27 Ağustos 2026, Perşembe
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - İyileşmek üzerine

İyileşmek üzerine

Gülçin Harmankaya - Gülçin Harmankaya
16 Kasım 2024
- Yazarlar
Okuma Süresi:3 dakikalık okuma
A A
0
İyileşmek üzerine

İyileşmek üzerine

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İyileşmek nedir? İyileşmek denince aklımıza ne gelir? Neyi iyileşmek olarak tanımlayabiliriz? Neyin iyisi veya kime göre iyi? İyileşmek bir hal midir? Kalıcı bir değişiklik mi? İyilikte olmanın geçerliliği nedir?

Ruh sağlığı alanında sıkça duyduğumuz bir tabirdir; ‘İyileşmek’. Birey muhakkak iyileşmeli. Alâ. Fakat iyileşmeden ne bekleriz? Bizi sürecin sonunda hangi iyilik beklemektedir? İyinin sonu nedir ve garantörlüğü neye göre temin edilmiştir?

Öncelikle şunu belirtmek gerekir; sözlükte ortak bir kesin tanımı olsa da hiçbirimizin iyi tanımı birbirimizinkine benzemez. Her bir bireyin kendine özgü hayat öyküsü, yaşayışı, bakış açısı vardır. Daha geniş şekliyle aslında şöyle diyebiliriz; İyilik, şahsa göre şekillenen o esnada olmadığımız hallerdir. İyileşmeyi o anki ruh halimiz dışında bir durumla açıklamaya çalışır; iyileşme halini, ulaşılacak bir ruh destinasyonu olarak umut ederiz. Bu da bizi ‘iyileşmeden’ uzak tutan esas dilemmadır. Neden kendimizi iyileşmek zorunda görürüz?

Tasavvuftan örnek verecek olursak; tasavvufta teslimiyet inancı vardır. Teslimiyet inancı, bir yandan da insanın mertebelerinden erdemin kendisidir. Bu ulvi inanç aslında bize şunu anlatır: Olacak olan olur. Elimizde müdahale yetkisi olsun olmasın, olanlarla, olmuşlarla veya olacak olanlarla bir inkar halinde olmak ve üzerine iyileşmeyi beklemek çok da ütopik olmaz mıydı?

Issız bir kıyıda vapur bekliyorsunuz. Belirsiz, kesinsiz. Gelebilir, gelmeyebilir, teğet de geçebilir. O kıyıda durup beklemeye devam eder miydiniz? Ne kadar isyan edersek edelim, ne kadar çırpınırsak çırpınalım elimizde değildir gemi. Gemiyi bekleyerek ömründen, sabrından tüketmek de akıl karı değildir değil mi? Adapte olmak gerekir mevcut düzene, geminin gelişine güvenmek yerine an’a teslim olmak…

İyileşmeyi ‘beklemeyi’ de vapuru beklemeye benzetebiliriz. Her beklenti gibi bu beklenti de hüsrana çok yakın bir olasılıkta olabilir. İlla ki o iyileşme anını hasretle beklemek, sihirli bir değnek gibi hayatımıza dokununca o vakit her şeyin düzeleceğine körü körüne veya boşu boşuna inanmak yerine neler yapabiliriz? Sürecimizi sevebiliriz, adımlarımızı, iniş ve çıkışlarımızı… Yolu sevebiliriz, varacağımız yeri bilemediğimize göre. Hiç kimse size sonucu garanti edemeyecektir, fakat tümseklerden çukurlardan korkmadan geçe geçe varacağınızı, nerede atlayıp nerede sıçrayacağınızı keşfetmek yolunuzu kolaylaştıracaktır. Bazen çıkmadan önce batabileceğimizi de bilmeliyiz. Üzerine yük diye giydiği beklentilerden kurtulunca insan, kamburunu da askıya asarmış.

Hayatın renkleri dediğimizde gözümüzün önüne kocaman bir renk kartelası gelir, işte ruhsal süreçler de yaşamın ta kendisi olup o kartela gibidir, her rengi barındırır, üzüntüden kaçmaya çalışmak, kızmayı kötü görmek, umutsuzluğu bitiklik saymak, her dakika mutlu ve iyileşmiş olarak kalmayı düşünmek insanın yaradılış doğasıyla mücadele etmesi demektir, bu mücadelenin kazananı olmaz. Renkleri yok sayamayız, her birini içtenlikle kabul edip, her birini doğru bir şekilde kullandığımızda resmimiz tamamlanır, işte iyileşmek teklikle değil tüm renklerde hemhal ile olur.

Sözün özü; varışlar değil yoldur bizi biz yapan, yolun açık olsun sevgili okuyucu.

PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Türkiye’de yolsuzluk ve gelir eşitsizliği arasındaki ilişki

Sonraki Haber

Yetenekli yazar Ömer Kırlı’dan yeni bir eser

Gülçin Harmankaya

Gülçin Harmankaya

Gülçin Harmankaya, Ankara, Aile Danışmanı/Bireysel ve Çift Terapisti. Eğitim bilimleri, psikoloji ve sosyoloji dallarında eğitimlerini tamamladı.

İlgili Haberler

Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM
Yazarlar

Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM

27 Ağustos 2026
Kimsesiz çocukların çığlığı
Yazarlar

Kimsesiz çocukların çığlığı

26 Ağustos 2026
Argiros rüzgarı bu kez Ankara'da esecek
Yazarlar

Argiros rüzgarı bu kez Ankara’da esecek

26 Ağustos 2026
Vefasızlığın ortasında insan kalabilmek
Yazarlar

Vefasızlığın ortasında insan kalabilmek

26 Ağustos 2026
Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış
Yazarlar

Terörsüz Türkiye sürecine sosyolojik bakış

26 Ağustos 2026 - Güncellenme Tarihi 27 Ağustos 2026
Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası
Yazarlar

Bir çiçekten fazlası: Gülün hafızası

25 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Yetenekli yazar Ömer Kırlı’dan yeni bir eser

Yetenekli yazar Ömer Kırlı’dan yeni bir eser

En Güncel Haberler

Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM
Yazarlar

Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM

27 Ağustos 2026
MSB'den Büyük Taarruz'un 2'nci günü paylaşımı
Yerel Haberler

MSB’den Büyük Taarruz’un 2’nci günü paylaşımı

27 Ağustos 2026
Sultangazi'de cip park halindeki hafriyat kamyonuna çarptı: 3'ü çocuk 6 yaralı
Yerel Haberler

Sultangazi’de cip park halindeki hafriyat kamyonuna çarptı: 3’ü çocuk 6 yaralı

27 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

Muhtar, hayırseverlerle ihtiyaç sahibi çocuklar arasında köprü oldu

27 Ağustos 2026
Yaşam

Burdur’da yeni akademik yıl tedbirleri görüşüldü

27 Ağustos 2026
Yaşam

6 bin 600 nüfuslu Amasra’ya 8 ayda 1 milyon turist geldi

27 Ağustos 2026
Yaşam

Akdeniz’de büyük temizlik! Denizden tonlarca çöp ve 8 bin 200 metre hayalet ağ çıkarıldı

27 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

49 yılda biriktirdiği 4 bin parça koleksiyonunu, 15 metrekare dükkanda sergiliyor

49 yılda biriktirdiği 4 bin parça koleksiyonunu, 15 metrekare dükkanda sergiliyor

- Haberton
27 Ağustos 2026

Edirne’de otel müdürü Cengiz Bulut (61), 49 yıldan bu yana biriktirdiği yaklaşık 4 bin parçadan oluşan antika ve eski eşya...

Özgürlükten rutine sert iniş: Tatil dönüşü sendromu ve işe uyumun psikolojik haritası

Facebook hesabınıza başkası girmiş olabilir! Hesabınıza giriş yapan cihazları böyle kontrol edebilirsiniz

ATM kartınızı yutarsa ne yapmalısınız? Kartı geri almak için yapılan bu hata risk oluşturabilir

Şifreniz çalınmış olabilir! Hesaplarınız ele geçirilmeden önce bu işaretlere dikkat

Güncel Haber

Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM

Bilime adanmış bir ömür: Prof. Dr. Erol KAM

27 Ağustos 2026
Muhtar, hayırseverlerle ihtiyaç sahibi çocuklar arasında köprü oldu

Muhtar, hayırseverlerle ihtiyaç sahibi çocuklar arasında köprü oldu

27 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton