26 Nisan 2026, Pazar
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - Karşılık ne olmalı?

Karşılık ne olmalı?

Kutay Mutdoğan - Kutay Mutdoğan
20 Eylül 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:4 dakikalık okuma
A A
0
Karşılık ne olmalı?

Karşılık ne olmalı?

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

‘Duygusal Takas’ ya da diğer adıyla ‘Karşılıkta Bulunma’ diye adlandırabileceğim süreçten ve bu sürecin iş hayatıyla ilgili yansımalarından bahsetmek istiyorum sizlere.

Sevgili dostlar,

Bugün sizlere özellikle sosyal hayatımızda geçerli olan ve aynı zamanda iş hayatımızda da çok etkili olan ancak yazılı olmayan bir sosyal davranıştan bahsediyor olacağım. Toplum içinde çokça kullandığımız ‘Almadan vermek Allah’a mahsus’ sözüyle de özetleyebileceğimiz ve kendi tabirimle ‘Duygusal Takas’ ya da diğer adıyla ‘Karşılıkta Bulunma’ diye adlandırabileceğim süreçten ve bu sürecin iş hayatıyla ilgili yansımalarından bahsetmek istiyorum sizlere.

Bundan yıllar önce bir Üniversite Profesörü yapmış olduğu bir sosyal deneyde yılbaşında tanımadığı birçok kişiye yeni yıl kartları göndermiştir. Bunun karşılığında adını bile duymadığı birçok kişiden geri kartlar almıştır (Kunz ve Wollcott, 1976). Bu çalışma, etkinin en güçlü silahlarından biri olan ‘Karşılıkta bulunma’ kuralını bizlere tüm açıklığıyla göstermiştir. Kurala göre; bize yapılan iyiliklerin, verilen hediyelerin, davetiyelerin ve buna benzer şeylerin geri ödemesini yapmak zorundayızdır. Gouldner (1960) ve diğer sosyologların yaptığı geniş çaplı araştırmalar bütün toplumların bu kurala uyduğunu göstermiştir. Bu bulguyu destekler nitelikte ünlü arkeolog Richard Leakey, bizi insan yapan özellikleri karşılık sistemine bağlamaktadır.

Atalarımızın yiyecek ve becerileri ‘onurlu mecburiyet ağı’ içinde paylaşmayı öğrendikleri için insan olabildiğimizi öne sürmüştür (Leakey ve Levin, 1978). Bu mecburiyet hissi sayesinde insanoğlu gelişim sürecinde nasıl olsa karşılığını alacağım güveniyle diğerleriyle yemek, enerji, ilgi vb. kavramları ve maddeleri paylaşmayı öğrenebilmiştir. Toplumsal hafızamız ve yaradılışımız gereği bu kurala uymayan insanların yine yazılı olmayan bir şekilde uğrayacağı cezaları az çok biliriz. Çünkü bir şeyler alıp karşılığını vermek için çaba göstermeyen insanlar asla sevilmezler ve toplum tarafından kötü bir biçimde yaftalanırlar.

Bu noktada; bu kuralı iyi niyetle ve/veya istemsizce yapanlar değil de, aksine bilinçli bir şekilde bu kuralı kendi çıkarları için kullanan insan veya firmalara dikkat çekmek isterim. Bir örnek vermek gerekirse; sevmediğimiz kişiler, davetsiz satış temsilcileri, sevimsiz tanıdıklarımız taleplerini söylemeden önce bizlere küçük bir iyilik yaparak isteklerini kabul ettirme şansını oldukça arttırabilmektedirler.

Karşılık ne olmalı?
Karşılık ne olmalı?

Benzer bir şekilde bazı işletmeciler, normalde müşterilerinin reddedecekleri bir hizmet veya ürünü satın alma eğilimlerinin onlara verecekleri bir hediyenin ardından artacağını gayet iyi bilmekte ve bu durumu kullanabilmektedirler (Gruner, 1996). Kuralın bilinçli bir şekilde art niyetli kullanımına diğer bir örnek ise Stelfox, Chua, O’Rourke ve Detsky’in 1998’de yapmış oldukları çalışmada ortaya konmuştur.

Çalışmada; kalp hastalıkları için kullanılan bir ilaç olan kalsiyum içeren ilaçlar üretilirken ve piyasaya sürülürken, ilgili ilacı destekleyen sonuçlar bulan ve yayınlayan bilim insanlarının yüzde 100’ünün ilaç firmalarından bedava geziler, araştırma fonları veya iş teklifleri gibi ön destekler aldıkları ortaya konmuştur. Burada alenen bir talepte bulunulmamasına rağmen bilim insanları aldıkları desteklerden ötürü karşılık kuralına uygun olarak ilaç firmalarını desteklemişlerdir. Bu kuralı kötü niyetle kullanmak isteyenler sadece firmalar değildir, aynı zamanda bazı kişilerde bu kuralı kişisel çıkarları için kötü niyetle kullanabilmektedirler.

Fransız antropolog Marcel Mauss (1954), hediye verme sürecini çevreleyen sosyal baskıyı tanımlarken, vermek için, almak için, ve geri ödemek için bir mecburiyet vardır, tanımlamasını yapmıştır. İşte bu nedenledir ki; birçok çok uluslu firma, çalışanlarına alabilecekleri hediyeler ile ilgili çok sınırlı rakamlar belirlemiş ve bu rakamların üzerinde tutarı olan hediyeler alan çalışanlarını koşulsuz olarak işten çıkarabilmektedirler.

Yine benzer bir şekilde bazı art niyetli çalışanlar müdürlerine veya üst düzey firma yöneticilerine; ya da bazı tedarikçiler müşterilerindeki ilgili satın alım yetkililerine karşı bu kuralı işletebilmektedirler ve çıkarlarına uygun sonuçlar elde edebilmektedirler. Çoğumuz çocukluktan itibaren mecburiyet hissi altında duygusal olarak ezilmek üzere eğitildik. Bu nedenle, borcun psikolojik yükünden kurtulmak için aldığımız iyilikten daha büyüğünü yapmaya razı gelebiliyoruz. Bu sayede maddi maliyetten bile daha büyük yük getiren psikolojik maliyetten kurtulabildiğimizi düşünmekteyiz (Cialdini, 2001; De Paulo, Nadler ve Fisher, 1983; Greenberg ve Shapiro, 1971; Riley ve Eckenrode, 1986).

Bu noktada kendimize yöneltmemiz gereken sorular şu şekilde olabilir; Kararlarımızı verirken bize verilmiş olan mal veya hizmetlerin etkisi var mıdır? Varsa ne kadardır? Adalet duygumuzu her koşulda doğru kullanabiliyor muyuz? Duygularımız, mantığımızın önüne geçiyor mu? Bunları engelleyebilmek adına gerek kişisel gerekse firmalar olarak önlemlerimiz var mı? Yoksa yapılandırılmış karar verme süreçlerine sahip miyiz? Beraber iş yaptığımız kişileri bu anlamda gözlemliyor muyuz? Kötü niyet hissedersek gerekli uyarıları yapıyor muyuz? Yoksa sessiz kalmayı mı tercih ediyoruz? Buna benzer soruları arttırmak ve gerek kendimiz gerekse firmamız için farkındalığımızı arttırmamızın çok önemli olduğunu düşünmekteyim. Siz ne dersiniz?

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Avatar Gökhan Dünya Şampiyonası’na hazırlanıyor

Sonraki Haber

FETÖ soruşturması: 6 emniyet mensubuna gözaltı

Kutay Mutdoğan

Kutay Mutdoğan

1979 doğumlu Kutay Mutdoğan, Mühendislik derecesinin ardından İşletme Y. Lisans ve Doktora derecelerini almıştır. Özel sektörde farklı sektörlerde yer alan çok uluslu firmalarda üst düzey pozisyonlarda görev yapmıştır. Bunun yanı sıra birçok ulusal ve uluslararası organizasyonda danışmanlık yapmaktadır. Akademik olarak da, farklı üniversitelerde dersler vermiş olup yine birçok ulusal ve uluslararası bilimsel yayına sahiptir.

İlgili Haberler

Yazarlar

Sahi mutluluk nedir?

25 Nisan 2026
Ah nerede o eski bayramlar...!
Yazarlar

Ah nerede o eski bayramlar…!

23 Nisan 2026
23 Nisanlar silinmez!
Yazarlar

23 Nisanlar silinmez!

23 Nisan 2026
23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras
Yazarlar

23 Nisan: Geleceğin sahiplerine bırakılan en büyük miras

23 Nisan 2026
Okulda niteliğin azalma nedenleri
Yazarlar

Okulda niteliğin azalma nedenleri

23 Nisan 2026
Son damladan öncesi
Yazarlar

Son damladan öncesi

23 Nisan 2026
Sonraki Haber
FETÖ soruşturması: 6 emniyet mensubuna gözaltı

FETÖ soruşturması: 6 emniyet mensubuna gözaltı

En Güncel Haberler

İran: ABD'nin diplomasi konusunda ciddi olup olmadığını henüz görmedik
Dış Haberler

İran: ABD’nin diplomasi konusunda ciddi olup olmadığını henüz görmedik

26 Nisan 2026
Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem
Yerel Haberler

Bingöl’de 4.4 büyüklüğünde deprem

26 Nisan 2026
Kolombiya'da bombalı saldırı: 14 ölü, 38 yaralı
Dış Haberler

Kolombiya’da bombalı saldırı: 14 ölü, 38 yaralı

26 Nisan 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Emine Erdoğan, Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nin açılışına katıldı

25 Nisan 2026
Yaşam

Ankara’da hayvanseverlerden yürüyüş

25 Nisan 2026
Yaşam

Deniz kaplumbağası ölüsü sahile vurdu

25 Nisan 2026
Yaşam

Tarihi kervansarayda Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı açıldı

25 Nisan 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Avcılar'da düşerek bariyerlere çarpan motosikletin sürücüsü hayatını kaybetti

Avcılar’da düşerek bariyerlere çarpan motosikletin sürücüsü hayatını kaybetti

- Haberton
26 Nisan 2026

Avcılar'da, iddiaya göre dengesini kaybederek motosikletten düşen ve ardından bariyerlere çarpan sürücü Sezer Can Avşaroğlu hayatını kaybetti. Kaza, akşam saatlerinde...

Kalori açığı nasıl oluşturulur?

Komşu gürültüsünde haklar neler?

İşten çıkarılınca tazminat nasıl alınır?

Duygusal manipülasyon nasıl anlaşılır?

Güncel Haber

İran: ABD'nin diplomasi konusunda ciddi olup olmadığını henüz görmedik

İran: ABD’nin diplomasi konusunda ciddi olup olmadığını henüz görmedik

26 Nisan 2026
Bingöl'de 4.4 büyüklüğünde deprem

Bingöl’de 4.4 büyüklüğünde deprem

26 Nisan 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton