16 Mayıs 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Mutluluğa kaç adım?

Mutluluğa kaç adım?

Dünya Pamuk - Dünya Pamuk
16 Ocak 2022
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Mutluluğa kaç adım?

Mutluluğa kaç adım?

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Bugün sırtımızı inandığımız değerlere yaslayıp mutluluğa kaç adım daha atabiliriz?

Bileklerimize dolanan birbirinden yersiz sorumluluk dikteleri var olan kimliklerimizden sıyrılmamıza sebep oluyor ve üstelik bu yapılırken aynada ki bize ne denli yabancılaştığımızın farkında bile olmuyoruz.  

Kabul edelim ki, hayatın hocası çatık kaşlarının altında bizi ezmekten büyük keyif alıyor. Hiçbir şeyden tam anlamıyla emin olamıyoruz, hep bir şüphe ve beraberinde getirdiği kaygı, korku, yalnızlaşma/yalnızlaştırılma fobisi, hep bir “Acaba?” sorusu ve yanlış yapmaktan feci şekilde çekindiğimiz ruh halimizin bize kattığı muazzam bir anksiyete durumu var ancak ya farkında değiliz, ya da ikna olmaktan dahi uzağız. 

Mükemmeliyetçi olmak zorunda mıyız? Asla. Peki ya eksik olursak?

Mutluluğa kaç adım?
Mutluluğa kaç adım?

Peki ya diğerleri gibi değilsek ne olur?

Bu sözüm ona diğerleri kavramının içerisinde tonlarca yakıştırma yapabiliriz ancak bahsini ettiğim tam olarak, kıyaslanmaya gebe kalmakla bire bir durum.

Kendimizi, inandırdığımız yalanlara uzaktan bakmayı deneyince asıl gerçekler tüm çıplaklığı ile kendini ele veriyor. Yaşlarımız, unvanlarımız, cinsiyetimiz fark etmeksizin olmak istediğimiz hayatlara kapılıyoruz. Mutlu değiliz ve bunu başka hayatların penceresinden kendimize bakarken fark ediyoruz. 

Mutluluğu kendimize uyarlamayı pek seviyoruz ve bunun en acı hali de; git gide kendimiz olmaktan çıkarak yapıyoruz. Bu evrede ekonomik, mental ve depresif ruh halimizin bizi çekip çevirdiği, olmak istediğimiz hayatlara ayak uydurmayı deniyoruz.

Kimisi Oskar ödülünü hak eder derecede bunu yapabilse de, kimisi gün sonunda kendini ikna etmeye gayret ediyor. Anlamsızlaşan hayat parodisinin içinde kendimizi arıyoruz. İyi de peki biz kimiz?

Ben henüz 20’li yaşlarını devirmemiş bir kadın olarak yeşili pek severim. Ataçları ve kırmızıyı da. Kilometrelerce yol yürüyüp finalinde “hadi, yeniden!” diyebilir ama bazen yolun yarısında geri de dönebilirim. Hırsa kapım sonuna kadar açıktır ama içimden gelmediğinde başarısızlığı da yeğlerim.
Bu ben miyim? Bu kadar mı? Hiç birimiz bir kaç cümleye sığdırılamayacak kadar kıymetliyiz. 
Bizi biz yapan endişelerimizi, fiziksel eksiklerimizi ve/veya başarısız hallerimizi çöpe atmak istiyoruz. 

Kendimizde eksik olan ama elde edemediğimiz ne varsa onlar için yanıp tutuşuyoruz. Daha çok efor sarf ederek daha çok yalnızlaşıyor, daha çok isteyerek aslında bir o kadar eksiliyoruz. Öyle bir zaman geliyor ki, yağan yağmurun farkına sesinden değil birileri tarafından söylendiğinde varıyoruz.

Kaptırdığımız bu kendimiz olma yolundaki arayışın finalinde derin bir nefes alıp değip değmediğine bakamıyoruz bile. Çoktan sonuna gelinmiş bu hayat hengamesinin bir piyonu olduğumuzu anlamamız çok geç oluyor.

Her gün binlerce adım atıyoruz. Hep bir başkaları için yürüyor olmak bizi yorsa da, iyimser kalmayı seçiyoruz. Yollar yapıyoruz. Tren istasyonları, vapurlar, gemiler ve daha nicesi. Basamaklarımız da var.

Bu yolların önce insan kalbinden geçmesi gerekmiyor mu?

