25 Ağustos 2026, Salı
  • Giriş
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Yazı Gönder
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
Haberton
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster

Ana Sayfa - Yazarlar - İnsanlığın savaşı “Kadına Şiddet”

İnsanlığın savaşı “Kadına Şiddet”

Talat Yalçın - Talat Yalçın
25 Kasım 2021
- Yazarlar
Okuma Süresi:6 dakikalık okuma
A A
0
İnsanlığın savaşı "Kadına Şiddet"

İnsanlığın savaşı "Kadına Şiddet"

Facebook'da PaylaşX'de PaylaşLinkedin'de PaylaşWhatsapp'da Paylaş

İnsanlığın savaşı “Kadına Şiddet”… Artan şer, gölgeler içinden kollarını uzatıp sisli aynalarda bulanıklaşan güzel duyguları yok etmeye başladığı o karanlık devirlerden biri yaşanmaktaydı.

Yoğun saldırılar şiddetini artırdıkça insanlığın savunma duvarları zayıflıyordu. Olanca gücüyle süren savaş kıl kadar ince bir denge üzerindeydi. Henüz hangi tarafın kazanacağı kestirilemiyordu. Bir hata, olmaması gereken bir hata her şeyi değiştirebilirdi.

Sarsıntılar oluyordu ara sıra, titreyen dağlar inliyor, ovalar çöküyor ve nehirlerden kızgın alev lavları akıyordu. Kimse neden diye soramıyordu; çünkü herkes sebebini biliyordu. Kibri; ahlakını, aidiyetini ve varlık amacını geçmiş zalim şerrin esiri olanlar kim olduğunu unutmuştu.

Karanlık, sarmaşık gibi uzattı kollarını insanlığa. Yüreklerde olan ne varsa alıp götürdü ve insan buna ses çıkarmadı. Şimdi dünya olanlarla inliyorken insan hâlâ kendini büyük görüyordu. Oysa bir karıncadan daha küçük, Yaratıcıya isyan eden şeytan kadar alçalmış olduğunu göremeyecek derecede kibrin esiriydi.

Ve bir sarsıntı daha yaşandı, yeri inletip yürekleri titreten sarsıntı herkesi etkiledi. Kimileri ayakta durmakta zorlandı. Dağlar eridikçe, kızgın nehirler her yanı yakıp küle döndürdükçe, ormanlar ağlayıp ah vah ettikçe, ovalar yarılıp yıkıldıkça karanlık yükseliyor ve her an daha fazla insanı esir ediyordu.

Soru sorulup verilecek cevap kalmayıncaya kadar devam mı edecekti, kimse bilmiyor. Oysa birileri bilmeli. Zarif, narin ve insanın yarısı, erkeğin de yarısı yani insanlığın dörtte üçü olan kadın adım attıkça. Bir nefes daha aldıkça dünyanın var olmaya devam edeceğini bilmeli… Karanlığın şerli esaretiyle aklında beliren o zalim düşlerle sarılı puslanmış fikirleri bitirmeli insan.

Kim, ne, nasıl, neden demeden olmalı… Dağlar eriyip kül olmadan, dünya inleyip içten içe çökmeden dur demeli. Zalim şerrin karanlık düşlerinden kurtulmalı, bulanık akıllara gerçeği anlatmalı!

Kadın bir adım daha attı. Günahın pençesinde, şerrin esaretindeki bir gölge koştu ardınca. “Karanlığın içinden çıkıp geldiler, kan içinde yürüyüp kimseye acımadılar.” Sis aynasında beliren anıların kimi çok eski kimi dün gibiydi. Ve her şeyden habersiz kadın bir adım daha attı.

Yüce Allah, ona anne sıfatı vermiş ve cenneti ayaklarına sermişti. O, özel ve güzel kılınmıştı. İnsanlığın duvarlarını güçlendiren tüm sır onda toplanmıştı. Kadın bir adım daha attı. Umudu, beklentisi ve kavuşma özlemi vardı. Bir aile, çocuk, mutluluk için yürüyordu. Küçük mutlulukların insanlığı kurtarabileceğini bilmeden adım adım hayallerine yürüyordu.

Şerrin esareti yüreğinde iyiye dair tek nokta bırakmamış insan, artık insanlıktan çıkmıştı. Neyi, niçin yaptığını bilmeyecek kadar nefret yüklüydü. Kararmış yüreğinde hiçbir şeye yer yok gibiydi. Niçin oradaydı, neden o demedi ve aklına düşen karanlığa yelken açtı.

Yüreğinde sevginin fısıltısını taşıyan kadın bir adım daha attı. Sokaklar onu bekleyenine götürüyor, kaldırım taşları şarkılar söylüyordu… Lakin o da ne? Lanet şerrin kokusu gelmeye başladı. Burun direklerini sızlatan koku kaldırım taşlarının yüzünü ekşitti. Sokak sustu ve şerrin yaydığı karanlık, sisli gece gibi gelip onu buldu.

Kadın bir adım daha attı. “Onlar size emanettir!” sesi yükseldi ve bir sarsıntı daha oldu. Dağların gözyaşları kızgın lav aleviyle akan nehirlere ulaştı. Alevler dinmedi çünkü deli fırtına kopmuştu bir kere. Durdurulamaz sel misali sokağa aktı. Karanlık elini kaldırdı ve gölgenin gözleri kibirli bir gülümsemeyle parladı.

Kadın bir adım daha attı. Filizden tomurcuğa, tomurcuktan Başak’a dönen yaşamı yeni ve taze hayaller kuruyordu. Bir adım daha, bir adım daha…

İnsanlığın savaşı "Kadına Şiddet"
İnsanlığın savaşı “Kadına Şiddet”

Karanlığın yüreği derinlerden haykırınca gölge kıpırdandı. Titrek ışıkların altında emir alanlardan Kabil, taşı alıp yumruğunu kaldırdı. Taş, Habil’in kafasını yarıp kanlar etrafa yayılırken gölge yine elini kaldırdı.

Bir sarsıntı daha oldu. Parlak ve soğuk demir sarsıntıyı duymazlıktan geldi, sanki sonsuza dek kaçabilecekmiş gibi. Nasıl kaçabilirdi ki, İlahi adaletten kaçış var mıdır? Ama o bunu bilmeyecek kadar kördü. Sokak yumdu gözlerini, kaldırım taşları feryat etti. Işıklar utandı fakat o durmadı. Bir çığlık yankılandı arşta, bir haykırış yükseldi göklere. İnsanlık, can çekişmeye başladı. Ölümün soğuk nefesi titredi. Zalim şerrin esiri durmak bilmedi. Kirli zihninde birikmiş irin ve kusmuk gittikçe arttı.

Bu hangi devirdi, cahiliye dönemi geçip gideli bin dört yüz yıl, dehşetengiz Kudüs katliamı yaşanalı dokuz yüz yıl olmuştu. Bu neyin intikamı, bu hangi davanın eri, bu kimin kölesi… Kim bunca sebepsiz bir anda böyle bir vahşete kol gerebilir?

Kadın bir adım daha attı. Ardınca yükselen gölgenin kokusu dayanılmaz durumdaydı. Ve kalkan el, savaşın kaderini etkiledi. İnsanlık adım adım kaybetmeye başladı. Bir umut, tek bir umut var ve o umuda tutunmadıkça bu savaş kazanılamayacak.

Karanlığın zafer çığlıkları insanlığın duvarlarını aşıyor, umutsuzluk kara bulut gibi çöküyordu. Lakin hiçbir şey sahipsiz ve hiçbir günah cezasız değildir. Tüm umutların yitirildiği o karanlık saatlerde her şeyi değiştiren bir ses yükseldi; “Güneş dürüldüğü zaman. Yıldızlar bulanıp söndüğü zaman. Dağlar yürütüldüğü zaman. Gebe develer salıverildiği zaman. Denizler kaynatıldığı zaman. Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman!”

Karanlığı susturan gerçek kâinata haykırıldığında ruhsuzların ruhları acıyla kavrulmaya başlayacak. Ve o gün, Başak Cengiz, şehitlerle birlikte tahtından katiline bakacak. Onun yüreğini eritip kanını yakacak olan bakışlar, karşısında sönmek bilmeyen ateşle karanlığa esir olanların laneti olacak. Tövbe kapısı müstesna olmak kaydıyla Allah’ın laneti onlar üzerine olsun.

***

Kıymetli okurlarım, “Kadın” diyerek ayrım yapmak bile doğru değilken, aynı dili, aynı dini, aynı kaderi paylaştığımız birinin canına dokunmak, nedeni ne olursa olsun Allah’ın verdiği canı ondan almak benim ifade edebileceğim kadar basit bir mesele değildir. “Kadına şiddet” kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir durumdur. İstisnalar müstesna olmak kaydıyla tüm toplumumuzda kanayan yara hâline dönüşen bu hastalığı ortadan kaldırmak yalnızca iktidardan, yasalardan beklenilemez. Ahlak, inanç, kişilik ve terbiye olmadan çözmek imkânsızdır. Anneye, ablaya, eşe saygıyı öğretemediğimiz sürece bu sınavdan başarıyla çıkmamış mümkün görünmüyor. Medeniyetin direği kadını başköşeye oturtan, el üstünde tutan atalarımızın yüzüne bakabilmek için başarmak zorundayız. Başlanmalı, çok geç olmadan bir yerden başlanmalı. Çünkü hâlâ umut var.

Etiketler: KadınKadın CinayetiKadına Şiddet
PaylaşTweetPaylaşGönder
Önceki Haber

Bakan Yanık: Kadına şiddet insan hakkı ihlalidir

Sonraki Haber

Küresel ısınma bilim kurgu kitabına konu oldu

Talat Yalçın

Talat Yalçın

1982 Erzurum doğumlu, tarih hayranı ve yazar.

İlgili Haberler

Yazarlar

Mevlid Kandili: Bir doğumun ötesinde, toplumsal hafızanın ve insanlığın aynası

24 Ağustos 2026
Yazarlar

Kolay insan olmak

24 Ağustos 2026
Benim mağduriyetim, sizin haklılık sebebiniz olmasın!
Yazarlar

Benim mağduriyetim, sizin haklılık sebebiniz olmasın!

23 Ağustos 2026
Ressamlıktan şairliğe: Gamze Türkistanlı ile “Yankı” üzerine
Yazarlar

Ressamlıktan şairliğe: Gamze Türkistanlı ile “Yankı” üzerine

22 Ağustos 2026
Herkes bu kadar dürüstse bu yalanları kim söylüyor?
Yazarlar

Herkes bu kadar dürüstse bu yalanları kim söylüyor?

22 Ağustos 2026
Bir ses, bir şiir, bir mücadele: Azze lal’i aşk
Yazarlar

Bir ses, bir şiir, bir mücadele: Azze lal’i aşk

21 Ağustos 2026
Sonraki Haber
Küresel ısınma bilim kurgu kitabına konu oldu

Küresel ısınma bilim kurgu kitabına konu oldu

En Güncel Haberler

Otomobil takla attı: 1 yaralı
Yerel Haberler

Otomobil takla attı: 1 yaralı

25 Ağustos 2026
İnşaatta kablo döşerken akıma kapılan 15 yaşındaki Eren öldü
Yerel Haberler

İnşaatta kablo döşerken akıma kapılan 15 yaşındaki Eren öldü

25 Ağustos 2026
Mevlit Kandili Çamlıca ve Eyüpsultan'da idrak edildi
Öne Çıkan

Mevlit Kandili Çamlıca ve Eyüpsultan’da idrak edildi

25 Ağustos 2026

Günün Popüler Haberleri

  • Tümü
  • Sağlık Haberleri
  • Kültür ve Sanat
Yaşam

DMM: Dış kaynaklı ve maksatlı bir psikolojik harekat stratejisinin devreye sokulmaya çalışıldığı tespit edilmiştir

25 Ağustos 2026
Yaşam

Kütahya’da sportif balıkçılar 7 günlük kampta tuttukları 12 balığı doğaya saldı

24 Ağustos 2026
Yaşam

Yardıma koştu, hayatının acısını yaşadı! Kazada ölenin oğlu olduğunu görünce yıkıldı

24 Ağustos 2026
Yaşam

Yalçın Sevim Akademi’den YKS’de büyük başarı!

24 Ağustos 2026
Önceki Sonraki
Haberton

Haberton

Sizin için tonla haber!

Türkiye'de tarafsız bir medya, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçek haberleri takip edebileceğiniz, tonlarca habere ulaşın!

Son Dakika

Mevlid Kandili: Bir doğumun ötesinde, toplumsal hafızanın ve insanlığın aynası

- Filozof Sosyolog
24 Ağustos 2026

571 yılı civarında Mekke’de Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) dünyaya geldi. Babası Abdullah’ı doğmadan önce, annesi Âmine’yi ise henüz altı yaşındayken...

Çamaşırlarınız yıkandıktan sonra neden kötü kokuyor? En sık yapılan hatalar ve kesin çözümleri

Telefonunuz çaldığında tehlike başlamış olabilir: Dolandırıcıların yeni yöntemi numaranın çok ötesinde

Ayağa kalkınca neden başımız döner? Göz kararmasının arkasındaki gizli fizyolojik ve tıbbi nedenler

İstifa eden çalışan hangi haklarını kaybeder? İş Kanunu’na göre istifa ve fesih rehberi

Güncel Haber

Otomobil takla attı: 1 yaralı

Otomobil takla attı: 1 yaralı

25 Ağustos 2026
İnşaatta kablo döşerken akıma kapılan 15 yaşındaki Eren öldü

İnşaatta kablo döşerken akıma kapılan 15 yaşındaki Eren öldü

25 Ağustos 2026
  • Hakkımızda
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim
  • Kullanım Şartları ve Gizlilik Politikası
  • Güvenlik Politikası

© 2026 Haberton

Tekrar Hoş Geldiniz!

Aşağıda hesabınıza giriş yapın

Şifrenizi mi unuttunuz?

Şifrenizi alın

Şifrenizi sıfırlamak için kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin lütfen.

Giriş Yap

Yeni Çalma Listesi Ekle

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Göster
  • Öne Çıkanlar
  • Özel Haber
  • Gündem
  • Politika
  • Dış Haberler
  • İş Dünyası
  • Kültür & Sanat
  • Sağlık
  • Yaşam
  • Yerel
  • Spor
  • Yazarlarımız

© 2026 Haberton