2 Eylül 2026, Çarşamba
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Marina Abramović: Bedenin, sınırların ve insan davranışının sosyolojisi

Marina Abramović: Bedenin, sınırların ve insan davranışının sosyolojisi

Filozof Sosyolog - Filozof Sosyolog
2 Eylül 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
Marina Abramović: Bedenin, sınırların ve insan davranışının sosyolojisi
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Marina Abramović, çağdaş sanatın en dikkat çekici ve tartışmalı isimlerinden biri. 30 Kasım 1946’da Belgrad’da doğan Sırp asıllı sanatçı, yarım yüzyılı aşan sanat yaşamında performans sanatının sınırlarını yeniden tanımladı. Onu farklı kılan, sanatını yalnızca bir nesne üzerinden değil; beden, zaman, acı, dayanıklılık, ilişki ve izleyici üzerinden kurmasıdır.

Abramović’in eserlerine yalnızca sanat tarihi açısından bakmak ise yeterli değildir. Onun performansları aynı zamanda insan davranışını, toplumsal normları, iktidar ilişkilerini ve bireyin sınırlarını sorgulayan güçlü birer sosyolojik alan oluşturur.

Sanat eserinden insan davranışına

Geleneksel sanat anlayışında izleyici, eserin karşısında duran ve onu gözlemleyen kişidir. Abramović bu ilişkiyi değiştirir. İzleyiciyi sanat eserinin bir parçası hâline getirir.

Bu nedenle onun performanslarında temel soru çoğu zaman sanatçının ne yaptığı değil, izleyicinin ne yaptığıdır.

Bu yaklaşım özellikle 1974 tarihli Rhythm 0 performansında çarpıcı biçimde görülür. Abramović, altı saat boyunca pasif biçimde durarak izleyicilere bedenini kullanabilecekleri 72 nesne sunar. Çiçek ve tüy gibi zararsız nesnelerin yanında bıçak, kırbaç ve tabanca gibi tehlikeli nesneler de vardır.

Sanatçı kendisini izleyicinin müdahalesine bırakır.

Burada sanat ile sosyoloji arasındaki sınır neredeyse ortadan kalkar.

Çünkü performans şu soruyu gündeme getirir:

İnsan, kendisine izin verildiğinde ne yapar?

Normal yaşamda bireyin davranışlarını hukuk, ahlak, toplumsal normlar ve vicdan sınırlar. Abramović ise bu sınırların önemli bir bölümünü geçici olarak ortadan kaldırır ve izleyiciyi kendi davranışıyla yüzleştirir.

Bu nedenle Rhythm 0, yalnızca bir performans değil, aynı zamanda insan davranışı üzerine kurulmuş çarpıcı bir toplumsal deney olarak da okunabilir.

Beden yalnızca beden değildir

Abramović’in sanatının merkezinde beden vardır. Ancak sosyolojik açıdan beden yalnızca biyolojik bir varlık değildir. Beden aynı zamanda toplum tarafından anlamlandırılan, denetlenen ve sınırları belirlenen bir alandır.

Nasıl giyineceğimiz, bedenimizi nasıl sergileyeceğimiz, hangi davranışların kabul edilebilir olduğu ve hangi davranışların “ayıp”, “tehlikeli” ya da “normal” kabul edildiği toplumsal yapı tarafından şekillendirilir.

Abramović bedenini sanatın merkezine yerleştirerek bu görünmeyen kuralları görünür hâle getirir.

Özellikle kadın bedeni açısından bu durum daha da önemlidir. Tarih boyunca kadın bedeni hem estetik hem kültürel hem de toplumsal açıdan çeşitli biçimlerde tanımlanmış ve denetlenmiştir. Abramović ise kendi bedenini pasif biçimde bakılan bir nesne olmaktan çıkarıp eylemin öznesi hâline getirir.

Ulay ile sanat ve hayatın iç içe geçmesi

Abramović’in sanat yaşamının önemli dönemlerinden biri de sanatçı Ulay ile gerçekleştirdiği çalışmalardır. İkilinin yaklaşık on iki yıl süren ortaklığı, beden, güven, bağımlılık, yakınlık, sınır ve ayrılık gibi kavramları sanatın konusu hâline getirdi.

1988’de gerçekleştirdikleri The Lovers / Great Wall Walk bunun en bilinen örneklerinden biridir. Çin Seddi’nin iki ayrı ucundan yürüyerek birbirlerine yaklaşan sanatçılar, yaklaşık 90 günlük yolculuğun ardından ortada buluştu. Ancak bu buluşma aynı zamanda ortaklıklarının sonunu temsil ediyordu.

Burada sanat ile yaşam arasındaki sınır yeniden ortadan kalkıyordu.

İki insan birbirine doğru yürürken aslında birbirlerinden ayrılıyordu.

Bu açıdan performans, yalnızca fiziksel bir yürüyüş değil; ilişkinin, mesafenin ve ayrılığın sembolik bir anlatımı hâline geldi.

“The Artist Is Present”: Modern insanın yalnızlığı

Abramović’in en çok bilinen çalışmalarından biri 2010 yılında New York’taki Museum of Modern Art’ta gerçekleştirdiği The Artist Is Present performansıdır.

Sanatçı, yaklaşık üç ay boyunca müzenin atriumunda sessizce oturdu. Ziyaretçiler sırayla karşısına oturuyor ve onunla konuşmadan göz göze geliyordu.

Dışarıdan bakıldığında son derece basit bir eylemdi:

Bir insan oturuyor, başka bir insan karşısında oturuyor.

Ancak çağdaş toplum açısından düşünüldüğünde performans çok daha güçlü bir anlam taşır.

İletişim teknolojilerinin insanları sürekli birbirine bağladığı bir çağda insanlar aynı zamanda yalnızlaşabiliyor. Mesajlaşmak, görüntülü konuşmak ve sosyal medya üzerinden iletişim kurmak mümkünken, başka bir insanın karşısında hiçbir şey söylemeden yalnızca bulunmak giderek daha farklı bir deneyime dönüşüyor.

Abramović burada teknolojinin sağlayamadığı bir şeyi öne çıkarıyor: bedensel mevcudiyet.

Bakmak, görülmek, sessiz kalmak ve başka bir insanın karşısında gerçekten bulunmak.

Bu nedenle The Artist Is Present, modern insanın yalnızlığı ve temas ihtiyacı açısından da okunabilir.

Denemek ve bilinmeyene gitmek

Abramović’in sanat anlayışında sınırları zorlamak önemli bir yere sahiptir. Kendisine atfedilen ve Walk Through Walls: A Memoir kitabında yer alan “Denemek, hiç gitmediğin bir bölgeye gitmektir” düşüncesi de bu anlayışı özetler.

Fakat bu düşünceyi yalnızca kişisel gelişim cümlesi olarak değerlendirmek eksik kalır.

Çünkü insanın sınırları yalnızca bireysel değildir. Toplum bize neyin normal, neyin anormal; neyin kabul edilebilir, neyin kabul edilemez olduğunu öğretir.

Bu açıdan Abramović’in sanatı şu soruyu da sordurur:

Bizi sınırlayan sınırların hangileri gerçekten bize ait, hangileri toplum tarafından bize öğretilmiştir?

Belki de sanatçının asıl provokasyonu burada başlar.

Abramović neden önemli?

Marina Abramović’i yalnızca “şok edici performanslar yapan sanatçı” olarak değerlendirmek onun sanatının toplumsal boyutunu gözden kaçırmak olur.

Abramović; beden üzerinden gücü ve iktidarı, acı üzerinden dayanıklılığı, sessizlik üzerinden iletişimi, izleyici üzerinden sorumluluğu, ilişkiler üzerinden yakınlık ve ayrılığı, sınırlar üzerinden ise özgürlük ve toplumsal normları sorgular.

Bir başka ifadeyle onun sanatında insan yalnızca sanat eserini izleyen kişi değildir.

İnsan, sanat eserinin kendisine dönüşür.

Bu nedenle Marina Abramović’in performanslarına sosyolojik açıdan baktığımızda karşımıza yalnızca bir sanatçı çıkmaz. Karşımıza insan davranışını gözlemleyen, toplumun görünmeyen sınırlarını açığa çıkaran ve bireyi kendi davranışıyla karşı karşıya bırakan bir sanat pratiği çıkar.

Abramović’in sanatının belki de en güçlü tarafı tam burada yatıyor:

İnsana başkasına bakmayı değil, kendi davranışına bakmayı öğretiyor.

Ve geriye şu soru kalıyor:

Toplumun sınırları ortadan kalktığında, insan gerçekten ne kadar özgürdür?

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Almanya’da tren istasyonunda patlama: 2 yaralı

Sonraki Haber

Sürücüsü fenalaşan otomobil, menfezin girişine düştü: 3 yaralı

Filozof Sosyolog

Filozof Sosyolog

Jale ERDOĞMUŞ, İstanbul'da doğdu. Muğla Üniversitesi İİBF Dış Ticaret ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İİBF İşletme ve yine aynı üniversitede Sosyoloji eğitimleri aldı. 2010 yılında Kanada Toronto LSC'de dil eğitimi, 2018'de Siyaset Akademisi, 2019 Kuantum Düşünce Teknikleri Eğitimi ve 2024'te İstanbul Üniversitesi Uzaktan Eğitim kapsamında Dijital Pazarlama Yönetimi Sertifika Eğitimleri aldı. Çeşitli internet gazetelerinde köşe yazarlığı ve içerik üretici yazarlığı yaptı. Kendine özgü yazılar yazmayı ve şiirler yazıp, yorumlamayı seviyor. Antoloji.com ve Edebiyat Defteri'nde şiirleri mevcuttur. Yayınlanmış çeşitli kitaplarda makaleleri yer almaktadır. “Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Şiiri ve Türk Şairleri” başta olmak üzere; bilim, sanat ve topluma katkı sunan farklı meslek alanlarında başarılı çalışmalar gerçekleştiren isimlerle “Vefa” yazı dizisi kapsamında söyleşiler gerçekleştirmektedir. Eseri: "Filozof Sosyolog Gözüyle Dijital Çağ: Toplumsal Çürümeye Yol açan Tiktok Sorunsalı" ve Filozof Kırmızısı Kitaplarının Yazarı (Yazım aşamasında, süreç devam ediyor)

İlgili Haberler

Okula uyum süreci
Yazarlar

Okula uyum süreci

2 Eylül 2026
Ankara’nın elektrik direkleri ve karga diplomasisi
Yazarlar

Ankara’nın elektrik direkleri ve karga diplomasisi

1 Eylül 2026
Dr. Mehmet Fatih KOŞAN: Şiirin, yolun ve kültürün izinde bir hayat
Yazarlar

Dr. Mehmet Fatih KOŞAN: Şiirin, yolun ve kültürün izinde bir hayat

1 Eylül 2026
Issızlığın ötesinde
Yazarlar

Issızlığın ötesinde

31 Ağustos 2026
Ankara’nın Tapu Dairesi ve dilekçe çilesi
Yazarlar

Ankara’nın Tapu Dairesi ve dilekçe çilesi

31 Ağustos 2026
Bir hayat, bin hikâye: İnsan
Yazarlar

Bir hayat, bin hikâye: İnsan

31 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Sürücüsü fenalaşan otomobil, menfezin girişine düştü: 3 yaralı

Sürücüsü fenalaşan otomobil, menfezin girişine düştü: 3 yaralı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

En Güncel Haberler

2 katlı metruk bina alev alev yandı
Yerel Haberler

2 katlı metruk bina alev alev yandı

2 Eylül 2026
Sürücüsü fenalaşan otomobil, menfezin girişine düştü: 3 yaralı
Yerel Haberler

Sürücüsü fenalaşan otomobil, menfezin girişine düştü: 3 yaralı

2 Eylül 2026
Marina Abramović: Bedenin, sınırların ve insan davranışının sosyolojisi
Yazarlar

Marina Abramović: Bedenin, sınırların ve insan davranışının sosyolojisi

2 Eylül 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

11 yaşındaki çocuğa köpek saldırısında 1,2 milyon TL tazminat kararı

2 Eylül 2026
Yaşam

Sürücüsü fenalaşan otomobil menfezin girişine düştü: 3 yaralı

2 Eylül 2026
Yaşam

Nilüfer yapraklarıyla kaplı Gölbaşı Gölü’ne ilgi

2 Eylül 2026
Yaşam

Hamzabeyli’de TIR’da 121 kilo 900 gram skunk ele geçirildi

2 Eylül 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Bakanlıktan indirimli satış reklamlarına inceleme

Bakanlıktan indirimli satış reklamlarına inceleme

- Haberton
2 Eylül 2026

Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla, indirimli satış reklamlarına yönelik kapsamlı inceleme ve denetimlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü duyurdu. Bakanlıktan yapılan...

Türkiye kültürle dolu bir yazı geride bıraktı: Festivaller Anadolu’ya yayıldı, müzelerde gece ziyaretleri öne çıktı

Bir milletin kaderini değiştiren zafer: 30 Ağustos ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsızlığa uzanan büyük mücadelesi

Elektrik faturasını yükselten cihazlar belli oldu! Evde en çok elektriği hangisi tüketiyor?

Sürekli gaz ve şişkinlik yaşayanlar dikkat! Masum bir nedenden kaynaklanabileceği gibi hastalık belirtisi de olabilir

Güncel Haber

2 katlı metruk bina alev alev yandı

2 katlı metruk bina alev alev yandı

2 Eylül 2026
Sürücüsü fenalaşan otomobil, menfezin girişine düştü: 3 yaralı

Sürücüsü fenalaşan otomobil, menfezin girişine düştü: 3 yaralı

2 Eylül 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton