27 Haziran 2026, Cumartesi
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Kutsal çöküş

Kutsal çöküş

Peyami Altunsuyu - Peyami Altunsuyu
22 Şubat 2026
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Kutsal çöküş
Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

Işık, içinde debelendiğimiz bu çağın en büyük ve en sinsi zorbasıdır. Bize her daim aydınlıkta kalmayı, her açımızı o çiğ ve sentetik spot ışıklarına sergilemeyi dikte eden; gölgelerimizi birer suç mahalli gibi mühürleyen fütursuz bir zorba…

Modernite, o kokuşmuş dişlilerini yağlamak için bizden kesintisiz bir “saadet” performansı talep ediyor. Plazaların steril koridorlarında, sosyal medyanın o devasa ve şuursuz panayırında, herkes yüzüne o plastik gülümsemeyi yapıştırmakla mükellef. Oysa insan fıtratı sadece aydınlıktan ibaret değildir; bizler asıl hakikatimizi, yüzleşmekten köşe bucak kaçtığımız o tekinsiz karanlıkta, kendi “gölgemizde” saklarız.

Sosyolojik açıdan baktığımızda, bu dayatılmış “mutluluk endüstrisi”nin tesadüf olmadığını görürüz. Çünkü mutsuzluk, hüzün ve içe dönüş, sistemin en büyük düşmanıdır. Üretmeyen, tüketmeyen, sadece durup sorgulayan bir zihin, bu çarkın işleyişine sokulmuş en tehlikeli çomaktır. Bu yüzden çağımız, hüznü bir bilgelik durağı olmaktan çıkarıp, acilen tedavi edilmesi gereken bir “arıza”, tıbbi bir hezeyan olarak etiketlemiştir. Biraz yavaşladığınızda, kendi içinizdeki o dipsiz uçuruma doğru bir adım attığınızda, psikiyatri endüstrisi elinde reçetelerle başucunuzda beliriverir. Amaç sizi iyileştirmek değil, sizi o vicdandan azade üretim bandına, o uyuşmuş itaatkârlığa hızla geri döndürmektir.

Psikolojik katmana, o yaralı hafızalarımızın derinliklerine indiğimizde ise karşımıza Carl Jung’un o eşsiz “Gölge” arketipi çıkar. Gölge; toplumun kabul etmediği, bizim kendimize bile itiraf edemediğimiz, ahlakın ve kuralların cenderesinde ezdiğimiz o vahşi, o karanlık ve dürüst yanımızdır. Biz ondan kaçtıkça, onu bilincin mahzenlerine kilitledikçe o yok olmaz; aksine, irin bağlar, büyür ve en beklemediğimiz anda bir cinnet, bir panik ya da derin bir çöküş olarak gırtlağımıza sarılır.

İşte adına “depresyon” denilen, fellik fellik kaçtığımız o karanlık kuyu, aslında ruhun o sahte vitrinlere “Artık bu yalanı oynamak istemiyorum!” diye haykırma şeklidir. Depresyon bir zayıflık, bir mağlubiyet değildir; aksine, insanın kendi içindeki o paslı tortuyla, o bastırılmış canavarla aynı masaya oturma mecburiyetidir. Kuyuya düşmek, düşüşlerin en görkemlisidir. Çünkü o kuyunun dibindeki zifiri karanlık, dışarıdaki o sağır edici gürültüyü kesen tek yalıtım malzemesidir. Kendi sesini, kendi “ben”ini duyabilmen için dünyanın sesinin kısılması gerekir ve o kuyu, yeryüzündeki yegâne sessizlik makamıdır.

Tarihsel sürece baktığımızda, kadim toplumların bu “karanlığa iniş” ritüelini kutsal bir aydınlanma eşiği olarak gördüklerini fark ederiz. Şamanlar, bilgeliğe ulaşmak için yeraltının tekinsiz ruhlarıyla boğuşmak zorundaydı; antik Yunan’da melankoli, dehaların ve düşünürlerin kaçınılmaz yoldaşıydı. Kahraman, önce karanlık ormana girmeli, kendi içindeki ejderhayla yüzleşmeli, sembolik olarak “ölmeli” ve sonra yeniden doğmalıydı. Biz modern zamanların korkak fanileri ise, o ormanın kıyısına gelip geri kaçıyor, ejderhayı uyuşturucu haplarla uyutmaya çalışıyoruz. Ejderhasıyla yüzleşmeyen bir ruhun, gerçek bir güce ve dirayete ulaşması mümkün müdür?

Korkularımızı, zaaflarımızı ve içimizdeki o en çirkin potansiyeli kabul etmek, sanıldığının aksine bizi yıkmaz; o güne dek omuzlarımızda taşıdığımız “mükemmel insan” olma yükünden kurtarır. İnsan, parçalandığını ve zayıf olduğunu kabul ettiği o ilk anda, aslında en kırılmaz zırhını kuşanmış olur. Kendi karanlığından korkmayan, kendi kuyusunun dibindeki o balçığa bulanmaktan iğrenmeyen birini, dışarıdaki hiçbir fırtına, hiçbir kokuşmuş düzen tehdit edemez. Çünkü o, en büyük felaketi zaten kendi içinde yaşamış ve sağ çıkmıştır.

Peki o kuyudan nasıl çıkılır? O duvarlar nasıl aşılır?

Kuyudan, yukarıdan atılacak sihirli bir ipi bekleyerek çıkılmaz. İnsan, kendi düştüğü kuyudan, kendi elleriyle kanatarak kazıdığı tırnak izlerine basarak çıkar. Yukarıya doğru tırmanırken kullandığınız halat, bizzat yüzleştiğiniz korkularınızın, kabul ettiğiniz zayıflıklarınızın ta kendisidir. Aydınlığa çıkmak, karanlığı yok saymakla değil; karanlığın içinde yaşamayı öğrenip, onunla bir ateşkes imzalamakla mümkündür.

Velhasıl, o sahte ve sentetik ışıklarınızı alın ve o plastik dünyanıza geri dönün. Bizler; kendi uçurumlarının kenarında yürümeyi öğrenmiş, düştüğü kuyunun dibindeki o kutsal “tortu”yu avuçlamış ve kendi karanlığıyla el sıkışmış olanlarız. Bırakın gölgelerimiz uzasın, bırakın o cinnet hali ara sıra ruhumuzu yoklasın. Zira biliyoruz ki; kendi karanlığında boğulmayı göze alamayanlar, sığ sularda çırpınmaya mahkûm olan zavallılardır. Gerçek güç, her şey yolundayken güneşte parlamak değil; matrisin fişini çektiklerinde, her yer zifiri karanlık olduğunda yönünü bulabilmektir. Işıklarınızı kapattıklarında kör olmamak için, kendi karanlığınızın coğrafyasını ezbere bilmek zorundasınız. Asıl hürriyet, en derin kuyunun dibinden gökyüzüne bakıp, o daracık çerçeveden süzülen tek bir yıldıza gülümseyebilmektir.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Baharın müjdecisi olan leylekleri ilk görenler bir çuval un kazandı

Sonraki Haber

İlahi tartışmasına net yanıt: Bu bir dayatma değil, nesillere aktarılan kültürdür

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu

Peyami Altunsuyu,siyasetten sanata, spordan toplumsal meselelerin en kuytu köşelerine kadar her konuda kalem oynatan gazeteci yazar.

İlgili Haberler

Türkistan, Balkanlar ve Afrika üçgeninde Türkiye
Yazarlar

Türkistan, Balkanlar ve Afrika üçgeninde Türkiye

27 Haziran 2026
Çiçek görürsen kokla
Yazarlar

Çiçek görürsen kokla

27 Haziran 2026
Binlerce küçük işaret
Yazarlar

Binlerce küçük işaret

27 Haziran 2026
Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor
Yazarlar

Sosyal medyayı fazla kullanmak algılarımızı değiştiriyor

26 Haziran 2026
İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu
Yazarlar

İçe dönüş; Kalbin kendi evine yolculuğu

25 Haziran 2026
Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar
Yazarlar

Türk Edebiyatında bilinen ilk Türk yazar

25 Haziran 2026
Sonraki Haber
İlahi tartışmasına net yanıt: Bu bir dayatma değil, nesillere aktarılan kültürdür

İlahi tartışmasına net yanıt: Bu bir dayatma değil, nesillere aktarılan kültürdür

En Güncel Haberler

Denizden büyü malzemeleri çıkardı, tehdit edildi
Gündem

Denizden büyü malzemeleri çıkardı, tehdit edildi

27 Haziran 2026
Tekirdağ'da otomobil ile motosiklet çarpıştı; 1 ölü, 2 yaralı
Yerel Haberler

Tekirdağ’da otomobil ile motosiklet çarpıştı; 1 ölü, 2 yaralı

27 Haziran 2026
İHA'ları yapay zeka takip edecek
Politika

İHA’ları yapay zeka takip edecek

27 Haziran 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Şanlıurfa’dan 600 kilometre yol gelen tarım işçilerinin zorlu mesaisi

27 Haziran 2026
Yaşam

Denizden su alan uçağın olumsuz hava şartları nedeniyle kalkış yapamadığı anlar kamerada

27 Haziran 2026
Yaşam

Mutfak penceresinin daimi misafiri, ‘Züccaciyeci Jonathan’

27 Haziran 2026
Yaşam

Gözleme pişirip satarak 5 çocuğunu büyüttü

27 Haziran 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Esenyurt’ta halaydaki kadınların kavgasına erkekler dahil oldu; ortalık savaş alanına döndü

Esenyurt’ta halaydaki kadınların kavgasına erkekler dahil oldu; ortalık savaş alanına döndü

- Haberton
27 Haziran 2026

Esenyurt Meydanı’nda halay çekerek eğlenen gruptaki kadınlar arasında başlayan kavgaya erkekler de dahil oldu. Gruptakiler tekme ve yumruklarla birbirine saldırdı....

Sosyal medyada fake yatırım tuzakları büyüyor

Sahte IBAN dolandırıcılığına dikkat: Uzmanlardan kritik uyarı

Borç kapatmanın en etkili yöntemleri

Sürekli yorgunluk erkeklerde hangi hastalıkları gösterebilir?

Güncel Haber

Denizden büyü malzemeleri çıkardı, tehdit edildi

Denizden büyü malzemeleri çıkardı, tehdit edildi

27 Haziran 2026
Tekirdağ'da otomobil ile motosiklet çarpıştı; 1 ölü, 2 yaralı

Tekirdağ’da otomobil ile motosiklet çarpıştı; 1 ölü, 2 yaralı

27 Haziran 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton