Bugün bir anne olarak içim rahat değil. Çocuğumuzu sabah evden uğurlarken aklımızda dersleri, arkadaşları, öğretmeni olması gerekirken; “Acaba okulda başına bir şey gelir mi?” korkusunu taşımamalıyız. Ama ne yazık ki bugün birçok anne ve babanın zihninden aynı soru geçiyor: Okullarımız gerçekten yeterince güvenli mi?
Turgutlu’da bir lisenin önünde meydana gelen silahlı saldırı, hepimizin yüreğini bir kez daha yaktı. Olayda öğrencilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi. Bir okul düşünün…İçeride çocuklarımız var. Hayalleri var. Sınavları var. Gelecek planları var. Ve biz onları her sabah “Eğitim almaya” gönderiyoruz. Çocuklarımızın okul kapısından içeri girdiği andan itibaren kendilerini güvende hissetmesi artık bir lüks değil, temel bir ihtiyaçtır. Bu nedenle okullarda güvenlik meselesini yeniden ve ciddi biçimde ele almamız gerekiyor.
Ben bir anne olarak okulların girişlerinde eğitimli ve gerekli durumlarda silahlı güvenlik personeli bulunmasının tartışılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak mesele yalnızca silah taşıyan bir güvenlik görevlisi bulundurmakla da bitmemeli. Okulların giriş-çıkışları kontrol edilmeli, ziyaretçi sistemi güçlendirilmeli, kamera sistemleri etkin kullanılmalı, okul çevresinde güvenlik önlemleri artırılmalı ve öğrenciler arasındaki şiddet belirtileri erken aşamada fark edilebilmelidir. Çünkü güvenlik yalnızca saldırı gerçekleştikten sonra polis göndermek değildir. Asıl güvenlik, saldırı gerçekleşmeden önce gerekli önlemleri almaktır. Bir başka önemli konu da çocukların psikolojik ve sosyal olarak desteklenmesidir. Şiddete eğilim, tehdit, zorbalık, dışlanma veya ciddi çatışmalar göz ardı edilmemelidir. Okul yönetimleri, öğretmenler, rehberlik servisleri ve aileler arasında güçlü bir iletişim kurulmalıdır.
Turgutlu’daki olay bize bir kez daha şunu hatırlattı: Okul kapısı, çocuklarımızın korkularının başladığı yer değil; kendilerini en güvende hissetmeleri gereken yerdir. Biz anne babalar çocuklarımızı okula gönderirken onların başına kötü bir şey gelmeyeceğine inanmak istiyoruz. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimiz. Onları okula gönderirken aklımızda “Bugün ne öğrenecek?” sorusu olmalı. “Acaba bugün eve sağ salim dönecek mi?” sorusu değil.
Yetkililerden beklentimiz çok açık: Okullarımızın güvenliği yeniden değerlendirilsin. Eksikler tespit edilsin. Gerekli güvenlik personeli, teknolojik sistemler ve psikolojik destek mekanizmaları güçlendirilsin. Çünkü bir çocuğun okulda güvende olması, yalnızca o çocuğun ailesinin değil, hepimizin sorumluluğudur. Çocuklarımızı korkuyla değil, güvenle okula göndermek istiyoruz. Bu, bir anne-babanın en doğal hakkıdır













