Günümüzün dijital çağında, cep telefonlarımızla kesintisiz iletişim kurmak, internete her an erişebilmek artık bir lüks değil, ihtiyaç. Bu ihtiyacın görünmeyen kahramanlarıysa baz istasyonları…
Ancak son zamanlarda özellikle yerleşim yerlerinin tam ortasına kurulan baz istasyonları, hem sağlık açısından endişelere yol açıyor hem de hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor.
Mahalle Arasında Bir Anten: Ne Kadar Güvendeyiz?
Baz istasyonlarının yaydığı elektromanyetik dalgalar (EMR), uzun süreli ve yoğun maruz kalmalarda sağlık riskleri doğurabileceği gerekçesiyle Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve birçok bağımsız kuruluş tarafından araştırılıyor. Bazı bilimsel çalışmalar, bu tür dalgaların özellikle çocuklarda, yaşlılarda ve hamilelerde daha hassas etki yaratabileceğini öne sürüyor. Burhaniye Öğretmenler Mahallesi gibi yoğun konut alanlarının ortasına yerleştirilen baz istasyonları, mahalle halkı arasında ciddi bir tedirginlik yaratıyor. Çocuk parklarının, okulların, evlerin birkaç metre ötesine kurulan bu cihazlar hakkında yetkililerin sessizliği ise kamuoyunu daha da kaygılandırıyor.

Peki Yasal Olarak Bu Mümkün mü?
Türkiye’de baz istasyonlarının kurulumu, Elektronik Haberleşme Kanunu, Çevre Kanunu ve İmar Yönetmelikleri çerçevesinde düzenleniyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) da ölçüm ve denetim yetkisine sahip. Ancak uygulamada her zaman mevzuata tam anlamıyla uyulmadığına dair iddialar mevcut. Bazı bölgelerde gerekli halk bilgilendirme süreçlerinin atlandığı, görüş alınmadan baz istasyonlarının yerleştirildiği, hatta imar planlarına aykırı uygulamalar yapıldığı dile getiriliyor. Bu durum, vatandaşların hukuki yollara başvurmasına neden oluyor.
Mahalleli Ne Diyor?
Öğretmenler Mahallesi sakinleri adına konuşan bazı vatandaşlar, “Gece yarısı sessiz sedasız kuruldu, kimseye bilgi verilmedi. Sabah uyandığımızda karşı binanın çatısında dev bir anten vardı,” diyerek tepkilerini dile getiriyor. Mahallede imza kampanyaları başlatılmış durumda. Bazı vatandaşlar ise bu süreci valilik, belediye ve bakanlık düzeyine taşımış durumda.

Sağlık Hakkı, Öncelikli Haktır
Her ne kadar iletişim altyapısı yaşamsal bir önem taşısa da, insan sağlığı her şeyin önünde gelir. Yerleşim yerlerine bu kadar yakın baz istasyonlarının daha sıkı denetimden geçirilmesi, halkın bilgilendirilmesi ve alternatif yerleşim alanlarının değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.
Sonuç: Sessiz Kalmayın!
Eğer siz de mahallenizde benzer bir durumla karşı karşıyaysanız, susmayın. Dilekçeler yazın, kamu kurumlarına başvurun, bilimsel ve hukuki dayanaklarla hakkınızı arayın. Unutmayın; yaşanabilir, sağlıklı bir çevre herkesin hakkıdır.













