamamladı. Birçok özel şirkette çalıştı. Yıllarca emek mücadelesi verdi. Çeşitli alanlarda çok sayıda kitap okudu araştırmalar yaptı. Kendini daima geliştirmeye adadı. 2017 yılında yakalandığı testis kanserini yendi. Bu süreçte kemoterapi tedavisi gördü. Hastalık dönemi, büyük bir dönüm noktası oldu. Sonrasında daha çok okuma, daha çok bilgi edinme gayesinin yanında, yazarlık serüvenine başlayarak çocukluk hayalini gerçekleştirdi. Hayatı "kısa ve anlamlı" olarak tanımlıyor ve fikirlerin ölümsüzlüğüne inanıyor. Kırlı, "İş hayatımız", "Meşin yuvarlak" ve "Demir Kaymak-Knidos Legend" adlı kitapların yazarıdır.

İlgili Haberler

Ostim’in sanayi dumanı, Keçiören’in şelalesi ve Bağlum’un rüzgarı
Yazarlar

Ostim’in sanayi dumanı, Keçiören’in şelalesi ve Bağlum’un rüzgarı

16 Eylül 2026
Kıskançlık: Sevginin gölgesinde
Yazarlar

Kıskançlık: Sevginin gölgesinde

16 Eylül 2026
Hadsiz Şiirler Piri Şair Alp Arslan ile söyleşi
Yazarlar

Hadsiz Şiirler Piri Şair Alp Arslan ile söyleşi

16 Eylül 2026
Şerife Tavşan, Zürih Film Festivali’nde görücüye çıkacak
Yazarlar

Selin Köseoğlu, Zürih Film Festivali’nde görücüye çıkacak

16 Eylül 2026
Herkes farklı iyileşir
Yazarlar

Herkes farklı iyileşir

15 Eylül 2026
Zehra Kelleci Mercan Köşk'te göz dolduruyor
Yazarlar

Zehra Kelleci Mercan Köşk’te göz dolduruyor

15 Eylül 2026
Sonraki Haber
Helal edilmeyen haklar ve ilahi adalet

Helal edilmeyen haklar ve ilahi adalet

En Güncel Haberler

Kadınların sonbaharda en sık yaptığı 7 stil hatası
Moda ve Kadın

Kadınların sonbaharda en sık yaptığı 7 stil hatası

16 Eylül 2026
Beyaz diş uğruna mineyi yıpratmayın: Diş Hekimi İpek Rizvan’dan 7 önemli uyarı
Sağlık Haberleri

Beyaz diş uğruna mineyi yıpratmayın: Diş Hekimi İpek Rizvan’dan 7 önemli uyarı

16 Eylül 2026
Çizilmez tava/tencere de yeni dönem: “Tencerenin terminatörünü yarattık"
İş Dünyası

Çizilmez tava/tencere de yeni dönem: “Tencerenin Terminatörünü yarattık”

16 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Abant, Nevin teğmene emanet

16 Eylül 2026
Yaşam

İzmir’de balık fiyatları düştü; palamut halde 60, tezgahta 100 TL

16 Eylül 2026
Yaşam

Erzincan’daki baraj göllerine 1 milyon 200 bin sazan yavrusu bırakıldı

16 Eylül 2026
Yaşam

Çepnilerin rotaları haritalandırıldı; ‘otçu göçü’ne horonlu keşif

16 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

İzmir'de balık fiyatları düştü; palamut halde 60, tezgahta 100 TL

İzmir’de balık fiyatları düştü; palamut halde 60, tezgahta 100 TL

- Haberton
16 Eylül 2026

İzmir'de 1 Eylül'de başlayan balık avı sezonu sürerken; ağlar sardalya, hamsi ve palamutla doldu. Bolluk fiyatlara da yansıdı. Hamsi ve...

İşyerinde görünmez baskı: Emeğiniz değersizleştiriliyor, yok sayılıyorsanız dikkat!

Telefon şarj olurken neden ısınır? Normal sıcaklık ile tehlikeli ısınma arasındaki fark

Araçlarda kış bakımı zamanı: Lastik, silecek ve antifriz ihmali yolda bırakabilir

Okul masrafları kontrolden çıkmasın: Aileler için aylık takip sistemi nasıl kurulmalı?

Güncel Haber

Kadınların sonbaharda en sık yaptığı 7 stil hatası

Kadınların sonbaharda en sık yaptığı 7 stil hatası

16 Eylül 2026
Beyaz diş uğruna mineyi yıpratmayın: Diş Hekimi İpek Rizvan’dan 7 önemli uyarı

Beyaz diş uğruna mineyi yıpratmayın: Diş Hekimi İpek Rizvan’dan 7 önemli uyarı

16 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton