TRY - Türk Lirası
EUR
19,626
USD
18,638
GBP
22,809
CNY
2,666
6 Aralık 2022, Salı
Ana SayfaYazarlarNerede o eski bayramlar?

Nerede o eski bayramlar?

Gülsen Çakmak
Gülsen Çakmakhttps://haberton.com
Sivas 1979 doğumlu evli ve bir çocuk annesidir. İşletme bölümü mezunudur. Finans müdürü olarak aktif çalışma hayatına devam etmekte olup İstanbul’da ikamet etmektedir. İlk kişisel çalışması ‘Yüreğimin Kaleminden’ adlı şiir kitabı ile okuyucuyla buluştu. Ardından kolektif bir çalışmanın ürünü olan ‘Kalemlerin Dansı’ kitabıyla okurla buluşan yazar, halk oylamasıyla ‘Sivas En’leri Edebiyat Ödülüne’ layık görüldü. Uzun süren araştırma ve eğitim sürecinden sonra ‘Hayallerine Uçan Güvercinler’ adlı romanını yazdı. Çocuk edebiyatı üzerine araştırmaları ve çalışmaları bulunan yazarın Neşeli Bir Gezi Günlüğü 'Tarihe Yolculuk' adlı çocuk romanı bulunmaktadır.  Sanatsız bir yaşam düşünemeyen, hobi olarak yan flüt ve erbane çalan, kadife sesiyle şiirler seslendiren tam bir sanat insanı…

Haftanın Öne Çıkanları

Nerede O Eski Bayramlar? Hayatla birlikte birçok değerlerimiz de akıp gidiyor avuçlarımızdan. Geçmişin o güzel dokusunu yeni nesillere yaşatamadan.

Bu değerlerimizden biri olan tadı damağımızda kalan, teknolojik çağa yenik düşen o eski bayramlar. Belki çok şeye sahip değildik o zamanlar. Her istediğimiz olmaz alınamazdı; ama az şeyle yetinmesini bilen yüreğinde o masum mutlu bayramların tadını çıkartan çocuklardık. Her şeyin kıymetinin bilindiği, küçüklerin büyüklere saygıda kusur etmediği, sevginin saygının en derinde hissedildiği anlardı o zamanlar.

Bayram demek yeni elbise yeni pabuçlardı. Üç gün öncesinden hazırlanıp başuçlarında saklanarak bayram sabahında giyinilmeyi bekleyen heyecandı. Ninelerin torun ellerine yaktığı kınaların kokusu, hediye etmek için mendillerin kolalanması, geleneklerin yaşatılmasıydı. Arife gününden başlayan, evlerdeki hummalı hazırlıktı. Mutfaktaki bitmek bilmeyen tatlı telaşlar, tıkır tıkır oklava seslerinin yükseldiği tepsi tepsi baklavaların inci gibi dizildiği, kalem gibi sarılmış yaprak sarmasının tüm eve bıraktığı kokuydu. Heyecanın büyük küçük demeden bütün yüreklere bıraktığı coşkuydu.

  • Uzak diyarlardan ulaşırdı sevdiklerine kartpostallar
  • El emeğinde yazılan özlemin dili olan satırlar
  • Kartların içinde saklı, hiçbir paranın alamayacağı mutluluklar. 

Bayram demek öpülesi el demekti. ‘El öpenlerin çok olsun’ denilerek uzatılan harçlıktaki heyecan ve sevinçti. Bir uçtan bir uca kurulan bayram sofrasındaki bereketti. Büyüklerin heyecanla küçükleri beklemesiydi. Uzakların yakına ulaşması, gurbette olanların kavuşması, hasretin vuslata erişmesiydi. Küs olanların barışarak, kırgınlıkların bitirilmesi, muhabbetin sevgiye dönüşmesiydi.

Bütün mahalle bürünürdü şenlik havasına. Her evde hazır tutulurdu şeker kapları bozuk paralar. Bakkaldan alınırdı çatapatlar topaçlar. Küçük mutluluklardı hayata büyük anlam katanlar. Mahalle aralarında dolaşan seyyar salıncaklar. Salıncağın kolunu beden gücüyle çalıştırıp küçük yüreklere büyük mutluluk aşılayan salıncakçılar. Çubukların üzerine sarılan rengarenk macunların damakta bıraktığı unutulmaz tatlar. Anladım ki İnsanın anavatanıymış çocukluğunda yaşanılanlar.

Bambaşkaydı çocukluğumun eski bayramları
Yediğim şekerlerin bile farklıydı tatları
Sokaklar, mahalleler cıvıl cıvıldı
Her gören birbirine sarılır
Hal hatır sorardı.
Samimiyet vardı
Dostluklar vardı
Ah şimdi nasılda özlüyorum
Çocukluğumun eski bayramlarını.

Fikrinizi Belirtin

Haber | Yazı ne kadar ilginizi çekiyor?
Haberi | Yazıyı ne kadar beğendiniz?
Görseller Haber | Yazı ile ne kadar alakalı?
Haberi | Yazıyı Arkadaşlarınıza önerme şansınız ne kadar?

Reviews (0)

Bu makalenin henüz bir incelemesi yok. İlk incelemeyi siz yapın!

Çok Okunan Kategoriler

Güncel Haberler

İlgili Haberler