Paldır küldür onlarca insanın hayatından sıyrılıp “Benden bu kadar.” deresine çekip gidiyoruz, rolümüz bitiyor ve perde kapanıyor. Ve sabah olunca yine aynı terliklerle ancak farklı numaraları tercih ederek devam ediyoruz. Her birimiz aslında hiç alakasız parçaların kusursuz uyumu gibiyiz ama farkında bile değiliz. Ne bu telaş? Biz nereye yetişmeye çalışıyoruz? Göğsümüzün içine bakmayı bırakın, göz gezdirmiyoruz bile. 

Vicdan diye tutturduğumuz algı bizi tutsağı yapıp, saygı ve merhamet kapılarını yüzümüze kapatıyor. Şükretmeyi unuttuk. Belki haramdan sakınıyoruz ama bir lokma ekmeğin kıymetini bilmiyoruz. Koşuşturma içindeyiz. Mutluluğu arıyoruz.

Bu mutluluk kelimesinin başımıza açtığı işleri elimizin tersiyle itip, geri kalan hayatımıza emin adımlarla ilerliyoruz. Hoş, sözde mutluluklar yaratıp içerisinde evcilik oynadığımız gerçeğini kabul etmiyor olsak da, bugün ben kavramını evladımız gibi sahipleniyoruz.

Kimse bize dokunmasın istiyoruz ve tek gayemiz sahte kimliklerimiz ile ahir zamana sirayet etmek.
Aslında çok bir şey değil ama; biz mutlu olmak istiyoruz. 

Etiketler: Ekonomi
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Birçok gebe bunları bilmiyor!

Sonraki Haber

Taksiciler arasında arbede

Dünya Pamuk

Dünya Pamuk

İlgili Haberler

Yazarlar

Çocuğunuzu büyütürken aslında bir karakter inşa ediyorsunuz

16 Mayıs 2026
Caucasian man sitting on sofa watching television news broadcast, holding remote control and facing TV screen in modern living room interior, back view visible
Yazarlar

Muhabir gözüyle ekranlar

16 Mayıs 2026
Kardeşin yeri hep özeldir
Yazarlar

Kardeşin yeri hep özeldir

15 Mayıs 2026
Kalp risalesi
Yazarlar

Kalp risalesi

15 Mayıs 2026
Kötü kötüdür
Yazarlar

Kötü kötüdür

15 Mayıs 2026
Ruhsuz kalabalıklar
Yazarlar

Ruhsuz kalabalıklar

13 Mayıs 2026
Sonraki Haber
Taksiciler arasında arbede

Taksiciler arasında arbede

En Güncel Haberler

Cip, otoyolda alev alev yandı
Yerel Haberler

Cip, otoyolda alev alev yandı

16 Mayıs 2026
Bakan Güler, NATO Daimi Temsilcilerini kabul etti
Politika

Bakan Güler, NATO Daimi Temsilcilerini kabul etti

16 Mayıs 2026
Hatay'da kaybolan Uğur Çalışkan'ı arama çalışmaları 87'nci günde yeniden başlatıldı
Yerel Haberler

Hatay’da kaybolan Uğur Çalışkan’ı arama çalışmaları 87’nci günde yeniden başlatıldı

16 Mayıs 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Fener Rum Patriği Bartholomeos, ayin için Nevşehir’e geldi

16 Mayıs 2026
Yaşam

Erzincan’da saklı cennet; Sohmarik Yaylası

16 Mayıs 2026
Yaşam

Çanakkale’de ‘Boğazın Minik Çobanları’ yarışması

16 Mayıs 2026
Yaşam

Çankaya Belediyesi, 3’üncü Kent Lokantasını Seyranbağları’nda hizmete açtı

16 Mayıs 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Putin, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile telefonda görüştü

Putin, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile telefonda görüştü

- Haberton
16 Mayıs 2026

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed Al Nahyan telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Rusya...

Yoga spor kadar etkili mi? Uzmanlara göre etkisi sanıldığından daha büyük olabilir

Misafir sofraları için uyumlu menü önerileri

Borsada nasıl para kazanılır? Uzmanlar en kritik hatayı açıkladı

Çocuklarda kekemelik neden olur? Uzmanlara göre erken fark etmek büyük önem taşıyor

Güncel Haber

Fener Rum Patriği Bartholomeos, ayin için Nevşehir'e geldi

Fener Rum Patriği Bartholomeos, ayin için Nevşehir’e geldi

16 Mayıs 2026
Erzincan'da saklı cennet; Sohmarik Yaylası

Erzincan’da saklı cennet; Sohmarik Yaylası

16 Mayıs 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton